Karaman’a has bir atasözüdür
ÇELEBİ LOKMASI-KARAMAN OKKASI
Bu darb-ı mesel, Karaman’a has bir atasözüdür. Çelebi terimi, Mevlana tarikatından olanlara, daha ziyade Mevlana soyundan gelen dedelere, bilhassa, tarikat postunda oturan şeyhe verilen bir lakap olmakla beraber, çelebi soyundan olan herhangi bir aileye de çelebiler denir.

Gerek tekkelerinin bol gelirli oluşu, gerekse evlada meşrut vakıfların gelirlerinden aldıkları hisseleri ve daha başka imkanları ile de genel olarak varlıklı aileler olan çelebilerin tekkeleri, aşhanelerinde hazırlanan yemeklerinin kalite ve bolluğu bakımından, bir çok ailelerle yarışırdı ve hatta onları geçerdi.

Çelebi ailelerinin özel mutfaklarından da kezabol çeşit ve bol masraflı yemekler pişirilirdi. Yani gerek tekkenin ve gerekse çelebi ailelerinin evlerinin günlük sofraları, sanki bir ziyafet sofrası gibi olurdu. Bu nedenle de Mevlevi tekkeleri ve Mevlevi ailelerinin sofraları dillere destan idi. Haftanın Cuma ve pazartesi günleri, en kaliteli yemeklerin hazırlandığı günlerdir.

Mevlevi tekkelerinde pişirilen pilavların katkıları şunlardır: Pirinç, et, soğan, kuş üzümü ve fıstık. Tekkenin kilerlerinde saklanın tulumlardaki o güzelim sadeyağı da boş katıktır.

Mevlevi tekkelerinde yemek yemeye, “lokma yeme veya lokma etme” denir. Yine tekkelerdeki geleneksel yemek sofraları serildiği günlerde “lokmaya salla” diye ilan olunur. Bu nedenle, genel olarak, tekke sofralarında yemeğe oturmaya da “Lokmaya oturmak” denilirdi.

Karaman okkasına gelince: Karaman ve dolayları, pek bolluk ve bereket ocağı imiş. Bu nedenle Karaman’a has özel bir darb-ı mesel olan “karnım aç, Karaman’a kaç” sözü de, yokluk içinde olanların, Karaman’da bolluğa kavuşacaklarının bir izahıdır.

İşte, böylesine bolluk ve bereket içerisinde yüzen Karaman’daki ticaret erbabı, alışverişlerinde kaytarıcılık değil, kendilerinden Allah’ın hoşnut olması ve işinde daha ziyade meymenet ve bereket olması için, sattıkları mallarını belirli orandaki tartıdan fazlası ile verirlermiş. Bu yüzdendir ki esnaflar, dükkanlardaki tartı okkalarını daha ağırca hazırlattırırlarmış. İşte çelebilerin sofraları ve esnafın özel okkaları bu sözü doğurmuştur.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 395
favori
like
share