Bronşiyolit: En fazla 2 yaş altındaki bebeklerde ve 6 aydan küçüklerde rastlanan bu hastalık kendini ilk birkaç gün üşüme, daha sonra hızlı ve derin soluk alıp verme, soluk verirken hırıltı ve 3 gün süreli düşük evreli ateş ile gösterir. Bazen soluk alırken göğüs kafesi şişmez, ve çocuk soluk veya mavi renk alır. Çeşitli virüslerin yol açtığı bronşiyolit, doğrudan temas veya evdeki eşyalarla temas kurularak solunum salgıları yoluyla bulaşmaktadır. Herhangi bir korunma aşısı yoktur, ailede solunum yolu alerjisi olan çocuklarla temas engellenmelidir.

Kızamık: Bu hastalık her yaşta görülmekle beraber küçük yaşlarda daha ağır seyretmektedir. Hastalık öksürük, hapşurma gibi yollarla kişiden kişiye bulaştığından yayılması kolaydır. Üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde ortaya çıkan hastalığın ilk belirtileri burun akıntısı, aksırma ve göz kızarması şeklindedir. Daha sonra yüksek ateş, öksürük ve vücutta kulak arkasından başlayan kırmızı döküntüler gelişmekte ve bu döküntüler baş ve yüzden, gövde ve kollara, oradan sırt ve bacaklara yayılım göstermektedir.

Hastalığın ilerlemesi durumunda zatürre, kulak iltihapları ve az oranda (2000’ de 1) beyin iltihabı görülebilmektedir. KKK (Kızamık-Kabakulak-Kızamıkçık) aşısı ile önlenebilir.

Kabakulak: Kabakulak, damlacık enfeksiyon ile geçen kulak memesi hizasındaki yanak bölgesinde tek veya çift taraflı şişme ile kendini gösteren bir hastalıktır. Bu belirti ile beraber kulak ağrısı, baş ağrısı, ateş gibi etkiler de görülebilir.

Hastalık yapan kabakulak virüsü, vücuda girdikten sonra kan yoluyla yayılmakta ve ayrıca pankreasın iltihaplanmasına, beyin ve omuriliği saran zarların iltihaplanmasına (menenjit), erkek ve kadınlarda yumurtalıkların iltihaplanmalarına da neden olabilmekte ve sağırlık, kısırlık gibi kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. KKK (Kızamık-Kabakulak-Kızamıkçık) aşısı ile önlenebilir.

Zatürre (Pnömoni): Pnömokok adı verilen bir bakterinin neden olduğu zatürre, pekçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de hala ciddi bir sağlık sorunudur. Bu mikrop, akciğerlere yerleşerek hastalığa neden olmakta ve bulaşması çok kolay bir şekilde olmaktadır. Öksürük ve hapşırık gibi etkenlerle damlacık enfeksiyon şeklinde bulaşan hastalığa karşı henüz çok yaygınlaşmamış bir aşı ile çözüm bulmak mümkün olmaktadır. Bu aşı ile hem zatürre hem de beyin iltihabı gibi bu mikroptan kaynaklanan rahatsızlıkların önünü kesmek mümkündür.

Pnömokok aşısı ,bu hastalığı meydana getiren başlıca mikropların etkisiz hale getirilmesi ile hazırlanan karma bir aşıdır. 18. aydan sonra bebekler, tüm çocuk ve yetişkinlere yapılabilir. Aşı tek doz uygulanır ve 5 yılda bir hatırlatma dozu yapılması gerekir.

Grip: Son yıllarda aşı ile korunabilinen hastalıklar arasına girmiştir. Öncelikle yaşlılar ve müzmin solunum yolu problemi olanlar, şeker hastaları gibi insanlar için önerilen aşı, daha sonra tüm yetişkinlere kadar genişlemiştir. Günümüzde ise, 6 aya kadar aşı olabilme yaşı düşmüştür. Ancak grip aşısı, özellikle bebek ve çocuklar için mutlaka doktora danışılarak yaptırılmalıdır.

Ayrıca grip aşısı kişiyi, tüm grip türlerinden korumamaktadır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından açıklanan en yaygın 3 virüse karşı üretilen bu aşılar, nezle veya soğuk algınlığını önlemez.

Su Çiçeği: Özellikle döküntüler ile kendini gösteren bir hastalıktır. Doğrudan temas ve hava yolu ile bulaşmaktadır. Kuluçka süresi genellikle 14-16 gündür. Döküntüler ortaya çıkmadan 2 gün öncesiyle tamamen kabuklandığı 7 gün sonrası arasında bulaşıcılık söz konusudur. Ateş, halsizlik, iştahsızlık şikayetlerini takiben ciltte önce kırmızı döküntüler belirir, daha sonra içinde sıvı biriken lezyonlar patlayarak kabuklanır. Kaşıntı her zaman vardır. Hastalık en çok 5-10 yaşları arasında görülür.

Su çiçeği aşısı, son yıllarda kabul görmüştür. Amerikan Pediatri Akademisi tarafından 15 aylık çocuklara kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısıyla aynı anda rutin olarak uygulanması önerilmektedir. Ayrıca 15 aydan büyük çocuklara ve yetişkinlere de uygulanabilmektedir. Aşının koruma süresinin 10-15 yıl arasında olduğu söylenmektedir.

İshal: Özellikle 0-5 yaş arasında çok sık raslanan bir rahatsızlıktır. “Sulu Dışkı Yapma” olarak nitelendirilir ve beraberinde kusma da görülebilir. İshalle birlikte kramp şeklinde karın ağrısı, iştahsızlık ve hafif ateş görülür. Bu tür ishaller 3-6 gün içinde kendiliğinden düzelir ve bu süre içerisinde çocuklar kendilerini kötü hissederler. İshalin genelde yaz aylarında arttığı görülmektedir.

İshalin pek çok sebebi olabilir. En sık görülen Gastrointestinal enfeksiyondan (bağırsaklarda mikrobik enfeksiyon gelişmesi) kaynaklanan ishaldir. Bununla beraber diş çıkarma, hastalık, belirli gıdalara hassasiyet, gereğinden fazla meyve ve meyve suyu tüketimi (özellikle elma ve üzüm) veya antibiyotik tedavisi de ishale neden olan belli başlı nedenlerdir.

İshal olan bebek veya çocukta “dehidrasyon” yani yoğun sıvı kaybı meydana geleceğinden özellikle bu sıvının yerine konmasına dikkat ederek ve bazı küçük tedavilerle çoğu ishal vakası evde tedavi edilebilir. Bu sıvı yerine konmadığı takdirde uykuya meyil, ağlarken gözyaşı akmaması, dudak ve ağızda kuruma gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu gibi bir gözlem yapıldığında mutlaka bir çocuk doktoruna danışmak gerekmektedir.

Çocuk ve bebeklerde rastlanan ishal vakalarının büyük çoğunluğu hafif ve orta şiddette ishallerdir. Bu nedenle çoğunlukla kısa sürede evde tedavi edilebilir. Hafif ishal vakalarında çocuk rahatsızlığına rağmen iyi görünür, kusma ve ateş devam etmez. Bu durumda sıvı kaybına karşı ilk olarak bol sıvı vermeye başlanmalıdır. Bu ishali tedavi için değil, sıvı kaybı ile gelebilecek rahatsızlıkları önlemek içindir. Bununla beraber beslemeye az ve sık devam edilmelidir, çocuk aç bırakılmamalıdır. Ayrıca susuzluk belirtilerini de takip etmek önemlidir.

Orta dereceli ishallerde ise çocuk oldukça huzursuz olur ve çok susar. Bu durumda sıvı vermeye başlanmalı ayrıca ORS adı verilen tuz-şeker çözeltisi çocuğa verilmelidir. Bu çözelti normal suya göre daha kolay emildiğinden sıvı kaybını kapatmada daha etkili olacaktır. Orta dereceli bile olsa ishalli çocukta susuzluk belirtileri görülürse vakit kaybetmeden doktora götürülmesi gerekir.

Daha şiddetli ishal vakalarında ise mutlaka doktora danışmak gerekmektedir. Bu tür ishallerde antibiyotik tedavisi gerekebileceği gibi farklı tetkik ve tedavi gerektiren durumlar da olabilir.

Menenjit: Mikrop yoluyla beyin ve omurilik civarındaki zarların iltihaplanmasıdır. 0-5 yaş arası çocuklarda ve 15-20 yaş arası gençler ile 55 yaş üstü yetişkinlerde daha sık görülür. Yüksek ateş, baş ağrısı, kusma, uyuklama, iştah kaybı, bebeklerde tiz sesle ağlama ve bıngıldakların fırlaması, daha büyük çocuklarda ense sertleşmesi, ışığa ve sese karşı hassasiyet, görüntülerin bulanıklaşması gibi belirtiler tek tek veya birarada görülebilir. Hastalık genellikle birkaç gün içinde ilerleme gösterir. Başlangıçta ağır bir grip gibi kendini gösterebilir.

Her ne kadar çoğu kişi bu hastalığı tamamen atlatarak normal hayatlarına dönebilseler de, menenjit özellikle küçük yaşlarda görüldüğünde sağırlık, davranış bozukluğu, hareket kısıtlılığı, konstantrasyon eksikliği gibi uzun süreli rahatsızlıklara ve nadiren de ölüme neden olabilmektedir. Bu nedenle yukarıda açıklanan belirtilerden herhangi biri görüldüğü takdirde zaman kaybetmeden mutlaka doktora danışılması tavsiye edilir.

Menenjit bakteriyel ve viral menenjit olarak iki şekilde görülmektedir. Bakteriyel menenjitin en önemli nedeni Hib bakterisidir. Uygulanan Hib aşısı ve sıkı hijyen kuralları ile bakteriyel menenjitten korunulabilmektedir.

Birçok değişik virüsun neden olabileceği viral menenjit genellikle bakteriyel menenjitten daha hafif geçmesine karşın, halsizlik, baş ağrısı , yorgunluk ve konsantrasyon bozukluğu gibi daha uzun süren şikayetlere neden olabilir. Viral menenjit bakteriyelden daha sık oluşur. Bu tip menenjite karşı antibiyotik kullanımının herhangi bir yararı olmayıp, tek tedavi şekli istirahattir.

Hava sıcaklığındaki ani değişiklikler, bağışıklık sisteminin zayıflaması, çocukların bulundukları ortamda sigara içilmesi gibi etkenlerle hastalığın oluşması kolaylaşabilir. Ancak bazı durumlarda bu hastalığa karşı kalıtımsal bir yatkınlık görülebilmektedir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3528
favori
like
share