pH Değerlerinin Yavru Cinsiyet Oranlarına Olan Etkisi



Bu her zaman tartışmalı bir konu oldu. Genel olarak su değerlerinin Malawi gölü cichlidlerinde yavruların cinsiyetine etki etmediği kabul edilirdi(bazı spesifik türler dışında). Son zamanlarda THF’de Mr. Boruchowitz’e (Afrika cichlidlerinin bakımı ve üretilmesi konusunda uzman birisi) ait bir yayın okudum. Ona göre çok spesifik farklılıklar dışında akvaryumdaki su parametreleri sabitken su sıcaklığı yavruların cinsiyet oranlarına etki etmiyor.

Ben hobi için yavrular büyütmekteydim. Şanslıyım ki bir çok türden yavrularım oldu. Deneyimsiz olduğum zamanlarda su değerlerini ölçerdim fakat çok fazla önem vermezdim. Sadece suda balıklarıma zarar verecek bir değişiklik var mı diye bakardım. Balıklarım oldukça mutluydular ve düzenli olarak yavru vermekteydiler. Ben de onları büyütüyordum. Su parametreleri pH=7.6 GH=8 ve KH=10 idi. Su sıcaklığı ise yazın çoğu zaman 30 derecenin üzerine çıkıp değişiklik gösteriyordu. Hapslarım ve mbunalarım damızlık altı olup renklenmeye başladıklarında çok şaşırmıştım. Oldukça az erkek balığım vardı. Bunu balıklarımın nispeten genç olmalarına bağladım ve birkaç ay daha su parametreleri bu şekilde devam etti. Taş çatlasın balıklarımın %15’i erkekti. Renksiz balıklarımın baskın olmayan erkekler olmadıklarını da anladım. Her defasında değişen bir şey olmadı. Balıklarımda sadece %15’i erkek ağırlıklı olarak geri kalan %85’i falan da dişi oluyordu. Bu bende 2 probleme neden oldu. İlki balık satışıyla ilgiliydi. Mbunalarda sıkıntı yaşamazken ; Sciaenochromis fryeri(ahli) ve Cynotilapia mbamba gibi türlerde ciddi sıkıntılar yaşadım. İkinci problemse tekrar damızlık olarak seçeceğim balık için yeterli sayıya sahip olamamamdı.

Zaman
PH
GH
KH
ISI
NH3
NO2-
NO3-
Başlangıçta
7.6-7.7
7-8
10
25-30
nd
nd
nd
Bugünlerde
83-84
12-13
15
25-30
nd
nd
nd


O zamanlarda Discus (Symphysodon discus) ile ilgili bir makale okumuştum. Discusların alkalin kireçli suda niçin yavru vermediklerini konu alıyordu. Sebep de tuzların spermlerin kendileri için çok sertleşmiş olan yumurtalara penatre olmalarına engel olmasıydı. Bu su değerlerinin fertilizasyona(döllenmeye) etki ettiğinin bir kanıtıydı. İnsanlardan da biliyordum ki ‘’Y’’ kromozomu(erkekcinsyeti belirler) taşıyan spermler daha kısa ömürlüdür ancak daha hızlı hareket edip yumurtaya ilk ulaşabilirler. Bu iki bilgiyi birleştirdiğimde bir karara vardım. Su değerleri ;ki bunları değiştirebilirim ; dişi kimliği taşıyan spermlerin erkek kimliği taşıyan spermlere göre daha kolay döllenebilmelerini sağlamaktadır. Şundan emindim ki su sıcaklığı bunda etkili olmamalıydı. Hazırlayacağım bir tuz karışımıyla su değerlerini değiştirmeye karar verdim. A-) ph 8+ olmalı. (kabul edilen ideal değer 83-84) B-) bu karışımın muhteşem bir tamponlayıcı özelliği olmalı (ki canlılığa zarar vermesin) C-) Tanka ekleyeceğim elementlerin derişimi balıkların doğal habitatlarındaki kimyalarına uygun olmalı!!! Bildirilenlere göre Malawi göl suyu oldukça yüksek bir oranda silikat içeriyor. Bu konuda (belki bir faydası olursa) sadece bol miktarda kum (silicon dioxide) ekleyebildim. Ayrıca suya magnezyum kalsiyum potasyum (sodyum konsantrayonunu öncekine göre daha aşağıda tutarak) klor(tabiki klorür iyonlarıyla) iyot (çok az miktarda) sülfat ve tabiki hatırı sayılır miktarda karbonat ekledim. Devamlı olacak şekilde pH:83-84 (haftalık düzenli %25 su değişimiyle) kh:12 gh:15 değerlerini elde ettim.

Tür
pH/GH
Kuluçkadaki balık sayısı
Toplam yavru sayısı
erkekler
dişiler
Erkek/dişi oranı %
Sciaenochromis fryeri (ahli)
7.6/8
3
85
3
82
% 4
Sciaenochromis fryeri (ahli)
8.4/12
3
91
52
39
%57
Labidochromis caeruleus(sarı prenses
7.6/8
6

24

2

22

%8
Labidochromis caeruleus(sarı prenses
8.4/12
5

41

32

9

%78
Melanochromis chipokae (afra)
7.6/8
3
78
12
66
%15
Melanochromis chipokae (afra)
8.4/12
3
84
62
22
%74


Bir süre sonra bütün balıklar yavrulamaya başladı. Bütün balıklar diyorum. Düzenli karşılaştırmalı ölçümler yapmak için daha evvelden eş tutmuş ve yavrularını aldığım eşleri seçtim. En büyük sıkıntılarımdan birisi Sciaenochromis fryeri (ahli) erkekleri tatlı suların en çarpıcı mavi renklerine sahipken dişilerinin renksiz olmasıydı. Yavrular anneden ayrıldıktan 6 ay sonra biliyordum haklıydım. İlk başlarda 24 balıktan 6 tanesi hafif renklenmişti fakat sonuçta bunlardan 15’i erkek çıkmıştı. Daha evvelki oranın %4 olduğunu düşününce bu yeni oran muhteşemdi. Aynı çift bir süre sonra tekrar üredi. Üstelik de 2. üremeleri yaz dönemine gelmişti(böylece ısının yavruların cinsiyetine etkisi olmadığını bir kez daha gördüm). 2. üremede de erkek oranı %57 idi. Sıcaklık sadece balıkların kuluçkada kaldığı süreyi kısaltmıştı. Aynı artışı Melanochromis chipokae(afra) ve labidocromis caeruleusta (sarı prenses) da yaşadım. Cyrtocora moori(yunus) için aynı şeyi söyleyemiyorum çünkü daha evvelden de yunus yavruları %80’in üzerinde erkeğe eğilimli idi. Erkek yavru oranında ne denli bir artış olduğunu saptamadım. İtalyan arkadaşın Francesco bana 3 adet F3 Haplochromis (Pundamilia) nyererei (çevirenin notu: bu balık Victoria gölünden bir türdür) gönderdi. Onları da yeni su değerlerimin olduğu bir tanka attım. Onlar da bir süre sonra ürediler. Toplam yavruların %15’inden daha azının dişi olduğunu gördüğümde mutluluğumu hayal edebilirsiniz. Bu güzel kırmızı balıkları tankımda yüzerlerken görmek beni gerçekten gururlu bir akvarist yapmıştı. Tabi ki daha sonra doğa bana dersimi verdi. Bu kadar erkek kalabalığa dayanamadı ve birbirlerini öldürmeye başladılar. Mecburen bu erkekleri azar azar ayrı tanklara dağıtmak gerek. Ve şu soru doğdu; cinsiyet oranlarını değiştirmek normal birşey miydi yada etik miydi?

Öncelikle aslında bunun bir felaket nedeni olup olmadığını bilemem. Eğer öyleyse cinsiyet oranlarını nasıl %50 yaparız diye araştırmalıyız. Belki de ekosistemde olgunlaşmayı sağlamak amacıyla doğa bunu bir tek cinse daha fazla izin vererek gerçekleştiriyor olabilir. İkinci olarak bilmiyorum bunu sadece Ph mı yapıyor yada kullandığım özel tuzlarla beraberken mi bu sonuç ortaya çıkıyor. Üçüncüsü ve en önemlisi yarattığım bu iyon konsantrasyonu hemen hemen doğal habitatlarındakinin aynısıydı. Bundan dolayı tanrıyla oyun oynadığımı hissetmiyorum. Belki de sadece Victoria gölü balıklarının daha az erkek oranına ihtiyaçları mı vardır sorusu sorulabilir.

Balık bakımı oldukça pahalı bir hobi. Özellikle de bunu tehliaaae atmadan doğru yollarla yapmaya çalışırsanız… Balık yetiştirmekten kazanılacak para tekrar hobinize geri dönüşüm yapacaksa bu bence ticaret değildir. Hapslarda bu bir kuraldır erkekler satılır dişiler tekrar üretim için kullanılır. Sonuçta bu teknik bilinçli ve ciddi hobisyenlerin ve balıkların yaşamını daha iyi yapacaksa umarım bu makale bu açıdan faydalı olur.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 613
favori
like
share