Düğün stresinden nasıl kurtulunur - Düğün stresinden kurtulmak için nasıl rahatlanır







Büyük gün kapıya gelince, stresten patlayacağınızı mı hissediyorsunuz? Gerilimden kurtulmak için doğal yolları denemeye ne dersiniz?

Başarılı bir düğünün sırrını mı merak ediyorsunuz? Hani her detayı düşünülmüş, sorunsuz ama aynı zamanda sabaha kadar dans edip eğleneceğiniz bir düğün… Sır şu: Düğün hazırlıkları sürerken, ruhsal ve fiziksel olarak kendinizi rahatlatmak ve sakin bir şekilde bu zorlu günleri atlatmak. Refleksoloji, yoga ve doğru nefes teknikleriyle bunu başarabilirsiniz.

Refleksoloji

Birçok kültürde eski zamanlardan beri uygulanan Refleksoloji, ayaklarda bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktaları olduğu ve bu noktaların beden anatomisinin aynası olduğu prensibine dayanan bir sanat. Özel el ve parmak teknikleriyle nu refleks noktalarına uygulanan baskı, stresin azaltılmasını sağlayarak bedende fizyolojik değişikliklere yol açıyor. Refleksoloji’nin temelinde, rahatsızlıkların enerjinin belli bir yerde bloke olmasından kaynaklandığı tezi yatıyor. Bu ilaçsız terapi, beden fonksiyonlarını normalleştirerek vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmasını harekete geçiriyor. Strese dayalı sorunlara iyi geliyor, toksin atımının hızlanmasını sağlıyor, lenf sistemine destek oluyor. Kan dolaşımı, sinir sistemi, sindirim ve bağışıklık sistemini harekete geçiriyor. Uyku düzeni ve kalitesini arttırıyor.

Ayak tabanının ortasında stresinizi yok edecek bir nokta var. Başparmağınızı bu noktanın üzerine koyun ve bastırın. Derin nefes alın ve nefes alırken baş parmağınızı gittikçe daha kuvvetli bastırın. Nefes verirken, yavaş yavaş basıncı hafifletin. Birkaç kez tekrarladıktan sonra, diğer ayağa geçin.

Nefes teknikleri

Nefes vücudumuzun kontrol edebileceğimiz tek fonksiyonudur (kalp atışlarımızı veya kan basıncımızı ayarlamak elimizde değil). Rahatlatıcı bir nefes tekniği kazanmak için, stres altındaki nefesinizin özelliklerini düşünün ve tam tersi hareket edin. Boğazınızın düğümlendiğini hissediyorsanız, bol oksijenli havanın ciğerlerinize dolmasını sağlayın. Nefes alıp verirken, sırt ve omuz kaslarınızı gevşetmeye çalışın. Yorgunluk hissinin ve baş ağrısının en önemli sebebi omuz kaslarının yeterince gevşememesidir. Diyaframınızdan nefes almaya çalışın. Bu durumda bahsettiğimiz kas grupları rahatlayacaktır. Göreceksiniz ki nefesi artık karnınızdan alacaksınız. Nefes alırken karnınız şişecek, verirken inecektir. Bu nefes egzersizi kalp kaslarının hareketleri ve kan basıncıyla bağlantılı olduğu için rahatladığınızı hissedeceksiniz.

Başka bir teknik: Bu nefes tekniği biraz daha yaratıcılık ve otokontrol gerektirir. Başlangıç olarak, içinize çektiğiniz havanın oksijen yüklü olduğunu, dışarı attığınız havanın da toksinlerle dolu olduğunu düşünün. Bu fikirden yola çıkarak, genelleme yapın: Hava çektikçe, içinize hayatınızda en sevdiğiniz şeyleri (güzellik, huzur, sevgi, denge) çektiğinizi düşünün, verirken de hayatınızda olumsuz ne varsa (acı, kin, gurur, kıskançlık) dışarı attığınızı hayal edin. Bu şekilde nefes alıp verirseniz, belli bir zaman sonra rahatladığınızı ve huzura kavuştuğunuzu hissedeceksiniz.

Gevşeme teknikleri

Rahat bir koltuğa oturun ve dikkatinizi rahatlatmak istediğiniz bölgeye yoğunlaştırın (örneğin elleriniz veya yüzünüz). Odaklandığınız bölgedeki kasların gerilimini hissetmeye çalışın.

Nefes alırken, kaslarınızı gerin ama fazla zorlamayın, amacınız ağrı yaratmak değil, ağrıdan kurtulmak. Nefes verirken, kaslarınızı tamamen gevşetin. İkinci ve üçüncü adım arasındaki farkı hissedin. Hareketi birkaç kez tekrarlayın. Biraz antrenman kaznadıktan sonra, vücudunuzun belli bir bölgesine yoğunlaşıp onu gevşettiğinizi düşünmeniz bile yeterli olacaktır. Yüzünüzün çeşitli bölgelerine (alın, çene) odaklanıp bu egzersizi yaptıktan sonra boyun, omuz ve aşağıya doğru inin.

Yoga

Bir şezlonga veya bir yatağa uzanın ve vücudunuzun yatakla temas ettiği bölgeler üzerine yoğunlaşın. Bu temas yerlerinin gittikçe yayıldığını düşünün. Kısa sürede vücudunuzun ağırlaştığını ve altınızdaki yatağa gömüldüğünü hissedeceksiniz. 10 dakika bu şekilde kalın. Bu dakikaların sonunda kendinizi bir gece uyumuş gibi rahatlamış hissedeceksiniz. Bu egzersizi yaparken en önemli nokta şu: Odada hiç ses olmamalı.

Su terapisi

Evde su terapisi için banyonuzu bir huzur adasına çevirebilirsiniz. Başlangıç olarak özel bir ortam yaratmak için renkli kokulu mumlar kullanın. Banyo küvetinizi doldurun ve içine banyo tuzu atın. Rahatlama efektini arttırmak için 10 damla portakal yağı veya lavanta yağı ekleyebilirsiniz. Yarattığınız atmosferi uygun bir fon müziğiyle tamamlayın. Görsel efekt için suya birkaç gül yaprağı serpiştirin. Göz ardı etmemeniz gereken kurallar; suyun sıcaklığı 38 dereceyi geçmemeli, banyonun süresi en fazla 30 dakika olmalı, akşam yatmadan önce yaparsanız daha etkili olur.

Kokulu ve rahatlatıcı yağlarla dolu suya daldıktan sonra gözlerinizi kapatın ve bütün sorunların bedeninizden çıkıp gittiğini hayal edin.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 459
favori
like
share