Almanca Dili Hakkında Bilgiler - Almanca Nasıl Bir DildirAlmanca

Almanca, Batı Germanik bir dildir ve dünyada önde gelen dillerden birisidir. Almanca, İngilizce ile yakından ilgilidir ve bazen Flemence ile eşleşir. Tüm dünyada yaklaşık olarak 95 milyon insan Almanca'yı ana dil olarak, 20 milyon insan da ikincil dil olarak kullanmaktadır ve Standart Almanca Avrupa'daki üniversitelerde yaygın olarak öğretilmektedir. Dünya çapında Almanca'nın en çok çevirilen ve çevirisi yapılan dil olduğu saptanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri'nde en çok konuşulan 4. dil Almanca'dır.
Almanca Tarihi
Güney Germanik diyalektlerini, Batı Germanik diyalektlerinden ayıran Göç dönemi sırasında gerçekleşen Yüksek Almanca'nın ses değişimi dilin tarihinin başlangıcını teşkil eder. Eski Yüksek Almanca'nın ilk örnekleri, dağılmış Elder Futhark yazıtlarından gelir. Bu dönemdeki Eski Saksonca, Kuzey Denizi Germanik diyalektinin kullanıldığı bölgelerden gelir ve Roma İmparatorluğu döneminde Aşağı Saksonca, Anglo-Frizye diyalektinden çok Almanca etkisinde kalmıştır.

Almanya pek çok eyalete bölünmüş olduğu için çeşitlenen Almanca'nın birkaç yüzyıl boyunca bütünleşmesi ve standardizasyonu için çabalayan tek kuvvet, yazılarını mümkün olduğunca geniş alanda anlaşılabilecek biçimde yazan yazarlar olmuştur.

1522'de Yeni Ahit ve 1534'te parçalar halinde yayınlayıp tamamladığı Eski Ahit'in çevirisinde Martin Luther, çevirisini o dönemde en geniş alanda kabul gören ve anlaşılan bu mevcut dili kullanarak yapmıştı. Bu dil Doğu Yukarı ve Doğu Merkezi Almanca diyalektlerini temel almıştır ve Orta Yüksek Almanca'dan gelen dil bilgisi kurallarının çoğunu (Merkezi ve Yukarı Almanya'da kullanılan Almanca diyalektlerinin aksine) korumuştur. Başlangıçta İncil'de bilinmeyen her kelime için o bölgenin diyalektine uygun çevirisinin yapıldığı çok sayıda İncil kopyası mevcuttu. Roma Katolik'leri başta Luther'in çevirisini reddettiler ve kendi Katolik standartlarını yaratmaya çalıştılar ancak yapılan tercüme Protestan Almanca'sından sadece çok küçük ayrıntılarda farklılık gösterdi. Geniş çapta kabul gören bir standart oluşturulması 18. yüzyılın ortalarına kadar sürdü, ki bu Erken Yeni Yüksek Almanca'nın sona erdiği dönemdir.

Merkezi ve Orta Avrupa'yı kapsayan Habsburg Hanedanı'nda Almanca, bir ticaret ve yönetim dili olarak kullanılmıştır. 19. yüzyılın ortalarına kadar İmparatorluk boyunca Almanca aslında köy insanının dili olmuştur. Habsburg çatısı altına girmelerinin ardından Prag, Budapeşte gibi bazı şehirler zamanla Almanlaşmıştır. Bratislava gibi diğerleri Habsburg döneminde halihazırda yerleşmişlerdi ve öncelikli olarak Almandılar. Milan gibi birkaç şehir öncelikli olarak Alman değildi. Yine de bu süreçte Prag, Budapeşte, Bratislava, Zagreb ve Ljubljana gibi çoğu şehir, farklı diller konuşan bölgelerle çevrelenmiş olsalar da temelde Almandı.

Yaklaşık olarak 1800'lere kadar standart Almanca neredeyse sadece yazı diliydi. Bu zamanda Standart Almanca'dan çok farklı diyalektler konuşan kentsel kuzey Almanya halkı bu dili daha çok bir yabancı dil gibi öğrendi ve mümkün olduğunca hecelendiği gibi telaffuz etmeye çabaladı. Kuzey Almanca telaffuzunun standart olarak kabul görmesinde alışıldık telaffuz kalıpları etkili oldu. Yine de Standart Almanca'nın telaffuzu bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir.

Medya ve yazılı çalışmaların neredeyse tamamı, sadece diyalekt konuşmayı bilen okul öncesi çocuklar haricinde (ör: İsviçre ve Avusturya'da) Almanca'nın konuşulduğu tüm bölgelerde anlaşılan Standart Almanca formatında hazırlanır. Ancak günümüzde televizyon çoğunda pek çok çocuk okul çağından önce Standart Almanca'yı öğrenebiliyor.

Grimm Kardeşler tarafından hazırlanan, 16 bölümü 1852 – 1860 arasında yayınlanan ilk sözlük hala en kapsamlı Almanca kelime kılavuzu olma özelliğini taşımaktadır. Dil bilgisi ve imlâ kuralları ilk olarak 1860'da Duden Elkitabı'nda görüldü. 1901'de bu, Standart Almanca'nın tanımı olarak duyuruldu. Almanca konuşan tüm ülkelerin hükümet temsilcileri tarafından 1996 Almanca yazım reformu resmi olarak ilan edilene dek bu kuralların bazılarının resmi düzeltmeleri yayınlanmadı. Reformdan bu yana Almanca reformunun getirdiği yazım yenilikleri okullarda öğretilirken, Almanca 8 yıllık bir değişim süreci içerisindeydi ve geleneksel ve yenilenmiş imlâ kuralları medyada varlığını sürdürüyordu.

1996 Almanca yazım reformu aslında halk arasında daha çok tartışmaların çıkmasına neden olmuştu. Bazı eyalet parlamentoları (Bundesländer) reformu kabul etmiyordu. Bir noktada en yüksek mahkemeye kadar varan tartışmalar eyaletlerin kendi adına karar vermeleri gerektiğini ortaya koyuyordu. 10 yılın sonunda federal parlamentonun müdahalesi ile adaptasyon 2006 okul sezonunun başında resmi olarak kabul edildi. Soru etrafında gelişen tartışmaların sebebi, dilin bir kültürün muhafaza edilmesi gereken bir parçası mı, yoksa gelişime açık bir iletişim aracı mı olduğuydu. Almanca'nın bu çıkmaza yanıt olabilecek bir tekeli yoktur.
Almanca Resmi Statüsü
Liechtenstein ve Avusturya'da resmi dil sadece Standart Almanca'dır. Almanca şu ülkeler de tek resmi dil olarak kullanılmamaktadır; Almanya (Danca, Frizye dili azınlık dilleridir), İsviçre (Fransızca, İtalyanca ve Romanşça), Belçika (Flemence ve Fransızca) ve Lüksemburg (Fransızca ve Lüksemburg dili). Danimarka, Polonya ve İtalya'da Almanca konuşulan bölgelerde resmi dil olarak kullanılmaktadır. Almanca, Avrupa Birliği'nin 23 resmi dilinden biridir.

Almanca ayrıca Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kamerun, Kanada, Şili, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Fransa, Macaristan, Kazakistan, Letonya, Litvanya, Meksika, Namibya, Paraguay, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Tacikistan, Togo, Ukrayna ve Birleşik Devletler'de azınlık dili olarak kullanılmaktadır.

Almanca bir zamanlar doğu, kuzey ve merkezi Avrupa'da ortak dil olarak kullanılıyordu ve Avrupa'da hala en çok tercih edilen yabancı dil olma özelliğine sahip. Avrupa Birliği ülkeleri vatandaşlarının %32'si Almanca konuşarak anlaşabileceklerini söylemektedir (anadil ve ikinci/yabancı dil olarak). Bunda Alman televizyon kanallarına kablo ve uydu üzerinde yaygın olarak rastlanmasının da payı olduğu söylenebilir.
Standart Almanca
Almanca dilbiliminde standart Almanca'nın farklı çeşitleri değil, sadece geleneksel bölgesel türler diyalekt olarak adlandırılır.

Standart Almanca belli bir bölgenin geleneksel diyalekti olarak değil, yazılı dili olarak doğmuştur. Bununla birlikte standart Almanca'nın geleneksel bölgesel diyalektlerin yerini aldığı yerler de vardır; Kuzey Almanya'da, özellikle de ülkenin diğer kısımlarındaki önde gelen şehirlerde dilin hızla yayılmasının sebebi budur.

Standart Almanca bölgesel olarak, özellikle de Almanca konuşulan ülkeler arasında farklılıklar gösterir; özellikle kelime ve bazı telaffuz farklılıkları ve hatta zaman zaman gramer ve imlâ bakımından faklılıklar görülür. Bu çeşitlilik yerel diyalekt türleri ile karşılaştırılmamalıdır. Standart Almanca'nın bölgesel türleri belli bir dereceye kadar yerel diyalektlerden etkilenseler de, çok farklıdırlar. Bu yüzden Almanca birden fazla standart türü olan bir dil olarak değerlendirilmektedir.

İsviçre'nin Almanca konuşulan bölümlerinde diyalekt ve standart dil karışımı çok nadir kullanılır ve yazılı dilde standart Almanca'nın kullanımı kısıtlıdır. İsviçre standart Almancası yalnızca İsviçre Almancası diyalektlerini anlamayan insanlarla konuşulur. Okullarda kullanılması olasıdır.
Almanca Gramer
Cinsler
Almanca'da eril (männlich/Maskulinum), dişil (weiblich/Femininum) ve yansız (sächlich/Neutrum) olmak üzere üç cins vardır. Çoğu isim için bir cins tanımlaması olmayan İngilizce'nin aksine, Almanca bir ismin ve ismin işaret ettiği şeyin cinsi çoğunlukla farklılık gösterir. Örneğin; Almanca'da bir taş (der Stein) erildir, oysa bir kız (das Mädchen) yansızdır. Yani bir ismin cinsi temelde gerçek cinsiyetine değil, kelimenin biçimine bağlıdır. Fransızca gibi pek çok dilde de geçerli olan bu duruma “dilbilgisel cins” denir. Örneğin; “Mädchen” kelimesi, “genç kadın” anlamına gelen eski dişil Almanca isim die Magd'ın (günümüzde nadiren kullanılır ve İngilizce bir kelime olan “maid” ile ilişkilidir) küçültülmüş biçimidir ve -chen küçültme eki ile biten kelimelerin tamamı yansız kelimelerdir. Şu üç bilinen örnekte dilbilgisel cinsin gelişigüzel doğası görülebilmektedir: “bıçak” (das Messer) yansız, “çatal” (die Gabel) dişil ve “kaşık” (der Löffel) eril bir sözcüktür. Almanca öğrencilerine, çoğunlukla Almanca kelimeleri beraberindeki belirli tanımlıkları ile kullanmaları tavsiye edilir (İngilizce'deki “the” kelimesine eşdeğer).
Çoğullar

Çoğulları oluşturmak için Almanca'da on iki farklı yol vardır. Yabancı dil olarak Almanca öğrenen bir öğrenci, öğrendiği her kelimenin çoğulunu da öğrenmek durumundadır. Dişil isimlerin büyük çoğunluğu çoğul oluşturmada kurallı olsa da, çoğu eril ve yansız isimler öyle değildir. Örneğin; bazen çoğullar “n” veya “en” ile oluşturulur, bazen de çift nokta ve “e” veya çift nokta ve “en” ile oluşturulur, diğer çoğullar ise tekilleri ile aynıdır, bazılarında “er” veya çift nokta ve “er” eklenir vs...

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2191
favori
like
share
vural Tarih: 02.01.2011 23:54
tesekkürler