Siz Hiç Evlat Acısı Çektiniz mi - Nuri Can

Genç yaşta kaybettiğim oğlumun acısı yüreğimi dağladı. Her ölüm acıdır, acıklıdır şüphesiz. Yitirilen bir evlatsa ruhunu da alıp götürüyor beraberinde, hele de beklenmeyen bir ölümse insanın yüreğinde derin ve kapanmaz yaralar açıyor. Her geçen gün acısı daha da katmerlendiği gibi, ruhunu da en derin yerinden sarsıyor, yakıp kavuruyor.... Oğlumun vefatının üstünde bir yıl geçti, onu kaybetmenin girdabında hala kurtulamadım. Büyüdükçe büyüdü hasreti bağrımda, kocaman bir dağ oldu.

Yüksek tahsil görmüş pırlanta gibi bir oğul, sevgi ve çoşku dolu bir insan, karınca ezmez, alçak gönüllü, akıllı, ahlaklı, güleryüzlü, yetenekli, ağzından tek bir çirkin kelime çıkmayan, herkese karşı saygılı, herkesin yardımına koşan, insanların gıpta ile baktığı dünya güzelli pırıl pırıl bir oğul. Doğal, yumuşak kalpli, merhametli, yumuşak ruhlu canımdan bir can oğul...

Ölüm haberiyle beraber elden ayaktan düştüm. Olduğum yerde yığılıp kaldım, gerisini hatırlamıyorum. Kalpkrizi tehşisiyle iki ay yoğun bakımda kalıp çıktıktan sonra asıl olayın vehametine varabildim.

Böylesine bir acıya nasıl dayanılır? Hele ki yitirilen bir evlatsa. Canından bir parçaysa.
Yüreğime tarifi imkansız koca bir acı çöktü, durmadan sızlıyor ... Bomboş dünya gözümde, yaşayan bir ölüyüm sanki, aslan gibi oğlum kara yerde yatıyor. Evlat acısı o kadar ağır ki, ne yaparsanız yapın hafiflemiyor. Gün geçtikçe daha da acısı ağırlaşıyor. Yüce Allah evladını yitirmiş tüm anne babalara sabırlar versin...

Olanaklı olsaydı onu yaşama döndürmek için canımı tereddütsüz verirdim. Anladım ki, hiç bir acı evlat acısı kadar acı değil. Evlat acısı çekenlerin hayatları bir daha asla ve asla eskisi gibi olmuyor...

Rahmetli Ninemin dualarında hep Allah kimseye evlat acısı göstermesin! derdi... Bu duanın önemini ve içtenliğini evladımı yitirdikten sonra daha iyi anladım.

Her gecem uykusuz geçiyor, gündüzleri ne yapacağını bilmeyen aptalca bir şaşkınlığı yaşıyorum... Tüm ilişkilerimi sıfırladım, kabuğuma çekildim, küstüm hayata adeta.
Hiç kimsenin tahmin edemeyeceği, anlayamayacağı bir acıyla kanıyorum şimdi... Canımdan can koptu! Bir yıldır ki, yüreğimde ağır bir yumrukla yaşıyorum. Kimse farketmiyor...

Acıların en büyüğü evlat acısıymış, bundan daha büyük bir acı olamaz, bu acıyı ancak yaşayan ana babalar bilir...

En acısı, oğluma son bir defa olsun sarılamadım, öpüp koklayamadım. Uğurlayamadım son yolculuğuna. Evladını gençliğinin baharında toprağa vermek ne kadar da zormuş meğer.

Bir yılı aştı oğlumun ölümü, bu zaman zarfında evladımın acısı ne azaldı ne de dindi, aksine her geçen gün daha da derinleşti...

Yaşantım cehenneme döndü. Bir yılı geçti oğlumu yitireli. Oğlumun gidişiyle beraber her şeyimi yitirdim, neşemi, sevincimi, kendime olan güvenimi, yaşama gücümü yitirdim. Bitkisel hayatta gibiyim.


Yaşamımın sonuna dek de bu acı devam edecek. Murat oğlumun ölümü yaşamımda büyük bir boşluk oldu. Tarifi imkansız bir boşluk. Oğlumla yeniden buluşacakmışız gibi düşünüyorum. Bunu anlatmak çok zor, öldüğünü bildiğim halde, hayattaymış gibi hayal kuruyorum... Cenaze merasimini görmedim, mezarını da görmek istemiyorum bir süre. Yüreğim kaldıramaz... Biliyorum bunu başkalarına anlatmak, başkalarının anlaması çok zor. Ninemi, trafik kazasında yitirdiğimiz amcam ve kardeşimin mezarını on yıl sonra ancak ziyaret edebilmiştim içim kanaya kanaya...

"Her ölüm erken ölümdür," demiş şair. Evet, evlat acısını ne yaparsanız yapın, nereye giderseniz gidin hep yüreğinizde taşırsınız. Acısı hiç azalmaz. Hiç bir şey acısını dindiremiyor. Her geçen gün, acısını daha da arttırıyor oğlumun, oturduğu semtten her geçişimde bin kez ölüp diriliyorum...

Nuri Can

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 452
favori
like
share
1sidelya Tarih: 04.06.2009 09:01
Herşey bizler içinn..Hayatta başımıza ne gelicek Allahh bilirr.. Ancak Allah böyle bir acı yaşatmasınnn.. Yaşayan kullarınada sabırlar ihsan eylesinnn
Nevra-61 Tarih: 04.06.2009 00:20
Rabbim kimseye bu aciyi yasatmasin. Düsüncesi bile korkunc.
uyanış Tarih: 04.06.2009 00:05
evet nevlat acısı başka hiç bir acıya benzemiyor gülümsemeninde neşeninde aglamanında kısacası hayatın yarısı giden canla topraga gömülüyor .artık herşey yarım artık hiç bir şey eskisi gibi deil.artık hayat yaşanası deil.yürek yerinde ızdırap içinde . dünya boş ama mecburi ........