Hollanda'da uygulanan Aile Birleşimi, Hollanda'daki Türk hukukçuların öncülüğünde ve Hollanda Türk Sivil Toplum Örgütlerinin desteğiyle Avrupa Birliği Adalet Divanı'na taşınıyor.

Konuyla ilgili Hollanda Parlamentosu'ndaki Uluslararası Basın Merkezi'nde yapılan bir toplantıda Hollanda'nın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına uyguladığı "aile birleşimi"ndeki haksızlığın AB Adalet Divanı'na taşınmasına karar verildi. Hollanda Temsilciler Meclisi'ndeki Basın Merkezi'nde düzenlenen toplantıya Avukat Ejder Köse, Hollanda'daki Türk sivil toplum kuruluşlarından HTİB Başkanı Mustafa Ayrancı, UETD Başkanı Veyis Güngör, Koordinatör Mikail Güneş, SMHO Koordinatörü Abdulkadir Çeken, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu ve Rotterdam PvdA Meclis Üyesi Zeki Baran, Türk Federasyon'undan Güven İşçi, İOT Müdürü Ahmet Azdural, Hollanda Yozgatlılar Federasyonu Genel Başkanı Sabri Kenan Bağcı ve basın mensupları katıldı.

1973 Katma Protokolü, Ortaklık Konsey Kararı 1/80 ve 3 Mayıs 1987 tarihinde onaylanan Avrupa Sosyal Şartı ve 24 kasım 1977'de yürürlüğe giren Avrupa Göçmen İşçiler Sözleşmesi'nin beraberinde getirdiği haklar doğrultusunda Hollanda'nın 15 Mart 2006 tarihinden itibaren uyguladığı dil ve uyum şartı, 21 yaş sınırı, yüzde 120 gelir şartı gibi uygulamaların, Türk vatandaşları için uygulanmasının yanlış ve haksız olduğu dile getirildi.

Uzun zamandır Avukat Ejder Köse ve beş avukat arkadaşının üzerinde çalıştıkları hukuki hazırlık sonucunda ortaya çıkan şikayet mektubu, çeşitli sivil toplum örgütlerinin de hazır bulunduğu bir toplantıda imzaya açıldı.

Hukuki çalışmayı yapan Avukat Ejder Köse konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunlara değindi: "Aile Birleşimi sorununun çözüme kavuşması için, konuyu AB Adalet Divanı'na taşımamız gerekiyor. Ama divana bireysel başvuru yapma hakkımız bulunmuyor. Bu ilk bakışta sorun gibi gözükse de bunu aşmak için iki yol bulunmaktadır. Birincisi, üye ülkenin mahkemesinin davayı divana yönlendirmesidir. Hollanda'da bunu Danıştay yapabilir, ama Danıştay şimdiye kadar bu şekilde bir yönlendirme yapmadı. Ben bunu, hukuksal alanda yapılan bir siyaset olarak değerlendiriyorum. İkinci yol ise; AB Komisyonu'na Hollanda'yı şikayet etmektir. Haklarımızın elimizden alınmaması için bunu yapma ve başarma mecburiyetimiz vardır. Bunu nasıl yapabiliriz? Avrupa Birliği'nin almış olduğu kararlar doğrultusunda yapılan antlaşmalarla elde edilen hakların ihlaliyle ilgili olarak, herhangi bir kişinin / bireyin şikayet etme hakkı vardır. Yapılan şikayet doğrultusunda AB Komisyonu, divana dava açabilir. Bu davanın açılabilmesi için bir grup avukatla bir araya gelerek bir dilekçe hazırladık. Hazırladığımız dilekçede Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki antlaşmaların ihlalini analiz ettik. Ve Türk vatandaşlarına yapılan haksızlıkları bugün burada kamuoyuna sunmak istedik. Haksızlıklarla mücadele etmenin başlangıcı birazdan sizlere sunulacak dilekçenin altına kurumunuz adına imzanızı koyup, 'AB Şikayet Bölümü'ne göndermeniz olacaktır."

Avukat Ejder Köse, Hollanda'da yaşayan Türk toplumuna öncülük eden kanaat önderlerine, kurum ve kuruluşlara, özellikle de sivil toplum örgütlerine bu konuda büyük iş düştüğünü vurguladı. Köse, "Bu mesele hepimizi yakından ilgilendiren ve çözülmesi gereken bir meselesidir. Bu nedenle, özellikle sivil toplum örgütleri halkı harekete geçirmeli ve bu hazırlanan şikayet dilekçesinin AB Komisyonu'na gönderilmesi için çalışma başlatılmalıdır. Bu konuda biz avukatlar, gelişmelere göre sizleri yönlendireceğiz, ama sizlerin bu harekete katılması çözüm yolunda atılması gereken en önemli adımdır. Şimdi halkımızın ve sivil toplum örgütlerimizin birlikte hareket etme zamanıdır" dedi.

Avukatlar tarafından yapılan açıklama sonrasında toplantıda hazır bulunan Türk sivil toplum örgütleri başlatılan hukuk mücadelesine destek verdiklerini açıkladı.

Hollanda Türk Sivil Toplum örgütleri öncülüğünde önümüzdeki altı ayda kırk bin imzanın toplanması bekleniyor. Uzun bir hukuki mücadele sonrasında uygulanan söz konusu haksızlığın giderilmesi beklenmekte.

Avrupa Birliği ülkeleri arasında ilk olarak Hollanda, 15 Mart 2006 tarihinde, yurtdışından Hollanda'ya gelmek isteyen yabancılar için "Dil ve Uyum Şartı"nı getirmişti. Bunun yanı sıra, AB nezdinde en yüksek gelir şartı ve 18'den 21 yaş sınırlandırılması getirilmişti. Sadece Batılı olmayan ülke vatandaşlarını kapsayan bu uygulamanın yürürlüğe girmesinden sonra, özellikle Türkler ve Faslılar başta olmak üzere, diğer ülkelerden Hollanda'ya gelmek isteyenlerin evlilik yoluyla oturum sahibi olması bir hayli zorlaştırılmıştı. Hollanda'da uygulanan bu sistemle birlikte yabancıların önünün kesildiğini gören diğer AB ülkeleri de, buna benzer uygulamaları yürürlüğe koymaya başlamıştı. Almanya, 2008 yılının başında uyum kanunlarını değiştirdi. Birkaç ay önce almış olduğu kararlarla da Fransa bu ülkeleri takip etti.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 895
favori
like
share