MANİLER

Ye ‘arusna ye ziyne
Ye zihir- el bisetine
‘Arusna keyyse
Bi yedd es- slatine






(Ey gelinimiz ey ziynet
Ey bahçelerin çiçeği
Gelinimiz güzeldir
Sultanların nezdinde)





* * * *


Ez- zihir bi zraro
Yasemin bi ikbalo
Kişe bi ridilne el- ferah
Reyto el ferah bi diyaro




(Çiçek tohumlarıyla
Yasemin karşılığıyla
Kim ki bize ferah diler
Ferah olsun evinde)
* * * *


Şu biştihiylik min il- milbos te tilbes
Hezz u kazz u harir u atlas
Hemdil- btinzeli ‘al-merseh suretik le ti’bes
Teyit haklik verd ü yit bessemlik ringez





(Giysiden ne dilersin
Giysin has ipek, şal ve atlas mı olsun
Mersaha geldiğinde suratın asılmasın
Yüzünde gül gülsün,nergis tebessüm etsin)

* * * *



Ye ibni ye şebbil-teka
Veyn medı’t btil-teka
Hamdil bit maşşit cimmtek u btıklıba
Bit sevvi Merdine min mağribe le meşreka





(Ey oğul, ey gençlerin hası
Aradığım her yerde bulunası
Saçını tarayıp yana devirşine
Feda olsun Mardinin’nın doğusuyla batısı.








BİLMECELER


Tancırti bil-vata
Btığle ble ğata




Tencerem ovada
Kapaksız kaynamada
CEVAP (KARINCA YUVASI)




* * * *
Beyt fok beyt
Beyt fok beyt
Me bıse’ nıss kilo zeyt






Ev üstünde ev
Ev üstünde ev
Yarım kilo yağ sığmaz
CEVAP (KAMIŞ)



* * * *
Accub ye ehlil-‘aceb
El- kefen helva
El- meyyit haşeb




Size bir bilmece ey tuhaflık sevenler
Kefen helva
Ceset ahşap
CEVAP (BAĞDAT HURMASI)
* * * *



Amrar min el-marmur
Esved min eş-şahrur
Azgar min ras üd-düvver
Atval min ec-cemel





Zehirden acı
Kuş kafasından küçük
Deveden uzun
(ZEYTİN)



* * * *
Kırımto bi immek
Tarfo bi timmek




Kökü anandadır
Ucu ağzındadır
(MEME)


* * * *
Kaddo kaddil-hat hüte
Hısso tilyen it- tüte





Ufacıktır boyu posu
Sesi dutun dolusu
CEVAP(AĞUSTOS BÖCEĞİ)
*******




Bitt’ is-sıltan ka’de bit-taka
Bit- taktek bi 'vraka





Sultan kızı pencerede oturur
Kağıtlarını karıştırıp durur
CEVAP: (SAAT)


İncir yaprağı Arapça


Min şen verkıt et- tini
Varkıt tini ğali
Btisve ed-dakin 'hali
'Hali bil ‘aydiyye
Ceb es-semek kilo
Met ta’mane minno
Ta’ma le vled Kasım
Ya kıbbe’ es-simesim
Hatto tappuz fok tappuz
Ceni hali mni’s-stanbul
Ğannali tirki tirki
Halle ‘ivaynati tipki



Kırlangıç Arapça

Snune mnune et-nakklet
Min ‘işşa le ‘işşa
Ca el-vali tey kişşa
Kişşayto bi kruna
Hediye mediye
Demb el-kıtt fesiya




Hasan PAŞA Arapça



Tımbır tımbır ya tirki
Ye bayda le tihtirki
Hesen paşa kıddemik
Hemil bohçut himmemik
Himmemik bi beb el-kal’a
Allah ydimik ye Stanbul
‘İllemtine he’s-san’a







İncir yaprağı Tercümesi


Bir incir yaprağı için
İncir yaprağı pahalı
Pahası dayım sakalı
Dayım ava gitti
Tüm balığı tuttu
Bana hiç yedirmedi
Kasım’ın çocuklarına yedirdi
Ey susam toplayıcısı
İğne üstüne iğne kondu
Dayım İstanbuldan geldi
Türkü şarkı söyledi
Gözlerimi ağlattı







Kırlangıç Tercümesi


Kırlangıç mırlangıç taşındı
Yuvadan yuvaya
Vali geldi kovmaya
O kovdu boynuzuyla
Hediye mediye
Kedi kuyruğu pıs diye




Hasan Paşa Tercüme


Tımbır tımbır ey türkü
Ey yumurta kıpraşma
Hasan paşa önünde
Hamam bohçan elinde
Hamam kale kapısında
İstanbul daim kalasın
Bize bu sanatı öğrettin




- ‘Ye Mahmud - Allah vü na’am


- Ey Mahmud-Efendim


-Allah iy’inek -Allah seninle olsun,


-Kurban dinek -dinine kurban olayım


-Şu himlek? - Sabune


- Veyn nizzelto? - Nereye indirdin


- Taht iz-zeytun - Zeytinin altına


- Pta'het kociy? - Yaşlıyla evlenir misin?


-Mecnun ene?-Deli miyim?


- Ptahet sabiy? - Gençle evlenir misin?


- Ya ‘ayn ‘ayni ene! -Başım gözüm
üstüne!




ATASÖZLERİMİZ
A:

* Ah ,’aleha, tuh ‘aleha

Ah ona, tuh ona

Türkçedeki karşılığı : Ne yardan ne de serden geçmek

Bir şeyin seçiminde kararsız olmak





* Ard il-vati btışrab mayyta vü mayyıt ğayre

Alçak yer hem kendi suyunu, hem başka yerin suyunu içer. Alçak gönüllülüğü öneren bir atasözüdür.






* Allah yil ‘en nefsi’l vakk ‘et şen ra ‘iyya

Çobanın şanını düşüren nefisi Allah lanet eylesin. Bu atasözünde insan çobana, nefis de sürüye
benzetilmektedir. Nefsi iyi gütmeli. Aksi takdirde nefis insanı kötü davranışlara sürükleyip adını
kötüye çıkarır. İnsanı zor durumda bırakan, adını kötüye çıkaran davranışlardan kaçınmayı
öğütlüyor. Böyle nefislere (isteklere) lanet ediliyor.




* ‘Ayn iş-şef it u şehdit ‘ımet
Ayn il-me şefit u şehdit kif bıket?

Görüp de konuşan (şahitlik yapan) göz kör olmuş. Görmeden konuşan göz nice olmuş? Bu atasözü
genellikle dedikodunun çirkinliğini vurgulamak için söylenir. Başkalarının sırrını ifşa etmemek
gerektiği de vurgulanıyor. “Başkalarının sırrını açıklayanlar Allah tarafından cezalandırılıyor.
İftira edenler ne halde gelir?” denilerek yalan konuşmanın, iftiranın, laf taşımanın korkunçluğu
dile getiriliyor.




* Ardi’l – karibe harame ‘er-re ‘e

Yakın tarla çobana haramdır.
İnsanlar çobana benzetilerek yakınındaki olanakları görmeyip gözünün hep uzaklarda oluşunu
tenkid etmektedir. İnsan yakınındaki nimetleri görmez, anlamında




B

Biruh bele ‘azime
Me bi sır lo kıyme


Davetsiz gidenin
Kıymeti olmaz






Ba’del bi kun il-kamar bi iyde
Bel ‘eb in-nücum bir sıyba’e

Ay elimde olduktan sonra yıldızları parmaklarımda oynatırım.
Bir işi başarmak için lider olan ele geçirmek gerektiğini ifade etmek için kullanılır.






Beyt i’d-dik, bi se’ mit isdıyk

Dar da olsa bir ev, yüz dostu ağırlar.
Yer darlığından şikayet karşısında söylenir. Kimi zaman da dostlar kalabalık bir şekilde toplandığında
misafirler “sizi rahatsız ettik” türünden bir şeyler söylediklerinde ev sahibi rahatsız olmadığını ifade
etmek için söyler.





* Barşan bil-evvel
Vele kteylen ‘al-beyder

Harman yerinde dövüşmektense önceden anlaşmalı.
Paylaşım veya birlikte iş yapma söz konusu olduğunda kuralları önceden belirlemeyi öğütlemektedir.





* Bitruh ic-cece
Bit ruh ması’ta mi’a

Tavuk giderse, Pisliği beraber gider.
Kim insanlar faydadan çok zarar verirler. Küçücük bir fayda sağlarlar; ama verdikleri sıkıntı daha
büyüktür. O yardımı yapmamakla tehdit ettiğinde söylenir.






* Bitruh ic-cece
Bitruh baytta me’a

Tavuk giderse, Yumurtası beraber gider.
Bir önceki atasözünün tersidir. Yani faydası çok bir insanın yüzüne çemkirilirse bunu söyler.
“Benim sıkıntı verdiğimi söylüyorsun ama gidersem yardımından yoksun kalırsın” anlamında.





* Bet ta’mi şebbi’, bet-tıktil vecci’

Acıt döveceksen ; doyur yedireceksen.
Hangi işi yapıyor olursak olalım hakkıyla yapmamızı öğütlüyor.





* Beyyo tüm, ümmo basal. Şkif me btıtla’ rihto?

Anası soğan, babası sarımsak ; nasıl kokmasın ?



C

* Cemel nava niyy
Cimmel nava niyy
Niyyit Allah galbet kill niyy

Deve bir niyet kurdu, deveci bir niyet kurdu; Allahın niyeti hepsinden güçlü.
Türkçedeki Karşılığı: Allahın dediği olur
Kötü niyetli insanların davranışları karşısında söylenir. Yani karşıdaki istediği kadar
hakkımızda kötü düşünceler beslesin Allah’ın dediği olur.






* Cemel yıkşa’ hardubto
Bi vka’ vü btinkisir rakıpto

Deve hörgücünü görse, düşer boynunu kırar.
Kendi kusurlarına bakmadan başkalarını tenkit edenler için söylenir.






* Cari’l-karib
Ahsen min hayyi’l-be’id

Yakın komşu, uzak kardeşten iyidir
Başımıza bir iş geldiğinde uzaktaki kardeşimiz gelinceye kadar her şey olabilir. Oysa komşu
yakında olmasından dolayı anında yardıma gelir. Komşuluğun önemi vurgulanmaktadır.





D
* Düd il- hall münno vüfi

Sirkenin kurtçuğu kendindedir, içindedir.
Her şey kendi çöküşünün tohumlarını içinde taşır (ya da taşıyarak doğar). Bu topluluğu etkileyen
herhangi olumsuz bir dumurun yaratılmasında o topluluğun bireylerinin neden olduğu
vurgulanıyor. Ayrıca hem olumlu hem olumsuz şeyleri insan aynı anda içinde barındırır.
Yani çelişkiler iç içedir. Kişiye zarar verenlerin kendi yakınlarından çıktığını da ifade eder.





* Derd i’l-veled
‘Al mevet

Çocukların derdi ölüme kadardır.
Anne baba olmanın sorumluluğunu vurgulamaktadır. Çocuk büyüyüp yaşlansa da anne baba
onun derdiyle dertlenir.




* Devvir a’c-car
Kable’d-der

Avludan önce komşu ara
Türkçedeki karşılığı : Ev alma komşu al
Komşunun önemini vurgulamak için söylenir.




* Devvir e’r-refik
Kable’t-tarik

Türkçedeki karşılığı : Yoldan önce yoldaş ara
Yolculuk yaparken uyum sağlayacak kişilerle birlikte seyehat etmeyi tavsiye etmektedir.





* Dıhk il-bele ‘aceb
Min kıllıt il-edeb

Sebepsiz gülüş, edep eksikliğinden kaynaklanır.
Ortada gülünecek tuhaf bir şey olmadan gülmenin çirkinliği ifade ediliyor.
Daha çok her şeye gülen insanlara, özellikle çocuklara söylenir.



* Dakın i’t-tammi’ bit ruh bi tızi’l müflis

Tamahın sakalı, müflisin kıçındadır
Türkçedeki karşılığı : Yemeyenin malını yerler
Kimi insanlar kazançları oranında harcamaya kıyamazlar. Çok çalıştıkları halde nefislerine
zulmederler. Böylelerinin kazancını biri mutlaka çalar. Bunu vurgulamaktadır.
“Çalış, kazan; ama yemesini de bil” anlamında.





* Drıbo vü sıybo
Kul “Nasıybo”

Vur, isabet ettir. De ki “Nasibidir”
Bir insana bilerek, isteyerek bir zarar verdikten sonra bu zarar için onun kısmetidir demek doğru
değildir. Çünkü bilinçli yapılmıştır. Bunun yanlışlığını dile getiriyor.




* Derbino le batno.
Kayil: “Ah ye dahri!”

Adamın göğsüne vurmuşlar “Ah sırtım ! “ demiş.
Türkçedeki karşılığı : Ağaç dalıyla gürler.
Aile bireyleri içinde dayanışmayı öğütlüyor.




* Deheb ‘ayez an- nhali

Altın kepeğe muhtaçtır.
Türkçedeki karşılığı : Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
Toplu yaşamda herkesin birbirine ihtiyaç duyabileceğini vurguluyor.





E:

* Er-riccel bi icni
İl- mara btibni

Erkek kazanır, kadın onarır (bina eder).
Erkeğin kazancının ancak kadının tutumu ile görüleceği vurgulanıyor. Yani erkek istediği kadar
kazansın onu var eden kadındır. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.
Kadının yuvadaki önemi vurgulanıyor.






* Ebi kıym bi leşit il-kirr gayr sahbo
Eşeğin leşini sahibinden başka kaldıran olmaz

Evden birinin yaptığı bir kusuru düzeltmek veya işlediği bir suçun ceremesini çekmek ev halkına düşer.
Aile bireylerinin birbirini desteklemesi tavsiye edilmektedir.





* Ehlen ve sehlen bi kifeyet i’l-miyy

Hoş geldin ey 100’ün tamamlayıcısı
İnsanın birçok derdi varken yenisinin gelmesi durumunda söylenir





* E bi dall taht el-himil gayr il-kirr

Yükün altında eşekten başkası kalmaz.
İnsanın kendisine yapılan iyiliği unutmaması gerektiği vurgulanmaktadır.
Her iyiliğe karşılık verilmesi öğütlenmektedir.





* Erba’in faris, le katil vave

Kırk bahadır bir köpeğin katline
Küçücük bir işin birden çok kişi tarafından yapılmaya kalkışılmasında alay için söylenir.





* Hel e bistihe, hint stihe ‘anno

Utanmayanın yerine sen utan.
Kimileri çok arsız olur. Onlara dalaşmaktansa arına boğulmayı tavsiye ediyor.





* Ekil me ilek
Batnak me ilek?

Yemek senin değil (se), karnın senin değil mi?
Kimi insanlar bir yerdeyken midelerini patlatacak kadar yerler. Sonra da mide ağrısından kıvranırlar.
Bunlara söylenir. Aslında açgözlülüğün zararı vurgulanmaktadır.





* Ene bkullek “Tor!” hint bit kılle “hlibo”
Ben “öküz” diyorum , sen “sağ!” diyorsun.
Fazla ısrarcı, laf anlamayan , insanlar için söylenir.




* Ene vü hayyi le ibin ‘ammi;
Ene vü ibin’ammi ‘al’-garib


Ben ve kardeşim amcamoğluna
Ben ve amcamoğlu eloğluna
Akrabalık derecesine göre yakınlığın değişkenliğini vurguluyor.




* Ene kalbi le veldi veldi kalbo ‘al-hacar

Benim kalbim çocuğuma, çocuğumun kalbi taşlara
Çocukların büyüklerinin nasihatlerini dinlememeleri karşısında söylenir.




* Eğzib ‘ımır ve le ermil şahır

Bir ömür bekarlık çekilir ; bir aylık dulluk çekilmez.
Biriyle yaşamaya alıştıktan sonra yalnızlığın çekilemeyeceğini vurguluyor.



F
* Fi kür il- ‘imey hel-‘ud
Mişe kenit ‘al ‘ankud


Bu çöp, salkımda olduğu günden beri bu üzüm tanesinin kıçındadır.
Devamlı olumsuz işler yapan kişiler için “o oldu bitti böyle davranıri hep kusurludur” anlamında
kullanılır.




* Fok hakko dıkko

Haklılığının üstüne döv
Kimi insanlar haklarının karşılığını almasını bilmezler. Çok zaman borçlu bire kalırlar.
Böyle insanların mağduriyetlerini dile getirmek için söylenir.
“Bu da yetmezmiş gibi” anlamında kullanılır. Biraz da deyim anlamı taşır.





* Fezzi’ e’l-kelb, le tıdrıbo

Köpeği korkut, vurmasan da olur.
Kimi zaman tehdidin yeterli olacağı, işi fazla büyütmenin bir gereği olmadığını anlatılıyor.





* Faras il-binzel ‘anne şalla yirkebe’ş-şıytan

İndiğim kısrağa varsın şeytan binsin.
Terk ettiğimiz birinin yaşamıyla ilgilenmemeyi ifade ediyor.
Özellikle boşanan karı kocaların yeni eşleriyle ilgili istihbarat yapmamak gerektiği söyleniyor.
Ayrıca satılan bir mal veya yapılan bir hibeyle ilgili konuşmamak gerektiği ifade ediliyor.



G:

* Geçitil-btıfsa’
Bikter dibbaha

Topallayan keçinin, kesicisi çoğalır.
Herhangi bir durumda geride kalanı çekiştirecek, ortadan kaldıracak kişiler çoğalır.
Hayat aksaklıkları affetmez, anlamında.




*Hıtt veledek ‘al el-hitan, kul min drayib iş-şıytan


Çocuklarını duvarlara koy, şeytan tokatladı de.
Anne babaları kazalara karşı uyarmak için söylenir. Her davranışta dikkatli olmayı, kazaları şeytana yüklememeyi
ifade ediyor.




* Hulu il-lisen, ba’id il-hiseb

Tatlı dilli olanın hesabı uzak olur.
Aşırı sevgi gösterisinin samimiyetsizlik göstergesi olduğunu vurguluyor.








* Hıttil- e’vec min tor ic-cilf

Eğri hat kart öküzden olur.

Türkçedeki karşılığı : Balık baştan kokar
Olumsuz davranışlarda bulunan küçüklerin yanında yaşça büyükleri varsa suçun büyüklerde olduğunu anlatır. Ya
da büyüklerin küçüklere iyi örnek olmalarını öğütler.






* Hem kahbe hem kire’l-han ‘aleha

Hem fahişe hem han kirasını ödüyor.
Alacaklı durumda iken borçlu çıkma durumunda söylenir.









* Hırna ye akre’ minneyn ben busek

Ey kel nerenden öpeceğimizi şaşırdık
Müşkülpesent insanların hiçbir şeyi beğenmemeleri halinde ya da iki arada bir derede kalındığında söylenir.
Şaşırmışlığı, çaresizliği dile getirir.






* Hezimi ğanimi

Kaçmak ganimettir.
Kaybetmeye başlandığında kaçmak korkaklık değildir. Tam tersine isabetli bir kaçış kazançtır. Çünkü insanı daha
büyük kayıplardan kurtarır.





* Hint sıyr dibbes, bicik ı’d- dibben min Beyes

Sen pekmezci ol, sinek sana Bayas’tan gelir
Önemli olan bir işe başlamaktır. Başladıktan sonra gerisi gelir, anlamında.






* Hint şil idek min ceybne, ‘ıddeyne ‘an çerezek

Sen elini cebimizden çek, senin çerezinden vazgeçtik

Türkçedeki Karşılığı: Gölge etme başka ihsan istemem.
Sıkıntı veren birinin yardım ediyor görünmesi durumunda söylenir. “Senin sıkıntın üstümden gitsin, senin
yardımından vazgeçtim” anlamında.





* Hissi’l-garib, ledid

Yabancının sesi hoştur.
Yakınında olanların farkında olmayan, yabancılara daha çok değer veren insanlara yaptıkları yanlışı göstermek için
söylenir.





* Hed bittil-asıl şalla it-mil ‘ac-cenbeyn

Asil kızını al, varsın iki yana topallasın.
İyi aile terbiyesi almış insanın tercih edilmesi gerektiği vurgulanıyor.





*Hayt il-vati kill min bi tıffo


Engin duvarı herkes atlar.
Kimsesi olmayanların herkes tarafından ezileceğini belirtiyor.





*Hacet il-emeni mirekkeb ‘aleyha ‘ş-şeytan


Emanet eşyaya şeytan musallat olur.
Elden geldiğince kimseden emanet bir şey almamayı öğütlüyor.





* Hattu le dembil-kelb erba’in yom bil kalib, dall a’vec



İtin kuyruğunu kırk gün kalıba koymuşlar yine eğri kalmış.
Bazı şeylerin değişmeyeceğini vurguluyor

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3100
favori
like
share