Anne Sütünün Mental Motor Gelişime Etkisi - Anne Sütü - Anne Sütü Önemi - Mental Motor Gelişim

Anne sütü yalnızca çocuğun beslenmesi için değil gelişiminin sağlanması için de gereklidir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin daha erken aylarda yürüdükleri, 18 aylıkken yapılan Bayley Bebek Gelişim Ölçeği puanlarının biberon ile beslenenlere göre daha fazla (7.7 puan) olduğu saptanmıştır. Aynı çalışmada anne eğitimi, annenin sigara ya da alkol kullanımı, sosyoekonomik durum, çocuğun cinsiyeti, doğum ağırlığı etkileri kontrol edilerek yapılan analizlerde de anne sütü alan çocukların zeka katsayıları daha yüksek (3.5-5.7 puan) bulunmuştur.

Anne sütüyle beslenmenin sağlığa olumlu etkisi yalnızca verildiği süre ile de kısıtlı değildir. Anne sütü alan çocuklar beş yaşına geldiklerinde de bilişsel işlevlerinin biberonla beslenenlere göre daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Dört-dokuz ay anne sütü almış, 7-13 yaşındaki ilk okul çocuklarının mental ve fizik gelişimlerinin hiç anne sütü almayanlara göre daha iyi olduğu bildirilmiştir. ilkokulda yapılan bir başka çalışmada anne sütü alan çocukların (7.5-8 yaşında) biberon alan çocuklara göre Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği sekiz puan daha yüksek olarak bulunmuştur. Anne sütü ile beslenen çocuklarda konuşma sorunlarının daha az olduğu ve matematik puanlarının daha yüksek olduğu bildirilmiştir.
Anne sütü alan çocukların daha iyi gelişmesinin nedeni tam bilinmemektedir. Bu durum büyük olasılıkla anne sütündeki protein ve yağların, bebeğin beyin gelişimi için en uygun miktarda ve yapıda olmasına bağlıdır. İnek sütünde beyin gelişimi içim gerekli aminoasitlerin (taurin gibi) miktarı azdır. Taurinin anne sütündeki büyüme düzenleyen faktörlerden biri olduğu, hücre zarının bütünlüğünü sağladığı ve retina yıkımını önlediği bilinmektedir. Anne sütündeki uzun zincirli doymamış yağ asitlerinin ve sinir büyüme faktörlerinin beyin gelişiminde rolü olduğu , düşünülmektedir. Halk dilinde" ağız" olarak bilinen kolostrum, uzun zincirli doymamış yağ asitleri ve esansiyel yağ asitleri bakımından çok zengindir ve beyin gelişimi, myelinizasyon, retinal işlevler ve hücre çoğalmasının normal olmasında rol oynadığı öne sürülmektedir.

Myelinizasyon gebeliğin son haftalarında ve doğumdan sonraki ilk altı haftada çok hızlıdır. Myelinizasyon için gerekli yağ asitlerinin (Iinoleik asit: linolenik asit) sentezi yeni doğan bebeklerde ve özellikle prematür bebeklerde ilk birkaç haftada yeterli değildir ve dışarıdan alınması gereklidir. Daha büyük çocuklarda bu yağ asitlerinin sentezi karaciğer ve astrositlerde yapılabilmektedir. Linoleik asit eikosapentonoik asitin ve dokosaheksanoik asitin; linolenik asit ise araşidonik asitin yapımında kullanılır.

Dokosaheksanoik asit ve araşidonik asit hücre zarının yapımında, özellikle beyin geli~iminde önemlidir. inek sütünde ve mamalarda bu yağ asitleri çok azdır ve oranları farklıdır. Anne sütünde linoleik asit: linolenik asit oranı 5:1 iken inek sütünde bu oran 1:1'dir . Bebeklerin aldıkları besinlerin içindeki yağ asitlerine göre, beyin lipidlerinin bileşimlerinin de değiştiği bilinmektedir. Biberonla beslenen bebeklerde myelin sentezinde dokosaheksanoik asit yerine dokosapentanoik asit kullanılır. Ancak bu asitler kullanılarak yapılan myelin stabil olmadığından yaşamın ileri dönemlerinde demiyelinizasyon riski artmaktadır. Biberonla beslenen çocuklarda multipl skleroz insidansının arttığına ilişkin çalışmalar vardır.

Anne sütünde aynı zamanda sinir büyüme faktörü vardır ve bu faktör sempatik nöronların canlılıklarını sürdürmeleri ve gelişmeleri için gereklidir. Diğer canlıların sütlerindeki büyüme faktörlerinin tip ve miktarlarında büyük farklılık vardır.

Anne sütü çocuğun bütün gereksinimlerini karşılamaktadır. Yapılan çalışmalarla anne sütünün üstünlüklerine her gün yenileri eklenmektedir.
Sonuç olarak, çocuğun gelişimine olumlu etkileri de göz önüne alındığında anne sütü ile beslenme yüreklendirilmelidir. Anne sütünün 4-6 ay tek başına (su bile verilmeden) ve iki yaşına kadar da ek besinlerin yanı sıra verilmesi önerilmelidir. Kolostrum mutlaka çocuğa verilmelidir. Emzirmeye doğumdan sonra ilk yarım saat içinde başlanmalıdır. Böylece çocuğun optimal büyüme ve gelişmeyi yakalaması sağlanabilir.


Hazırlayan: Doç. Dr. Songül Yalçın
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı - Sosyal Pediyatri Ünitesi

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 411
favori
like
share