Gitarımın Tellerine Aşklar Konar tiyatrosu

okak Çalgıcısı bir caddede kendinden geçercesine gitar çalıp neşeli neşeli şarkı söylüyordur. O sırada genç ve güzel bir kız cep telefonuyla konuşarak oraya doğru gelir. Konuştuktan sonra bir arkadaşını beklemek üzere orada beklemeye başlar. Çalgıcı dikkatini çekmiştir. Bir süre çalgıcıyı izledikten sonra şarkıya o da katılır. Kızın sesini alan çalgıcı bir anda kız ile göz göze gelir._______

KIZ – Pardon rahatsız etmek istemezdim.Ne kadar güzel söylüyorsunuz.Hem de bu halinize rağmen çok neşelisiniz.
ÇALGICI – Teşekkür ederim.Ama halimden gayet memnunum.Belki biraz kılık kıyafetimi sevmemiş olabilirsiniz.
KIZ – Yook onu kastetmedim.Sadece halinizden memnun olmadığınızı sanmıştım yanılmışım.Özür dilerim.
ÇALGICI – Özüre gerek yok Sizin yerinizde olsaydım, belki bende aynı şeyi düşünürdüm.
KIZ – Rahatsız ettim sizi.Lütfen devam edin siz.
ÇALGICI – Yok estağfurullah. (gitarını alır )
KIZ – (telefon açar) Nerde kaldın ahmet ne zaman geleceksin? Nee! Daha yenimi otobuse bindin.Sen beni ne sanıyorsun mezarlık çınarımı? Peki tamam.Allahım sen bana sabır ver.
ÇALGICI – Haddim olmayarak soruyorum ama birini bekliyorsunuz galiba? Yoksa yanınızda biri var da benmi göremiyorum.
KIZ – (hafif güler) Evet. Beyefendi hazretlerini bekliyorum.Sanki karşısında.. eyy Allahım.
ÇALGICI – Nasıl olur.Sizin gibi güzel ve nazik bir bayanı (kısık sesle söyler) bekletmeyi nasıl beceriyor acaba.Bir formulu olsa gerek.
KIZ – Efendim. Ne dediniz anlamadım.
ÇALGICI – Dedimki sizin gibi güzel ve nazik bir bayanı bekletmeye utanmıyormu dedim.
KIZ --İltifatınız için Teşekkürler. Sevmesem zaten hayatta beklemem..
ÇALGICI – Yine haddim olmayarak birşey soracağım izin verirseniz.
KIZ – Buyrun sorun lütfen zaten şu anda konuşmaya çok ihtiyacım var.Yoksa düşündükçe delireceğim.
ÇALGICI – Acaba o da sizi seviyormu?
KIZ – Bir yıldır beraberiz, sevmeseydi herhalde şimdiye kadar ilişkimiz biterdi.
ÇALGICI – Peki sizin tahmininiz ne yönde? Acaba sizi seviyormu? Yoksa sadece hoşlanıyormu?
KIZ – Bazen bende anlayamıyorum, seviyormu hoşlanıyormu yoksa sadece gönülmü eğlendiriyor.Ama ne zaman hatasını arasam, tereyağı gibi üste çıkabiliyor.Onun için bende daha ak mı kara mı karar veremedim.
ÇALGICI – Anlıyorum. Bende bir zamanlar böyle bir çıkmazdaydım.Bazen kendimi koca bir labirentin içine mahkum edilmiş bir fare gibi hissediyorum.Görevimde karşıma çıkan yollardan birini seçip labirentin sonundaki tulum peyniri bulmak (hafif güler) tulum peyniri çok severimde.Neyse, işte hayatda böyle değilmi? Karşımıza çıkan bir yolu seçme macerası.
KIZ – Ne güzel konuşuyorsunuz? Bugün sizin gibi biriyle tanıştığım çok iyi oldu.
ÇALGICI – Benim ismim Özgür memnun oldum.
KIZ – Bende Bahar.Bende çok memnun oldum.
ÇALGICI – İsminiz de çok güzelmiş.Hayalimdeki kız ismi.
KIZ – Teşekkür ederim.Sizin isminiz de çok güzel.
ÇALGICI – Bende Teşekkür ederim. (sessizlik, birden çalgıcı gülmeye başlar)
KIZ – (hafif güler) Hayırdır niye gülüyorsunuz. Ters birşeymi söyledim.Eğer bir kusurum olduysa affedin.
ÇALGICI – (gülerek) Yok canım sizinle alakalı birşey değil.
KIZ – Peki ne oldu da birden böyle gülmeye başladınız.
ÇALGICI – Eee şeyy... oldu canımm. Çoğu zaman.... (kendini tutumaz,güler)
KIZ – (güler) Allah allah hayırdır inşallah.
ÇALGICI – Hayır hayır. Ayy az kalsa göbeğim karpuz gibi çatlayacaktı.Affedersiniz, çok özür dilerim.Aklıma birden birşey geldi de. Sizinle alakalı birşey değil.
KIZ – Önemli değil anladım zaten bana gülmediğinizi.
ÇALGICI – Eee neye güldüğümü sormayacakmısınız?
KIZ – Belki özel bir şeydir diye sormak istemedim.Madem sordunuz, hakikaten neye güldünüz?
ÇALGICI – Biraz önce isimlerimizi öğrendikten sonra bir sessizlik oldu ya. İşte çoğu zaman halk arasında olur ya böyle hani ne bileyim.Hanımların beş çayı veya altın günü toplantılarında, bayların kahve sohbetlerinde bazen bir sessizlik olur.
KIZ – Evet ne olmuş.
ÇALGICI – O sessizlik çoğu zaman daha doğrusu her zaman tahmin et hangi sihirli kelime ile bozulur.
KIZ – (ikisi birden) Bu aralar havalarda bayağı iyi gidiyor.
ÇALGICI -- Bu aralar havalarda bayağı iyi gidiyor. Aaa aynı anda söyledik Bende işte öyle bir giriş yapacaktım da baktım çok komik olacak gülmeye başladım.
KIZ – Sakın kızma ama bu o kadar da gülünecek birşey değil yani.Bu kadar gülmene şaşırdım doğrusu.
ÇALGICI – Aslına bakarsan ben de çok şaşırıyorum.Niye dersen, ben o cümlenin söylendiği zamana veya kimin söylediğine gülmüyorum.İnsanlara gülüyorum sadece insanlara ve onların hayatın tüm renkliliğine rağmen nasıl olupta bu kadar tekdüze bu kadar monoton yaşayabilmelerine.Hergün aynı şeyleri konuşuyorlar, aynı duygularla hareket ediyorlar hep aynı yere bakıyorlar ve böylece ölüyorlar. Ömrü bir gün olan bir kelebek bile bütün çiçeklerin tadına varabiliyor.Bütün hoş kokuları, yaşama sevincini ve köküne kadar özgürlüğünü yaşayabiliyor. Minicik bir kelebeğin yaptığı şeylere bakarmısın sen hele.İşte bunları düşününce ne kadar hüzünlensemde gülüyorum.
KIZ – Bazen bende kuşları kıskanırım. Nasılda gökyüzünün tadını çıkarırlar değilmi? Her kanat çırpışlarında bir hikaye yatar ve biz anlayamayız.Daha doğrusu göremeyiz.
Galiba siz tüm bunları görebiliyorsunuz? Bu durumda böyle şakacı ve esprili bir insan olmak için zaten tüm bunları görebilmeli insan.
ÇALGICI – Görmek istemesende gösteriyorlar. Tüm bunlar...
KIZ – (telefon çalar) Pardon! Ne var? Ne demek 10 dakika sonra ordayım.5 dakika içinde burada olmazsan bundan sonra beni anca helvanı pişirirken görürsün.Birde utanmadan telefon açıp (onu taklit eder) 10 dakika sonra ordayım hayatım demezmi? Çıldırmak içten bile değil.
ÇALGICI – Bazen çıldırmak güzeldir, insana herşeyi unutturur.Bir büyük rakı’nın üstüne konyak içmiş gibi olur insan ve o kadar çok şey aklına gelirki sonunda hiçbirşey hatırlamazsın.
KIZ – Yani şimdi ben bir süre sonra bu sinirimi unutacakmıyım?
ÇALGICI -- Ne kadar rakı içtiğine bağlı, şey pardon ne kadar sinirlendiğine bağlı. Bizim mahallade selim abi diye biri var.Her gün o kadar içiyorki, ne zaman görsem Kadıköy – Haydarpaşa yaparak geziyor.
KIZ – Niye acaba o kadar içiyor bir derdi vardır mutlaka.
ÇALGICI – Olmazmı? Adamın bir karısı var, görsen erkek sanırsın. Fredi krugur ile safiye ayla karışımı birşey.
KIZ – (güler) Ciddenmi?
ÇALGICI – (Trakya ağzı ile konuşur) Tebe vallaha be yav. Bizim selim abi trakyalıdır.Şimdi diyeceksin Trakyalı ise içmesi normal, onlar sever içkiyi diyeceksin.Karısı gençken selim abi hiç içmezdi.Kadın birden kocayınca o da kendini aslına verdi.
KIZ – Ne yaparsan yap kaderinden kaçamıyorsun galiba? Ama ben sizi burada saatlerdir işinizden alıkoydum konuşmaya dalınca insan düşünemiyor.Lütfen siz çalmaya devam edin.
ÇALGICI – Bana katılırsanız çalarım.Yoksa o Ahmet mi ne gelene kadar burada sizin kafanızı ütülerim.Tamammı?
KIZ – Ama ben pek şarkı bilmemki!
ÇALGICI – Ben biliyorum sanki, aklıma ne gelirse onu söylüyorum.Hadi lütfen.
KIZ – Benim sesimde çok kötüdür.
ÇALGICI – O konuda kimse elime su dökemez.Benim sesim o kadar kötü ki, hiç unutmam.Bir gün bir arkadaşım ile sahildeki dalgakıranın orda gündüz vakti kafaları çekiyorduk.Bana bir efkar bastı, şöyle bir şarkı patlatıyım dedim.Şarkının daha başındayken bir karga sürüsü etrafımıza toplanmasınmı. O kadar güldük ki az kalsa bu yaşta altıma edicektim. O günden sonra nerede karga görsem, şarkı söylemeyi bırakıyorum.
KIZ – O zaman ben bu durumda karga mı oluyorum?
ÇALGICI – Benle beraber söylemezsen birazcık öyle oluyorsun.Yoo şaka şaka ee hadi mızıkçılık yok.
KIZ – Peki tamam.Ama daha çok sen söyleyeceksin.Bende sana vokal yaparım tamammı?
ÇALGICI – Tamam oldu. Hadi bakalım başlıyoruz.

----------- Çalgıcı ile kız şarkı söyleyip eğlenirler, bir yandan ufak ufak dans ederler.-----

KIZ – Ben çok yoruldum biraz ara versek mi? Sana söylüyorum (gözgöze gelirler) sana söylüyorum. (birbirlerinin gözlerine bakarlar)
ÇALGICI – Efendim ne var. Şeeyyy....ne oldu.Birşeymi şey etcektin.Ne kadar da güzel şeey şarkı söyledin öyle.
KIZ – (bakışmaları devam eder) Yok canım rezalettim. Baksana kargalar bile gelmeye başladı.
ÇALGICI – Yok canım onları demin ben çağırdım (güler) Duymadınmı yoksa.(telefon çalar)
KIZ – Şeey..duymadım.. (iyice gözlerine bakar, telefonun sesini duymaz)
ÇALGICI – Nasıl duymazsın telefonun çalıyor.
KIZ – Aa öylemi? Buraya gelen **** olsun. Nerde kalmıştık.
ÇALGICI – Gözlerinde kalmıştık geçen sene bu sene bakalım nerde olucaz.Bulana büyük ödül.
KIZ – Romantik olduğun kadar çok da esprilisin. Ayrıca...
ÇALGICI -- Eeee... yeter.. İyice Türk filmi gibi oldu. Bahar ben sana aşık oldum. Benimle evlenirmisin?
KIZ – (kucağına atlar) Evlenirim tabii manyak, hiç söylemeyecek sanmıştım.

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 405
favori
like
share