Ünlü gazeteci - yazar ve Öğretim üyesi Dr. Ali Budak, Batılılaşma ve Türk Edebiyatı adlı eseriyle yıllardır bitmeyen tartışmayı yeni ufuklara taşıyor..


Haber 7 kitap dünyası olarak bugün mercek altına aldığımız eserlerden belki de en kayda değer ve en çok emek sarf edilmiş olanı aynı zamanda bir meslektaşımız olan Ali Budak'a ait olanı. Eserin belki de bu kadar ilginç ve öneme haiz kılan yazarının hem gazeteci hem akademisyen kimliği taşıması.....
"Tanzimattan sonra ortaya atılan edebiyat, eğer 'yeni' ise, sürecin, muhakkak, daha öncesi olması lazımdır. Bu durumda; edebiyatla Batılılaşma arasındaki münasebet, sanıldığından daha sıkıdır 'yenileşme' şimdiye kadar söylene gelenden çok daha erken bir dönemde başlamıştır" teziyle hareket eden Doktor Ali Budak, "Batılaşma ve Türk Edebiyatı" adlı eseriyle bu önemli tartışmaya yeni pencereler açıyor ve bugüne dek var olan tartışmalara yeni ufuklar açıyor.
"Batılaşma ve Türk Edebiyatı"nın bir bakıma, bu düşüncelerin izindin sürülmesinden doğduğunu belirten yazar, Batılaşmanın ilk somut belirtilerinin görüldüğü XVIII. yy başlardından yeni bir dünya görüşünün ve edebiyatının ortaya çıktığı XIX: yy ortalarına kadar geçen yaklaşık 150 yılı "Uyanış", "Yenileşme", Batılılaşma" adlarını taşıyan üç ana bölüm halinde inceliyor.
Yazarın bu önemli ve kayda değer çalışması sadece edebiyatçılar için değil o döneme ilgi duyan tüm profesyonel ve amatör tarihçi ve sosyologlar için de önemli tespitler ve analizler içiriyor.
Eserin önsözünde yazar, neleri hedeflediğini ve neleri kaleme aldığını şu şekilde anlatıyor:
Yeni Türk Edebiyatı'nın derin keklerine inmek fikri, yıllar önce, Münif Paşa üzerine çalışırken aklıma düşmüştü. Türkler, bin yıldır içinde yaşadıkları bir kültürden başka bir kültüre geçiyorlardı. Çok büyük bir değişimdi bu; öyle, birkaç yıl, birkaç olay, birkaç kişiyle gerçekleşemezdi. Bütün bir sosyal yapı, âdeta, yeni baştan kuruluyordu. Köprülü'nün genel kabul görmüş tespitiyle edebiyat da Avrupa medeniyeti tesiri altına girmişti. Politikalar, yasalar, kurumlar bir yana; özellikle edebiyat aksamdan sabaha değişemez ve dönüşemezdi.
Çünkü edebiyat her şeyden önce, bir yaşama üslubunun ifadesiydi ve belli bir zaman içinde oluşabilirdi; dünden bugüne devam eden, bugünden de yarına uzanan duraksız bir yolculuktu. Öyleyse, Tanzimat'tan sonra ortaya çıkan edebiyat, eger "yeni" ise, sürecin, muhakkak, pek de kısa olmayan bir geçmişinin olması lazımdı. Bu durumda; edebiyatla Osmanlı İmparatorluğu'nun Batılılaşması arasındaki münasebet, sanıldığından daha sıkıydı ve yenileşme, çok daha erken bir dönemde başlamıştı.



Yazar :Ali Budak
Yayınevi :Bilge Kültür Sanat
Etiket Fiyatı :32,00 YTL
Sayfa Sayısı :616
Basım Tarihi :Eylül 2008



Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 523
favori
like
share