[blink]Lütfen önce görüntülü haber'i seyredin..[/blink][URL=http://usa.stv.com.tr/haber/seker_1.wmv]BESLENMEDE YANLIŞ BİLDİKLERİMİZ VE ŞEKER(Konuyla ilgili haberi burdan yükleyebilirsiniz)

Her damağa ve göze uygun rengarenk, biçim biçim şeker, çikolata ve binlerce ton tatlı tüketiyoruz, özellikle Şeker Bayramı'nda doğal ya da kimyasal içerikli bu besinlerin sağlığımız üzerindeki olumsuz etkilerini umursamadan. Uzmanlar çocukluk yaşlarında başlayarak 20-25 yaşlarına dek süren şeker bağımlılığımızı bayramlar ve adetlerimiz yüzünden yaşam boyu terk edemediğimizi belirtiyorlar. Küçükler rengarenk şekerleri seviyorlar. Lolipop gibi, elma şekeri gibi. Ülkemizde şu günlerde 250 çeşidin üzerinde şeker üretiliyor. Tabii akide şekeri hala eski yerini koruyor. Yetişme çağındaki gençler özellikle meyveli ve naneli şeker bağımlısı. Yetişkinlere gelince onların tercihleri çikolatadan, tatlıdan yana.

Bu yüzden de üreticiler damağımıza uygun şekerler, çikolatalar ve tatlılar üretmek amacıyla birbirleriyle yarışıyorlar. Örneğin sporun daha doğrusu futbolun geniş kitlelerin ilgisini çektiği şu günlerde, futbol kulüplerinin renkleri taşıyan yeni bir tatlı tatlı bile yaratıldı. Böylesine bir yenilik bile, belli bir kitlenin şeker tüketiminin artmasına yol açıyor. Bayram, yaş günü, aile ziyareti ya da eğlence. Her türlü fırsatı değerlendiriyoruz, şeker çikolata ya da tatlı yemek için...

Şekerciler, tatlıcılar tarafından sarılmış durumdayız. Glikoz bilumisine yakalanmış bir toplum olup çıktık. Bu arada ayrıca, glikoz bilumisine, yani şekerli besinlerle beslenme alışkanlığına yol açan bir diğer etken daha var: Stres. Modern yaşamımızın güçlükleri, zaten alışkanlığını edindiğimiz şekerli besinlere yönelmemizi daha da kolaylaştırıyor. Öylelerimiz var ki yaşamımızı sadece şekerli besinlerle sürdürüyoruz. Karnı açıktıkça, şeker ya da çikolata atıştıranların sayıları bitip tükenmez.

Yakından tanıyın

Bu durumda, şekeri yerken, önce ne yediğimizi bilmemiz gerekiyor. Şekerin şeker pancarı adı verilen bitkinin kökünden (yumrusundan) elde edilen verecek olduğunu belirtiyor. Yapısı karbonhidrat 100 gr. şeker yüzde 99.5 karbonhidrat içeriyor. Kalorif değeriyse, oldukça yüksek. 100 gramda 380 kalori var. Vitamin, mineral ve madensel maddeler açısından son derece zayıf. 100 gr şeker ayrıca 0.5 miligram su içeriyor.

Şekerin vücudun enerji kaynağı olduğunu belirtiyor ve ekliyor 'Ancak alınacak şeker miktarının iyi ayarlanması gerekir. Şeker vücuda doğrudan gerekli glikoz fonksiyonu gösterdiğinden (glikozun beyine doğrudan ulaşması gibi) şeker ya da şekerli besinler vücut için zaruridir. ancak gerekenden fazla alınırsa, şeker vücutta kilo fazlalığına (şişmanlamaya) yol açan besinlerin başında yer alır.'

Şeker katılarak yapılan yiyeceklerin çeşitliliğini, şeker tüketiminin artmasına yol açan temel föktör. Örneğini, hamur işleri, kompostolar, sütlü ve şuruplu tatlılar. Ayrıca, millet olarak ilişkilerimizi tatlı yiyelim tatlı konuşalım atasözünden yola çıkarak düzenlediğimizden, ülkemizde şişmanlığın temel nedeninin şeker tüketimine özellikle de hamurlu tatlılara bağlı olduğu da ortaya çıkıyor.

[blink]Zararları saymakla bitmez[/blink]
Aşırı şeker tüketimi kilo fazlalığına, dolayısıyla pek çok hastalığa davetiye çıkarıyor.

Obezite.
Diyabet.
Gastro-intestinal hastalıklar (Mide-bağırsak hastalıkları)
Kalp-damar hastalıkları (En başta hipertansiyon).
Fiziki tedavi hastalıkları (belde, boyunda, dizlerde ağrılar).
Hormonal hastalıklar.
Diş çürümesi (özellikle düzensiz olarak şeker ve şekerli besin yiyen ve diş sağlığına gereken özeni göstermeyen çocuklarda).

SONUÇ: Vücut için birinci derecede gerekli maddeler arasında yer alan şekerden vazgeçmek olanaksızdır. Şekere bağlı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalmamak için şeker, şekerli besin ve çikolata tüketiminde aşırılıktan kaçınmak gerekir.

Yararlı mı?

Fizyolojik açıdan doğal ürünlerden üretilen şekerler, belli ölçülerde tüketildiği sürece ne yararlı, ne de zararlıdır. Glikoz içeren, şeker adı altında satılan maddelerin hiçbiri mineral ve vitamin içermez. Şekerin güçlendirdiği doğrultusundaki düşünülen bu yüzden yanlıştır. Pek çok çocuk ve yetişkin, açlık duygusunu, bastırmak için de şekere yönelmektedir. Açlık duygusunu yenmek psikolojik bir destek sağlar. Yani şeker strese karşı çok etkili bir silahtır. Bu yüzden küçük ya da yetişkin, pek çok insan ilgisizlikle yüz yüze geldiğinde yaşamdan sıkıldığında ya da boşluk duygusu hissettiğinde şekere yönelir, daha huzurlu olabilmek, sorunlarının üstesinden gelebilmek için.

Çikolatayı tanıyın

Şeker Bayramı'yla beraber bol bol tüketeceğimiz tatlılardan biri de çikolata. Peki çikolatayı ne kadar tanıyorsunuz? İşte doğrular ve yanlışlar.

Çikolata şişmanlatır

Hem doğru, hem yanlış. 100 gram sütsüz çikolata, yaklaşık 520 kalori demektir. Bu durumda zayıflama rejimleri için pek uygun değildi. Ama küçük miktarlarda tüketildiğinde, şişmanlatmayacaktır.

Morali yüksektir

Doğru. Hem verdiği mutluluk hissinin nedeni, sadece tadı değildir. Çikolata aynı zamanda vücudun endorfin salgılamasına yol açar. Bu da moral üzerinde etkili bir maddedir.

Sivilce yapar

Yanlış. Eskiden beri süregelen bu kural, günümüzde dermatologlar tarafından reddediliyor. Çünkü hiçbir medikal araştırma bunu doğrulamadı.

Karaciğeri zorlar

Doğru. Hepatit fonksiyonlar üzerinde yapılan araştırmalara göre, yüksek miktarlarda çikolata yenmesinin karaciğer krizine yol açtığı ortaya konmuş. Ayrıca bu durumun genellikle pek çok maddeye karşı sindirim sorunu yaşayan insanlarda daha fazla görüldüğü de saptanmış.

Bağımlılık yaratır

Hem doğru, hem yanlış. Bağımlılık yaratır. Ancak sağlığa zararlı değildir. Hiç olmazsa alkol, tütün ve sakinleştirici ilaçlar kadar... Bazı zamanlarda önlenemez bir çikolata yeme arzusu (regl döneminden birkaç gün önce, heyecanlandıktan sonra ya da güç sarf etmeden önce) söz konusuysa bağımlılıktan söz etmek mümkün olabilir. Fakat bu durum kesinlikle tehlikeli değildir, vücut ölçüleri dışında...

Dr. Sumru Özbay

"Tatlı diş "inizi söküp atın.

İngilizler aşırı tatlı düşkünü olanları "Tatlı dişi var" diye tanımlar. Sık sık kilonuzla boğuşmamak, sağlıklı, enerjik bir yaşam sürebilmek için tatlı dişinizi söküp atmalısınız. Türk insanı tatlıya düşkün. Tatlısız yemek, eksik yemek olarak düşünülüyor. Avrupa'ya gidenler bilirler, çok şerbetli tatlıları yoktur. Genellikle sütlü, az şekerli tatlıları tercih ederler. Mutfaklarında baklava-börek olan milletlere bakın, genelde hepsi kilolu. Örneğin, şerbetli ve kaymaklı, bol kalorili bal kabağı tatlısı.... Türkiye'de bal kabağı hep tatlı olarak olarak yenir, kimsenin aklına haşlayıp püre yapmak, etin yanında servis etmek gelmez. Oysa yurtdışında bal kabağının çorbası, püresi, fırında pişmişi, az şekerli payı var, ama şerbetli tatlısını bilen yok.

Tatlı alışkanlığının temeli çocuklukta atılıyor. Tatlı çocukları ödüllendirmede en çok kullanılan yiyecek. "Uslu durursan sana çikolata alırım," "Hafta sonunda seni dondurma yemeye götüreceğim," diyen anne-baba çoktur.

Çocuklarına kurabiye-kek yapmaya fısat bulamayan çalışan anneler eksiklik duygusuna girerler. Bu şekilde tatlıyla ödüllenmeye alışınca, ileride büyüyüncede kendimizi hep tatlıyla ödüllendiriyoruz.

Anne-babaların şunu iyice anlaması gerekiyor: İyi beslenmek çok yemek değil, doğru ve dengeli yemektir. Şeker vitamin,mineral veya değerli bir başka besin maddesi içermiyor. Sadece boş kalori veriyor, şişmanlığa giden yolda emin adımlarla yürümenizi sağlıyor.

Gelin küçük bir deney yapalım. Sadece bir hafta sürecek. Bir hafta boyunca tatlı,şeker,çikolata,şekerli kek ve kurabiyeleri hayatınızdan çıkartın. Bu yiyeceklerle hiç tanışmamış olduğunuzu varsayın. Bol bol sebze,meyve,esmer pirinç-makarna,kepekli ekmek, tavuk-balık yiyin. Bir haftanın sonunda kendinizdeki değişime inanamayacaksınız. Artık eskisi gibi tatlı krizlerine girmediğinizi, şerbetli tatlıları aşırı şekerli bulup, yemekte zorlandığınızı fark edeceksiniz.

Bir haftalığına da olsa tatlısız bir yaşam zor mu geliyor? O zaman sizi daha az zorlayacak bir başka deneyimiz var. Bir hafta boyunca çayınızı kahvenizi şekersiz için. Ertesi hafta artık şekerli-çay çok tatlı gelmeye başlayacak. Hergün en az 2-3 fincan şekerli çay veya kahve içtiğinizi varsayalım. Bir gün boyunca tasarruf edeceğiniz kalori miktarı çok fazla olmayabilir. Ama bunu bir haftaya, bir aya,bir yıla,tüm bir yaşama yaydığınızı düşünün. Bu enerji tasarrufunu yararlı başka bir şeyi yemek için kullanabilirsiniz. Bu arada işin kolayına kaçıp kendinizi tatlandırıcıya alıştırmamanızı öneriyoruz. Çünkü tatlı dişinizi daha da sağlamlaştırıyorlar.

Dr Yasemin Bradley ve Anthony Bradley - İnkılap Kitabevi

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 6463
favori
like
share
MyNiceWorld Tarih: 27.12.2005 03:02
EMEKLERİNE SAĞLIK PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER HERKESE SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM :cubuk:
masarac Tarih: 25.12.2005 06:54
Kardeş paylaşımın için teşekkür ederim.

tarkın Tarih: 14.10.2005 13:27
Verdiğin bilgiler için sağol kardeş.
Halaskar Tarih: 14.10.2005 11:14
Görüntüyü izledim sağolasın.

Çok dikkat etmeliyiz. Ortasını bulmak zorundayız
PALADAYI Tarih: 14.10.2005 05:26
ALLAH razı olsun
tarbal hocam ellerine sağlık
By_UGURCAN Tarih: 13.06.2005 23:34
Bilgiler için sagolasın ellerine saglık
canturk87 Tarih: 05.06.2005 02:18
Paylaşım için sağol kardeş.
aakay Tarih: 21.05.2005 17:13
çok doğru abicim her şey belli başlı oranlarda yararlıdır .