Filmli Fotoğrafçılık Ve Sayısal Fotoğrafçılık - Filmli Fotoğrafçılık - Sayısal Fotoğrafçılık

Amatör sayısal kameraların avantajları

Sayısal fotoğraf makinelerinin geleneksel filmli makinelere karşı üstünlükleri şunlardır:
Anında Görüntü: Filmin bitmesini ve banyo edilmesini beklemeden anlık olarak önizleme yapılabilir. Bu sayede kusurlu fotoğraflar silinip hemen yenisi çekilebilir.
Minimum masraf ile en fazla sayıda fotoğraf çekebilme: Bastırılmak istenmeyen, sadece internet ortamında görüntülenecek fotoğraflar için sıfır baskı masrafı.
Sayısal depolama ortamlarının (hard-disk, CD-ROM, vs..) fiyatları fotoğraf filmine göre oldukça ucuzdur.
Bir sayısal ortamdan diğerine kopyalanan resimlerde hiçbir veri kaybı olmaz.
Resimler bilgisayar ortamına doğrudan aktarılır, herhangi bir görüntü tarayıcı gerekmez.
Herhangi bir renkli yazıcı kullanılarak fotoğraflar bastırılabilir.
Fotoğraflar gözden geçirilirken işe yarayacak, fotoğrafın çekildiğ tarih ve saat, kamera modeli, objektif hızı, flash kullanılıp kullanılmadığı gibi faydalı bilgiler görüntü dosyasına eklenebilir. Filmli kameralarda bu olanak sınırlıdır, sadece bazı kameralar fotoğraf filmini tarih gösteren bir LED dizisine maruz bırakarak filmin üzerine tarih bilgisi yazabilirler.
Tek bir depolama aygıtı kullanılarak yüzlerce poz çekilip kaydedilebilir. Filmli bir kamerada 24 ya da 36 pozda bir film değiştirmek gerekir.
Pekçok sayısal kamerada fotoğrafların doğrudan televizyona aktarılmasını sağlayan AV bağlantısı ve kablosu mevcuttur.
Ucuz kameralarda da yaygınlaşmaya başlayan titreşim önleme teknolojisi önceleri tripod gerektiren hassas pozların elle çekilebilmesini sağlar.
ISO hızı değişen hava koşullarına göre daha kolay ayarlanabilir. Filmli makinelerde önce uygun ISO hızında film takmak gerekmektedir.
35mm filme oranla daha küçük algılayıcı formatı daha küçük lens, daha geniş zum mesafesi ve daha büyük alan derinliği sağlar.
Fotoğraf makinesi ile aynı zamanda video da çekilebilir.
Renkli fotoğraflar kolaylıkla siyah beyaza dönüştürülebilir ve farklı etkiler eklenebilir.

Profesyonel sayısal kameraların avantajları

Anlık görüntü önizleme ve silme olanağı vardır. Işıklandırma ve kompozisyon kısa zamanda düzenlenebilir, bu da depolama alanının verimli kullanılmasını sağlar.
Hızlı iş akışı: Renk ve dosya yönetimi görüntü üzerinde oynama ve baskı gereçleri geleneksel film teknolojisine göre çok daha esnektir, ancak ham dosyaların toplu halde işlenmesi en hızlı bilgisayarlarda bile zaman alabilir.
Resim üzerinde oynama: Sayısal bir görüntü üzerinde geleneksel film ve baskı metotlarından çok daha kolay biçimde oynanabilir ve değişiklikler yapılabilir. Sağdaki resim ham veri formatında çekilmiş, 3 farklı yöntemle işlenmiş, sonra birleştirilmiş, renk doyumu
ve özel etkiler eklenerek aslından çok daha görsel bir hale getirilmiştir.
Nikon ve Canon gibi üreticiler foto muhabirlerini DSLR kamera kullanımına teşvik ettiler. 2 megapiksel ve üzeri çözünürlükte çekilen resimler gazete ve dergi sayfalarında kullanılmak için yeterli kalitede kabul edilmektedir. Sayısal SLR makinelerle çekilen 6-14 megapiksel resimler, kaliteli objektiflerle birleştiğinde 35mm film kullanan SLR makinelerin ayrıntı kalitesine erişebilmektedir. Piyasaya son çıkan 16 megapiksel kameralarla çekilen resimler ise 35mm ve orta format filmli makinelerin çoğundan iyidir.

Sayısal kameraların dezavantajları

Filmli kameralar elektrikli ve elektronik özellikler için manuel yedekleme sistemlerine sahip olmasına rağmen sayısal kameralar tamamen elektrik kaynağına bağımlıdırlar (genellikle pil kullanılır ancak özellikle sınırlı modda enerji kablosu gerekir).
Pekçok sayısal kamera renkli filme göre daha düşük dinamik erime sahiptir. Ancak Fuji'nin Super CCD'si gibi farklı hassasiyette diyotlardan oluşan bazı yeni CCDler bu sorunu bir miktar düzeltmiştir.
Aşırı ışıklı alanlar ayrıntılar kaybolacak şekilde beyaza dönüşür. Filmli kameralarda detaylar az da olsa korunur.
Yüksek ISO (ya da görüntüsel gürültü) sayısal görüntüde renkli benekler olarak ortaya çıkar. Yüksek ISO filmle çekilen analog görüntüde ise daha az göze çarpan kabartılar olarak ortaya çıkar. Bu benekler bilgisayarda düzeltilse de görüntü kalitesi ve ayrıntılar olumsuz etkilenebilir.
ABD ve Batı Avrupa ülkeleri gibi zengin ülkelerde sayısal kameraların avantajları dezavantajlarına göre çok ağırlıklıdır. Buna rağmen pekçok profesyonel fotoğrafçı film kullanmaya devam etmektedir. Sayısal kameralarda çekim sonrası işlemlerin çoğu fotoğrafçının kendisi tarafından yapılır. Profesyonel fotoğrafçıların dile getirdiği endişelerin bazıları şöyledir: ham dosyaların işlenmesi 35mm filmden daha uzun sürebilmektedir, yüksek miktarda dosyayı bilgisayar ortamına aktarmak zaman alıcıdır, uzak bölgelerde yapılan çekimlerde ilave yük olarak yedek bataryalar taşınmaktadır, filmli makinelerin arızaları daha kolay giderilebilmektedir. Zaman içinde daha fazla profesyonel fotoğrafçının sayısal kameraya geçmesi beklenmektedir.
Çok yüksek çözünürlüklü ve kaliteli sayısal görüntü gerektiren bazı durumlarda, orta boyutlu film kullanıp görüntüyü daha sonra sayısallaştırmak iyi sonuç verebilmektedir. Bu yolla zaman alıcı çok büyük dosyalarla uğraşıp zaman kaybetmenin önüne geçilmektedir.[


Benzer özellikler
Görüntüsel gürültü / gren

Bir sayısal kamera görüntüsündeki gürültü filmli kameralardaki gren'e benzer. Yüksek ISO seviyelerinde (film hızı) gren/gürültü son resimde daha görünür hale gelir. Film ISO seviyeleri sayısal ISO seviyelerinden düşük olmasına rağmen (25'e 50 oranında) sayısal kamera ayarları çabucak gereksinimlere göre ayarlanabilir. Film ise fiziksel olarak değiştirilmeli, bu esnada ışığa maruz kalmamalıdır. Ayrıca sayısal görüntüler üzerinde gürültü azaltma teknikleri uygulanabilmesine rağmen filmdeki gren sabit kalır. Artistik bir bakış açısından gren ve görüntüsel gürültü resme farklı bir hava da katabilir. Modern sayısal kameralar aynı ISO değerinde filmli kameralarla yaklaşık aynı miktarda gren/gürültü ihtiva eder. Buna rağmen bazı sayısal kameralar fotoğraf filminde bulunmayan gürültü paternleri üretirler.

Hızlı kullanım
Önceleri sayısal kameraların açıldıktan ilk pozu çekmeye hazır hale gelebildiği süre filmli kameralardan daha uzundu ancak bu durum modern sayısal kameralarda böyle değildir. Benzer şekilde günümüzde sayısal bir görüntüyü yakalayıp belleğe yazma süresi filmli kameraların filmi sarma süresiyle yaklaşık aynıdır, en azından hızlı bellek kullananan modern sayısal kameralarda bu böyledir. Sayısal ve filmli kameralarda düğmeye basılması ile resmin alınması arasında bir süre geçer, bu süre objektifin odaklanması ve pozun ayarlanması için geçen süredir. (SLR ve DSLR kameralarda bu süre pratik olarak sıfırdır.)

Poz oranı
Canon EOS-1D Mark III saniyede 10 durağan poz çekebilir. Filmli SLR kameraların en hızlıları da saniyede en fazla 10 poz çekebilirler. Nikon F5'in arka arkaya çekebileceği poz adedi (film uzunluğu ile sınırlı olarak) 36 iken Canon EOS-1D Mark III ara belleği dolup verinin depolama belleğine aktarılmasına kadar yaklaşık 110 adet yüksek çözünürlüklü JPEG görüntü alabilir.

Görüntü ömrü
Sayısal görüntülerin kalitesi pratik olarak zaman içinde düşmemekle birlikte sayısal depolama ortamlarında görüntü kalitesini etkileyen bozulmalar meydana gelebilir. Fotoğraf filmlerinin maksimum dayanım için uygun koşullarda saklanması gerekirken sayısal görüntüler her türlü ortamda kusursuz olarak muhafaza edilebilir. Yedekleme yapılmazsa sayısal klasörleri yanlışlıkla silinmesi veya depolama aygıtındaki bir arıza sabebiyle sayısal veriler kaybedilebilir. Karşılaştırılırsa her negatif ya da şeffaf film kopyası orijinaline göre biraz daha düşük kalitededir. Filmli görüntüler bir miktar kalite kaybı ile kolaylıkla sayısal ortama aktarılabilir.

Renk üretimi
Renk üretimi (gamut) film ya da algılayıcı kalitesi, kullanılan optik sistemin kalitesi ve film işleme süreçlerine bağımlıdır. Farklı filmler ve algılayıcılar farklı renk duyarlılığına sahiptirler; fotoğrafçının ekipmanını, ışık durumunu ve kullanılan malzemeyi bilmesi doğru renk üretimi açısından önemlidir. Pekçok sayısal kamera algılayıcıdan ham formatta sayısal veri aktarır. Bu da görüntü oluşturulmasında renk uzayının kamera ayarlarından bağımsız olarak seçilebilmesini sağlar. Etkin olarak görüntü algılayıcının izin verdiğince saklanabilir ve farklı ayarlarla tekrar fotoğraflanabilir.

Çerçeve görüntü oranları karşılaştırması

Standart bir sayısal kameranın görüntü oranı 1.33 (4:3) tür. Bu rakam NTSC, PAL/SECAM tv'ler ve eski sinema filmleriyle aynıdır. Ancak 35mm filmin görüntü oranı 1.5 (3:2) dir. Bazı yeni sayısal kameralar her iki oranda da resim çekebilir ve hemen hemen tüm sayısal SLR makineler genellikle 35mm film için tasarlanmış objektifler kullandılkarından 3:2 oranında resim çekerler (Olympus ve Panasonic sayısal SLR makineler az sayıdaki istisnalardandır). Bazı baskı laboratuvarları 3:2 yanında 4:3 baskı hizmeti de verirler. 2005 yılında Panasonic doğal görüntü oranı HDTV ile aynı yani 16:9 olan ilk sayısal kamerayı piyasaya sürdü. Bu APS film için yaygın bir oran olan 7:4'le benzerdir. Sayısal ya da filmli fotoğraflarda baskı sırasında oluşan kırpılma sorunlarının temel nedenlerinden biri de farklı görüntü oranlarıdır. Bunun yanında sayısal kameraların çoğunluğu 4.5" x 6.0" boyutuna dönüştürülen 4:3 görüntü oranı kullanırlar. Bunun anlamı standart 4" x 6" baskı boyutunda en ve boydan yarımşar inç kayıp demektir. Benzer kayıplar 5"x7", 8"x10", or 11"x14" gibi farklı baskı boyutlarında da meydana gelmektedir. İstenilen görüntü oranının uygun olup olmadığını anlamanın kolay yolu uzunluk ve genişliği bölmektir. Eğer oran uymlu ise kırpılma olmayacaktır. Örneğin 8"x12" lik bir resim 4"x6" ya da 12"x18" lik resimle aynı görüntü oranına sahiptir (12/8 = 6/4 = 1.5).


Pazar etkileri

2002 sonlarında 2 megapiksel kameralar Amerika Birleşik Devletlerinde 100$'ın altına, bazı 1 megapiksel kameralar da 60$'dan ucuza satılmaktaydı. Aynı zamanda fotoğraf laboratuvarı olan pekçok ucuzluk mağazası sayısal fotoğrafları 1 saat içinde baskıya geçirme hizmeti vermekteydi. Bu fiyatlar filmli fotoğraf fiyatlarıyla hemen hemen aynı düzeydeydi. Ancak sayısal fotoğraflar 35mm filmli fotoğraftan farklı görüntü oranına sahip olduklarından insanlar 4x6 inç baskıda bir miktar görüntü kaybı olduğunun farkına varmaya başladılar. Bunun üzerine bazı fotoğraf laboratuvarları sayısal fotoğraf ile aynı görüntü oranında baskı hizmeti vermeye başladılar.
2003 Temmuz ayında 11$'a satılan 1.2 megapiksel (1280 x 960) Ritz Dakota Digital 'in piyasaya sürülmesiyle sayısal kameralar tek kullanımlık kamera pazarına girdiler. Filmli makinelerdekine benzer olarak Dakota Digital bir kullanımlık olarak tasarlanmıştı. Önceden programlanmış 25 poz limiti dolunca kullanıcı kamerayı mağazaya geri götürüp çektiği fotoğrafları karta basılmış ve aynı zamanda bir CD-ROM içinde resim dosyaları olarak alabiliyordu. Kamera ise yeniden satılacak şekilde tamir edilmekteydi. Dakota Digital'den sonra birkaç tane daha tek kullanımlık sayısal kamera piyasaya çıktı. Bazıları daha yüksek görüntü çözünürlüğü, LCD ekran gibi ekstra özelliklere sahip olmakla birlikte çoğu tek kullanımlık sayısal kamera Dakota Digital ile benzer özelliklere sahipti. Bu kameraların hepsi olmasa da çoğu baskı masrafları hariç 20$'ın altına satılmaktaydı. Ancak düşük fiyatlı ve üstün özellikli sayısal kameralara olan büyük talep sıklıkla üretim kalitesinde sıkıntılara yol açtı, bu da kamera arızaları, yüksek yedek parça fiyatları ve kısa kullanım ömrü gibi müşteri şikayetlerini artırdı. Bazı sayısal kameralar sadece 3 ay kullanım garantisi verebilmektedir.
35mm filmli kamera üreticilerinin üretimlerini gittikçe Çin gibi işçilik maliyetlerinin daha düşük olduğu ülkelere kaydırmaları bu ekipmaların fiyatlarını da düşürdü. Kodak firması Ocak 2004'te gelişmiş ülkelerde artık Kodak markalı filmli kameraları satmayacağını duyurdu.[8] Ocak 2006'da ise Nikon firması Nikon FM10 ve Nikon F6 haricindeki tüm filmli kameralarının üretimini durduracağını açıkladı. Aynı ay içinde Konica Minolta fotoğraf makinesi pazarından tamamen çekildiğini duyurdu. 35mm filmli ve APS kompakt kamera fiyatları büyük olasılıkla sayısal kameralar ile olan rekabet ve ikinci el pazarının büyümesi sebepleriyle düşüşe geçti.[9] Pentax'da filmli kamera üretimini azalttı ancak tamamen durdurmadı.[10]. Sayısal kamera teknolojisi o kadar hızlı ilerlemekteydi ki Kodak firmasının bir filmli kamera modeli, aynı yıl içinde "yılın kamerası" ödülü almadan önce üretimden kalktı.
2002'den beri sayısal kamera satışları filmli kamera satışlarından yüksektir. Ancak gelişmekte olan ülkelerde 35mm filmli kamera satışları hala daha fazladır.[11] Örneğin Guatemala'da sayısal ürünlere uygulanan yüksek gümrük vergileri filmli kamera satışlarını artırmaktadır.
Filmli kamera satışlarındaki düşüş fotoğraf filmi satışlarını da düşürmüştür. Kasım 2004'te Alman film üreticisi Agfa-Gevaert 'in AgfaPhoto adlı birimi şrket bünyesinden ayrıldı ve 6 ay içinde iflas etti. Konica Minolta firması 31 Mart 2007 itibarıyla renkli fotoğraf filmi ve baskı kağıdı üretimini durdurmuştur. Aynı zamanda 2005 itibarıyla Kodak firmasının çalışan sayısı 20 yıl öncekinin üçte birine düşmüştür. Filmli fotoğrafçılık endüstrisindeki bu iş kayıplarının sayısal görüntüleme sektörüne ne ölçüde kaydığı bilinmemektedir.
Bunun yanında sayısal teknolojinin olumlu pazar etkileri de olmuştur. Sayısal fotoğraf çerçeveleri ve kanvas baskıların popüler hale gelmesi doğrudan etkilerinden bazılarıdır.


Sosyal etkiler

Fotoğrafçılık tarihi boyunca optik sistemler, kamera üretimi, geliştirilmesi ve görüntüleme teknolojilerindeki ilerlemeler insanların resimleri izleme yöntemlerini etkiledi. 1970'lerden önce ABD'deki çoğu kişi slayt (ya da "krom") film kullanıyor ve çekilen resimleri slayt projektörü ile izliyordu. Sonraları insanlar renkli negatiften baskı yapmaya başladılar. Internet ve e-mail kullanımının eşzamanlı olarak yaygınlaşması ve bilgisayarların göreceli olarak ucuzlaması sayısal format resimlerin sayısında müthiş bir artışa neden oldu.
21.yy'ın ilk yarısında insanlar hala belli oranda baskı fotoğraflar kullanmasına rağmen yaygın fotoğraf izleme metotları bilgisayar ve cep telefonlarından sayısal görüntüleri izlemektir. Bu etmenler fotoğraf filmi ve filmli kamera satışları ve film işleme teknolojilerinde büyük düşüşe neden olmuş, Fuji, Kodak ve Agfa gibi firmalar bundan büyük ölçüde etkilenmiştir. Ayrıca baskı hizmeti veren mağazaların çoğu bundan vazgeçmiş, hala devam edenlerin satışları ise ciddi oranda düşmüştür.
Fotoğraf görüntüleri güneşe maruz kalır ya da uygun olmayan koşullarda saklanırsa solmaya ve görüntü kalitesinin kaybolmasına eğilimlidir. Sayısal görüntüler bilgisayarlı ortamlarda veri olarak saklandığından saklama ortamı sağlam olduğu sürece bozulmadan kalırlar. Sayısal bir görüntüye hasar vermenin yolu veri dosyasını silmek, dosyayı kısmen bozacak şekilde üzerine yeni data yazmak ya da dosyanın saklandığı elektronik depolama ortamına (hard disk, veri diski, CD-ROM, flash bellek, vs.) zarar vermektir. Tüm bilgisayar dosyalarında olduğu gibi yedekleme sayısal bir görüntünün sağlıklı olarak saklanabilmesi için gereklidir.
Tarihçi ve arşivcilerin sayısal depolama ortamlarının yeterince kalıcı olmaması ya da bozulmasının kolay olması yönündeki endişeleri giderek artmaktadır. Elle tutulabilir ve her an erişilebilir olan fotoğraf filmi ve basılmış resimlerin aksine sayısal görüntü teknolojisi hızlı ilerlediğinden resim formatları yeni aygıtlar için kolaylıkla erişilmez olabilmektedir. Tarihçiler arızalı ya da ulaşılamaz sayısal medya gereçleri yüzünden gelecekte tarihin bir dönemi hakkında yeterli bilgi kalmayabileceğinden korkmaktadırlar. Profesyonel ve amatör kullanıcıların eski teknolojiler ile kaydedilmiş sayısal görüntüleri yenilenen teknolojiye adapte edecek yöntemler geliştirmesi tavsiye edilmektedir.[12]
Fotoğraf filmi büyük olasılıkla bir daha asla 20.yy'da olduğu kadar yaygın kullanılmayacaktır. Fakat tamamen ortadan kalkması da beklenmemektedir. 19.yy'da ilk olarak ortaya çıktığında pekçok kişi tamamen resim ve diğer sanat eserlerinin yerini alacağını düşünmekteydi. Akrilik ve yağlıboyanın hala sanatçıların en çok kullandığı malzeme olması gibi, olasılıkla filmli fotoğrafçılık ta meraklıları için alternatif bir yöntem olarak kalacaktır. Filmli fotoğrafçılık ve sayısal fotoğrafçılık arasında resim sanatı ve filmli fotoğrafçılık arasında olduğundan daha az farklılık olduğunu da belirtmek gerekir.

Son araştırma ve buluşlar

Araştırma ve geliştirme ile ışıklandırma, optik, algılayıcılar, fotoğraf işleme, depolama, gösterim ve yazılım konularında sürekli iyileştirmeler yapılmaktadır. Aşağıdaki gibi bazı örnekler verilebilir.
Bir grup normal görüntü kullanılarak üç boyutlu modeller oluşturulabilmektedir. Son görüntü yeni bakış açılarından izlenebir ancak görüntünün oluşturulması yoğun işlem ve hesaplama gerektirir. Bir örnek tanınmış yerlerin görüntülerini sunan Microsoft'un Photosynth programıdır.[13]
Yüksek dinamik erimli (HDR) kamera ve ekranlar piyasaya sürülmektedir. 120 desibel 'in üzerindeki algılayıcılar geliştirme aşamasındadır. Ayrıca farklı pozlamalarla çekilmiş normal görüntülerden tek bir HDR görüntü oluşturmaya yarayan yazılımlar da mevcuttur.
Hareketten kaynaklanan bulanıklık hareketli objektif kapağı kullanılarak büyük ölçüde azaltılabilmektedir (açılıp kapanan bir objektif kapağı bulanıklık olan yere işleme sırasında tanımlanabilecek bir işaret koymaktadır).[14] Bu teknolojiyi kullanan kameralar henüz piyasaya sürülmemiştir.
Bir nesnenin speküler yansıması bilgisayar kontrollü ışık ve algılayıcılar kullanılarak yakalanabilir. Bu yöntem örneğin yağlıboya tabloların etkileyici görüntülerini yaratmak için gereklidir. Henüz piyasada bulunmamasına rağmen müzeler tarafından kullanılmaya başlanmıştır.
DSLR kameraların görüntü algılayıcılarını tozdan korumak için toz giderici sistemler yerleştirilmektedir.
Yakın zamanda yapılan bir araştırma uzun süreli olarak fotoğraf flaşına maruz kalmak gözün kornea tabakasına zarar verebilmekte, enfeksiyon oluşumu ve kanser riskini artırmaktadır. Bu çalışmanın sonuçları Amerikan Sağlık Bakanlığına iletilmiş, bakanlık cevap olarak çalışmanın hatalı olduğunu ve dikkate alınmaması gerektiğini bildirmiştir :-))).
Diğer gelişim alanları arasında "geliştirilmiş algılayıcılar", "daha güçlü yazılımlar", "daha iyi renk üretebilen monitörler" ve "bilgisayarlı ışık ayarlama teknikleri" sayılabilir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 404
favori
like
share