Elazığ Gezgin Gözüyle - Gezelim Görelim Elazığ

Harput Kalesi (Süt Kalesi):

Tarihi Harput şehrinin güneydoğusunda, Elazığ ovasına egemen bir konumda bulunan kalenin Urartular döneminde inşa edildiği bilinmektedir. Kalenin Roma, Bizans ve Arapların eline geçtiği tarihi belgelerde mevcuttur.Kale hakkında çeşitli efsaneler anlatılmaktadır. Bir rivayete göre kalenin yapımı sırasında harcın hazırlanması sırasında su yerine süt kullanıldığı, bu nedenle Harput Kalesi'nin bir adının da Süt Kalesi olduğu söylenmektedir.

Meryem Ana Kilisesi:

Harput Kalesi'nin sol tarafında yer alır. İnşa tarihi M.S. 179'dur. Bu kilise Kızıl Kilise, Süryani Kilisesi ve Yakubi Kilisesi adlarıyla da anılmaktadır.

Hamamlar :

Hoca Hasan Hamamı: Zamanımıza kadar ulaşabilmiş klasik Osmanlı tipi hamamlarından biridir. Soyunma, Ilıklık ve Yıkanma yerlerinden meydana gelmiştir. İki giriş kapısı bulunur. Batı kapısının sade olmasına rağmen doğu kapısının kubbeli oluşu dikkat çekicidir. Soyunma yeri kare planlı ve üzeri kubbe ile örtülüdür. Günümüzde tamamen yıkılmış olan ılıklıktan, yıkanma yerine geçilir. Yıkanma yeri dört eyvanlı, ortası büyük kubbeli ve köşeler de birer kubbeli halvetlerden meydana gelmiştir.

Cimşit Bey Hamamı: Sarahatun Camii bitişiğindeki klasik tipte bir Osmanlı yapısıdır. Soyunma yeri kare planlı üzeri kubbe ile örtülü olup, iki kapısı mevcuttur. Yıkanma yeri Sarahatun Camiine dayanır. Dört eyvanlı köşelerde birer kubbeli halvetler bulunmaktadır. Bu yapı Yavuz Sultan Selim’in Sipahi Beylerinden Cimşit Bey tarafından 16. Asrın ilk yarısında yaptırılmıştır. Günümüzde restore edilerek kullanılır hale getirilmiş ve hizmete açılmıştır.

Kaplıcalar:

Karakoçan Kolan Kaplıcası: Karakoçan İlçesine 18 km. uzaklıkta bulunan Kolan Kaplıcası Peri Çayının güney kıyısındadır. Saniyede 5 litre kaynayan suyun sıcaklığı 60 o C dir. İçmece ve su banyosu şeklinde kullanılmaktadır. Kaplıca suyu özellikle mide, bağırsak, karaciğer, safrakesesi, kadın hastalıkları, cilt hastalıkları ve romatizmal hastalıklara olumlu etki yapmaktadır.

Harput Dabakhane Suyu: Üç kurnası mevcut olup kurnalar birbirleriyle ilişkilidir. Kurnalar içerisindeki sular sürekli yenilenmektedir. Sıcaklığı 5o C olan su renksiz, kokusuz, berrak, içme suyu kriterine uygun olup, iletkenliği 410 mg. ve PH 7.9 dur. İçerisinde sodyum, potasyum, karbonat, sülfat, klorür, iyodür, amonyak, nitrat ve nitrit bulunur. Dabakhane suyunun, mide, bağırsak, karaciğer, hastalıkları ile ruhi depresyonlara iyi geldiği bilinmektedir.

ULU CAMİİ



Harput’ta Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından H. 551 (M 1156-1157) yılında yaptırılan camii, Anadoludaki en eski ve en önemli yapılardan birisidir.Cami; dikdörtgen planlı, dışa kapalı görünümlü olup, minaresinin eğri durumda oluşu ve tuğlalarının süsleme öğesi olarak kullanılması bakımından ilginçtir. Harim son cemaat ve avlu olmak üzere üç bölümden yapılmıştır.

SARA HATUN CAMİİ



Osmanlı-Akkoyunlu devrine ait cami, Akkoyunlu Hükümdarı Bahadırhan’ın (Uzun Hasan) Annesi Sara Hatun tarafından yaptırılmıştır. 993 H (1585 M) ve 1843 yılında olmak üzere iki kez onarılmıştır. Kare planlı caminin orta kısmının üzeri dört kalın sütuna dayanan kubbe ile kenarları ise tonozla örtülüdür. Mihrap sade bir iniş halindedir. Minberi, taş işçiliğinin güzel örneklerindendir. Minaresi iki renk kesme taştan yapılmıştır.

KURŞUNLU CAMİİ

Harput’ta Osmanlı devri camilerinin en güzel örneği olup, kare yapılı, üzeri büyük bir kubbe ile örtülü ve kubbeye giriş trompludur. Kubbe kasnağında dört penceresi olup, mihrabı sade bir niş biçimindedir. Son cemaat mahalli üç kubbelidir. Kubbelerin üzeri kurşunla kaplıdır. Harim kapısı yonca şeklinde olup, minaresi kesme taştan yapılmıştır.

ALACALI CAMİİ



Harput’ta Kitapçıgil parkının girişinde bulunan camide çeşitli yapı devirlerinin izleri görülmektedir. Küçük ebatta ve dikdörtgen planlıdır.Artukoğulları döneminde yapılmasına karşılık, XIX. Yüzyılda büyük bir onarım görmüştür. Tavandaki ahşap işçiliği, bu devirin onarımına aittir.Cami kapısı batıda yer almakta olup, bir yonca yaprağı şeklindedir. Kapı üzerinde merdiven ve minare bulunmaktadır. Minare, şerefe’ye kadar sıra ile siyah-beyaz taşla, şerefe ise dama şeklinde, siyah-beyaz kesme taşla örülüdür.

AĞA CAMİİ

Harput’a girişte ana yolun solunda yer alan cami’nin kubbesi çökmüş olup, yalnızca zarif minaresi ayaktadır. Minare kare kaideli ve sekizgen gövdelidir. Harput Müzesindeki kitabesine göre 967 H. (1559 M) yılında Pervane Ağa tarafından inşa edilmiştir. Cami aslına uygun olarak restore edilmekte olup, yakın bir tarihte ibadete açılacaktır.

AHMET BEY CAMİİ

Harput’a girişte sağ tarafta yer almaktadır. Onarım çalışmaları başlatılan cami, bir Osmanlı devri yapısıdır.

MERKEZ CAMİİ

Palu ilçesindedir. Dikdörtgen planlı ve düz damlıdır. İçten sütunlarla ve payelerle üç nefe ayrılmıştır. Mihrap taş işçiliği yönünden ilginçtir.Yeşil sırlı tuğla ile örülmüştür.

DİĞERLERİ

Ahmedbey Camii / Kale Camii / Esadiye Camii / Meydan Camii

TÜRBELER VE MESCİTLER

ARAP BABA MESCİDİ VE TÜRBESİ



Selçuklulardan IV. Kılıçarslan’ın oğlu, III.Gıyasettin Keyhüsrev zamanında H.678 yılında inşa edilmiştir.

Minaresi dıştan türbe ile mescidin tam orta kısmına gelen bölümde yapılmıştır. Kapısı mescidin içindedir. Kaidesi alttan beşsıra taş üstünde alçı ve sıva izi görülen ve hemen hiçbir Selçuklu Mescidinde bulunmayan emsalsiz sırça bordürlüdür.

Mescit kare planlıdır. Selçuk üçgenleri bu kübbeye geçirilir. Kubbe içinin kornişlerinin çinili olduğu bilinmektedir. Korniş ve çinilerle süslenen mihrabın üst kısmı beş dişlidir. Büyük kemeri vardır. Arabesk plament ve su yolludur.

Türbenin alt kısmında ise mumyalı bir ceset mevcuttur. Halk arasında Arapbaba" diye anılır.

FATİH AHMET BABA TÜRBESİ

Harput’a 2 km uzaklıkta bulunan türbenin çevresi mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Kaya üzerine inşa edilmiş türbenin yanında mescidi bulunmaktadır.Türbe altıgen planlı, üst kısmı sonradan yapılmış, yalnız cenazelik kısmı mevcuttur. İçinde büyük bir sanduka vardır.

MANSUR BABA TÜRBESİ



Sarahatun Cami’nin kuzey batısındadır. Sekizgen planlı, iç kısmı orijinal şekilini muhafaza etmektedir. Fakat üst örtü sistemi sonradan yapılmıştır. İki katlı anıtsal bir yapı olduğu izlerden belli olmaktadır. İçinde sanduka bulunmaktadır. Yapının Artukoğulları devrine ait olma ihtimali kuvvetlidir.

DİĞERLERİ

Alaca Mescit Ve Türbesi / Bekir Çavuş Mescidi / Ahi Musa Mescidi Ve Türbesi
Zahribaba Mescidi Ve Türbesi / İbrahimbaba Türbesi / Uryanbaba Türbesi
Şeyh Şerafattin Türbesi.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 632
favori
like
share