Ölüm Hikayeleri - Ölüm Menkibeleri - Ölüme Hazırmısın

Ey İnsan! Ne sen ölümden kaçabilirsin nede ölüm Senin peşini bırakır.

Öyle ise bu gaflet çukurları içinde kıvranman niye? Diyelimki bu dünyada her
şeyin var, peki ya öbür dünyan?

Orası için hazırmısın? Yoksa damarına işleyen ibadetlerinde göstermiş
olduğun tembellik, umursamama hastalığından ölüm meleği gırtlağına çöktüğü
zamanmı kurtulmak istiyorsun?

Yoksa cebindeki üç beş kuruş para ile ebedi bir hayatmı satın almayı mı
düşünüyorsun???

En iyisimi sen ölüme hazırlan!!!

Ölüm sana gelmeden.

Ey gaflete dalıp ve bu hayatı tatlı görüp ve âhireti unutup dünyaya tâlip
bedbaht nefsim! Bilir misin, neye benzersin? Devekuşuna. Avcıyı görür;
uçamıyor, başını kuma sokuyor. Tâ avcı onu görmesin. Koca gövdesi dışarıda;
avcı görür. Yalnız, o, gözünü kum içinde kapamış; görmez.

Ey nefis! Şu temsile bak, gör:


Nasıl dünyaya hasr-ı nazar, azîz bir lezzeti, elîm bir eleme kalbeder.
Meselâ, şu karyede, yani Barla'da, iki adam bulunur; birisinin yüzde doksan
dokuz ahbabı İstanbul'a gitmişler, güzelce yaşıyorlar. Yalnız birtek burada
kalmış; o dahi oraya gidecek.
Bunun için, şu adam, İstanbul'a müştaktır,
orayı düşünür, ahbaba kavuşmak ister. Ne vakit ona denilse, "Oraya git!";
sevinip, gülerek gider. İkinci adam ise, yüzde doksan dokuz dostları buradan
gitmişler.
Bir kısmı mahvolmuşlar; bir kısmı ne görür, ne de görünür yerlere
sokulmuşlar. Perişan olup gitmişler, zanneder. Şu bîçare adam ise, bütün
onlara bedel, yalnız bir misafire ünsiyet edip teselli bulmak ister; onunla
o elîm âlâm-ı firâkı kapamak ister.

Ey nefis! Başta Habîbullah, bütün ahbabın kabrin öbür tarafındadırlar.
Burada kalan bir iki tane ise, onlar da gidiyorlar. Ölümden ürküp, kabirden
korkup, başını çevirme; merdâne kabre bak, dinle ne talep eder. Erkekçesine
ölümün yüzüne gül; bak, ne ister. Sakın gâfil olup ikinci adama benzeme.

Ey nefsim! Deme, "Zaman değişmiş, asır başkalaşmış; herkes dünyaya dalmış,
hayata perestiş eder, derd-i maîşetle sarhoştur." Çünkü, ölüm değişmiyor;
firâk bekâya kalbolup, başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî
değişmiyor; ziyâdeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sürat peydâ ediyor.

Hem deme, "Ben de herkes gibiyim." Çünkü, herkes sana kabir kapısına kadar
arkadaşlık eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise,
kabrin öbür tarafında pek esassızdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 432
favori
like
share