Günlük yaşantımızda yaptığımız birçok hata sağlığımız açısından geri dönüşü olmayacak sonuçlara yol açabiliyor. Oysa ki alacağımız bazı önlemlerle bu riskleri ortadan kaldırmamız mümkün. Sigara içmemek kolesterolü kontrol altında tutmak stresten uzak durmak ve düzenli egzersiz yapmak bunlardan sadece birkaçı…



Kalp sağlığını olumsuz etkileyen risk faktörlerini “değiştirilebilen” ve “değiştirilemeyen” olmak üzere 2 gruba ayırabiliriz.



Değiştirilemeyen Risk Faktörleri

Ailede erken yaşta kalp krizi geçiren bireylerin bulunması erkek cinsiyet ileri yaş şeker hastalığı ve kişilik yapısı (stresli kişilik) değiştirilemeyen faktörlerdir.

Değiştirilebilen Risk Faktörleri

Günlük yaşantımızda yaptığımız birçok hata sağlığımız açısından geri dönüşü olmayacak sonuçlara yol açabiliyor. Oysaki alacağımız bazı önlemlerle bu riskleri ortadan kaldırmamız mümkün. Sigara içmemek kolesterolü kontrol altında tutmak stresten uzak durmak ve düzenli egzersiz yapmak bunlardan sadece birkaçı…

1-Sigara Tüketimi

Kalp damar hastalıklarından ve bu hastalıkların yol açtığı ölümlerden korunmak için atılacak ilk adım sigara ve dumanından uzak durmaktır. Çünkü sigara tüketimi hastalık riskini iki kat arttırmaktadır.
Sigara dumanıyla birlikte vücuda binlerce zehirli madde (nikotin arsenik amonyak siyanür benzopiren vb.) girer. Bu tehlike karşısında vücut adrenalin salgılar. Adrenalin vücudumuzun bir tehlike karşısında doğal olarak salgıladığı bir hormondur. Adrenalin salgılanması sonucunda damarla büzüşür. Damarların büzüşmesine ek olarak tütün dumanındaki karbonmonoksit kanı kıvamlaştırır. Kalp kıvamlaşan büzüşen damarlar içinden vücudun en uzak noktalarına göndermek için var gücü ile çalışır. Sigaradan ilk nefesin çekilmesiyle birlikte kalbin atışı dakikada yaklaşık 20 atış hızlanır. Normalden hızlı çalışan kalbin daha fazla oksijene ihtiyacı vardır. Oysa sigara dumanıyla birlikte vücuda giren karbonmonoksit kandaki oksijeni kovar dolayısıyla kalp az oksijenle çok fazla çalışmak zorunda kalır ve vaktinde önce yorulur.

2-Kolesterol

Kolesterol kontrolü sağlamak için beslenmede doymuş yağ oranının azaltılması tekli ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren yağların oranının arttırılması besinler yoluyla alınan kolesterole dikkat edilmesi posa içeren yiyecekler ile meyve-sebze tüketiminin arttırılması gerekiyor. Doğru rejimin az miktarda protein içermesi u proteinin ise balık kümes hayvanları ve soyadan alınması gerekir.

3-Yüksek tansiyon

Yüksek tansiyona yol açan nedenlerin başında alınan fazla kilolar gelmektedir. Öte yandan kilo kaybı özellikle karın bölgesinden zayıflandığından kan basıncını hemen düşürerek kalbin yükünü azaltır. Tansiyon hafif şekilde yüksekse beslenmede tuzu kesmek kullanmadan tansiyonu normale düşürmeye yardımcı olabilir.

4-Aşırı alkol tüketimi

Aşırı alkol tüketimi tansiyonu yükselten bir diğer etmendir. Çok fazla kalori içermesine karşın hiçbir besleyici değer taşımayan alkol organizmaya zarar verir. Günde belli bir miktarın üzerine çıkılmaması gerekir. Bu limit günde 1 veya 2 kadeh kırmızı şarap olarak gösterilebilir.

5-Kontrolsüz şeker hastalığı

Şeker hastalarında damar sertliği daha sık ve erken yaşta görülmektedir. Bu hastalara sıklıkla şişmanlık ve hipertansiyon da eşlik etmektedir. Şeker hastalığı kontrolünde diyet ve egzersiz tedavisinin yanında önemli rol oynamaktadır.

6-Obezite (Şişmanlık)

Obezite tedavi edilmediğinde hipertansiyon kolesterol yüksekliği ve şeker hastalığı gibi kalp damar hastalığı riskini artırmaktadır.

7-Hareketsizlik

Yapılan araştırmalarda düzenli egzersiz yapmanın ve yüksek bir efor kapasitesine sahip olmanın azalmış kalp ve damar sorunları ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Hergün 30 dk. veya daha fazla hızlı yürüyüş yapanlarda kalp damar hastalığı riskinin %18 koşanlarda &42 kadar azaldığı ifade edilmiştir. Düzenli egzersizlerde vücut yağ oranında azalma uzun dönemde kan basıncında düşme kalbin veriminde artma şeker hastalığı ve kan yağ metabolizma bozukluklarında azalma sağlamaktadır. Bu etkiler kalp krizi geçirmiş kişilerde de benzer olmaktadır. Egzersizden sağlanan yararlar kilo kaybından bağımsızdır.

8-Stresli yaşam

Yüksek stres vücut direncinin düşmesine sebep olur. Vücut strese adrenalin hormonu salınımını arttırarak yanıt verir. Bu da kalp ve solunum hızının artmasına ve tansiyonun yükselmesine sebep olur. Yağ asitleri ve kolesterol kana daha çok salınır ve kan kalınlaşmaya başlar. Stresle mücadele de düzenli egzersiz yapmanın etkili olduğu pek çok araştırma da gösterilmiştir.

İstanbul Özel Hizmet Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzm. Dr. Ece Açan


ALINTI

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 380
favori
like
share