Türkiye'nin Okuma Zekası

Öyle bir zekâ türü düşünün ki onu geliştirdiğinizde diğer zekâ türlerinizde gelişsin!

Okuma Zekâsı kavramı ülkemizde ve dünyada ilk olarak bu kitapta kullanılıyor. Kitap, Okuma Zekâsı kavramını açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda Okuma Zekânızı geliştirme adımlarını da sistemli olarak sunuyor. Okuma Dilleri ve Kitapoterapi kavramları yine ilk olarak bu kitapta göreceğiniz kavramlar. Yazar bu kavramlarla okuma konusuna yeni bir boyut getiriyor ve zekâ türlerinizi kışkırtıcı bir şekilde geliştirmeye davet ediyor.

Neden okuma konusu?
Çünkü aslında tüm eğitim sürecini göz önünde bulundurduğunuzda öğrencilerinize ve velilerinize okuma alışkanlığı vermiyorsanız, siz aslında çok bir şey yapmış sayılmazsınız.
Horace MANN derki: “Okuma alışkanlığı vermeyen bir eğitim sistemi soğuk demiri dövüyor gibidir”
Şimdi bu söze bakılırsa; biz millet olarak 80 yıllık eğitim tarihimizde soğuk demiri dövüp durduk gibi görünüyor. Çok yazık. Yine P. PENACAUT’UN bir sözünü zikretmek istiyorum: “Okuma zevkini kazanmayanın tahsili yarıda kalmıştır.”

İşte tüm bunlara bakıldığında diyebiliriz ki eğitim kavramının özünü OKUMA ALIŞKANLIĞI oluşturmaktadır. Hem sınav başarısı için, hem nitelikli yaşam için, hem de ülke kalkınması için Türk Eğitim Sisteminin en çok ihtiyacı olan konu Okuma konusudur. Bunu birçok kişi söylüyor ama ben haykırıyorum. Dilimle değil yüreğimden haykırıyorum.

Okuma Zekâsı nedir ve bu kavram nasıl ortaya çıktı?
Okuma Zekâsı Türkiye ve Dünyada yeni bir kavram ve yeni bir zekâ kuramıdır. Okuma Zekâsı kısaca; sözcük yoluyla beyni geliştirmektir. Yani kelimelerin gücü ile insanda var olan birçok zekâ çeşidini otomatik olarak geliştirmektir. Okuma Zekâsı gelişen bireyin tüm zekâ alanları bütüncül bir şekilde artmaktadır.

Peki, bu nasıl gerçekleşiyor?



İnsan beyninde nöron adı verilen yüz milyarlarca beyin hücresi bulunmaktadır. Her insanın sahip olduğu bu hücreler -nöronlar- doğumla birlikte gelir. Ancak bu nöronların hemen hemen tamamı pasiftir. Nöronlar arası bağlantı ne kadar çok ve hızlı olursa o kadar çok pasif nöron aktif hale gelecektir. Bunun sonucu olarak da beynimizin daha büyük kısımlarını kullanmış olacağız. Beyin, normal yaşam akışı içerisinde dış uyaranlar yoluyla zaten pasif durumdaki nöronları aktif hale getirmektedir.
Fakat bu hız son derece yavaş ve yetersizdir. Yapılan araştırmalara göre beyin hücreleri arasındaki bağlantıyı en etkin sağlayan faktör sözcük bilgisidir. Okuma yoluyla elde edilen kelime dağarcığı beyin hücreleri, yani nöronlar arasındaki elektrik akımını en etkin sağlayan unsur olarak ortaya çıkmıştır. Herhangi bir zekâ türünün gelişmesi için daha çok aktif nörona ihtiyaç vardır. Aktif nöron sayısını arttırmanın en hızlı, en kolay, en zahmetsiz yolu da okumaktır.

Kitapta Kitapmetre, Okuma Dilleri, Kitapoterapi gibi ilginç bölümler var.
Bu kitabı okuyan herkes kitapmetre sayesinde okuma zekâsını ölçebilecektir. Kitapta yedi tane Okuma Zekâsı belirlenmiştir. Her okuyucu kendinin, çocuğunun ya da öğrencisinin Okuma Zekâsını ölçecek ve ona göre yeni bir okuma stratejisi belirleyecektir.

Her insan okuma alışkanlığı kazanabilir.
Yeter ki Okuma Dillerine uygun nitelikli kitap seçilebilsin. Kitapta 10 adet Okuma Dili belirtilmiştir. Kişi kendi okuma dilini keşfettikten sonra keyifle kitap okuyabilecektir.
Ayrıca Kitapoterapi bölümünde kitapla terapi yöntemiyle ekstra para harcamadan birçok ruhsal ve duygusal sorunlara çözüm bulanabileceği aktarılmıştır.

Okuma Zekâsının; okul, ders ve sınav başarılarına da etkisi var mı?
Okuma Zekâsı gelişen bireylerin iddia ediyorum SBS, ÖSS ya da KPSS sınavlarını kazanacağı kesindir.


Kitapla ilgili detaylar



Okuma Zekası



Yazar: Selahattin Yaylamaz
Yayınevi: C Planı Yayınları
Basım Tarihi: Şubat 2009
Sayfa Sayısı: 144
Etiket Fiyatı: 6.50 TL



Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 398
favori
like
share