Hacc'la ilgili kusur eksiklik ve cezalar - haccla ilgili bilgiler - haccta uyulması gerekenler



Hac esnasında ihram yasaklarına uymamak vaciplerden birini terk etmek ya da ertelemek veya Harem Bölgesinde yapılmaması gereken bazı fiilleri yapmak gibi kusur ve eksiklikler bir takım cezaları gerektirir. Bu cezalar haccın kaza edilmesi deve veya sığır (bedene) kesilmesi; koyun veya keçi (dem) kesilmesi; sadaka bedel ödeme ve oruç tutmaktır. Şimdi bu cezaları gerektiren kusur ve eksiklikleri tutum ve davranışları kısaca belirtelim.


HACCIN BOZULMASINA YOL AÇAN KUSUR


Hac için ihrama girdikten sonra henüz Arafat Vakfesi yapmadan cinsel ilişkide bulunmak haccın bozulmasına yol açar. Bu duruma düşen kimsenin bozulan bu haccını yarım bırakmayıp tamamlaması bunun yerine gelecek yıllarda bu haccını kaza etmesi ve işlediği bu fiilden dolayı da bir koyun veya keçi (dem) kurban etmesi gerekir.
Umre için ihrama girdikten sonra umre tavafını yapmadan cinsel ilişkide bulunan kimsenin de aynı şekilde umresi bozulmuş olur. Bu kimsenin bozulan bu umreyi bırakmayıp tamamlaması daha sonra bunu kaza etmesi ve işlediği suçtan dolayı da yine bir koyun veya keçi (dem) kesmesi gerekir.


DEVE VEYA SIĞIR (BEDENE) KESMEYİ GEREKTİREN KUSUR


Arafat Vakfesinden sonra fakat henüz tıraş olup ihramdan çıkmadan (ilk tehallülden) önce cinsel ilişkide bulunan kimsenin ceza olarak bir deve ya da sığır (bedene) kesmesi gerekir.
Ziyaret tavafını cünüp olarak yapan kimsenin ceza olarak bir deve ya da sığır kesmesi gerekir. Cünüp olarak yapılan tavaf (hangi tavaf olursa olsun) abdestli olarak yeniden yapılırsa ceza düşer. Cünüp olarak yapılan tavafın abdestli olarak yeniden yapılması vaciptir.


KOYUN VEYA KEÇİ (DEM) KESMEYİ GEREKTİREN KUSURLAR


İhramlı iken Arafat Vakfesinden sonra tıraş olup henüz Ziyaret Tavafını yapmadan cinsel ilişkide bulunan eşini şehvetle öpmek okşamak gibi cinsel ilişkiye yol açan davranışlarda bulunan;
Saçın veya sakalın dörtte birini ya da başka bir uzvun tamamını tıraş eden;
Bir defada aynı anda ve aynı yerde bütün tırnakları veya bir elin ya da bir ayağın tırnaklarının tamamını kesen;
Elbise olarak dikilmiş giysileri on iki saat boyunca veya daha fazla giyen;
Başı ve yüzü örten;
Ayakkabı giyen;
Bir defa da aynı anda ve aynı yerde en az bir uzvun tamamına koku yağ jöle ve biryantin süren;
Kına yakan saç ve sakal boyayan;
Mikat sınırını ihramsız geçen;
Sa’yi terk eden ya da hiçbir mazeret yokken sa’yi yürüyerek yapmayan;
Müzdelife vakfesini özürsüz olarak terk eden;
Şeytan’a hiç taş atmayan veya bir günde atılması gereken taşların yarıdan fazlasını süresi içinde atmayan;
Farz ve vacip tavaflarda setr-i avrete uymayan;
Ziyaret veya Umre tavafının son üç şavtını ya da sadece birini yapmayan;
Veda tavafı yapmayan;
Ziyaret ve Umre tavafını abdestsiz; Umre Veda ve Kudüm tavaflarını cünüp halde yapan;
Arefe günü Arafat’tan güneş batmadan önce ayrılan; kimsenin ceza olarak bir koyun ya da bir keçi (dem) kesmesi gerekir.


FITIR SADAKASI KADAR SADAKA VERMEYİ GEREKTİREN KUSURLAR


İhramlı bir kimsenin 12 saatten daha az bir süre herhangi bir giysi ve ayakkabı giymesi başı örtmesi;
Saç ve sakalın dörtte birinden az kısmını tıraş etmesi;
Bir elin veya bir ayağın tırnaklarının bir kısmını ya da ayrı ayrı yer ve zamanlarda tamamını kesmesi;
İhramlı ya da ihramsız birini tıraş etmesi;
Kudüm veya Veda tavafının abdestsiz halde yapılması;
Veda tavafı ile Sa’yin son üç şavtının yapılmaması ya da eksik yapılması ve bu şavtların mazeret yokken yürüyerek yapılmaması;
Şeytan taşlamada bir günde atılması gereken taşların yarıdan çoğu atıldıktan sonra geriye kalanların atılmaması ya da eksik atılması;
gibi eksikliklerden dolayı fıtır sadakası miktarı kadar sadaka vermek gerekir.
İhramdan çıkma aşamasına gelmiş olan ihramlıların başkalarını tıraş etmelerinden dolayı herhangi bir şey gerekmez.


BEDEL ÖDEMEYİ GEREKTİREN KUSURLAR


İhramlı halde Harem Bölgesinde karada yaşayan av hayvanlarını avlayan yaralayan onların tüylerini koparan yumurtalarını kıran avlayanlara yardımcı olan;
Kendiliğinden biten her türlü ağaç bitki ve otların kesilmesi ya da koparılması ihramlı olsun veya olmasın herkese haramdır. Bu sebeple Harem Bölgesinin ağaç ve bitkilerini kesip koparan av hayvanına zarar veren kimse ceza olarak bedel öder. Bedel kıymeti takdir edilerek tesbit edilir. Bunların bedeli takdir edilerek fakirlere verilir.

ÖZÜR SEBEBİYLE İHRAM YASAKLARINA UYMAMAK

Hastalık kaza geçirme ve benzeri elde olmayan sebeplerle ihram yasaklarına uyamayan kimse ceza ödeme konusunda muhayyerdir. Bu durumda olan kişi:
- İstediği yer ve zamanda peş peşe veya aralıklı olarak üç gün oruç tutar.
- Veya altı yoksula fıtır sadakası miktarı sadaka verir.
- Yahut Harem Bölgesinde istediği zaman bir koyun ya da keçi (dem) keser.

İHSAR

( HACC'DAN MENEDİLMEK VEYA GERİ KALMAK )

Molla hüsrev: İhsâr'ın lûgat manası mutlak olarak men etmek alı koymak demektir. Şer'an: "İhramlı olan mükellefi; hacc ve muresinin tamamına erişmesinden düşman hastalık veya meşru bir başka sebeble menedilmesine "İhsar" denilir" hükmünü beyan etmektedir. İbn-i Abidin: "İhsar lûgatta men etmek demektir. Yani korku hastalık acz gibi birşeyle menetmektir. Hapishaneye veya bir şehre kapamak suretiyle düşmanı kendisine men ederse buna "Hasr" denir. Nitekim Keşşaf ve diğer kitaplarda beyan edilmiştir. El Muğrib'te: "Meşhur olan budur" denilmektedir. Tamamı İbn-i Kemal'in şerhindedir. Şeriatta iki rükünden men etmektir. Bunlar vakfe ve hacc'da tavaftır. Lâkin ileride göreceğiz ki umrede de ihsar tahakkuk etmektedir. Halbuki onun bir rüknü vardır o da tavafdır. Hasılı "Hasr"; bir yerden çıkmayı men etmektir. İhsar ise; matlûba (Taleb edilen hacc ve umre'ye) erişmeye hastalık ve düşman sebebiyle mani olmaktır" buyurmaktadır. Feteva-ı Hindiyye'de: "Hacc veya umre için ihrama giren; sonra da ihramın gerektirdiği fiilleri yapmaktan herhangi bir sebeple men edilen kimseye muhsar denir. Hacc'dan men edilme; ister düşman tarafından ister hastalık yaralanma kırılma hapiste bulunma ile veyahut da başka bir mani'den dolayı olsun hepsi müsavidir. Ulemamızın kavillerine göre ihramın gerektirdiği vazifeler; hakiki ve şer'i olur. Bedai'de de böyledir. Bir mükellefi vasıtaya binmekten veya yürümekten alıkoyan hastalık; ihsarı sabit kılacak mahiyette bir hastalık sayılır. İhsar için sözkonusu olan düşman; müslüman kâfir veya yırtıcı hayvan olabilir. Siracü'l Vehhac'ta da böyledir. Hacc yolunda gerekli olan nafakası çalınmış veya bindiği hayvanın (vasıtasını) kaybettiği için yürümeye gücü yetmeyen kimse de muhsardır. Fakat bindiği hayvanını (vasıtasını) kaybeden kimsenin yürümeye gücü yetiyorsa o kimse muhsar sayılmaz. İhrama girdiği zaman yanında kocası olmayan kadın yanındaki mahremi ölen kadın yanında mahremi olmadığı halde ihrama giren kadın ve kocası ölen kadın birer "Muhsara"dırlar. Bedai'de de böyledir. Bir kadının mahremi yolda ölür ve kadınla Mekke arasında üç konak veya daha fazlası bir yolda ölür ve kadınla Mekke arasında üç konak veya daha fazlası bir mesafe bulunursa bu kadın da muhsara hükmündedir" denilmektedir.
Kur'an-ı Kerim'de: "Haccı da Umre'yi de Allah için tam yapın. Fakat alıkonursanız o halde kolayınıza gelen kurban(ı gönderin bununla beraber) kurban yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin..." hükmü beyan buyurulmuştur. Bu Ayet-i Kerime'yi esas alan Hanefi fûkahası: "Hacc veya umre yapmasına mani olunmuş mükellefin ihramdan çıkması için; Mina'ya bir kurbanlık veya onun bedeli olan miktarı gönderip kendi adına kestirmiş olması gerekir. Kurbanı gönderen şahısla (Muhsar'la) götüren şahıs arasında kurbanın ne zaman kesileceği hususunda önceden bir sözleşme yapılmalıdır ki muhsar olan kimse -Kurban kesilmeden önce- ihramdan çıkmış olmasın" hükmünde ittifak etmiştir. Kurbanın kesilmesinden sonra ihramdan çıkan mükellef; eğer hacc-ı ifrad yapmaya niyetli idiyse bu kimsenin bir yıl sonra bu ibâdeti edâ etmesi gerekir. Şayed niyyeti Hacc-ı Kıran yapmak idiyse; ihramdan çıkmak için iki kurban kestirir sonra da iki Umre ve bir hacc yapması gerekir. Bu kurban harem hududları içerisinde kesilir kat'iyyen dışında kesilemez. Arafat'ta vakfe yapan kimse "Muhsar" olmaz. Zira vakfeden sonra ihsar hükmü yoktur. Fakat tavaf'tan ve vakfe'den engellenen Mekkeli için de ihsar hükmü geçerlidir. Umre'ye niyet eden mükellef; "Muhsar" duruma düşerse kurbanı dilediği yerde kesebilir.

CEZALARIN ÖDEME ZAMANI VE YERİ

Hac esnasında yukarıda belirtilen kusur ve eksikliklerden doğan cezaları ödemek için belirli bir zaman yoktur. Ömrün sonuna kadar her zaman ödenebilir. Ancak cezaları bir an önce ödeyerek sorumluluktan kurtulmak daha iyidir.
Söz konusu cezalardan kurbanların mutlaka Harem Bölgesinde kesilmesi gerekir. Etleri ise Harem Bölgesi fakirlerine verilebileceği gibi Harem Bölgesi dışındaki fakirlere de gönderilebilir.
Sadaka bedelini ödeme ve oruç cezalarının ödenmesi için belli bir yer yoktur. İstenilen her yerde bunlar ödenebilir.
Hac yaparken işlenen suç kusur ve eksikliklerden dolayı gereken cezalar konusunda Din Görevlilerine veya fetva heyetine başvurulması uygun olur.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 450
favori
like
share