Kanada ve Kanada Tarihi hakkinda bilgiler

Kanada’ya ilk yerleşenler, Bering Boğazını geçerek, Kuzey Amerika’ya gelen Kızılderililer (güney kesimde) ve Eskimolar (kuzey kesiminde) olarak kabul edilir. On altıncı yüzyılda Jacques Cartier, Kanada topraklarını keşfetti. Cartier 1534-1536 yılları arasında Saint-Laurent Körfezine girerek, bugünkü Montreal’a ve Québec’e kadar ilerleyip Kanada ülkesini bulmuş oldu ve bu toprakları Fransa’ya dahil etti.

O zamanlar ülkede maden bulunmadığından kolonileştirme hareketi yarım kaldı ve Kanada tarafı yalnız Morino avcıları ile kürk tüccarlarının uğrak yeri oldu. Fakat Fransız yöneticilerin asıl maksadı, avcılığı, orman ve maden işletmesini geliştirmek, Fransa’nın ihtiyaç duyduğu hammaddeleri tedarik etmek ve misyonerler vasıtasıyla Hıristiyanlığı yaymaktı.

1629’da İngilizlerin eline geçen Kanada’yı 1632’de Fransa geri aldı. Ülkede yerleşmeyi desteklemek için her yıl göçmen ve paralı gönüllüler gönderdi. On sekizinci yüzyılda İngiltere’yle yapılan bir antlaşmayla Kanada İngiltere’ye bırakıldı. İngiliz göçmenlerin Kanada’ya büyük hızla yerleşmesi ile 1763-1837 yılları arasında İngiliz rejimi ülkede etkili oldu.

1783 yılında ABD’nin bağımsızlığını tasdik eden Versailles Antlaşmasından sonra Kanada, İngiltere taraftarı göçmenlerin akınına uğradı. 1791’de İngiltere, Saint Laurent topraklarını ikiye bölerek güneydoğu tarafları Fransız, kuzeybatı tarafları da İngiliz eyaleti şekline soktu. Her iki eyalette de parlamento rejimi kuruldu ise de, genelde İngilizler ticarette yönetimi ellerinde tutuyorlardı.

1837’de Yukarı Kanada ve Aşağı Kanada’da meydana gelen isyan ile, Avrupalılar ülkenin yönetiminde kendilerine daha çok söz hakkı veren bir hükümetin kurulmasına imkan verdi. 1867’de Kuzey Amerika Britanya antlaşması, Ontario, Québer, Nauvelle-Ecorse ve Nouveau-Brunswich’i birleştirerek Kanada dominyonunun doğmasına sebep oldu. 1914-1918 yılları arasında vuku bulan Birinci Dünya Savaşına İngiltere’nin katılması Kanada’yı da savaşa sürükledi. Bir İngiliz kolonisi olan Kanada, İtilaf devletlerine teçhizat ve malzeme yardımında bulundu.

1926 yılında, Londra’da imparatorluk konferansında İngiltere ve dominyonlarına statü eşitliği verildi. 1931 West Minster Tüzüğü ile Kanda bağımsız bir devlet oldu. 1939’da İkinci Dünya Savaşı patlak verince Kanada, Almanya’ya karşı savaş ilan etti ve bu savaştan güçlenmiş olarak çıktı. 1989 başında yapılan bir antlaşmayla ABD ile Kanada arasında gümrükler kalktı.

Kanada, eski adı ile Kanada Dominyonu, Kuzey Amerika kıtasında en kuzeydeki ülkedir. 10 eyalet ve 3 bölgeden oluşan, merkezi olmayan, anayasal monarşi ile yönetilen, 1867'de Konfederasyon yasası ile kurulan bir federasyondur.

Kanada'nın başkenti Ottawa'dır. Eski bir Fransız ve İngiliz kolonisi olan Kanada, hem La Francophonie, hem de İngiliz Milletler Topluluğuna bağlıdır.

Kanada çağdaş ve teknolojik olarak ilerlemiş bir ülkedir ve fosil yakıt kaynakları, nükleer enerji üretimi ve hidroelektrik güç üretim imkanları ile enerji bakımından genelde kendine yeterlidir. Ekonomisi geleneksel olarak yüksek miktarlardaki doğal kaynaklarına dayalıdır. Her ne kadar çağdaş Kanada ekonomisi çeşitlenmişse de doğal kaynakların kullanımı halen çoğu bölgesel ekonominin önemli bir parçasıdır.

Güney komşusu Amerika Birleşik Devletleri'nin onda biri nüfusu ile, Kanada'nın ekonomik gücünün de onda biri olması beklenirken, gerçekte bu oranı genellikle aşar.

Coğrafya

Kanada, Kuzey Amerika kıtasının kuzey yarısını hemen hemen kaplar. Güneyinde ve kuzeybatısında ABD ile komşudur (kuzeybatısında Alaska). Doğusunda Atlantik Okyanusu'na, batısında Pasifik Okyanusu'na kıyısı vardır, ve Kanada'nın kuzeyi Kuzey Kutbu'na kadar ulaşır.

Rusya'dan sonra Kanada dünyanın ikinci en geniş ülkesidir. Ancak nüfusunun 32 milyon civarı olması nedeniyle kilometrekarede 3 kişi gibi çok düşük bir nüfus yoğunluğuna sahiptir. Komşusu ABD'den daha fazla toprağı olmasına rağmen Kanada'nın nüfusu ABD'nin onda biri kadardır. Daha önce de bahsedildiği gibi, Kanada'nın geniş ve zengin bir bölgeyi kaplaması ekonomisinin doğal kaynaklara bağımlı olmasını sağlamıştır.

Ülkenin en verimli ve yoğun yerleşimli kısmı doğudaki Büyük Göller-Saint Lawrence Nehri Vadisi'dir, ve bu bölge Avrupalıların ilk yerleştiği bölge olma özelliğini taşır. Kuzeyindeki geniş Kanada Kalkanı, az topraklı, minerallerce zengin, çokça göl ve nehre sahip, son Buzul Çağı'nda aşınmış kayalık bir alandır, ve Hudson Körfezi'ni çevreler. Dünyadaki tüm göllerin %60'ı Kanada'dadır.

Kanada Kalkanı Atlantik kıyısında Labrador'a kadar uzanır, ve Newfoundland eyaletinin anakara kısmı Labrador'dur. Newfoundland adası Kanada'nın en doğudaki ucudur, ve dünyanın en büyük halici olan Saint Lawrence Körfezi'nin ağzındadır. New Brunswick ve Nova Scotia, dünyanın en büyük gelgitlerinin gözlemlendiği Fundy Körfezi ile bölünmüştür.

Ontario'nun batısındaki geniş, düzlük Kanada Bozkırları, Alberta ve British Columbia eyaletlerini ayıran Rocky Mountains sıradağlarına kadar uzanır. Güney British Columbia'nın iklimi ılımandır, ve kışları ülkenin kalan kısmından çok daha yumuşak geçer.

Kuzey Kanada bitki örtüsü kozalaklı ormanlardan tundralara ve en kuzeydeki Arktik kıraçlarına kadar değişkenlik gösterir. Kuzey Kanada anakarası, dünyadaki en büyük adalarından bazılarını içeren engin takımadalar ile kuşatılmıştır.



Kanada soğuğuyla ünlüdür. Gerçekten de kışları ülkenin büyük bölümünde çok sert geçer, sıcaklık -30°C - -40°C 'ye kadar düşebilir (British Columbia bilinen bir istisnadır). Ancak, yazlar ılıktan gayet sıcağa kadar değişir, Montreal'de 30°C üstüne çıkarken Nunavut'ta 15°C civarında seyreder. Ülkede dört değişik mevsim de yaşanır.

Adının kaynağı

“Kanada” adı bir Huron-Iroquoian kelimesi olan ve “köy”, “yerleşke” ya da “kulübeler topluluğu” anlamındaki “Kanata”dan gelir [2]; “Kanata” kelimesi daha önce şu anki adı Quebec City olan Stadacona için kullanılmıştır. Avrupalı ilk kaşiflerin yaptıkları haritalarda Ottawa Nehri, ve Montreal'in aşağısındaki Saint Lawrence Nehri “Kanada Nehri” olarak gösterilmiştir.

1867'de Kanada Konfederasyonu aracılığıyla İngiliz Kuzey Amerika Yasası “Kanada adındaki tek Dominyon”u yarattı. Dominyon kelimesinin Kraliyet yerine seçilme nedeni ABD'de olası anti-monarşik duyguların düşman edilmesini önlemek, ve Kanada'nın İngiliz Krallığı'nin kendi kendini yöneten bir kolonisi olduğunu yansıtmaktı. Ülkenin isim ve sloganı ayrıca İncil'deki “Denizden denize ve nehirden yerkürenin sonlarına kadar bir dominyonu olmalı.” ayetiyle ilişkilendirilir.
1982'de daha sonra 1960'lara kadar ülkenin adı “Kanada Dominyonu” olarak kullanılıyordu, ancak bu tarihten sonra Dominyon Hükümeti bütün resmi devlet belgelerinde ve anlaşmalarında “Kanada” adını kullanmaya başladı. Bunun amacı Kanada'nın Birleşik Krallık'tan özerkliğini göstermekti, ancak bazı eleştirmenler ülkenin uygun adının “Kanada Dominyonu” olarak kullanılmasını savunuyorlardı. 1982 Kanada Yasası ülkenin adı olarak sadece “Kanada” kelimesini kullanır. Dominyon Günü'nun adı Kanada Günü olarak değiştirildi.

Tarih

Kanada'da en az 10,000 yıl boyunca İlk Halklar olarak tanınan yerliler yaşamıştır. Avrupalılar tarafından ilk ziyaret 1000 yılı civarında kısa bir süre Newfoundland'e yerleşen Vikingler tarafından yapılmıştır. Daha “temelli” Avrupalı ziyaretleri 16. ve 17. yüzyıllarda Fransızların yerleşimi ile başladı.

1763'de Yedi Yıl Savaşı'ndan sonra Fransa, Karayip Adaları'nı tutup Kuzey Amerikan kolonisi Yeni Fransa'yı İngiliz Krallığı'na bırakmaya karar verdi.

Amerikan Devrimi'nden sonra İngiliz Krallığı'na sadık olanlar Kanada'ya yerleştiler.

1 Temmuz 1867'de İngiliz Kuzey Amerika Yasası'nın geçmesiyle İngiliz Krallığı Kuzey Amerikan kolonisi dört eyaletinden oluşan federasyona kendini yerel yönetim hakkı verdi. Bu eyaletlerden “Kanada” ikiye ayrılıp Quebec ve Ontario eyaletlerini meydana getirdi, diğer iki eyalet de New Brunswick ve Nova Scotia'ydı. Kanada Konfederasyonu terimi bu birleşimi ifade eder, ve genellikle sonuçlanan federasyon için de kullanılır.

Diğer İngiliz koloni ve bölgeleri de kısa zamanda Konfederasyon'a bağlandılar; 1880'de Kanada, Newfoundland ve Labrador dışında (1949'da katıldılar) şu anki alanını kaplıyordu. Dominyon'un tüm ilişkilerinin kontrolü Westminster Tüzüğü ile 1931'de, ve 1982'de Kanada Anayasası'nın kabulü ile sağlandı.

20. Yuzyıl'in ikinci yarısında, çoğunluğu Fransızca konuşan Quebec eyaletinin bazı vatandaşları 1980 ve 1995'teki iki referandum ile bağımsızlık kazanmaya çalıştılar. Her iki referandum da Quebecois Partisi liderliğindeydi, ve ilki %60, ikincisi %50.6 hayır oyu ile reddedildi.


Ottawa Nehri üzerindeki Kanada Parlamentosu, Ottawa

Politika

Federal Hükümet

Kanada parlamenter demokrasi ve anayasal monarşi ile yönetilen bir federasyondur. Devlet Başkanı ve hükümdarı “Kanada Kraliçesi” sıfatı ile Kraliçe II. Elizabeth'dir. Kraliçe'nin Kanada'daki temsilcisi Genel Vali'dir ve genellikle emekli olmuş eski politikacılar veya diğer seçkin Kanadalılar arasından Başbakan önerisiyle Kraliçe tarafından atanır. Genel Vali, siyaset dışı bir figür olup, Avam Kamarası ve Senato'nun çıkardığı kararnamelere kraliyet onayını sağlamak, devlet belgelerini imzalamak, parlamento toplantılarını resmen açıp kapatmak, ve seçimler öncesi parlamentoyu feshetmek gibi görevleri vardır. Hem Kraliçe hem de Genel Vali çok az yetkiye sahip sadece göstermelik yöneticilerdir, ve hemen her zaman Hükümet Başkanı Başbakan'ın tavsiyesi doğrultusunda hareket ederler.

Kanada anayasası bu sayfada bulunabilir. Ancak anayasanın bir kısmı yazılmamıştır, metin çeşitli gelenekler ve uzlaşmalar çerçevesinde yorumlanır.

Devletin yasama kolu seçilmiş Avam Kamarası ve Başbakan önerisiyle Genel Vali tarafından atanmış Senatör'lerin dahil olduğu Senato'dan oluşur. Senato'da 105 Senatör vardır, bunların 24'ü Ontario'dan, 24'ü Quebec'den, 24'ü deniz eyaletlerinden (10 Nova Scotia, 10 New Brunswick, 4 Prince Edward Adası), 24'ü batı eyaletlerinden (6'şar Manitoba, British Columbia, Saskatchewan, Alberta), 6'sı Newfoundland'den, ve birer kişi de bölgedelerdendir (Northwest Territories, Yukon, Nunavut). Kanada'daki katı parti disiplini Başbakan'a Parlamento'dan geçen hemen her yasa üzerinde yüksek kontrol gücü verir.

Başbakan Avam Kamarası için seçimlerin yenilenmesine kendi takdiri ile karar verir ancak bu bir önceki seçimlerden 5 yıldan daha geç olamaz.

Genel Vali Başbakan'ı biçimsel olarak atar, atanan kişi genellikle Avam Kamarası'nda en fazla sandalyeye sahip partinin başkanıdır. Daha sonra başbakan Avam Kamarası ve Senato'daki partilileri arasından uzlaşmayla belirlenmiş olanlarının Bakanlar Kurulu'na atamasını yapar.

Kanada'da üç büyük ulusal parti vardır: merkezci Liberal Parti, sağ-kanat Muhafazakar Parti, ve demokratik sosyalist Yeni Demokrasi Partisi. Bölgesel parti Bloc Québécois Quebec'de birçok sandalyeyi elinde tutar, ayrılıkçı amaçlı ve temelde sosyal demokrat bir partidir. Başka küçük partiler de mevcuttur, fakat Avam Kamarası'nda nadiren sandalye kazanırlar. Benzer şekilde bağımsız adaylar da nadiren seçilirler.

Muhafazakar Parti şu anki başbakan Stephen Harper'ın partisidir, ve şu anda azınlık hükümeti olarak görev yapmaktadır. Hükümet kurabilen diğer tek parti bir önceki hükümeti kuran Liberal Parti'dir. Son yıllarda Kanada ABD'ye göre sol görüşe daha yakın bir toplum olarak düşünülmekteyse de Ocak 2006'daki seçimlerde ABD yanlısı Muhafazar Parti başarılı olmuş, ancak aldıkları oylar sadece azınlık hükümeti kurmaya yeterli olmuştur.

Devletin yargı erki federal ve eyalet düzeyinde çeşitli mahkemelerden oluşur. Hem federal hem de eyalet mahkemelerinin kararları Yüksek Mahkeme'de temyiz edilebilir.

Kanada Birleşmiş Milletler, İngiliz Milletler Topluluğu, La Francophonie, NATO, G8 ve APEC üyesidir.

Eyalet ve bölgeler

Kanada 10 eyalet ve 3 bölgeye ayrılmıştır. Eyaletlerin federal yönetimden geniş oranda özerkliği varsa da bölgelerin bağımsızlığı daha azdır.

Eyaletler, Kanada'nin sosyal programlarının çoğundan (örneğin sağlık sistemi, eğitim ve refah) sorumludur; ve toplamda federal hükümetten daha fazla gelir toplarlar. Federal hükümetin politikalarından muaf tutulabilirler, ancak bu federal gelirlerden alınan payın kaybı riskini de taşır. Ceza kanunları kesinlikle federal hükümetin sorumluluğu altında olan az sayıdaki alanlardan biridir ve suç ve ceza Kanada'nın çoğunda tek biçimlidir.


Alberta Banff Ulusal Parkı'ndaki Morraine Gölü

Eyalet Hükümetleri

On eyaletin eyalet başbakanı tarafından yönetilen seçilmiş yasama kolu vardır, eyalet başbakanları federal başbakanla aynı şekilde seçilirler. Ayrıca her eyaletin federal başbakan tarafından atanan ve Kraliçe'yi temsil eden göstermelik birer vali yardımcısı vardır.

Çoğu eyalette federal düzeydeki partilerin karşılığı olan eyalet duzeyinde partiler vardır. Ancak NDP dışında eyalet düzeyi partiler ile federal düzeydekilerin arasında resmi bir bağ yoktur. Bazı eyaletlerde Saskatchewan Partisi ve Labrador Partisi gibi yerel politik partiler de bulunur.

Quebec'deki politik durum diğerlerinden çok farklıdır, partiler arasındaki en belirgin fark, Québécois Partisi tarafından temsil edilen ayrılıkçılık ile Quebec Liberal Partisi tarafından temsil edilen federalciliktir. Bu iki parti haricinde sağ görüşlü Quebec Demokratik Eylem Partisi (ADQ) ve sol görüşlü İlerici Güçler Birliği (UFP) adlı küçük partiler de Quebec'de faaliyet göstermektedir. Ancak bunlardan sadece ADQ şimdiye kadar Quebec meclisine üye sokabilmiştir.

Bölgesel Hükümetler

Anayasa yerine Parlamento tarafından kuruldukları için bölgeler eyaletlerden daha az siyasi güce sahiptirler. Bunun sonucu olarak bölgeler Parlamento'da eyaletlere eşit temsil edilmezler.

Bölgelerin devlet başkanlarına komisyoner denir. Her ne kadar eyaletlerdeki yardımcı valilere eşit düzeydelerse de Kraliçe'nin temsilcisi değillerdir. Federal hükümet tarafından atanırlar.

Yukon'un eyalet meclisleriyle aynı şekilde çalışan kendi bir meclisi vardır, fakat diğer iki bölge siyasal partisiz uzlaşma yönetimi sistemi kullanırlar. Bu yöntemde her aday seçimlerde bağımsız olarak yarışır, ve bölge başbakanı adaylar arasından ve adaylar tarafından seçilir.

Federal hükümet ve bölgesel hükümetler arası ilişkiler her zaman gergin olmuştur. Hükümetler arası uzlaşmazlıkların çoğu kaynakların kullanımı ve finansman hakkında olmuştur. Kişi başına gelire göre bölgeler Kanada'da en yüksek oranda olsa da, bölgelerdeki yoksulluk oranı sosyal yalıtım, mal sağlamadaki aşırı zorluk ve maliyet, işlerin yıpratıcılığı ve sosyal problemlerden dolayı devamlı yüksek olmuştur.

Ekonomi

Varlıklı ve yüksek teknolojiye sahip endüstriyel bir toplum olarak Kanada bugün, serbest pazar merkezli ekonomik sistemi, üretim modelleriyle ve yüksek yaşam standartları ile ABD'ye çok benzer. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana imalat, madencilik ve hizmet sektörlerindeki artış Kanada'yı kırsal ekonomiden endüstriyel ve şehirsel bir toplum haline getirdi. Enerji üretimi bakımından kendine yeterli olan Kanada'nın doğu kıyısında ve batıdaki üç eyaletinde engin doğal gaz yatakları ve fazlaca diğer doğal kaynakları bulunmaktadır. 1989'daki Kanada-ABD Serbest Ticaret Anlaşması (FTA) ve 1994'deki Meksika'yı da içeren Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (NAFTA) ABD ile olan ticari ve ekonomik bütünleşmede hızlı bir artışa neden oldu. Bu yakın ilişkiden dolayı, 2001'de ABD'de ekonominin kötüye gitmeye başlaması Kanada ekonomisinde de olumsuz etkiye yol açtı, ancak Kanada ekonomisi beklenenden daha az etkilendi. 1993-2000 arası reel büyüme ortalama %3 iken, bu oran 2001'de azaldı. 2003'te imalat ve doğal kaynaklar sektörlerindeki küçülmeden dolayı işsizlik arttı. Bunlara rağmen Kanada 2001'den sonra ekonomik gerilemeyi durdurmayı başardı ve G7 grubu içerisindeki en iyi ekonomik büyüme oranını tutturdu.

Ekonomik durumun üzerine düşmekte olan iki gölgeden birincisi İngilizce ve Fransızca konuşan bölgeler arasında devam eden anayasal çıkmazın federasyonun bölünmesi olasılığını ortaya çıkarmasıdır. Süregelen belirsizlik Kanada'nın borçlarından kimin sorumlu olacağı, ticari ilişkilerin nasıl bir hal alacağı gibi birçok soruyu da beraberinde getirmektedir.

Diğer bir uzun vadeli endişe de “beyin göçü” olarak da bilinen profesyonellerin daha yüksek ücret, daha düşük vergi gibi nedenlerle ABD'ye akmaya başlamasdır. Aynı anda da önemi pek farkedilmese de göçmenlik yoluyla bir “beyin kazanımı” da devam etmektedir. Çoğu batı ülkesinde olduğu gibi Kanada'da da bu durumun faydaları yabancıların niteliklerinin tanınmasi kurallarıyla sınırlanmıştır; çok sayıda eğitimli ve yetenekli göçmen Kanada'da niteliksiz işlerde çalışmaktadırlar, çünkü sicilleri devlet, işverenler ve Kanada Medikal Birliği gibi çeşitli profesyonel kurumlarca tanınmamaktadır.

Transparency International adındaki kurum Kanada'yı ahlaki yozlaşmanın en az olduğu 12. ülke olarak sıralamaktadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 557
favori
like
share