Büyük Hun İmparatorluğu (Çince: 東匈奴, anlamı: Doğu Hiung-nu), M.Ö. 220 yılında Hiung-nu'lar tarafından kurulan ilk imparatorluktur. En yaygın teze göre, Türk ve Moğol boylarından oluşmakta idi.

Hiung-nu adına ilk olarak M.Ö. 318 yılında Çin ile yapılan Kuzey Şansi Savaşı'nda ve bunun sonucunda yapılan anlaşmada rastlanmaktadır. Hiung-nular günümüzün Moğolistan bölgesinde; Çin'in kuzeybatısında yaşamlarını sürdürmekteydiler. Bilinen ilk imparatorları Teoman(Tuman)'dır. En büyük imparatorları ise, Mete'dir. Çinliler önüne geçemedikleri Hiung-nu'ların saldırıları ardından "Büyük Çin Duvarı" (Çin Seddi)'ni inşa etmek zorunda kalmıştır(M.Ö. 214). Bu yapı günümüzde halen bir dünya harikası olarak kabul edilmektedir. Ming Hanedanı döneminde de yenilenen büyük duvarın birçok kısmı sağlamlığı ile günümüzde hala ayakta kalmıştır. Hiungnu'lar en parlak dönemini Mete zamanında yaşamıştır. Mete orduyu onluk, yüzlük (Bölük), binlik ve onbinlik (Tümen) birimlere ayırmış, aynı zamanda onbaşı, yüzbaşı, binbaşı, tümenbaşı gibi rütbeler kullanmıştır. Bu sistem günümüzde de uygulanmaktadır. Öyle ki Kara Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak (M.Ö. 209) Mete'nin tahta çıkış tarihi kullanılmaktadır.

Onlu Sistem:

M.Ö. 209'da orduyu on ve onun katmanlarına göre düzenleyen Mete Han Türk Kara Kuvvetleri'nin de temelini atmıştır. Bu tarih günümüzde Türk Kara Kuvvetlerinin kuruluşu olarak kabul edilmektedir. Tarihte, onlu sistemi ilk kullanan halkın Hunlar olduğu belirtilir.

Mete'nin bir mektubu:

Metenin Çin İmparatoruna yazdığı mektup:


Yay çekebilen ve kullanabilen tüm kavimler Hun olarak bir tek aile halinde birleştirildiler. Artık Hun ülkesinde küçükler büyümeleri için gerekli çevreyi elde edecekler; yaşlılar ve büyükler ise kendi yurtlarında sessiz ve rahat yaşayacaklardır. Nesillerden nesillere bütün Hunlar barış ve mutluluk içinde kalacaktır. Tanrı'nın lütuf ve inayeti ile subay ve askerlerimin üstün yetenek ve erdemleri ile dayanıklı atlarımın üstün gücü ile Kuşhanları ezerek yendim. Çin sınırındaki bütün küçük devletler ile, bütün Orta Asya halkları düzene kavuşturuldu. Bunların hepsi artık Hun oldular.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1626
favori
like
share
KuvvetmiraTR Tarih: 06.03.2010 17:26
M.Ö. 46 Büyük Hun İmparatorluğunun Doğu ve Batı olmak üzere birinci bölünüşü, Çiçi yönetimindeki Batı Hunları kısa sürede dağılmışlar ve çevre ülkelere göçmüşler, Avrupa Hunları'nın ve Akhunların oluşmasını sağlamışlardır. Doğu Hunları ise Ho-Han-Ye idaresinde Büyük Hun olarak sürmüştür. Sarı renk: Günümüzde Türklerin yaşadığı yerler
Egemenlik Alanı [değiştir]Orta Asya steplerindeki tüm Türk boyları, Moğol kabileleri, Moğol Tatarları, Tunguzlar, Yüeçiler (Kuşhanlar), Çin Hanedanlığı, İpek Yolu. Kapladığı alan: Kuzeyde Sibirya; güneyde Tibet, Keşmir; doğuda Büyük Okyanus; batıda Hazar Denizi (18.000.000 km²).
Kültür
Hiung-nu'lar kendi belgelerini bırakmadığı için arkeolojik deliller dışında Çin kaynaklarına bakılmaktan çare yoktur. Hiung-nu'lar özelliklerinden bir kaç örnek:


Gençlerin önemsenmesi ve yaşlıları önemsenmemesi
Reisi vefat edince, yerine oturan oğlunun kendi anası dışındaki babasının kadınlarını alması
Ancak bu özellikler sadece Hiung-nu'lar değil, diğer göçebe kabileler için de geçerlidir.] Ayrıca bunların Çin medeniyetin ahlak anlayış ve mantığına aykırı olduğu için Çin kaynaklarında Hiung-nu'ların gelenek ve göreneklerinden bahsedilken eleştiri içerikli cümleler kullanılmıştır.
Hiung-nu'ların dini, Şamanizm ve Tanrı (Tengri) inancı olup, yılda üç kez büyük ayinî bayram düzenliyordu.


Alkeolojik kazıların sonucuyla Hiung-nu'ların başkentinin Ulan Batur (Moğolca: Улаанбаатар; Ulaanbaatar)'un kuzeyinde bulunan Noin-Ula kurganında olduğu saptanmaktadır. Ve kurganlarından kazılan Hiung-nu'ların tekstillerin eski Fars ve Yunan kültürünün etkisi tespit edilmektedir.


Çiçi'nin Çin kayıtlarındaki sözleri [değiştir]Çin elçisinin Çiçi ile ilgili düştüğü bir kayıt şöyledir: " Boyun eğmeyeceğiz. Zira öteden beri Türkler kuvveti takdir eder, tabi olmayı hakir görürler. Savaşçı süvari hayatımız sayesinde adı yabancıları titreten bir millet olduk. Biz ölsek de, kahramanlığımızın şöhreti kalacak, çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır."


Devlet Yönetimi [değiştir]Hun devleti başında bulunan kişi " tan-hu" ya da "şen-yu" olarak anılıyordu. Tanhu sözcüğü bir unvan olarak " sonsuz genişlik" anlamına gelmektedir. Hükümdarlık da kut anlayışı egemendi. Hükümdarlığın tanrıdan geçtiği görüşü vardı. Ülke, töre hükümlerine göre yönetilirdi. Şenyunun görevi, ülkede dirliği sağlamak, adaleti gerçekleştirmek, orduya komuta etmek, meclisi yönetmek olarak sıralanabilir. Hükümdarlık babadan oğla geçmektedir. Ülke oğullar arasında doğu, batı, merkez olarak miras bırakılmaktadır. Türk devleti hükümdarı eşine "ka-tun"(hatun) denirdi. Yönetimde söz sahibiydi. Büyük Hun Devleti'nde üç meclis bulunuyordu.

1. Meclis: Dini nitelikte konular tartışılır. Yılın ilk aylarında toplanırdı.
2. Meclis: Haziran ayında toplanır ve devlet işleri görüşülürdü.
3. Meclis: Sonbaharda toplanılır ve askeri işler görüşülürdü.
Devamlı devleti yöneten " seçkinler meclisi" vardı. Bu meclise " toy " denilmekteydi.


Ordu
a. Hun ordusu ücretli değildi.
b. Hun ordusunda kadın-erkek asker sayılır, her an savaşa hazır bulunurdu. (ordu-millet anlayışı)
c. Hun ordusunun temeli atlı askerlere dayanırdı.
d. Ordu tümen sistemine göre teşkilatlanmıştır. (10.000 kişi)
e. Kullanılan araçlar: ok ve yaydı. Yakın dövüşte kılıç, kargı kullanılırdı.
f. Savaş stratejisi; keşif seferleri ve yıpratma savaşları olarak ikiye ayrılıyordu.Sahte geri çekilme ve turan taktiği teknikleri kullanıldığı Çin kayıtlarından öğrenilmektedir.

Onlu Sistem
M.Ö. 209'da orduyu on ve onun katmanlarına göre düzenleyen Mete Han Türk Kara Kuvvetlerinin de temelini atmıştır. Bu tarih günümüzde Türk Kara Kuvvetlerinin kuruluşu olarak kabul edilmektedir.


Mete'nin bir mektubu
Metenin Çin İmparatoruna yazdığı mektup:
Yay çekebilen ve kullanabilen tüm kavimler Hun olarak bir tek aile halinde birleştirildiler. Artık Hun ülkesinde küçükler büyümeleri için gerekli çevreyi elde edecekler; yaşlılar ve büyükler ise kendi yurtlarında sessiz ve rahat yaşayacaklardır. Nesillerden nesillere bütün Hunlar barış ve mutluluk içinde kalacaktır. Tanrı'nın lütuf ve inayeti ile subay ve askerlerimin üstün yetenek ve erdemleri ile dayanıklı atlarımın üstün gücü ile Kuşhanları ezerek yendi. Çin sınırındaki bütün küçük devletler ile, bütün Orta Asya halkları düzene kavuşturuldu. Bunların hepsi artık Hun oldular.