kyıafetname bilgilerinden bazıları

* Elde altı parmak bulunması, aklın azlığına, idrakin çokluğuna işarettir.

* Çolak el, kalbin ve bağırsağın fena olduğunu, bazen de yer değiştirdiğini gösterir.

* Avuç ve parmakların uzun olması, nüfuz ve iktidara; bazen de ilim ve marifete delalet eder.

* Avucu küçük olup parmakları ince olursa, sahibinin hain, kötü huylu ve hayırsız olduğu anlaşılır.

* Parmak uçlarının küt olması, zeka ve fetanetin azlığına delildir.

* Parmakların iri ve kalın olmayıp hepsinin kısa ve birbirine eşlit olması, zeka ve istidadın ziyadeliğine, sahibinin güzel hâline, aynı zamanda da zürriyetinin çokluğuna hükmolunur.

* Elinin üstü çok ve uzun kıllı olan adamın aklı az olur.

* Bileklerinin üstü çok ve uzun kıllı olan adamın aklı az olur.

* Bileklerin kalın olması, garaz ve nefsaniyyete delâlet eder.

* Kısa bilek, kötü niyete, fena fikre, hilekârlığa, fetânet çok yemin eden, sürekli kendini anlatan ve kendisinin övülmesini isteyen bir adam olduğuna alamettir.

* Parmakların bir boyda, düzgün, muntazam olmayıp el tarafına doğru eğri olması(ndan), sahibinin sıkılmaz, utanmaz, vakardan mahrum bir adam olduğu anlaşılır. Bunun aksine tırnakların düz ve pembe (karanfil-gül) olması, güzel huya, zeka ve istidata, düzgün sıhhate, akıllı oluşa ve mizacın iyiliğine işarettir.

* Tırnakların kemik gibi sert, siyahımsı veya kireç beyazlığında, soğuk ve donuk olması, sahibinin kötü huylu olduğunave bu sebeple yakışık almayan her türlü uygunsuz ilerde bulunabileceğini gösterir.

* Tırnakların gök renginde maviye çalması, fena mizacı ve devamlı hastalığı ifade eder.

* Göğsün dar olması, aczin (güçsüzlüğün) ve kifayetsizliğin örneğidir.

* Göğsün za'fiyyeti, kötü düşünceleri ve aklın azlığını gösterir.

* Göğsü arka kemiği ile bir olan adamın kemal (olgunluk) sahibi oluşuna, hüner ve marifetine hükmolunur.

* Karnı büyük olan, câhil ve gabi'dir.

* Uzun karın, ahlâk ve tabiatın fenâlığına ve cehâlete delâlet eder.

* Bunun tam tersine küçük karın, zeka ve istidadı gösterir. Fakat boyu kısa, karnı büyük olmak makbul sayılmaz.

* Karnın lüzumundan fazla kıllı ve sert olması, zeka ve anlayısın kıtlığına işarettir.

* Kahkaha ile gülmek, hayâsızlık eseri sayılır. Kalbi karartır ve öldürür.

* Gülerken gözlerini kapayan adam, kötü düşünceli ve hilekârdır.

* Gülerken ellerini birbirine yahud dizlerine vuran, az akıllı demektir. Bunların aksine hafifçe gülen ve sadasını çıkarmayan kimse, ruhundaki ince duygu ve kibarlığı gösterir. Aynı zamanda zeka ve zarafetin, ziyade aklın alametidir. Bu şekilde sessiz ve kahkahasız gülerken gözlerin yaşarması, iyi kalpli, hayırsever, lütufkâr ya da gurbette öleceğine işarettir.

* Oylukları semiz olan adam, tembel (ve) beceriksiz demektir.

* Kısa oyluk, cehâleti gösterir.

* Oylukların etsiz olması, kuvvet ve secaate delâlet eder.

* Oylukun sert, sıkı ve yuvarlak olması, behimi zevklere ve şehvete düşkünlükten ileri gelir.

* Oynak yerleri etsiz ve zayıf olanın aklı az demektir. Böyle adam, iyi kalbe sahip olamayacağından kimsenin iyiliğini istemez. Hasedçi ve nifakçıdır. Ortalığı birbirine katar ve herkese kötü gözle bakar.

* Kaba etleri büyük olanın kadın yaratılışında olduğuna hükmedilir.

* Kaba etleri sert olan, kuvvetli zeka ve istidat sahibidir.

* Bir adamın dizi yuvarlak ve düz olursa akıllı ve iyi huylu demektir.

* Dizin yuvarlak ve büyük olması, şecaat ve kuvvete işarettir.

* Dizin açık ve yüksek olması, kötü zanna ve kötü fikre atfolunur.

* Dizinin üzeri benekli ve beyazımsı olursa, vücutça ağır insandır ve huyu kabadır.

* İncik'i uzun, semiz ve etli olursa güçlü kuvvetli ve secaatli sayılır.

* İnciki büyük ve yuvarlak olan, sıhhat ve kuvvette en yüksek dereceye çıkmıştır.

* Kezâ, incikin kıllı olması, sıhhat ve kuvvete, mizacın iyiliğine delalet eder.

* İnciki sarkık ve fazlaca çıkık olmak, vücudun ağırlığından ileri gelir. Hiç kimsenin iyiliğini istememek gibi kötü huyların en kötüsüne sahip olmanın nişanesidir.

* Ayağın düz ve alçak olması, başarı kuvvetine; ince ve uzun olması da marifete delildir.

* Ayak parmaklarının etli olmayarak birbiri üzerine binmesi, huysuzluğa, cimriliğe, varyemezliğe, bedmâye olmaklığa işarettir.

* Ayak ökçesi kalın olan adam, hayır işlerine koşan adamdır. Bundan sonsuz tat duyar. Aynı zamanda Allah yolunun adamıdır. Kerem sahibidir. İyilik etmekten hoşlanır. Yaptığını başa kakmaz. İbadet ve hayır, en büyük zevkidir.

Birbirini tamamlayan bu teşhis ve tariflerin içinde pek yerinde söylenilmiş olanları da var:

Meselâ, kendini beğenmişlerin burnu havada, Kaf Dağı'nda olur. Baş, yukarda; bakışlar ufki yahud inadına dimdiktir. Böylesine "tepegöz" derler. Tartım tartım konuşur. Her şeyde bilgiçlik taslar. Verdiği cevaplar, uzun bir sükuttan sonra ekseriya birkaç kelimeden ibaret kalır ve kesin bir edâ taşır. Tok seslidir. Halinde ve tavırlarında sahte bir tevâzu göze çarpar. Fakat bu yapmacık nezaket, dikkat olunursa acemi bir aktörün beceriksizliğine benzer. Sönük ve çürüktür. Gizlemek istediğini ne yapsa örtemez. Bu takma nikaab, düşüverir. Altındaki, sırıtarak kendini gösterir.

Bu buluşlar ve kestirişler arasında öyleleri de var ki, darb-ı meseller kadar milletin malı olmuştur. Atasözleri ile birlikte söylenir. O derece eski ve kuvvetlidir:

* Boyu uzun olan, ahmak olur.

* Kısa boylu, fitne-fücur olur.

* Düz tabanı uğurlu saymazlar. "Ordu bozan" derler.

* Boyu kısa, sakalı köse olana damın yanına yaklaşma.

* Dili sivri olan, yalancı olur.

* Eli soğuk olanın kalbi sıcak olur.

* Parmakları sivri olan, hünerli bir adamdır.

Göz ve Kulak İçin

* Göz kapağı ince olan, zeki olur.

* Gözünün yanında et beni olan, hassas olur.

* Gözünün beyazı fazla olan, hain olur. Keza, çukur gözlü de hain olur.

* Gözü çakır olan aksi olur.

* Gözü çekik olan, riyâkâr olur.

* Mavi göz, kem bakar. nazarıd eğer.

* Kulağı büyük olan, talihli olur.

* Kulağı uzun olanın ömrü uzun, bazen de inatçı olur:

Kim ki boyudur kasir
Hilesi vardır kesir

* Kulağı küçük olanın alacağı kadın güzel olur.

* Kulağında beni olan, Ka'be'ye gider.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1115
favori
like
share