Kıbrıs Türk Resim Sanatı - Kıbrıs Türk Resim Sanatı tarihi

70 yıl gibi kısa bir geçmişi olan Kıbrıs Türk resmi, sanat tarihinde oldukça kısa sayılabilecek bir süreç içerisinde çağdaşlaşma yolunda önemli adımlar atmış genç bir resim sayılabilir. Kısa tarihsel geçmişi belli resim tavırlarından çok, ancak belli dönemlerle ele alınabilecek olan Kıbrıs Türk resminin, bir süreç olarak kendisini başka ülkelerin resim hareketlerinden ayırabilecek oldukça karakteristik özellikleri bulunmamak! ad ir.Bir kez, Kıbrıs Türk resmi, Kıbrıs Türk'lerini toplumsal bir yapı üzerinde tutacak arayışların entelektüel gereksinimlerini karşılama; kısaca kendisi için bir varlık olma sancılarının paralelinde gelişen bir sanatsal yaratım süreci olarak algılanabilir.







Öyle ki, Mehmet Necati (1904-1967), Hasan Öztürk (1904-1981) gibi naif ressamların yanında, akademik bir eğitim almış olan Olga Rauf (1893-1987)'un da Kıbrıs Türk resminin başlangıç kuşağı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. I950'li yıllarda Türk halkının toplumsal bir yapıya kavuşması arayışlarıyla birlikte, Kıbrıs Türk resminde çağdaşlığı yakalama anlamında bir eğitimci ressamlar kuşağının Avrupa'da eğitim görerek adaya dönmeleriyle, resim-iş eğitimi ve resim bilincini yerleştirme çabaları da ilk kez gözlemlenmeye başlıyordu.







Cevdet Çağdaş, Fikri Direkoğlu, İsmet V. Güney ile başlayan eğitimci ressamlar kuşağı, resim uğraşının kendisini bağımsız olarak Var edemediği koşullarda, entellektüel bir uğraş olarak bilinç düzeyinde bir formasyon olması yönünde uğraşmanın yanısıra; sanatçı tavırlarıyla da yeni ressamların yetişmesine ön ayak olmuşlardır. Bu kuşak ressamlarından özellikte İsmet V. Güney, İbrahim Çallı'nın atölyesinde ciddi bir resim deneyiminden geçmiş; empresyonist bir tavır içerisindeki çatışmalarını günümüze kadar getirerek haklı bir ün kazanmıştır.







1960'lı yıllar, Kıbrıs Türk resim sanatının eğitimci ressamlar ekseninde, toplum ölçeğinde temellendirildiği yıllardır. Nitekim, Ayhan Menteş, Ali Atakan, Salih Oral, Yılmaz H. Hakeri, Emel Samioğlu, Özden Serak (Selenge), Günay Osman, İnci Kansu ve daha kimi sanatçılar resim sanatının sevdirilmesinde çok önemli bir kurum olan Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü çıkışlı olmalarının yanısıra; sanatsal uğraşlarını resim öğretmenliği ile birlikte gönümüze kadar sürdüren ressamlar olmuşlardır. Bu dönem sanatçıları içinde yeralan Aylin Örek ise eğitimini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (IDGSA) tamamlamıştır.





1970'li yıllarda, Kıbrıs Türk toplumunda resim sanatının toplumun diğer kurumlarının yanı sıra gelişmesi, yaygınlaşması ile Türkiye'de sanatçı yetiştiren bir kurum olarak İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne ve muadil kurumlara ilgiyi artırmıştır. Bunun sonucunda, akademik, uzmanlaşmaya dönük bir sanatçı kişiliği geliştirme disiplininde bir sanatçı kuşak gündeme gelmiştir.





Bu dönemde değerlendirilebilecek önemli sanatçılar arasında, bugün etkinlikleri izlenemeyen, ancak 1970'li yıllarda Kıbrıs ölçeğinde yarışmalı sergilerde ödül kazanmış olan Hasan Amir; bunun yanısıra Gültekin Bilge; portre resimleri ile ün kazanan Salih Bayraktar, Ahmet Üstat; soyut empresyonist resim tavrı ile öne çıkan Emin Çizenel, Mehmet Oluhan; baskı teknikleri ile resimsel ifade alanmı genişleten Türksal İnce; düşsel gerçekçi bir fantastik atmosfer içinde kendini var eden Nilgün Cüney; seramik alanındaki çalışmalarının yanı sıra resim çalışmalarıyla da dikkat çeken Cumhur Deliceırmak, grafik duyarlıklara yerel motifleri katan Hikmet Oluçam ve adı sayılmayan bir dizi sanatçı IDGSA ile toplumun plastik sanatlar hareketindeki yerini almışlardır.







Bu dönemde IDGSA'da eğitim görmüş sanatçıların yanı sıra, Gazi Eğitim Üniversitesi çıkışlı Güner Pir, gelenekten kaynaklanan figüratif tavrı ile; Feridun Işıman da günlük yaşam kesitlerinden aktarılan duyarlı kompozisyonları ile önem kazanıyorlardı. Amerikada eğitim gören Gönen Atakol, geniş espes duyarlılıklarında peyzaja dönük izlenimlerini grafik resim denebilecek bir çizgide sürdürürken; 80'li yıllarda yine İDGSA çıkışlı A.Mene, yeni gerçekçilik (Neo Realizm) temelinde çalışmalarıyla ortaya çıkarken, sonraları grafik resme yönelen Hüseyin Billur ve İtalya'dan Ümit İnatçı neredeyse simgesel bir dil kullanarak soyutçu bir anlatım izliyordu. Londra'dan Sümer Erek, soyutlamacı ekspresyonist tavrı ile İlkay Önsoy ise psikolojik nitelikti sayılabilecek resimleri ile resim gündemine giriyordu.





Sanatsal aktivitesine ara vermiş Yücel Yazgın da bu dönem öğretmen sanatçılarındandır. Kısa bir süre sonra bu kervana, düşsel gerçekçi resimleri ve duyarlı psikolojik düzlemlerle sarmallaşan çizgisi ile Ruzen Atakan; soyut ekspresyonist tavrı ile Osman A. Keten, Kemal Ankaç ve Fitiz Ankaç, Kıbrıs Türk resim sanatı adına katılıyorlardı. En yeni kuşak olarak Lebibe Sonuç, fantastik resim tavrı ile; Birgül Beyazgül baskı tekniklerinden kaynaklanan kompozisyon ve renk duyarlılığıyla; Mustafa Çetin ise günümüz dünyasının karmaşasına karşılık gelen soyutçu ekspresyonist tavırlarıyla resim etkinliklerine başlarlar.


Bu arada, akademik eğitim çerçevesinde, resim formasyon arayıştan sürerken Kıbrıs Türk resim sanatında kendi kendini yetiştirerek, bir ressam tavrı olarak kişilik kanıtlaması içerisinde olan isimleri de unutmamak gerekir... Bu isimler arasında Mehmet Özeş, Ferylt Sûkan, Hikmet Olgaçer; Acar Cürsöz ve Hüseyin Sütçüoğlu'ndan söz edilebilir.

Sanat yaşı olarak çok kısa bir geçmişi olan Kıbrıs Türk resminde, figüratiften, ekspresyonist ve soyut ekspresyonistlere kadar uzanan eğilimler izlenmektedir. Çağdaşlaşma hareketleri ile bir parelellik izleyen Kıbrıs Türk resmi,70 yıl gibi kısa bir geçmişe dayanmasına karşın; bugün dünya sanat metropolleriyle eş zamanlı kendini üretebilen genç bir resimdir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 347
favori
like
share