Hayatın Çeşitliliği - Mesut Çiftçi

Hayatın ne kadar çeşitli olduğunu bilmek gerekli yaşamak için. Aslında bu yanlış kurgulanmış bir cümle oldu. İnsan yaratılışı gereği sanırım tüm koşullara uyum sağlayan bir varlık. Ama sizde biliyorsunuz ki yaşamak var yaşamak var. Değerli bir dostum huzurlu yaşamak istersen insanlardan beklentilerini azalt ya da yok et demişti. Bu söze o zamanlar çok ihtiyacım vardı ve sıkı sıkıya sarılmıştım. Ama farkına vardım ki beklentisiz yaşayamıyor insan. Ama mutlu ve huzurlu yaşamak istiyor. Hayatın çeşitliliğini bilmek ise insana huzur ve mutluluk verebilir diye düşünüyorum. Beş duyu organımızla anlamlandırdığımız yaşamımızı o kadar dar sınırlar içine hapsediyoruz ki ruhsal çöküntüler yaşamaya başlıyoruz sonunda. Tüm gezegen bizim için var hissine kapılıyoruz çoğu zaman ya da tüm evrenin yaşadığımız küçük yerleşim biriminden ibaret olduğu hissine. İki histe oldukça tehlikeli. Çoğumuz başımıza gelen olumsuz durumun dünyanın en büyük sorunu olduğuna inanırız. Elbette ki gerçek böyle değildir. Benim düşündüğüm bu mantık klasik beterin beteri var mantığı. Böyle düşünerek de bir yere varılamaz elbette.

Beklentilerimizi daraltarak kendimizi mutlu ve huzurlu hissetmek bir çözüm yolu olarak görünse de kısa vadeli bir çözüm yoludur ve ileri de daha büyük sorunlarla karşılaşmamıza neden olabilir. Bu durum Ortadoğu ve doğu toplumlarının gelişememe sebebi değil midir? Büyük düşünmek büyük işler başarmayı sağlar. Küçük düşünmek ise küçük işler başarmayı. Bununla ilgi çok beğendiğim bir söz var ama kime ait olduğu hakkında bir fikrim yok :’’ eğer yıkanmaz istiyorsanız size yalnızca bir sabun yeterlidir. Ama satmak istiyorsanız size kamyonlarca sabun yetmez. ‘’ biz öncelikle buna karar vermeliyiz bence. Yıkanmak mı istiyoruz yoksa satmak mı? Hayatın çeşitliliği burada şu şekilde devreye giriyor; mutlu olmanın yalnızca bir yolu yoldur. Böyle bir genelleme yapılamaz. Ne kadar çok insan varsa o kadar çok mutlu olma yolu vardır. Ama popüler kültür bize yalnızca birkaç yol sunmaktadır. Normal olarak bu durum insanları mutsuzluğa sevk etmektedir. Çok güzel bir söz vardır kültürümüz de; her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır diye. Durum işte bu sözden ibarettir. Kendimize kurduğumuz küçük dünyamızdan başımızı kaldırıp etrafa bakmalıyız. Dünya da bizi tanımayan ve ömrümüz boyunca belki de hiç karşılaşmayacağımız milyarlarca insan var. Bu milyarlarca insan bizim ne düşündüğümüzü ve nasıl yaşadığımızı umursamıyor bile. Yani çok önemli saydığımız dünyamız aslında ne kadar küçük ve ne kadar anlamsız. Böylesine büyük düşünüldüğünde insanın önemsediği bir çok değer nasıl da önemsizleşiyor öyle değil mi?


Mesut Çiftçi

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 328
favori
like
share