Bronşiyolit - Bronşiyolit Nedir - Bronşiyolit Tedavisi

Zaman içinde çocuk büyüdükçe ve doğru tedavi yapıldıkça hastalık geriliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında çocukların denize girmesini önemle tavsiye ediyorlar...



Nedir

Sıkça görülen alt solunum yolu enfeksiyonlarından biri olan hu hastalığa RSV adı verilen virüs neden olur. Ateş. nezle, kulak iltihabı ve öksürükle haslar. 2 yasından küçük çocuklarda dalla sık görülen bronsiyolit; öksürük, hırıltı ve solunum güçlüğüne neden olur. Öksürük ve solunum güçlüğü beslenmeyi zorlaştırdığı gibi asın huzursuzluk ve halsizliğe de yol açabilir. Ağır bronşiyolitlerde solunum sıkıntısı daha hızlı gelişir. Solunum yolları balgam gibi makuslarla dolar. Burunda da kalın sümükler oluşabilir. Soğuk hava buharı bu balgamların yumuşayarak dışarı atılmasına yardımcı olur. Asın solunum sıkıntısı olan çocukların oksijen ve sıvı alımlarım kolaylaştırmak için hastanede tedavi gerekebilir. Bronsiyolit prematüre ve kalp hastası olan bebeklerde daha ağır seyreder. Antiviral ilaç. ağır olan vakalarda yoğun bakım şartlarında kullanılır. Ortalama 1-2 hafta içinde düzelir.

Yaşanmış Bir Yazı

2003 yılının kasım ayı oğlumla ilgili hatırlamak istemediğim bir anıyla doludur.
O’nun yaşadığı, bana göre ilk önemli hastalığı bu aya rastlar.

Oğlumun 4. ayını doldurduğu günlerdi. Bu günler, benim de hâla acemi annelik hallerimi üzerimden atamadığım günlerimdi.

O zamana kadar oğlumun önemli bir hastalığı olmamıştı.

Birkaç gündür burun tıkanıklığı sorunu yaşıyordu ve bebek olduğu için sadece burnuna tuzlu su verebiliyorduk. Sonra hafif hafif öksürükler başladı.

Yeni doğmuş bebeklerde ilaç kullanımı sakıncalı olduğundan ne yapacağımızı bilemedik. Bu arada biraz da ateşinde yükselme olmuştu. Neyse ki ateşini doğal yollarla düşürmeyi başarmıştım.

Çok kısa bir süre sonra soluk alıp verişlerinde değişiklik olmaya başladı. Derin derin nefes alıyordu, göğsü sıkışıktı.

Ne yapacağımızı şaşırmış halde doktoruna götürdük ve doktorumuz bizi acilen hastaneye yönlendirdi.

Hastanede oğluma soğuk buhar tedavisi yapmaya başladılar. Hastalığının adı
“ bronşiyolit” ti ve ben adını duymadığım bu hastalıkla ilk kez tanışıyordum.

Daha sonra yaptığım araştırmalar ve çevremde bu hastalığı yaşayan başka bebek ve iki, üç yaş arası çocukları gördüğümden “bronşiyolit” ile ilgili edindiğim bazı bilgileri ve tedavi için, doktorumuzun önerileri ışığında uyguladıklarımı paylaşmak istiyorum:

- Bronşiyolit, solunum yollarının en küçük dalları olan bronşçukların enfeksiyon nedeni ile daralması sonucu oluşan bir hastalık .
- Akut bronşiyoliti erken yaşamda üst solunum yolu bulguları sonrası gelişen hırıltı ile gelen bir hastalık olarak tanımlamak mümkün.
- Hastalık genellikle bebeklerde ve küçük çocuklarda sıkça rastlanan mikrobik bir hava yolları iltihabı ve soğuk algınlığı gibi başlıyor. Bu noktada ilk önce hastalığı soğuk algınlığından ayırt etmek mümkün olmuyor. Hırıltıyı bazen ancak doktor duyabiliyor.
- Hafif bir bronşiyolit vakasını evde tedavi ederek atlatabilmek mümkün. Ciğerleri açmak için uzman doktorun tavsiye ettiği, buhar makineleri eşliğinde kullanılan bir ilaç alınabilir. Bu ilacı, hastalığın seyrine göre birkaç gün, gün içinde 4 ya da 6 saatte bir uygulamak gerekli.

- Hastalık sırasında ve sonrasında evde asla sigara içimine izin verilmemesi çok önemli.

- Hastalık seyrederken çocuğa mümkün olduğunca sık su içirmek çok faydalı.

- Hastalık fark edilip de ilk önlemler alınmazsa, hastaneye gidilmesi, hatta hastanede kalınması gereken ağır bir vakaya da dönüşebilme olasılığı yüksek.

- Zaman içinde çocuk büyüdükçe ve doğru tedavi yapıldıkça hastalık geriliyor. Uzmanlar özellikle yaz aylarında çocukların denize girmesini önemle tavsiye ediyorlar.
Deniz suyunun bronşları açma özelliği olduğunu vurguluyorlar.

2003 yılının o kötü kasım ayından sonra, oğlumdaki bronşiyolit vakaları birkaç kere daha tekrar etti. Ne var ki bundan sonra neler yapmam gerektiğini bildiğim için daha temkinliydim. Dört yaşını doldurduktan sonra da bir daha oğlumda bronşiyolit vakasına rastlayacağım bir sorun yaşamadım.

Beni o dönemlerde üzen ve korkutan bu hastalığın aslında çok çabuk tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu, önemli olanın sadece tanının doğru ve zamanında konulması gerektiğini tecrübe ederek öğrenen bir anne olarak, yaşadıklarımı özellikle altı ay ile üç yaş arası çocukları bu hastalığı yaşayan tüm annelerle paylaşmak istedim.

Özlem Akaydın

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1316
favori
like
share