Gerçek Acıysa Hayat Gerçektir Hikayesi - Gerçek Hikayeler - Gönül Yıldız

Yağmur şakır şakır yağıyordu.Yağmur damlaları cama sertçe vurup, sesleri rüzgar uğultusuyla karışıyordu.Aslım şok geçirmiş gibiydi.Altı yaşındaki çocuktan başka ne beklenebilirdiki?Minicik elleriyle buhar olmuş arabanın camlarına resim çiziyordu.Yengesi Latife hanım ise kucağına oturttuğu Aslım�a bakıp bakıp ağlıyordu.Ne acıydı.Acıydı, çünkü bu minicik ellerin sahibine anne ve babasının trafik kazası geçirip hayatlarını yitirdiklerini anlatmak çok zordu.Hele ki bu küçük çocuğun bunu anlamasını beklemek daha da zordu.her şeyden habersiz Aslım ise aslında bir şeyler seziyordu.o küçücük kalbine bir şeyler oturmuştu sanki.Birden yengesine döndü ve;
-��Yenge, annem ve babam nerede?Bu gün yurtdışından gelmeyecekler miydi?��dedi.Latife Hanımın yüzünde acı bir gülümseme belirdi.Daha sonra eşi Muhsin Beye döndü.Muhsin Bey eşine sus demeye çalışarak işaret parmağını dudaklarını götürdü.Latife Hanım kendini topladı ve;
-��Aslım, şimdi bunları konuşma zamanı değil.Evde her şeyi zamanı gelince anlatacağım.��dedi ve Aslım�ın başını göğsüne yaslayarak uzun bir ��ah�� çektikten sonra başına bir öpücük kondurup ��Hadi uyu.Çok yoruldun.��dedi.Eve vardıkların da Aslım çoktan tatlı rüyalar alemine girmişti.Onu uyandırmadan eve çıktılar.Yatağına yatırdılar.Aradan birkaç gün geçti.Aslım her gün daha fazla merak içinde anne ve babasını soruyordu.Cevap alamadığı zaman da yemek yemiyor hiç kimseyle konuşmuyordu.Eve �`başınız sağ olsun��demeye gelenler Aslım�a bakarak ��Ah yavrum!Yemeden içmeden kesilmiş.Vah yazık!��deyip Aslım�a abuk sabuk sorular sorup küçücük kızın kafasını iyice karıştırıyorlardı.Latife hanımın büyük kızı Esin ise bu durumdan rahatsız oluyordu.Çünkü; bu sözlerle Aslım ��Annemle babam nerede?Hiç gelmeyecekler mi?Teyzeler yalan mı söylüyor?��deyip deyip ağlıyordu.Latife Hanımın kızı Esin buna daha fazla dayanamadı.Nitekim bir süre sonra Aslım�ın ağlamaları kesildi.Bir gün yine gelen misafirler böyle konuşurken Aslım her şeyi dinledikten sonra yüzünde bir hüzün odasına gitti.Bunun üzerine Esin kendini tutamadı ve;
-��Hanımlar beyler.Kendinize gelin, laflarınızı tartarak konuşun.Küçücük çocuğa böyle sözler söylenir mi?Hiç o çocuğun durumunu düşündünüz mü?Ne biçim insanlarsınız siz.Baş sağlığınızı diler gidersiniz.Küçücük çocuğa ne diye laflar edip sorguya çekiyorsunuz?Ayıp değil mi?Cahillik diz boyu bu memlekette.��diyerek bu konuşmalara artık bir son verdi.Tam bir buçuk hafta olmuştu.Gelen giden kesilmişti.Bir akşam yemeğinde Aslım dayanamayıp sordu:
-��Amca, neler oluyor?Annem ve babama ne oldu?Niye misafirler geldi?Beni evime götürsenize.Annemler çok kızar.��Niye amcanlara kalabalık ettin.��diye çok kızarlar.��dedi.Bunun üzerine Muhsin Bey:
-��Bak Aslım.Bunu söylemek çok zor bitanem.Umarım büyüdüğünde böyle bir durumla karşılaşmazsın.Sana bunu nasıl söylesem bilmiyorum.Ama anlatmak zorundayım.Bak tatlım artık annen ve baban gelmeyecekler.��
-��Hiç mi?��
-��Hiç.��
Masada bir sessizlik oldu.Aslım öylece kalakaldı.Sanki biri karnına yumruk indirmişti.İşte aynen öyle kalmıştı.Aslım masadan kalkarak odasına gitti.Bir kaç gün boyunca zar zor yemek yedi.Hiç konuşmadı.Latife Hanım telaşlanıyordu.Ve en sonunda dayanamayıp eşi Muhsin Beye:
-��Muhsin, bu çocuğun hali iyi değil.Bağırmıyor çağırmıyor, ağlamıyor.Evde öylece oturuyor.Başka bir şey yapmıyor.��dedi.Aniden Aslım odasından çıktı.Ağlamaya başladı.Birden dizleri tutmadı ve yere yığılıp ağlamayı sürdürdü.Muhsin Bey ve Latife Hanım hemen koştular.Kucaklayıp yerine yatırdılar.O gece Aslım ateşlendi.Aile doktorları Rıfat Beyi çağırdı Muhsin Bey.Neyse ki çok geçmeden ateşini düşürdüler.Daha sonra Aslım uyuyup kaldı.
Aslım bilmiyordu bundan sona kendini bekleyen hayatı.Büyüdükçe omzuna binecek yükleri bilmiyordu.Bundan sonra onu zorlu bir sınav bekliyordu.Bu sınava girip kendine dersler çıkarması gerekiyordu.Kısacası bu sınav hayattı.Hem de onun gerçek ve acı hayatı.


Gönül Yıldız

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 453
favori
like
share
1sidelya Tarih: 04.06.2009 08:36
Emeğinize sağlık arkadaşımm..