Oyun piyasasının özü, sürekli bir beklenti üzerine kurulu olmasıdır. İnsanların sevdiği türden olan ya da yayınlanan ekran görüntüleri ile ilgi yaratan oyunlar zihinlerde hep bir beklenti yaratır. Oyunlarının çıkacağı günü iple çeken oyuncular, biraz da hayalgücünün yardımıyla beklentilerini yükseltir. Belki de oynarken duyamayacağı kadar büyük zevki hayal eder, yapacaklarını o günden kararlaştırmaya başlar. Çoğu zaman büyük beklentiler sonucunda çıkan oyun, sevenleri tarafından çok kısa sürede defalrca bitirilir ve yapacak başka bir şey kalmayınca sonraki versiyonu için yeni bir bekleme süreci başlar. Kısacası oyuncuların ömürlerinin yarısı beklemek ile geçer.

2004 senesi, tabiri caiz ise büyük beklentilerin iyi ya da kötü karşılandığı bir yıl oldu. Doom 3, Half-Life 2, Rome: Total War gibi efsane oyunlar bir bir piyasaya çıktı ve oyuncuların ağızları, kulaklarına vardı. Sessiz sedasız ortaya çıkan FarCry ise, FPS dünyasına atom bombası etkisi yapmış, pek çok insanı kendine esir etmişti. 2004�ün önemli oyunlarından olan, yaşam simülasyonu The Sims�in ikincisi en çok satanlar listesinde hala en yukarılarda olduğu da unutulmaması gereken bir gerçek. Konsol bölümünde de 2004 senesi oldukça bereketli geçmiş, Xbox�da HALO 2, PlayStation 2�de GTA: San Andreas ve Metal Gear Solid 3 gibi önemli oyunlar kendini göstermişti. Senenin son bombası ise tüm platforlarda aksiyon oyunlarına damgasını vuran Prince of Persia: Warrior within oldu.

2005�in ilk aylarını yaşadığımız şu günlerde oyuncuların kafalarında genel bir kanı oluştu; �Bu kadar güzel oyunların arkasından 2005�te acaba bizleri neler bekliyor?�. Hatta öyle anlar oluyor ki; yıllarca beklediğimiz Half-Life 2, Doom 3 gibi oyunların ardından, uzun süre piyasayı derinden etkileyecek oyun gelmeyeceği ve beklenti dolu anların yavaş yavaş azalacağı gibi karamsar bir tablonun oluşuyor.

İşte sizlere hazırladığımız, �Dervişin sabır taşı� isimli dosya konusu ile bu senenin neler vadettiğini açıklamaya, aynı zamanda �beklenti� duygunuzu yeniden alevlendirmeye çalıştık.

Karşınızda 2005�in beklenti yaratan oyunları:
[URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=3"] [COLOR=#0000cc]Battlefield 2 (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=4"] [COLOR=#0000cc]Championship Manager 5 (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=5"] [COLOR=#0000cc]Conker: Live & Reloaded (X-Box) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=6"] [COLOR=#0000cc]Dark and Light (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=7"] [COLOR=#0000cc]Devil May Cry 3 (PS2) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=8"] [COLOR=#0000cc]Doom 3: Resurrection (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=9"] [COLOR=#0000cc]Dungeon Siege 2 (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=10"] [COLOR=#0000cc]F.E.A.R (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=11"] [COLOR=#0000cc]FIFA Street (PS2) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=12"] [COLOR=#0000cc]Guild Wars (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=13"] [COLOR=#0000cc]Haunting Ground (PS2) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=14"] [COLOR=#0000cc]ICO 2 (PS2) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=15"] [COLOR=#0000cc]ONE (N-Gage) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=16"] [COLOR=#0000cc]Pariah (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=17"] [COLOR=#0000cc]Resident Evil 4 (PS2) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=18"] [COLOR=#0000cc]Runaway 2 (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=19"] [COLOR=#0000cc]GTA: San Andreas (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=20"] [COLOR=#0000cc]Splinter Cell: Chaos Theory (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=21"] [COLOR=#0000cc]Splinter Cell: Chaos Theory (N-Gage) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=22"] [COLOR=#0000cc]Tekken 5 (PS2) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=23"] [COLOR=#0000cc]The King of Fighters 2003 (PS2) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=24"] [COLOR=#0000cc]The Matrix Online (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=25"] [COLOR=#0000cc]The Movies (PC) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=26"] [COLOR=#0000cc]World Tour Soccer 2006 (PS2) [URL="http://www.merlininkazani.com/codes/review_screen.asp?GID=1557&PN=27" rel="nofollow" target="_blank"> [COLOR=#0000cc]Worms World Party (N-Gage)
Auto Assault (PC)

Ömer Hakan Şimşek

Çıkış Tarihi: 2005
Yapımcı: Netdevil
Yayıncı: NcSoft
MMO deyince bir çoğumuzun aklına orclar, elfler, kılıç ve kalkan geliyor ki gerçekten bu tarz oyunlar sektörün büyük bir kısmını oluşturuyor. Yenilik içeren oyunlar yerine kendisine zaten hazır bir hayran kitlesi bulmayı daha uygun gören yapımcılar da genellikle tercihlerini fantastik oyunlardan yana kullanıyorlar. Ama Auto Assault konsept olarak oldukça farklı bir oyun.

Fallout serisini bir çoğunuz bilir. Bir Cyber Punk klasiği olan oyunda, savaşlar sonrası bir dünyada yaşamaya çalışıyorduk. Yaşı birazca ilerlemiş olanlar 80'lerin kült filmlerinden olan ve Mel Gibson'ın esas çıkışını gerçekleştirdiği Mad Max serisini de hatırlayacaklardır. Atmosfer olarak Fallout'a benzeyen, nükleer savaşlar sonrası yaşamı anlatan bu dünyada modifiye edilmiş araçlarla yaşam savaşı veriliyordu. Auto Assault konsept olarak Mad Max serisine çok benziyor.

Uzaylıların dünyadaki kaynakları kullanmak üzere güzel gezegenimize gelip insanları kaçak şekilde yaşamaya zorlamalarından sonra bir asır geçmiştir. İnsanlar artık saklandıkları yerden çıkmış modifiye ettikleri zırhlı ve silahlı araçlılarla direnişe başlamışlardır. Biz de oyunda var olan 3 türden birini seçerek bu dünyaya adımımızı atacağız. Bu türler uzaylı teknolojisini daha iyi kullanan mutantlar, Transformer's gibi biçim değiştiren insan olmayan biomekler ve insanlar. Türümüzü seçtikten sonra sıradaki iş aracımızı seçmek olacak. Oyunda motosikletler, otomobiller, kamyonetler, tanklar gibi bir çok araç türü mevcut. Seçtiğimiz aracı satıcılardan veya görevlerden alacağımız binlerce değişik parçayla geliştireceğiz ve yolları fethedeceğiz.

Aksiyon düzeyi oldukça yüksek olacak olan oyunda, yapımcılar ilk hedeflerinin eğlence olduğunu önemle vurguluyorlar. Bu yüzden oyunda Havoc 2.0 fizik motoru kullanılmış. Bu sayede oyundaki hemen her nesneyle etkileşimimiz olacak. Evleri, ağaçları, çitleri petrol tanklarını havaya uçurabileceğiz. Ama oyunun salt aksiyondan oluşmadığını RPG öğeleri olduğunu da ekliyorlar. Yine de aracımızdan sadece çok özel durumlarda dışarı çıkabileceğiz. Ömrümüz aracımızın içinde geçecek. Arkadaşlarımızla konvoylar oluşturup görevler yapabilecek, istersek diğer oyuncuların kasabalarını basıp kendi kasabamız haline getirebileceğiz.

Akla ilk gelen soru bu kadar farklı araç arasında dengenin nasıl sağlanacağı. Yani bir motosikletin tanka karşı şansının ne olacağı? Üstünde en çok çalışılan konu bu. Oyuncuların karşılaşacağı bazı alanlara sadece belli sınıftan araçlar girebilecek. Ayrıca her aracın artıları eksileri dengeleniyor ve araç üstünlüğü değil strateji üstünlüğü ön plana çıkıyor. Oyunun her yerinde reflekslerden ziyade bu tarz stratejiler ve aracınızı modifiye tercihleriniz önemli olacak. Böylece oyuncular arasındaki yetenek farkı azaltılmış olacak.

Oyunun yapımcısı NetDevil. Firmayı daha önce yapılmış olan ve sağlam bir hayran kitlesi olan JumpGate oyunundan tanıyoruz. Çıkış tarihi içinse 2005�in 3. çeyreği olacağı söyleniyor. İçeriğiyle dikkatleri kendine çeken ve 2005 yılının en fazla beklenen MMO oyunlarından biri olan Auto Assault'u bizde sabırsızlıkla bekliyoruz.

Dostum olabilirsiniz ama ıssız çölde aracımla gezerken karşıma çıkarsanız size acımam...Battlefield 2 (PC)

Can Sağlam

Çıkış Tarihi: 2005'in 2. çeyreği
Yapımcı: Digital Illusions
Yayıncı: EA Games
Birkaç yıl önce piyasaya sürülen Battlefield, gerek grafikleriyle, gerek zevkli oynanışıyla biz oyun severleri bir hayli tatmin etmişti. Çıktıktan kısa bir süre sonra en çok oynanan multiplayer oyunlarından biri olması kesinlikle bir rastlantı değildi. Yapımcılar, ilk oyunun haritalarını yalayıp yutan oyunculara pek de yenilikçi olmayan ek paketler çıkardı, ama hiç kimseyi tatmin etmedi. Bunu gören ve oyunun yapımcısı olan Digital Illusions, kısa bir süre sonra harekete geçti ve çok daha yenilikçi, çok daha modern, çok daha teknolojik bir Battlefield yapmaya başladı; serinin ikinci oyununu.

100 kişik online FPS mi?

Battlefield 2�deki haritalar 100 kişiye kadar desteklenebilecek. Böyle yüksek bir sayıyı okuyunca da akla ister istemez birkaç soru geliyor; acaba Battledield 2, çoğu online FPS�de görülen harita ve oyuncu arasındaki dengesizliği düzgün bir şekilde sağlayabilecek mi? Böyle bir sorunun ortaya çıkmaması için Digital İllusions diğer online oyunlarda görmediğimiz bir özellik ortaya çıkarmış; oyuncu sayısına göre büyüyen veya küçülen haritalar. Harita belli bölgelere bölünmüş olacak. Bu haritalardaki bölümler oyuncu sayısına göre açılacak veya kapalı kalacak. Bu gerçekten iyi düşünülmüş ve işe yarayacak bir fikir.

İlk Battlefield piyasaya sürüldüğü vakte göre oldukça başarılı ve tatmin edici bir görsel yapıya sahipti. Ama tabi ki yapıcıların aynı motoru şimdi de kullanması düşünelemezdi. Bu yüzden yapımcılar kendilerinin programladıkları motor üzerinde yoğun bir şekilde çalışarak günümüz koşullarına uygun hale getirmişler. Ayrıca artık haritalar deforme olabilecek şekilde dizayn edilmiş. Yapımcılar oyundaki hemen hemen her şeyin yıkılabileceği, patlayabileceğini söylüyorlar. Böyle bir özelliğin oyunun zevk katsayısını ikiye katlayacağına eminim. En basitinden, köprüden geçen bir grup askeri birliğini, köprünün en hassas yerlerine vurmak suretiyle başka bir diyara gönderebileceksiniz.

Ben bi� CS bilirim, başka bi�şey bilmem

Oyunun geçtiği mekanlar tahminimce Irak�ın örnek alınarak hazırlandığı çoğunlukla kurak ve sıcak (?) yerler olacak. Seçebileceğiniz taraflar Amerika, Çin ve Orta Doğu askeri birlikleri olacak. Amerikalılar�ın tahmin edebileceğiniz üzere en gelişmiş ordu birlikleri olacakken, Çin birlikleri en son teknolojiye sahip ekipmanlara sahip olcak. Doğu birliklerini sorarsanız büyük olasılıkla iki tarafında altında bırakılmış, teknolojinin gerisinde kalan askerler olacak.

Yapımcılar yapay zeka üzerinde de bir hayli çalıştıklarını söylüyorlar. Artık bot�lar ağaçlara, duvarlara takılmayacak, söylediğiniz bir emiri yerine getirmek için 2 saat(!) beklemeyecek. Tabi bunlar Digital Illusions�un vaadleri, emin olamayız. Ama Battlefield�ın aslen bir multiplayer FPS olduğunu düşünürsek, yapay zeka için yapımcıların üzerine fazlaca yüklenmek yanlış olur kanımca. Yine de biz Unreal Tournament�daki insanlardan bile akıllı gibi gözüken bir yapay zeka olsa kötü mü olurdu?

Ohoo daha çok var

Battlefield bu kez çok daha iddialı bir biçimde oyun oiyasasına düşmeye hazırlanıyor ama bu bahar çıkması planlanırken, modaya uyup 2005�in ortalarına ertelendi. Bu üzücü gelişmeye pek de şaşırdık diyemeyiz zira EA bunu hep yapıyor. Bu yüzden beklemekten başka yapabileceğimiz bir şey yok.
Championship Manager 5 (PC)

Aykut Göker

Çıkış Tarihi: 2005
Yapımcı: Beautiful Game Studios
Yayıncı: Eidos Interactive
Henüz resmi çıkış tarihi açıklanmamış olmasına rağmen, Championship Manager 5�in bu sene piyasalarda olması tahmin ediliyor. Bilindiği üzere önceki senelerde oyunun yapımcılığını üstlenen Sigames, CM-5�te yok. Yapımcı ve yayıncının ayrılığından doğan iki yapım mevcut. İlki Sigames�in Football Manager 2005�i, diğeri ise Eidos ve Beatiful Game Studios�un ortaklaşa çalışması Championship Manager 5. Görüldüğü üzere Sigames, CM�den elini eteğini çekti. Önceki yıllarda CM projesinde yayıncı olarak çalışan firmalar, işin kaptan koltuğuna oturdu. Bir kaç ay önce piyasa sürülen demo tam manasıyla hayal kırıklığı olmasına karşın, CM ismi kolay kolay silinmeyecektir. En azından bu firmaların yaptığı ilk CM, piyasaya çıktığında büyük rağbet göreceği muhtemel. Çünkü demo�nun akıllarda bıraktığı olumsuz izlenim pek gerçekçi değildi. Asıl cevabı bize tam sürüm verecektir.

CM, Football Manager�ı yakalayabilecek mi? Bir başka deyişle; Eidos, Sigames kadar başarılı olabilecek mi?

Bu soruların cevabını Championship Manager 5 piyasaya çıkınca oldukça doyurucu bir şekilde alacağız. Peki serinin 5. versiyonunda nelerle karşılaşacağız? Öncelikle daha hızlı bir oynanış vadediliyor. Eğer başarılı olunursa FM karşısında büyük bir hamle olacaktır. Bilindiği üzere oyuncuların en çok şikayet ettikleri konuların başında ağır oynanış gelir.

Yeni oyun kullanıcı dostu bir antrenman bölümüyle geliyor. Artık anrenman programı eskiden olduğu kadar komplike hazırlanmayacak. Daha kolay bir arayüz geliştirilmiş. Fakat antrenman programıyla uğraşmak bile oyuncuya ayrı bir zevk veriyordu. Yeni oyun için ne kadar olumlu bir yenilik olduğu tartışılır. Ayrıca yapımcılar bu konuda Charlton Athletic�in as takım koçu Mervyn Day ile çalıştılar.

CM-5�te yıldız isimleri bulmak önceki versiyonlardan daha kolay olacak. Öyle ki yapımın gözlemci sistemi bize daha kesin yanıtlar verecek. Böylelikle yıldız potansiyeline sahip olan futbolcuları daha kolay keşfedeceğiz. FM�yi ve eski CM serilerini oynayanlar bilirler. Gözlemcilere bir türlü güvenilmez. İleride patlama yapacağını düşündüğünüz oyunculara; �sınırlı yeteneğe sahip� derler. 4-5 sezon sonra baktığınızda ise bir futbol ilahını kaçırmışsınızdır. Eğer gözlemciler bahsedildiği gibi geliştirildiyse, CM-5�te işimizin daha kolay olacağı muhtemel.

Yapım geliştirilirken profesyonel futbolun içindeki bir çok takım ve personelle çalışılmış. Bunlar İngiltere Premier ligi takımlarından, İtalya Seria A�ya ve hatta İspanya La Liga takımlarından Real Madrid�e kadar...

Hatırlar mısın bir maç vardı eskiden?

Championship Manager serileri bilindiği üzere çok geniş bir veri tabanına sahip. Hem oyuna başlamadan önce hemde oyuna başladıktan sonrası bir bir kayıt edilir. Buna karşın ilk sezon oynadığınız önemli bir maçı, bir kaç sene sonra izlemeye kalktığınızda, maçın skoru dışında herhangi bir bilgiye ulaşamazsınız. Championship Manager 5 bu duruma son noktayı koyacak. Yeni oyunda, yıllar geçmesine rağmen eski maçları en azından yazı ile izleyebileceğiz. Böylelikle geçmişteki maçların veri kaybı ortadan kalkacak.

Taktik ekranı Beatiful Game Studios tarafından bazı geliştirmelere uğramış. Gerçi demo�da gördüğümüz kadarıyla görünüşü dışında, kayda değer bir değişiklik yoktu ama tam sürümde oyuncuların koşu yapabilmesi için yeni güzergahlar bulunacak.

Kulübüyle anlaşamıyorum ki futbolcuya kontrat önereyim

Ronaldo�ya, Zidane�a, Henry�e teklif götürüyorsunuz fakat yanıt hep olumsuz mu oluyor? Championship Manager 5 sorununuzu ortadan kaldırıp, dünya yıldızlarını kadronuza katmanıza fırsat tanıyor. Tamamen gerçekçi olarak geliştirilmiş transfer modeliyle artık ulaşılmaz yıldızlar yok.

Tam sürümde menajeri olduğunuz kulübün eski hocasıyla karşılaştırılacaksınız. Onun başarıları adeta bir gölge gibi sizi takip edecek. Bu yüzden çeşitli kupalar kazanarak kendinizi eski menajer kadar sevdirmelisiniz. Tabii futbolcularla�da iyi ilişkiler içinde olmak çok önemli. Başarıya giden yol ekip olmaktan geçer!

CM�yi unutmak mümkün mü?

Bildiğiniz gibi Championship Manager serisi, menajerlik oyunları arasında çok özel bir yere sahip. Henüz çıkış tarihi belli olmayan bu serinin son oyununu bir çok CM tutkunu sabırsızlıkla bekliyor. Bakalım CM yoluna devam edebilecek mi?
Conker: Live & Reloaded (X-Box)

Emre Günen

Çıkış Tarihi: Mart 2005
Yapımcı: Rare Ltd
Yayıncı: Microsoft
Haylaz sincap geri döndü! Nintendo�nun ünlü oyunu Conker's bad fur a Day, kanlı macerasına kaldığı yerden, Xbox platformunda devam edecek. Bilmeyenler için kısaca açıklamak gerekirse; Conker, şirin mi şirin karakterleri ve renkli çevre tasarımı ile çocuk oyunlarını anımsatan bir yapıya sahiptir. Fakat oynayanlar bilirler ki; işin aslının bununla alakası yoktur. Baş kahramanımız da dahil olmak üzere tüm karakterler son derece küfürbaz, gelişen olaylar son derece vahşi ve oyunun genel yapısı ziyadesiyle kanlıdır. Ağızından puro, elinden silah düşmeyen kahramanımız bu kez Xbox platformunda bizlerle buluşacak.

Eski oyunun genel yapısı platform olarak tabir edilebilirdi. Conker live & Reloaded ise 3. kişi görüş açılı aksiyon olacak. Yine bol kanlı sahneler ve yine sansürlenebilecek küfürlere sahip olacak oyun, piyasadaki aksiyon oyunlarını aratmayacak kadar da hareketli olacak. (Tabii ki tüm karakterlerin sincap vari olacaklarını da unutmamak gerek). Piyasadaki pek çok oyunu �ti�ye alan ve kimi önemli filmlerin unutulmaz sahnelerini içeren oyunun E3 fuarında en çok rağbet gören özelliği; kapsamlı multiplayer modu idi. Günümüz multiplayer FPS oyunlarında rastladığımız tüm çoklu oyuncu modlarına destek verecek olan oyunun takım oyununa imkan verecek bölümleri de olacak. İçerisinde tıpkı Unreal Tournament 2004�de olduğu gibi araçlar kullanılabilecek.

Conker�ın bizi ilgirendiren asıl yönüne yani tek kişilik moduna bakacak olursak, tipik bir aksiyon oyunundan daha fazlasını bulacağız. Yapacaklarımız genelde �belirtilen yere git ve herkesi öldür� gibisinden görevlerden oluşsa da, içerisinde pek çok ayrıntı ve Conker�a özgü espri dolu eğlenceli yanlar da olacak.

Geçtiğimiz senenin sonlarına doğru basına dağıtılan Xbox demosunu oynama fırsatını eline geçirmiş birisi olarak, �Saving Private Ryan� filminin ünlü Normandiya çıkartmasını içeren bölümü ve izlenimlerimi anlatayım. Bölüme kahramanımız Conker ile bir botun içinde başlıyoruz ve karaya çıkmaya çalışıyoruz. Buradan itibaren hem aksiyon oyunu tadında olaylar gelişirken bir yandan da filmi ti�ye alan sahneler görüyoruz. Kafasından vurulup etrafa ketçap gibi kan fışkırtan karakterlerden, kolunu eline alıp dolaşan tüm enstanteneleri yaşıyoruz. Bölümün sonlarına doğru girdiğimiz bir revirde aklını kaçırmış bir profesörü öldürmemiz gerekiyor. Burada ise yine etrafta pek çok ayrıntı ile karşılaşıyoruz. Mesela elektrikli sandalyeye bağlı bir kişiye rastlıyoruz. Yardım için yalvaran bu kişiyi ister kurtarıyor, isterseniz kolu çekip öldürebiliyorsunuz.

Gerek demoda gerekse E3 fuarlarında edindiğimiz bilgilere bakarak oyunun görsel açıdan son derece başarılı olacağını düşünebiliriz. Karakterlerimizin sincap ve benzeri yaratıklardan oluşacağını biliyoruz. Karakterlerin hem animasyonları hem de tüyleri son derece gerçekçi gözüküyor. Hatta E3 fuarında Xbox�ın en iyi grafikli aksiyon oyunu ödülü aldığını söylemem yeterli olacaktır sanırım.

Sonuç olarak, Live and Reloaded 2005 yılı içinde piyasaya çıktığında aksiyon platformunda önemli bir yer tutacak gibi gözüküyor.
Dark and Light (PC)

Ömer Hakan Şimşek

Çıkış Tarihi: Nisan 2005
Yapımcı: Np Cube
Yayıncı: Np Cube
�Adından anlaşılacağı gibi oyunda katılabileceğiniz iki ayrı fraksiyon var. Dark and Light�da 12 farklı ırktan ve 14 farklı meslekten birini seçebiliyorsunuz. Karakterinizin tipini istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz. Ticari yetenekleriniz var ve özel nesneler üretip satabiliyorsunuz. Böylece oyun içinde oyuncular birbirine bağlı hale geliyor. Oyunda binlerce farklı nesne var. Ve...�

Liste böyle uzayıp gidiyor, ama bu özellikler öyle veya böyle birçok MMORPG�de zaten var. Peki DnL�yi diğerlerinden farklı yapan, heyecanla beklememizi sağlayan nedir?

Bir dünya düşünün 40.000 km2 alandan, 4000�den fazla kaleden ve 1000�den fazla şehirden oluşsun. Dragonlara, planörlere binerek seyahat ettiğinizi, havanın değiştiğini, mevsimlerin değiştiğini, bitki örtüsünün buna göre değiştiğini düşünün. Kendi evinizi yaptığınızı, evlendiğinizi, kalelere saldırarak veya politika ile baron, dük, kral olduğunuzu düşünün...

Evet DnL bize kocaman ve dinamik bir dünya vadediyor. Oyuncuların gerçek bir dünyada yaşıyormuş gibi hissetmeleri için ellerinden geleni yapmışlar. Öyle ki oyunda mevsimler değişecek, bitki örtüsü, hayvanların sayısı ve tipi buna göre değişecek. Tamamen canlı bir ekosistem olacak. Oyun bu konuda o kadar iddalı ki; yapımcılar şimdiye kadar bu sektördeki en gerçekçi dünyayı yaptık diyorlar.

Bu gerçeklik ve dinamizim hissine oyunun her yerinde rastlıyorsunuz. Seçtiğiniz karakterler hem sosyal hem de savaşcı olarak gelişiyor. Kendinize arsa satın alıp evinizi yapabilecek, isterseniz arkadaşlarınızla yeni bir köy inşat edebileceksiniz. Bu sıcak yuvanızı paylaşmak için isterseniz evlenebileceksiniz. Tabii ki oyunun tamamı pembe hayallerinizi gerçekleştirmeye çalışmaktan ibaret değil. Dark ve Light ana şehirlerinin haricinde, oyunda bulunacak 10 ayrı krallıkta diğer oyuncularla savaşabilecek, kaleler alıp oylamayla liderinizi seçebilecek hatta belkide kral olacaksınız. İsterseniz bu savaşlara hiç bulaşmayıp bu devasa alanı gezebilir. Yeni yerler keşfedip yeni kaynaklar bulabilirsiniz. Gezdiğiniz yerlerin haritalarını çıkarıp diğer oyunculara satabilir ve hayatınızı bir gezgin gibi geçirebilirsiniz.

Oyun teknik açıdan da oldukça iddalı. İlk kez WoW�da başarıyla uygulanan �No Zoning� denilen sistem DnL�de de kullanılacak. Mantık oyunda yükleme ekranının olmaması. Böylece bir kıtayı baştan başa yürüseniz bile oyun hiç yükleme ekranı ile bölünmeyecek. Siz de kendinizi oyunun atmosferine tamamen kaptırabileceksiniz. Geliştirilen server teknolojisi sayesinde artık tüm oyuncular aynı serverda olabilecek. Grafiksel olarak da oldukça iyi gözüken DnL�nin şu andaki en büyük sıkıntısı oyunun optimize edilerek düşük sistemlerde de çalışmasını sağlamak.

Çıkış tarihi Nisan 2005 olarak gözüken oyunun yapımcısı daha önce adını duymadığımız yeni bir firma olan NP Cube. Yaklaşık 2.5 senedir üstünde çalışılan oyunun vadettiği yenilikler oldukça fazla. Son dönemlerde peş peşe bitmesine az kala iptal edilen MMORPG�lerden sonra yapımcıların bu kadar yeniliği hakkıyla yapıp yapamayacağına dair endişelerimiz yok değil. Her halükarda DnL�nin sektöre taze kan getireceği açık. Eğer birde dedikleri herşeyi yaparlarsa Nisan ayında MMORPG dünyasının yeni kralının tahtına oturacağından emin olabilirsiniz.
Devil May Cry 3: Dante's Awakening (PS2)

Can Gülay

Çıkış Tarihi: 1 Mart 2005
Yapımcı: Capcom
Yayıncı: Capcom
İlk oyunuyla herkesi büyüleyen ve hızlı aksiyon sahneleriyle Capcom�un en beğenilen oyunlarında biri olan Devil May Cry çok büyük bir ilgi toplamıştı. Durum böyle olunca da ikinci oyundan beklentiler de oldukça fazlaydı. Bildiğiniz gibi beklenenin aksine ikinci oyun ilk oyunun başarısını yakalayamamış ve büyük hayal kırıklığı yaratmıştı, fakat yapılanlara bakılırsa bu kez Capcom aynı hataya düşmeyecek gibi görünüyor.

İkinci oyuna yepyeni hareketler ve daha hızlı aksiyon hareketleri eklenmiş olsa da atmosferin çok iyi olmayışı ve diyaloglardaki eksiklik oyunu gölgede bırakmıştı. DMC3 ise videolardan anlaşıldığı kadarıyla gotik mimarinin ağırlıkta olduğu çok sağlam bir atmosfer sunuyor ve önceki oyunda bulunan hatalardan ders çıkarmışa benziyor. Bunun yanında çok daha hızlı sahneler yepyeni kombolarla süslenmiş ve ortaya oynanış yönünden oldukça eğlenceli olacağa benzeyen sahneler çıkmış. Yine silah ve kılıç hareketlerimizi birleştirerek yapacağımız kombolar, elde edeceğimiz yeni yeteneklerle güç kazanıyor ve bu da oyunun akıcılığına hız katıyor. Dövüşler sırasında çevreyle etkileşime girerek bunu aksiyona yansıtmak ise oyunun en heyecan verici taraflarından bir tanesini oluşturuyor.

İlk oyunun öncesini konu alan senaryoda Dante�nin şeytani ikiz kardeşi Virgil�de bulunuyor ve oyun biraz da karanlık ve aydınlığın temsilcileri olan bu karakterlerin yüzleşmesini konu alıyor. Bunların yanında gerek ara videolardan gerekse mekan tasarımlarından anlaşıldığı kadarıyla görsellik PlayStation 2�de görebileceklerimizin en iyilerinden bir tanesi olacak. Zaten Capcom grafikler konusunda hemen hemen hiçbir zaman oyuncuların yüzünü buruşturmamıştır ve bu yine böyle olacak. Özellikle videolarda görülen dans pisti ve mükemmel bir ay ışığı sahnesi altında Dante ve Virgil�in karşılaşmaları görsel açıdan çok iyiydi, bu tip etkileyici sahneler de oyunda bolca bulunacak ve bu da oldukça sevindirici.

Mükemmel seslendirmelerin yanında aksiyon sahnelerinde daha bir hızlanacak olan müzik ise dövüşlere kesinlikle çok üst seviyede bir heyecan katacak ve tüm bunlar yüksek oynanabilirlikle birleştiğinde Devil May Cry 3�ün gerçek tablosu ortaya çıkmış olacak. Aslında Devil May Cry hayranları zaten üçüncü oyunun videolarını defalarca izleyip ekran görüntülerine sayısız kez bakmışlardır, akıllardaki en büyük soru işareti ise DMC3�ün önceki oyunda düştüğü hatalardan birine kurban gidebilme ihtimali; ama bence bu çok da olası bir şey değil. Oyunun çıkışına da çok az bir süre kalmışken olumsuz konuşmak istemiyorum ve en azından Dante�nin ilk oyundaki ihtişamıyla dönüp, yüzündeki hafif munzur ve dalga geçer bir gülümsemeyle düşmanlarına ��Let�s Rock Baby!�� demesini istiyorum. Eğer Dante yine bu işi hakkıyla yaparsa eminim ki yılın en iyi aksiyon/macera oyunlarından birini daha 2005�in başında oynamış olacağız.
Doom 3: Resurrection of Evil (PC)

Arda Gündüz

Çıkış Tarihi: 4 Nisan
Yapımcı: id Software
Yayıncı: Activision
Doom konsepti, yıllar sonra Ağustos 2004�te, Doom 3 ile yeniden doğmuştu. Teknolojinin nimetlerinden de sonuna kadar faydalanan Doom 3, bize görsel şölen ve yeni bir hikayeyi de beraberinde getiriyordu. Cehennemden gelen tehlikeli yaratıklar, Mars�taki UAC üssüne saldırıyor ve biz de bu ortamdan sağ çıkmak için uğraş veriyorduk. Şimdi sırada, Doom 3�e expansion olarak hazırlanan Resurrection of Evil var.

Resurrection of Evil, Doom 3�teki olayların iki sene sonrasında geçiyor. Yaratık saldırısından sonra, Mars�taki UAC üssü terkedilmiştir, fakat gezegen etrafındaki uydular aracılığıyla uzaktan takibine devam edilmektedir. Bir süre sonra, Site 1 isimli bölgeden geldiği tespit edilen garip sinyaller keşfedilir ve bunu araştırmak üzere birkaç asker buraya gönderilir. Biz de bu askerlerden birini kontrol ediyoruz, ama bu oyundaki kontrol ettiğimiz karakter, ilkindeki marine olmayacak.

İlk oyunun yarısı kadar süreceği belirtilen Resurrection of Evil�a yeni silahlar ekleniyor. Bunlardan birisi çift namlulu pompalı tüfek. Bir diğeri ise, biraz da Half-Life 2�den esinlenildiği düşüncesine varmamızı sağlayan Levitation Gun. Bu silahla birlikte, fizik motorunun da gücünü kullanarak çevredeki objeleri kaldırıp düşmanlara atabilmek, ya da onlardan bize gelen el bombası, alev topu ya da roket gibi uzak mesafe saldırı öğelerini yakalayıp geri yollayabilmek mümkün olacak. Eğer Half-Life 2�deki Gravity Gun�ı bol bol kullandıysanız, yabancılık çekmeyeceksiniz.

İlerlerken çevrede bulacağımız PDA�leri toplamaya ve hikaye ile ilgili ipuçları almaya devam edeceğiz. Doom 3�te ismi geçen karakterlerden birisi olan Elizabeth McNeil, yeni maceramızda bize görevler ve yapmamız gerekenlerle ilgili direktifler verecek. Doom 3�teki en büyük handikaplardan birisi, aynı anda fener ve silah kullanamıyor oluşumuzdu. Resurrection of Evil�da, kaskımızda bir fener olacak ve böylece fenerimiz açık biçimde düşmanlarla savaşabileceğiz.

The Relic isimli silah, oyunun kilit noktalarından birisini oluşturuyor. Relic�i bulduğumuz andan itibaren, ona sahip olmak üzere peşimizden üç boss gönderiliyor. Onları öldürdükçe, güçleri bu Relic�te toplanıyor ve gerektiği zamanlarda şarj edip bu özellikleri kullanabiliyoruz. Bu özelliklerden ilki Hell Time, bunu kullanarak zamanı bir süre yavaşlatıp, ağır saldırılardan kaçabiliyoruz. Berserker özelliği ile topu katliamlar yaratmak mümkün olacak. Gönderilen boss�lar içerisinde sonuncusunu da öldürdükten sonra, yine Relic�i şarj edip geçici süre ölümsüz olabiliyoruz.

Yeni boss�ların yanında, bizi yok etmek üzere cehennemin bağrından kopup gelen değişik yaratıklar ile mücadele etmemiz gerekiyor. Bunlardan bazıları The Hunter, The Vulgar ve The Bruiser. Resurrection of Evil�da grafiksel anlamda gözle görülür bir değişikliğe gidilmeyecek çünkü Doom 3�ün grafikleri zaten oldukça iyiydi. Tek kişilik senaryonun yanında, yapımcılar multiplayer olayına da eğiliyorlar. Klasikleşmiş deathmatch�in yanında, Capture the Flag ve download edilebilir birçok mod daha oynanabilecek. Doom 3: Resurrection of Evil, 4 Nisan�dan itibaren piyasalardaki yerini alacak.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 677
favori
like
share