kene - kene vakaları - keneden korunma
Hiçbir şey yapmamak..

Ankara Üniversitesi (AÜ) Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Karaer, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığından kaynaklanan ölümlere ilişkin, ”Bana, ‘keneyle mücadele için ne yapardınız’ diye sorsalar, ‘5 yıl hiçbir şey yapmazdım’ diye cevap verirdim. Ekosistemi kendi haline bırakırım, çünkü döngü devam ettikçe hayat normale döner. Ekosistemdeki yaratıklar birbirini dengeler” dedi.

Prof. Dr. Karaer, Türkiye’de kenenin varlığının yıllardan bu yana bilindiğini söyledi.

Kenenin, ülke gündemine 2002 yılından bu yana yoğun bir şekilde girmesinin en önemli nedeninin, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının teşhis edilmesi olduğunu anımsatan Karaer, ”Aslında daha önce de bu rahatsızlıktan ölenler vardı. İbni Sina’nın kitaplarında bile bu hastalığa ilişkin belirtilerden bahsedildiğini görüyoruz. 1940′lı yıllarda ilk defa Rus askerlerde belirlenmiş bu hastalık ama dediğim gibi hastalığın Türkiye’deki popülaritesinin artması insan ölümleriyle ilişkilendirildiği zaman oldu” diye konuştu.

Hastalığın varlığının farkına varılmasının ardından ilaçlama faaliyetlerinin bilinçsizce başlatıldığını ve sürdürüldüğünü belirten Karaer, kene popülasyonunun geçen 7 yıllık süre içinde bu kadar artmasında en önemli etkenin ilaçlama çalışmaları olduğunu savundu.

”Türkiye’de bu konuyla ilgili politikalar bu şekilde devam ederse daha çok ‘ne yapacağız’ diye oturup konuşulur” diyen Karaer, şöyle devam etti:

”Çözüme giderken çözümsüzlük yaratılıyor. Bunun sonunda da çıkmaza doğru gidiyoruz. 2003′lerden bu yana ‘yapılması gereken nedir’ noktasında konuşup duruyoruz. Şöyle söyleyeyim, ilk önce kenelerin illere göre envanterinin yapılması gerekiyor. Geçenlerde, Hıfzıssıhha’daki arkadaşlarla konuştuk. ‘Tespit edilen Kırım Kongo Kanamalı kan örneği geldi mi’ diye sordum. ‘Çok sayıda’ dediler ama rakam vermediler.”

-”İNSAN TUTAN KENE SAYISINDA ÖNEMLİ ORANLARDA ARTIŞ VAR”-

Fakülteye gelen insan tutmuş kene sayısında da önemli oranlarda artış yaşandığına dikkati çeken Karaer, dünyada vektör taşıdığı bilinen 7 kene türünden 4′ünün Türkiye’de bulunduğunun belirlendiğini anlattı. Karaer, ”Bunlar İç Anadolu bölgesinde bulundu. Bizim yaptığımız dar alanlı çalışmanın sonuçları bunlar. Örneğin Kars’taki kene türünden haberimiz yok. Varsa bir bilen, çıksın söylesin. Böyle bir çalışma yok, yapamıyoruz bir türlü” diye konuştu.

Keneyi yumurtlama dönemi öncesinde bulup imha etmenin en etkili mücadele yöntemi olduğunu vurgulayan Karaer, şunları kaydetti:

”Dişi kene bazen tek seferde on bine yakın yumurta bırakıyor. O on binden çıkan bir başka kene de bir on bin daha yumurta bırakıyor. Bir bakıyorsunuz, bir süre sonra milyonlarca kene çıkmış ortaya. Yani sadece tek bir hayvana tutunmuş bir kene ile mücadele etmek doğru bir yaklaşım değil.

İlgili bakanlıklardan ziyaretime üst düzey bir yetkili geldi. Bu yıl kene ile ilgili ne gibi bir çalışma yapılacağını sordum. Bana, ‘bu yıl hiçbir şey yapmayacağız’ dedi. Bu çok sevindirici bir haber. ‘Bana, ‘keneyle mücadele için ne yapardınız’ diye sorsalar, ‘5 yıl hiçbir şey yapmazdım’ diye cevap verirdim. Ekosistemi kendi haline bırakırım. Çünkü döngü devam ettikçe hayat normale döner. Ekosistemdeki yaratıklar birbirini dengeler. Yani hiç mücadele etmemek, doğayı kendi haline bırakmak, kimyasallarla mücadele etmekten daha iyidir. İlaçlama artığı oranda kene sayısı artacaktır. Bunu bir yasa gibi ortaya koyduk. Çünkü siz doğaya ne kadar kötülük yaparsınız, cevabı o kadar sert olacaktır.”

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 358
favori
like
share
bugulu-gözler Tarih: 30.05.2009 11:23
paye sana katiliyorum bizim bahcemiz vardi yada yaylaya falan gittigimizde kene yapisirdi hatta farkina varmayinca nerdeyse insanin vücüduna gömülürdü ben hatirliyorum baannem cikartirdi ama böyle tehlikesi olmazdi zamanla degisiyor hersey:3:
paye Tarih: 30.05.2009 11:21
Prof. Dr. Karaer, Türkiye’de kenenin varlığının yıllardan bu yana bilindiğini söyledi. çok doğru ben küçükken köyde hergün çok sayıda kene görürdük ama ozaman keneden ölen olmaz biliyorduk.