Dini Hikayeler - İslami Hikayeler - üzümüz Kızaracak Okuduğumuzda

Ya rasulullah sen bir gün yine Ebu Cehile uğramıştın.
Bıkmadan usanmadan tekrar ettiğin tebliğini bir kez daha tekrarlamıştın.
Ebu Cehil sana “Ya Muhammed Eğer senin bu ısrarın inandığın Rabbin huzurunda mesuliyetten kurtulmak içinse ben sana şehadet edeceğim.Sen üzerine düşen görevi yaptın” diyordu.


Sen mahzun ve mükedder giderken Ali soruyordu
“Ya Ebu Cehil gerçekten Muhammed’e SAV inanmıyor musun?Bu soruya Ebu Cehil gibi münkir
“Evet biliyorum ki o bir peygamberdir.Ama niçin O diyordu?”


Bugün seni hiç tanımayan isminin anılmasına dahi tahammül edemeyenler var.
Sen insanlık aleminin yıldızı iken, sen kainatın yaratılış sebebi iken.sana ebu cehil kadar dahi insaflı davranmayanlar var.
Var zira biz o kapıları hiç zorlamadık.
Ya bir kere gittik kovulduk, ikinciye gitmedik ya da hiç gitmedik.
Öyle iken bu işler olmuyor diye şikayet ediyoruz Ya Rasulallah.
Senin Ebu Cehil’in arkasından konuştuğunu ne gören oldu ne duyan.
Senin iman etmiyor diye birini zemmettiğin vaki değilken ümmetin ne kadar da rahat konuşuyor Ya Rasulallah.
İstediğine kafir deyip bin bir türlü hakaret yağdırıyor.
İstediğinin de “yüzüne tükürmek gerektir” diyor ve tükürüyor.
Bu yol senin yoluna pek benzemiyor.
Senin yolun değilse ümmetin kimin yolunda gidiyor Ya Rasulallah…

İman etmek için Ömer ne güzel bir örnekti…
Bir gün yanında gelmiş ve sana hitaban
“Şuan nefsimden sonra en sevimli seni buluyorum” demişti.
Sense elini elinden tutmuş, “olmadı, olmadı Ya Ömer beni nefsinden çok sevmedikçe tam iman etmiş olmazsın” demişti.
Daha sonra Ömer “şuan seni nefsimden daha çok seviyorum” deyince, yüzüne gülümsemiş “İşteşimdi oldu Ya Ömer, işte şimdi oldu” demiş ve dostun Ömer’i tam imana erdirmiştin.


Ebu Talib’e yetmemişken seni seviyoruz demek bize yetecek mi Ya rasulallah…
Sadece iman ettik deyip, imanın gereklerini yerine getirmesekte iman etmiş olur muyuz YA rasulallah…
Ömer gibi olabilmek mümkün mü hiç.
Sen Ömer!e olmadı derken bizim imanımıza olur verir misin Ya Rasulallah.
Seni nefsinden değil, eşinden, çocukalrından, malından, evinden, arabasından sonra düşünen ümmetin nasıl tam imana ulaşacak Ya Rasulallah.
Kim elimizden tutup olmadı diyecek bize…

Şu dönemde ise Ey Eba Akîl tembel insanlar sardı her yanı , ipek döşekler içinde aranır oldu Rıza…
Bırak ölüm döşeğinden fırlayıp davaya sarılmayı…
Yumuşak döşeğini terk etmez oldu insanlar..


Şimdi sizler ey bütün bir tarih boyunca ağlamayı unutanlar, gamsızlar, dertsizler ve ağlanacak hallerine gülenler…
Gelin şu çıkmazın başında durup asırlık gamzsızlığımıza bir son vererek beraber ağlayalım.
Cehaletimize ağlayalım, kaybettiğimiz şeylerden habersizliğimize ağlayalım.
kusurdan bir heykel haline gelmiş mahiyetimize, duygularımızın dumura uğrayışına ve hoyratlaşan gönlümüze ağlayalım.
Bu vaziyette öleceğimize, öldüğümüz gibi dirileceğimize..
Tasmalı ve prangalı…Büyük imtihanda, en büyük merasimde fevç fevç geçecek olan mazimizin şanlıları arasında yer bulamayacağımıza ağlayalım.
Daldan kopan bir meyve gibi yalnız düşüşümüze,ayaklar altında ezilişimize ve rahmetten cüda kalımışımıza ağlayalım..


Alıntı..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 275
favori
like
share