ağlıyordu adam...

yanağından süzülen yaş birikerek kalbinde,
yeniden taşıyordu kirpiklerinden adamın!

ve "böyle olmasını istemezdim" in izini kazıyordu sanki yüzüne..

ağlıyordu adam..
ama "mecbur"du..

beyaz kanepede
dirseklerini dayayarak
geceyi giymişti sanki üzerine..
ve birleştirmişti yumruklarını alnında,
ağır gelen başına destek tutuyordu..

ağlıyordu adam...

seviyordu ama;

"mecbur"du....
....................................

ve bir başka evin bir başka odasında,
kadın;
baktığı siyah beyaz resimler ile ısınmaya çalışıyordu yatağında iki büklüm....
içini çeke çeke
içine döke döke
ağlıyordu...

sonra bir müzik sesi duyuldu inceden.....

Vakit tamam seni terk ediyorum ! diye başlayıp,

.....Bu incecik bir veda havasıdır
.....Parmak uçlarına değen sıcaklık
.....İncinen bir hayatın yarasıdır.

diye diye akıp giden yanaklardan...

.....Kalacak tüm izlerin hayatımda
.....Gözümden bir damla yaş aktığında
.....Bir yer bulabilsem seni hatırlatmayan
.....Kan tarlası gelincik şafağında.

diyordu adam ve dinliyordu kadın ve ağlıyordu ikisi...

.....Hoşçakal canımın içi, hoşçakal
.....Hoşçakal gözümün nuru, hoşçakal
.....Hoşçakal iki gözüm, hoşçakal

diyordu kadın ve dinliyordu adam...gözyaşlarından yol yapıp sarılmışlardı birbirlerine....

cama düşen yağmur taneleri
ayrılık zamanının geldiğini çaldı ardarda...

ayrıldı yolları..

adam ağladı..

kadın çok üşüdü...

....

ve perde kapandı.......

mevsim : sonbahardı..........

Ceyda Arslan

Ağlayan Adam - Üşüyen Kadın - Yaşam Hikayeleri - Öyküler - Ceyda Arslan

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 366
favori
like
share