Çocuklarda Uykusuzluk - Çocuklarda Uykusuzluk Sorunu

Genellikle çocuklar yatağa girme zamanı geldiğinde bu duruma direnç gösterirler. Bunun nedeni, ya bitirilmemiş bir oyundur ya ailenin tüm üyelerinin bir arada oldukları bir zamandır. Böyle durumlarda çocuklar...



Çocukların, ruhsal ve bedensel gelişmelerinde uyku ve uyku sonucu dinlenmenin önemi büyüktür. Dinlenmeyi sağlayamayacak kadar az uyuyan çocuklarda iştahsızlık, sinirlilik, duygu ve heyecanların kolayca harekete geçmesi ve bu nedenle de büyüklere karşı çıkma, direnme halleri görülür. Bu tür uyum sağlama güçlükleri arttıkça da çocuğun uykuları giderek daha düzensiz bir durum alır ve kâbuslarla ya da sık uyanmalarla uyku dinlendirici özelliğini kaybeder.

Bilindiği gibi, bebekler, doğumu takip eden haftalar içinde zamanlarının neredeyse yirmi saatten fazlasını uyku ile geçirirler. Yaş ilerledikçe çocuğun uyku gereksinimi giderek azalır ve okula başlama yaşına doğru 10–12 saatlik bir uyku çocuğu dinlendirmek için yeterli olur. Çocuklarda iyi uyku alışkanlığı kurmakta karşılaşılan güçlüklerin başında hangi yaşta ne kadar uykuya ihtiyaçlarının olduğunu kestirememek ve çocuğu uyutabilmek için zararlı bazı davranışlara başvurmak gelmektedir. Bazı anneler, çocuklar uykuda iken daha rahat edeceklerini, evin işlerini yapacaklarını ya da dinleneceklerini düşündüklerinden uykusu gelmediği halde çocuğu yatağına koyup uyması için adeta zorlarlar. Henüz uykusu gelmeyen ve hareket ihtiyacı olan çocuk için sıkıntılı olan bu durum, onun zamanla uykuya karşı direnç oluşturmasına yol açar.

Daha küçük yaşlarda ise çocuğun uykusu; açlık, susuzluk, altının kirlenmesi, üzerindeki örtülerin az ya da çok gelmesi, yatağın rahat olmaması, oda ısısının ve ışığın yetersizliği gibi fiziksel koşullarla ilgili sorunlarla bölünebilir. Çocuk uykuda iken uyanmaması için çıt çıkarmamak ve sessizlik sağlamak yanlıştır. Zira, sonrasında benzer şartların sağlanmadığı durumlarda çocuk rahat uyuyamayacaktır. Sürekli sessizlik sağlamak ise zaten mümkün değildir. Ayrıca sessizlikte uyumaya alıştırılan çocuk en ufak bir seste uykusundan uyanacaktır.

Çocuk uykusunun sık bölünmesinde bir başka neden, korku tepkilerinin fazlaca uyarılması, karanlıktan korkutulması, odada yalnız yatmaya alıştırılmaması ve yalnız kaldığında uykusunun tutmaması sayılabilir.

Genellikle çocuklar yatağa girme zamanı geldiğinde bu duruma direnç gösterirler. Bunun nedeni, ya bitirilmemiş bir oyundur ya ailenin tüm üyelerinin bir arada oldukları bir zamandır. Böyle durumlarda çocuklar, henüz uyku saatleri gelmeden uyarılmalı ve o sırada büyükler, konuşma ve davranışlarıyla onlar uyuduktan sonra evde ilgi çekici şeylerin yapılacağı izlenimini vermemelidirler. Örneğin, çocuğun yanında, çocuk yattıktan sonra konuşuruz, tartışırız gibi sözler söylemek çocukta merak uyandıracağından uyku problemi başlayabilir.

Çocuk uyuduktan sonra anne ve babanın bir yere gitmesi gerekiyorsa kesinlikle çocuğun yanında bir kişinin kalması sağlanmalıdır. Eğer çocuk böyle kötü deneyimler yaşamışsa, uykudayken aynı şeyleri yaşayabileceği korkusuyla uykuya direnç gösterebilir. Çocuk uyandığında anne ve babasını görmediğinde dehşet içinde kalır ve terk edilme duygusu içinde korkular yaşar ve böyle bir olay onun gelecekte de aynı korkuları yaşamasına neden olur. Çocuklar asla yalnız bırakılmamalıdır.

Çocuğu cezalandırmak amacıyla zorla yatırmak da yanlıştır. Bu durum, çocuğu yatak ve uyumaya karşı olumsuz duygulara şartlandırır ve uyku alışkanlığının bozulmasına neden olur.

Uykusuzluk ya da uykuda kötü rüyalar görerek uyanma ruh sağlığına zarar vermektedir. Bu nedenle uykusu kâbuslarla bölünen çocuk uyanıkken yakından gözlenmelidir Böyle durumlarda çocuğu heyecan duyacağı şeylerden korumak, korkutucu masallar anlatmamak, televizyonda korkutucu sahneler izlemesine imkân vermemek, çocuğun önünde ya da onun duyacağı biçimde yüksek sesle tartışmamak gerekmektedir.

Çocuklar ne ihtiyaçlarından az ne de daha fazla uyutmaya çalışılmamalıdır. Uyumak istemeyen çocuğu sallayarak ya da ninniyle zorla uyutmak yerine uykuya geçmesini sağlayıcı ve onu rahatlatacak masallar okumak uygun olabilir.

Uyku vakti gelen ve iyi uyuma şartları sağlanmış olan bir çocuğun kendiliğinden uykuya geçmeyi öğrenmesi sağlanmalı ve çocuk evin normal gürültüsü içinde uyumayı öğrenmelidir.

Koşullar uygun ise çocuğun yatak odası iki-üç yaşından başlayarak ayrılmalı ya da hiç değilse ayrı yatakta yatması sağlanmalıdır. Çocuk, bu şartlara korku ile tepki veriyorsa oda aydınlatılmalı ve uyku saatlerinin düzenli olmasına dikkat edilmelidir.

Çocukta uyku ile ilişkili olarak gelişen zorluklar, yetişkinlik yıllarında da dinlenme olanağını azalttığı gibi ruh sağlığını da bozabilir. Bu nedenle sağlıklı uyku alışkanlığı oluşturabilmek çok önemlidir.

Okul çağındaki çocuklar okullarına gitmek için sabah erken uyanmak zorunda olduklarından ihtiyaçları olan uykuyu alabilmelerini sağlamak için akşam belli bir zamanda yatma düzenine alıştırılmalıdır. Aksi halde uykusunu alamayan çocuk, dersi takip etmede ve anlamada zorluk çekeceğinden okulda başarısız olur ve arkadaş ilişkilerinde sorunlar yaşar. İyi bir uyku çocuğun canlı, neşeli, iştahlı ve fiziki anlamda da güçlü olmasını sağlar. Kendini ruhsal ve fiziksel açıdan iyi hisseden çocuklar da daha mutlu ve başarılı olurlar, tıpkı biz büyükler gibi.

Psikolog Dr. Yüksel Demirel

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 712
favori
like
share