--HAYAT YOLUNDA---
Seyrine dalmışken sevda gülünün
Sönmeden alevin, dağıldı külün
İsmi bile soğuk gelir ölümün
Ürpertir insanı hayat yolunda

Sonu meçhul olan yolun başında
Ağlamaya başlar dünya hanında
Birkaç damla gözyaşı vardır yanında
Yazılır defterin hayat yolunda

Dönülmez yollara götürür canı
Kırılır ömrünün sarsılmaz dalı
Silermiş her şeyi ölümün adı
Yaralar insanı hayat yolunda

Bir zamanlar adı bile olmazken
Sonsuza yönelik ümitler varken
Bir yanda ölümün seni süzerken
Savurur insanı hayat yolunda

Son demi hayatın, bitti imtihan
Sona erdi bitmez sanılan zaman
Musalla taşında yatan şu insan
Sonsuza yürüyüşün ilk adımında

Etiketler:
leoankaralim leoankaralim
Üyenin Yeni Konuları Lutfen Yardim Einstein! Ölçü Kuşlar
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 415
favori
like
share
ByStranqe Tarih: 11.06.2005 15:58
ElleRiNe EmeqiNe SaqLıK ArKaDa$ıM
keto_41 Tarih: 22.05.2005 02:43
PaYLaSiM iCiN CoK TeSSeKüR eDeRiM
leoankaralim Tarih: 22.05.2005 01:04
Odamda


Ben miyim bu şeylerin sahibi?
Kafamda bir çocuk var, meraksız.
İç âlemim oyuncaktan farksız;
Odam, içime bir ayna gibi.

Bir ışık oyunu var tavanda
Gölgeler seslerle birleşiyor
Ve bir karga beynimi deşiyor
Azaplar kemirdiğim bu anda.

Kardeşini öldürüyor Kaabil,
İçimde bir yalnızlık duygusu,
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sıkıntı ile geçilen sahil.

Bağlanıyor bir iple, bir sürü
Düşünce köyleri birbirine,
Çöküyor her şeyin üzerine
Hülyam boyunca kurduğum köprü.

Ve doluyor sessiz, ordularım,
Durmadan dinlenmeden odama.
Urbam içinde yatan adama
Hayretle bakıyor dört duvarım.

Kardeşini öldürüyor Kaabil,
Içimde bir yalnızlık duygusu,
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sıkıntı ile geçilen sahil.

Ve delirmenin tatlı vehmini
Sessizlik odama dolduruyor.
Kargam hâlâ başımda duruyor
Bulmak için beynin cehennemini.

Düşüp yatağın dalgalarına
Günlerce sürüyor bu yolculuk.
Durmadan akıtıyor bir oluk
Korkuyu sükutun mezarına.

Kardeşini öldürüyor Kaabil,
Içimde bir yalnızlık duygusu,
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sıkıntı ile geçilen sahil.

Dünyaya tek gelen insan gibi
Atılıyorum bir Hint dağına.
Giriyor kafamın darlığına
Kimsesiz dünyaların sahibi

Gidip gidip gelmede aynı his
Iskeleye ulaşmıyor çıma
Dikiliyor ansızın karşıma
Boynum kalınlığındaki ceviz.

Kardeşini öldürüyor Kaabil,
Içimde bir yalnızlık duygusu,
Ölüm kadar uzun yaz uykusu,
Sıkıntı ile geçilen sahil.