Meşhur bir ressam, günün birinde dünyanin en guzel şeyinin resmini
yapmaya karar verdi.
Bunun için de uzun bir yolculuga cikti.

Agaclik bir yolda giderken yaşlı bir adama rastladı ve ona dünyanin en
güzel şeyini sordu.

İhtiyar:

imandir dedi. Biraz ilerleyince kasabada bir dügün gördü.

Kalabaligin arasindan geline dogru ilerleyerek ayni soruyu ona da
sordu. Gelin gözlerinin icin gülerek:

"Dünyanın en güzel seyi aşktır" dedi.

Sonra cepheden dönen yorgun bir askerle karşılaştı. Aynı soruyu ona da
sordu ve su cevabi aldi:

"Dünyanın en güzel şeyi barıştır."

Ressam kendi kendine iman, aşk ve barışın resmini nasil yapabilirim ki
diye düsünürken evin yolunu tutmustu.

Evin kapısından içeri girdiginde dünyanın en güzel manzarasinin
karsisinda durdugunu düsündu.

Çocuklarinin masum bakışlarında iman, karısının gözlerinde aşk, evinde
ise barış hali vardı.

Böylelikle dünyanın en güzel şeyinin resmini yapmaya koyuldu. Resim
bitince de adını
şöyle koydu:

Evim.


__________________

Asalet; Boyda değil, soyda
İncelik; Belde değil, dilde
Doğruluk; Sözde değil, özde
Güzellik; Yüzde değil, yürekte olur...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 973
favori
like
share
kırık_kalp Tarih: 02.06.2009 11:37
Paylaşımın için teşekürler.Doğru insanın evi ailesi gibisi yok
1sidelya Tarih: 02.06.2009 00:04
Emeğinize sağlık bu güzel paylaşım için sağolun...