sen şehadet şerbetini içerken, bizler için hayat başdöndürücü bir hızla devam etmekteydi...

gündelik telaşlar sarmıştı bizi... örneğin zor geldi sabah uyanmak..

alel-acele yaptık kahvaltımızı..(yaktık peşine amerikan cigarasını!..)



"şimdi işe gidilir mi" diye söylendik, hızlı adımlarla ne koştuk bilsen

kaçmakta olan dolmuşa doğru

sonra kızdık kaptana (bir daha yolcu aldığı için..)



futboldan bahsettik, hakemden, golden... son transferlerden ve süper ligden

nasılda yenmişti fener kartalı?(son golle kapmıştı işte kupayı)

.....

bilge edalarla siyaset yaptık yüzde bilmem kaç oyu nasılda kaptık...

şükür ki geçen gün kriz atlattık vatan şimdi ne güllük, ne gülistanlık!..



akşama yorgun geldik evlerimize, yemekten sonra uyku bastırdı

kumandayı aldık ellerimize, şöyle bir dolaştık o kanalları...



kimi haber diye manken izletti kimi televole sundu bizlere

kiminde haberler gayet ciddiydi "şehit verdik" diyordu lanet teröre!...



yavrun cenazende "baba" diye ağlarken, yürekler sızladı, eğildi başlar,

lanetler okundu çatıldı kaşlar! (melekler semada seni karşılıyorken...)



ve bizler ertesi gün gündelik telaşlarla

başladık bir dolmuşun arkasından (yine) koşmaya...

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 401
favori
like
share