ÖZLEDİK EFENDİM

Gül cemalinizi görenler hayran olur efendim
O şifalı sözleriniz bize Lokman olur efendim
Gündüz hayalimizde, gece düşümüzde
Özledik sizi gelin efendim.


İlmin şehri Hz. Peygamberimize,
İlmin kapısı Hz. Ali Efendimize,
Evliya Sultanı Abdulkâdir Geylanimize
Ulaştır bizleri canım efendim.

Okudukça kaleminizden dökülen incileri
Tattık ‘Zahiri ve Bâtıni Edepleri’
Çınlarken kulaklarımızda zikir sesleri
Özledik ‘Edep Yâ Hû’ deyin efendim.

İstemem bu ateş sönmesin bende
Sonunda yandıkça kayboldum sizde
Tâkâtım kalmadı bu aciz bedende
Özledik sizi gelin efendim.

Manevi kemale Veysi olarak ulaştınız
Biz evlatlarınıza ne büyük cevherler saçtınız
Hz. Ali, Ehli Beyt, Abdulkadir Geylani ve Ricali Gayib’ den,
Doğan o şifalı membaınızı bizlere de ulaştırın efendim.

Sizin gibi bir deryada, kaybolmak, boğulmak ve dirilmek...
Kâdiri, Nakşî, Sühreverdi, Kübreverdi, Çeşti, Mevlevi’den
Şazelî, Bedevî, Dussûkî, Rufâî, Bayramî ve efendim
O güzel Sünnetin ve ehlibeyt sevgisinin adresi
Dergahınızdan, bizlere ders verişinizi özledik efendim.

Dağlar - taşlar, uçan kuşlar
Seher vakti esen yeller
Muzaffer sultanımın gözlerinden akan yaşlar
Anlatır sizi bizlere canım efendim.

Ledünnî ilmi sohbetinizle
Silsiledeki yerinizle
Şefkatli kalbiniz, yumuşak sözünüzle
Özledik sizi gelin efendim.

O güzel ahlakınız, gülen yüzünüzle
İçi kan ağlasa da, gül gibi rahatlatan özünüzle
Rasulullah’a ve Ehli Beyt’e olan engin sevginizle
Özledik sizi bilin ve gelin efendim.

Güzel kalbiniz, yumuşak huyunuzla,
Kimseyle münakaşa etmeyişinizle,
Nezaketiniz ve güler yüzünüzle,
Özledik sizi gelin efendim.

Peygamber efendimiz ümmeti için ağlarken
Biliyoruz ki efendim sizde müritleriniz için ağlardınız.
Şimdi evlatlarınız ise efendim
Sizin kıymetinizi bilemediği için ağlıyor.
Ama efendim, bilen evladınızın izindeyiz inşallah.

Biliyoruz ki Peygamberimizin varisi sizdiniz
Ledünnî ilimle evlatlarına sohbet eden sizdiniz
Ehli Beyt sevgisini bizlere öğreten yine sizdiniz
Peygamber varisi olan sizi özledik, gelin efendim.

Size olan hasretim çölde suya olan hasretten daha çoktur
Çölleri yeşertecek Rabbim bu aciz evladınızın gönlünü,
Firakınızla yeşertir mi efendim.
Bitmedi ümidim bekliyorum,
Ömrüm bitse de sevgim bitmeyecek efendim.

Mevlana der ya Şefkatte güneş gibi oluşunuza,
Ayıpları örtmede gece gibi oluşunuza,
Hele tevazuda toprak gibi oluşunuza,
Şahidiz efendim, şahidiz bizler.

Kerbelayı bilince kana kana su içmediğinize,
Allah’ın ve Resulü’nün aşkıyla yanan gönlünüze
Daim zikirle meşgul oluşunuza
Şahidiz efendim, şahidiz bizler.

Her sohbetinizde Kur’an ve Hadis okutuşunuza,
Yemek yemedeki, su içmedeki,
Yatmada, kalkmada, yürümedeki,
Konuşmada, susmada ve gülmedeki...
Edepleri bize sen alıştırdın,
Şahidiz efendim, şahidiz bizler.

Kur’an, sünnet ve Ehli Beyt sevgisini
Yolunuzdaki anne ve bacılarımızın
Hz. Fatıma dan gelen manevi terbiyesini,
Sizin yolunuz da gördük.
Şahidiz efendim, şahidiz bizler.

Sizi anlatmaya kelimeler yetmiyor
Size olan özlemimiz biran olsun dinmiyor.
Muzaffer sultanımız sizden feyzi saçıyor,
Özledik sizi bilin, duyun ve gelin efendim.

Gözümüzden süzülen yaşlarla,
Beklesek de özlesek de yüreklerimiz kanasa da,
Bizler sizin o güzel yaşantınıza şahidiz ve
Dualarımız da hep siz varsınız.
“Rabbim sizi ve evlatlarınızı cennetiyle ve
Cemaliyle müşerref kılsın EFENDİM”.

HÜSAMETTİN BOLAT

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 347
favori
like
share