Alışveriş Hastalığı - Aşırı Alışveriş Yapanlar

Psikiyatr Dr. Yurdakul: `Çeşitli nedenlerle ortaya çıkan mutsuzluk, yalnızlık, öfke, engellenme ve sinirlilik gibi olumsuz duyguların neden olduğu alış veriş hastalığı, aile huzurunu da bozuyor.` Çukurova Üniversitesi Mediko-Sosyal uzmanlarından Psikiyatr Dr. Sabri Yurdakul, çeşitli sebeplerle ortaya çıkan mutsuzluk, yalnızlık, öfke, engellenme ve sinirlilik gibi olumsuz duyguların sebep olduğu alışveriş hastalığının aile huzurunu da bozduğunu bildirdi. Yurdakul, ``insanın ihtiyaçlarının ötesinde ve ekonomik yönden kendisini zora sokacak şekilde alış veriş yapmasının`` alış veriş hastalığı olduğunu belirtti. Hastalığın en büyük özelliğinin bir anda kriz gibi alış veriş tutkusunun başlaması olduğunu vurgulayan Yurdakul, ``Hastalar, `param var mı, yok mu?` diye düşünmeden önüne gelen her şeyi satın alır, alış veriş yapamadığı zaman da çok büyük sıkıntı duyar, kendisini kötü hisseder`` dedi. Yurdakul, bu tür hastaların kendilerine hakim olamayıp alış veriş yaptıktan sonra da suçluluk duygusuna kapıldıklarına dikkati çekti. `Tedavisi mümkün` Yurdakul, tedavi için alış veriş çılgınlığının mutlaka kişi tarafından bir hastalık olarak kabul edilmesi olduğunu belirterek, ``Bu hastalığın gerek terapi gerekse düşük dozda ilaçlarla tedavisi mümkündür`` dedi. Yurdakul, çocuklarıyla sağlıklı ve doyurucu ilişki kuramayan sosyo-ekonomik düzeyi yüksek anne babaların da bu eksikliği, onlara bir şeyler satın alarak tamamlamaya çalıştıklarını, bunun da çocuklarda gelecekte alış veriş hastalığının ortaya çıkmasına sebep olduğunu sözlerine ekledi

Alisveris yapmak bir cok insanin keyif aldigi ugrasidir. Ancak alisveris hirsi ve düskünlügüne tutulmayan, insanlarin istatiksel araştırmalara göre sayılarının az oldugu belirtiliyor. Ic dürtülerin etkisiyle habire alisveris yapma isteginden keyif alan, ya da sikinti duyan insanlar mevcut. Almanya’da Hohenheim Üniversitesinin yaptigi bir arastirmada; alisveris yapma düskünlügü olan almanlarin yüzde-besinin kisa ve uzun vadeli agir ekonomik sorunlarla karsi karsiya kaldiklari belirtiliyor.

Alisveris yapmanin dayanilmaz dürtüsünün ana nedenleri arasinda; özgüveninde ufak bir düsüs, depresyon ve korkular geliyor.

Korunma tedbirleri: Nedenleri arastirmak örnegin; mutsuz evlilikler, mutsuz iliskiler meslekle ilgili veya calisma ortamimda yasanan problemlerin cözülmesi gerekiyor.

Bunun disinda alternatif olarak psikolojik terapiyle alisveris düskünlügünün üstesinden gelmek mümkün.

Test: Ben alisveris düskünümüyüm?

* Kendimi teselli etmek, dinlendirmek veya ödüllendirmek icinmi alisveris yapiyorum?
* Alisveris yaparken kendimi mutsuzmu hissediyorum?
* Ihtiyacim olmayan seylerimi aliyorum?
*Satin aldiktan sonra, aldigim seyin gereksiz oldugunu mu anliyorum?
* Bütcemin disina cikarak ekonomik durumumu cikmazami sokuyorum?
* Yaptigim gereksiz alisverisler; meslegimi, bos zamanlarimi ve aile ici iliskilerimi olumsuz mu etkiliyor?
*Icimden sürekli alisveris yapma istegimi duyuyorum?

Verilen „evet“sayisinin coklugu alisveris tutkusuna kapildiginizin belirtileridir.

Kaynak: Yeni gelen Ökötest dergimden, ceviri.


Tehlike çanlari çaliyorsa yol yakinken tedbir almayi geciktirmemeli.

Ruhumuzdaki tatminsizligi, mutsuzlugu gereksiz alisveris tutkuyla kisa vadeli bastirmak yerine, sevgi, dostluk iliskileri ve baris adina yatirim yaparak kendimizi ve ücüncü kisiyi mutlu edebilecek bir cözüm yollari aramaktir.

Gecenlerde tv de izlemistim. Bir istatistik sonuclarina göre: Kadinlarin yüzde yirmiikisi en fazla 10 cift ayakabinin kendisine yeterli oldugunu söylerken, diger taraftan yüzde yirmiyedisi 10-15, yüzdeondördü 15-20, yüzdebesinin 100 ciftten fazla ayakkabisi oldugundan söz ediliyordu. Enteresan olanda aralarinda sadece bir iki kere giyilmis veya hic giyilmemis olanlar vardi.

Mutsuzlugun ana nedeni yalnizlik veya kendini yalniz hissetmek, sevememek ve sevgisizlikten kaynaklaniyor. Ailevi iliskilerde mutsuz olan bir cok erkek genelde sevgisini, ilgisini mesleginde, hobi ugraslarinda cok basarili olmaya endeksliyor. Mutsuzlugunu unutmak, bastirmak icin tüm enerjisini gece gündüz isine odaklayan bir cok insan tanidim ben. Basariya ulasarak mutlu oluyor ancak iki mutlulugu bir arada sürdürenlerin sayisi pek fazla degil. Daha sonra düzelen ekonomik sorunlar, aralarindaki kroniklesmis kisisel sorunlarin tekrar ortaya cikma ihtimalini yok etmiyor.

Insanoglu nerede olursa olsun basarili olmak, sevmek, sevilmek, ilgi görmek ister. Bunlarin üstesinden gelemediginde, moralini yükseltme ihtiyaci duyar ve cogu kez teselliyi alisveris tutkusuyla cözmeye calisir.

Magazalara giriyorum tiklim, tiklim. Sanki hersey bedava. Yüzlerine bakiyorum, mimikler donmus herkes robot gibi. Bana dokunmayan yilan bin yasasin diyor. Evler tiklim, tiklim esya dolu Gardiroplarinda giyilmedik bir sürü giysiler giyilmek icin zaman ve mekan ariyor. Sözüm ona cocuklarini sevindirmek icin habire oyuncak alip oyuncaklar arasinda, cocuk odasinda adim atacak yer bulamaz, raflarda bir sürü oyuncagin arasindan aradigi oyuncagi cocuk bulup cikaramazken odasinda yalniz oyuncaklariyla oynarken, onlarin gercekten mutlu oldugunumu saniyorlar acaba? Oysa cocuk ilgi ve sevgi ve güven ister. Calisan annelerin cocuklarina ayiracak fazla zamanlarinin olmamasindandir, eve geldiginde kendine vakit ayirmak istemesindendir yoksa cocuklarini sevmediklerinden degildir.



Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1722
favori
like
share