Teknoloji ilerleyip araştırmalara ayrılan fonlar arttıkça, insanoğluna hayatı zehir eden hastalıklara karşı kazanılan zaferlere her gün bir yenisi ekleniyor. Tıptaki son yenilikler, buluşlar ve uygulamalar arasında küçük bir tura ne dersiniz?

1-Bağışıklık kazanan hastalıklar

Tıp biliminde hastalıklara karşı verilen en büyük mücadelelerden biri, ilginç bir biçimde, "bağışıklık sistemi"mize karşı veriliyor. Bedenimizin kendi savunma sistemi, bazı hastalıklar karşısında "isyan ederek", koruması gereken organları savunmasız bırakabiliyor. Şimdilerde 80 değişik tipi tespit edilen bu hastalıklar arasından en yaygın olanı eklem iltihabı (romatoid artrit). Yakın zamanlara kadar antienflamatuar ilaçlarla eklem iltihabının yol açtığı ağrıların kontrol altında tutulması sağlanıyordu.Araştırmacılar, hastalık üzerindeki çalışmalarını, bu vakalarda ortaya çıkan iltihaplanmaya yol açan iki "şüpheli" üzerinde yoğunlaştırdılar: Tnf alfa ve T lenfosil...

Tnf alfa, kanserll hücreleri öldürüyor, adını da burdan alıyor. Ancak, bağışıklık sistemindeki düzen bozulduğunda, eklem iltihabına yol açan hücreler de üretebiliyor. Tnf alfayı durdurmaya yarayan ilaçlar, iltihabın azalmasını sağlıyor. T lenfosit isi harekete geçebilmek için, aynı banka kasalarında olduğu gibi iki anahtara ihtiyaç duyuyor. Bu demek oluyor ki, bunlardan birisi bloke edildiğinde hareket etmesi önlenebiliyor. Blokajda kullanılan araç, aslında bir antikor ve "abatacept" adını taşıyor. Bir yıllık uygulamanın sonunda, bu antikor ile tedavi edilmiş hastalarda, öteki yöntemler uygulanmış hastalara oranla daha hızlı bir iyileşme görülmüş.

2-Tıbbi stentler

Tıp dünyasından bir müjdeli haber de damarlara ilişkin. Artık atardamarların tıkanma riski yok! Yeni yöntemler sayesinde "kalp-damar sorunları"na bağlı birçok hastalık çözülebilecek. Peki ama nasıl?

30 yıldan beri, kalp ve damarlarda ortaya çıkan sorunların giderilmesinde cerrahi müdahale ön plana çıkmış bulunuyor. Cerrahlar atardamarı kateterle açarak bir "stent" yerleştiriyorlar. Kesin sonuç alınıyor mu? Alınıyor alınmasına ama Almanya'daki Hamburg Üniversitesi doktorlarından Joachim Schofer bir konuya dikkat çekiyor; "Cerrahi müdahale ile açılan bu damarların üçte biri daha sonra yeniden kapanıyor". Dr. Schofer, bu saptamayı, yaptığı uzun soluklu bir araştırma ile kanıtladı. Schofer'in gözlem altına aldığı 380 hastanın yarısına eski, yarısına da yeni tip stent takılmış. Alınan sonuç şöyle: Eski tip stent takılan hastalarda damarların kapanma oranı yüzde 40 iken, yeni tip stent takılan hastalarda bu oran yalnızca yüzde 6. Nitekim, Hol landa'da Rotterdam Araştırma Enstitüsü'nün 500 hastayı izledikten sonra açıkladığı sonuçlar da Dr. Schofer'in çalışmalarını doğruluyor.

3- Kalpteki kök hücreler

ABD, Pittsburg'daki McGowan Rejeneratif Tıp Enstitüsü doktorlarından Amit Patel, kalp yetmezliğinden şikayetçi 20 hasta üzerinde bir uygulama yaptı. Patel, hastaların hepsine koroner by-pass uyguladı. Ancak, bunlardan 10'unun kalbine by-pass sırasında kalça kemiği iliklerinden aldığı iki tip "kök hücre" enjekte etti. Bu hücreler gelişmelerini tamamlamamışlardı ve bir dokuya hayat vermeye elverişliydiler.

Ameliyat tarihinden yaklaşık altı ay sonra, McGowan Enstitüsü yetkilileri, bu uygulamanın yapıldığı hastaların sol kalp kapakçıklarının (kalbin kanı vücuda pompalayan bölüm kapakçığı), öncesine oranla yüzde 24 daha iyi işlediğini açıkladılar. Dr. Patel, kalp yetmezliğinden şikayetçi 40 yeni hasta üzerinde de çalışmalarını sürdürüyor. Belki, hepimiz gün gelecek kendi kök hücrelerimize teşekkür borçlu olacağız. Kim bilir?

4-Türk uygulamasıyla by-pass: "Epidural"

Şimdilerde yapılan by-pass ameliyatları, "epidural" anestezi ve bir robot yardımıyla yapılıyor. Böylesi hem güvenli hem de ucuz. Yakın zamanlara kadar, by-pass oldukça zor bir ameliyat sayılıyordu ve genel anestezi uygulanarak yapılıyordu. Altı yıl önce, Ankara'da çalışan kalp cerrahı Haldun Karagöz "epidural" adı verilen yeni bir yöntem keşfetti. İki omur arasına yapılan anestezik iğneyle, acının beyin tarafından algılanması engelleniyor. Böylece, ameliyat sırasında hastanın bilinci açık kalıyor. Bu arada by-pass küçük bir robot yardımıyla gerçekleştiriliyor.

Haldun Karagöz'ün keşfettiği bu yeni anestezi, en hızlı yaygınlaşan ameliyat yöntemlerinden biri oldu. Günümüzde doktorların yüzde 20'si bu tekniği kullanıyor. Pittsburg Üniversitesi kalp operasyonları programının bölüm başkanı olan Marco Zenati, şu sıralarda kalp yüzeyinde hareket edecek Tem adlı bir robot üzerinde çalışıyor. Bu robotun üretilmesi ile Haldun Karagöz'ün "mucize anestezi"si daha da mükemmelleştirilebilir!

5- SARS: Zamanında durdurulan hastalık

Günümüzün en çok korkulan hastalıklarından biri olan ve "akciğer katili" diye anılan SARS; son bir yıl içinde köşeye sıkıştırılmış gibi görünüyor. Şubat 2004'ten bu yana yeni bir tedavi yöntemi uygulanmaya kondu.

ABD'de, Massachussets Boston Dana Faber Kanser Araştırma Enstitüsü'nde bulunan yöntemle yalnızca Sars değil, başka hastalıklar da kontrol altına alınabilecek. Mucizeyi yaratan bir antikor: "80 R". Adeta, hücrelere saldıran virüsleri zıpkınlıyor. Londra'da, Queen Mary Tıp Okulu'ndan Dr. John Oxford, "Antikorlar hakkında her şey bilindiği için, bu yeni terapinin, yani 80 R'nin kullanımı son derece güvenli. Hastalığın semptomlarını belirler belirlemez uygulamayı başlatıyoruz" diyor.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1139
favori
like
share
masarac Tarih: 23.12.2005 03:21
Ellerinize sağlık.teşekkürler

liamsi Tarih: 10.12.2005 01:38
Yüreğine sağlık.
casper Tarih: 08.12.2005 17:17
teşekkürler
SU-PERISI Tarih: 08.12.2005 17:10
faydalı bilgilerin için sağol,eline sağlık
tarkın Tarih: 14.10.2005 13:55
paylaşımın için sağol kardeş.
Halaskar Tarih: 14.10.2005 10:59
Paylaşım için teşekkürler ellerine sağlık
PALADAYI Tarih: 14.10.2005 05:08
ALLAH razı olsun kardeşim ellerine sağlık
By_UGURCAN Tarih: 14.06.2005 00:44
Bilgiler için sagolasın ellerine saglık
canturk87 Tarih: 05.06.2005 01:59
Paylaşım için teşekkürler. Emeğine sağlık dostum.