Çığlık Çığlaya Yüreğim - Dini Hikayeler - Dini Menkibeler

Zaman denizinde, zamanın nasıl geçtiğini anlamadan, ferasetsizce günü birlik yaşantıma devam etmeye çalışan ben, ansızın çıkan kulakları sağır edercesine esen boş vermişlik rüzgârlarına kapılıp, alabora olmuş mücadele gemisinden düştüğüm anda takıldım günah oltasına. Şeytanın ve nefsimin birlikte hareket ederek zaman denizine fırlattığı günah oltasının, küçücük iğnesine bakıp da 'çok tatlı olmalı? Bir kereden bir şey olmaz' diyerek yakalandığım andan beri çığlık çığlığa yüreğim.

İğne küçüktü evet. Ama iğneye yakalandı mı yüreğin, iğne bırakmıyordu ki sen onu bırakmaya çalış sanda.

İğne küçüktü tamam. Ama iğne yüreğine girdimi, yüreğin dönmeye başlıyor ve yüreğin zaman denizinde yol alırken, mücadele gemisinin kontrolünü gaflet kaptanına teslim ediveriyorsun.

İğne küçük anladım, tamam. Ama küçük iğne gaflet kaptanının da yardımlarıyla aklının çaresiz kaldığı durumlarda aklına yol göstermek isteyen yüreğinin, sesini kısıyor, sana sadece çığlıklarını hissettiriyor ve aklın anlamsızlaşıyor.

Yüreğimde iğnenin açtığı küçücük delikten içeri giren masum gibi görünen meltemlerin, fırtınaya dönüşerek yüreğimdeki huzurları tarumar etmesinin sebebi de küçücük bir iğneydi. Günah oltasının küçücük bir iğnesiydi.

Aklımın çözüm bulamadığı her sorunda yöneldiği yüreğim, sadece çığlık çığlığa. Hani Allah'ın Sevgilisi (s.a.v.) buyuruyor ya 'Müminin ferasetinden korkun' diye. Feraset, Allah'ın yardımlarıyla kalbin akla yol göstermesi değil de neydi? Çığlık atmaktan bitap düşen kalp ne kadar yol gösterebilir ki akla? Günah oltasına takılarak şeytanın ve nefsin esiri olmaya başlayan kalp, huzurunu kaybeden kalp, Sevgililer sevgilisiyle buluşamayan kalp ve Yaradan'ına ( c.c.) 'buyur gel konuğum ol Rabbim' diyemeyen kalp, çığlık çığlığa kalmasında ne yapsın?

Günah oltasına yakalanmama vesile olan iğnenin verdiğe acıya rağmen, iğnenin pisliklerini yüreğime akıtarak yüreğimi karartmasına rağmen, meltemlerin yüreğime girer girmez sert bir fırtınaya dönüşüp huzurumu tarumar etmesine rağmen, aklımın anlamsızlaşmasına rağmen yüreğimin çığlıklarının çetelesini tutmaya çalışıyorum şimdilerde.

Her çizgi acı demek, her çizgi biraz daha artan karanlık demek, her çizgi yüreğimin içine kapanması demek ve çeteleye her attığım kertik yüreğimden biraz daha uzaklaşarak yüreğimin bana küsmesi demek.

Çetelem bayağı kabardı şu aralar. Yüreğim küsmüş ses vermiyor bana. Yüreğime her seslendiğimde bana, 'hadi durma çetelene bir çizik daha at beni ne yapacaksın' dercesine nazlı bir küsgün çığlıkla cevap vererek susuyor yüreğim. Yüreğim artık sessiz. Yüreğimi sevgisiz bırakmam neden oldu bütün bunlara. Aklıma takılan binlerce soru var şimdiler de. Farkında olmadığım ama cevaplamak zorunda olduğum ne çok soru varmış meğerse.

Yüreğimin uzun zamandır hatırlatmalarına duymazdan gelerek kulak asıyordum. 'Yok, yok sandığın gibi değil' diyerek sadece kendimi kandırıyormuşum meğer. Yüreğimin sesleri çığlıklara dönüşmeden önceydi sanırım en son sevgilerime tutunduğum. O günden beri de hiç kapısını açmamıştım ki sevgi odasının. Nerden bilirdim ki tam çığlık çığlığa kalan yüreğimin acılarını dindirmek için son bir umutla sevgi odasının kapısını çaldığımda içerden ses gelmeyeceğini? Nereden bilirdim ki sevgilerin çalınabileceğini? Nereden bilirdim ki yüreğimde sevginin kalmadığı zamanlar yüreğimin çığlıklarının arttığını? Aklımı sorguya çekiyor yüreğim ve hesap soruyor 'çabuk söyle Sevgimizi kim çaldı?' Anlamsızlaşan aklım yeni farkına varıyor ' sahi sevgimizi kim çaldı?'

Akılla kalp. İyi anlaşan iki eski dost. Kalbin önderliğinde yola beraber çıkmışlar yaratıldıklarında, hep dost bilmişler ve sevmişler birbirlerini. Allah Teala'nın, bizlere açıkça düşmanlığını ilan eden ve her ne pahasına olursa olsun bizleri de beraberinde ateş sahiline götürmek içi çalışacağını ilan eden düşmanımızdan korunmamıza yol göstermesi için iki güzel nimet. Başımıza gelen her iyi ya da kötü olayda, bizi Allah'a yaklaştırmanın yollarını işaret eden iki farklı danışmanımız. Güzel beraberlikleri bizleri daima güzele yönelteceği gibi, iki güzel dostun arasını açacak nifak tohumlarını saçmamız sebebiylede kalbin çığlıklarının çetelesini tutuyor bulabiliriz kendimizi, farkında olmadan. Kalp küs tümü akıla, akıl anlamsızlaşıyor ve hesap gününün farkına varamadan çalışıyor.

Bak gene başladı bir iki üç dört...

Farkındayım, çığlık çığlığa yüreğim!!!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 316
favori
like
share