Sağlıklı bireylerde sabah uyandığında ağızda çirkin bir koku bulunabilir. Bu hoş olmayan ağız kokusu günümüzde gelişmiş toplumlar da dahil olmak üzere bireylerde oldukça sık rastlanılan bir durumdur. Ağız kokusunun nedenlerini ve önlemenin yollarını Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölüm Koordinatörü Prof. Dr. Yavuz Baykal açıklıyor….


Dilinizi de fırçalayın
En önemli neden ağız hijyeni olduğundan, dil sırtında yerleşik olan bakteriyel birikimleri ortadan kaldırmak önemlidir. Bu nedenle birikim gösteren bakterileri kazıyıcı bir alet ile dil sırtının kazınması oldukça önemlidir. Ayrıca antiseptik gargaralar bakterilerin yeniden birikip çoğalmalarını engelleyebilir. Sakız çiğnemek salyanın debisini ve yapışkanlığını artırarak, dil sırtına yıkama etkisi oluşturur ve bakteri çoğalmasını kısmen engeller. Çinko içeren gargaralar daha fazla uçucu sülfür bileşikleri bağlar ve bu yüzden ağız kokusu tedavisinde faydalıdır. Uçucu sülfür bileşiklerini bloke eden diğer bir madde sodyum bikarbonatlı diş macundur. Hasta her gün diş fırçalamaya ve bu sırada dilini de fırçalamaya alışmalıdır. Özellikle dil kökünün sert ve güzel olarak fırçalanması gerekir.


Kötü ağız kokusunun kaynağı..
Ağız kokusunda altta yatan sebep çoğunlukla dil çıkıntıları arasına yerleşen bakterilerin oluşturduğu uçucu sülfür bileşikleridir. Kötü ağız kokulu bireylerde bu miktarlar çok daha yüksektir. Dil ucundan, dil köküne doğru gidildikçe bu uçucu sülfür bileşiklerinin miktarı artar.
Ağızda yerleşmiş olan bu bakteriler ağız kokusunun oluşmasında önemli rol oynar. Özellikle dilin en arka bölgesinde yerleşen mikroplar daha fazla koku yapar. Diğer taraftan, fazla sayıda bakteri, kötü hijyen, alkali ortam ve ağızda protein artıklarının bulunması kokuyu daha da artırır.
Ağız kokuları 3 başlıkta incelenir...


Normal ağız kokusu: Her sağlıklı birey sabah uyandığında sindirim kanalında biriken gazlar veya dil sırtında çoğalan bakterilerin oluşturduğu uçucu sülfür bileşikleri sebebiyle ağız kokusu duyabilir. Özellikle proteinden zengin yiyecekler (et, balık, yumurta) daha fazla ağız kokusuna neden olmaktadır. Dil sırtını fırçalamak ve sürekli olmamak şartıyla klorheksidin veya çinko içeren ağız gargaraları kullanmak ve sakız çiğnemek bu durumu azaltabilir.


Anormal ağız kokusu: Ağız kokusu olan hastalar diş hekimine ağız kokusu şikayetiyle müracaat etmeyebilir. Ağızlarındaki çirkin kokunun ya farkında değil ya da tolere etmektedirler. Bu hastaların ancak yüzde 25’i diş hekimine müracaat eder. Genellikle ağızlarındaki kokuyu kabullenmişler ve anormal ağız kokusundan farklı bir şikayet ile diş hekimine müracaat ederler. Diş hekiminin uyarısı ile tedavi edilirler. Bazı hastalarda ise kendisinin değil, yakınlarının tespiti söz konusudur. Anormal ağız kokusu ağız içi veya ağız dışı kaynaklı olabilir.


Ağız nedenli olanlar: Ağız kokusunun sebeplerinin %87 si ağız içi kaynaklıdır. Bunların %51’i dil, %32 si diş ve dişeti, %17’si ise bunların karışımına bağlıdır. Çeşitli hastalıklara bağlı oluşan ağız kuruluğu da kötü kokuya neden olabilmektedir.

Ağız dışı nedenler: Bu sebeplere bağlı ağız kokusunun görülme sıklığı %13 olup, bunların %7’si kulak-burun-boğaz kaynaklıdır. Sindirim sistemi kaynaklı olanlar %1 civarındadır.


En sık sebepler:
Kronik bademcik iltihapları,
Kronik sinüzit, burun polipleri,
Kronik faranjit,
Sindirim sisteminde darlık,
Mide ülseri, helikobakter plori varlığı,
Reflü hastalığı
Sindirim kanalındaki iltihabi hastalıklar,
Karaciğer yetersizliği
Şeker hastalığı,
Böbrek yetmezliği, üremi
Akciğerin iltihabi hastalıkları (bronşektazi, apseler),
Böbrek yetmezliği
Sigara kullanımı


Psikosomatik ağız kokusu: Böyle hastalarda yakınma olmasına rağmen aslında gerçek bir anormal ağız kokusu yoktur. Böyle hastaları patolojik anormal ağız kokusundan ayırmak zordur.


Tedavi:
Tedavi esas olan; ağız hijyenine dikkat, nedenin ortadan kaldırılması, tedavinin süresi, hastanın tedaviye uyumu, hastanın tercihidir.




Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 394
favori
like
share
MasaLYuzLu Tarih: 01.06.2009 18:59
Tskler..