timoma tedavisi - Timoma ve Timik Karsinom - Timoma nedir

timoma ve timk karsinoma kanserli hücrelerin timustan köken aldığı hastalıklardır.Timus göğüs kemiğinin hemen altında yerleşmiş küçük bir organdır.Lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerinin kana salınmasını ve infeksiyonla savaşmasını sağlar.Timoma genellikle yavaş büyüyen ve timus haricinde başka dokulara yayılma eğilimi göstermeyen bir tümördür.Timik karsinoma ise tedavisi güç ve yayılma eğilimi olan bir tümördür.Timomalı hastalar genellikle myastenia gravis gibi ek immun sistem sorunları olan hastalardır.

Eğer aşağıdaki semptomlar mevcutsa doktora başvurulmalıdır:

- İnatçı öksürük

- göğüs ağrısı

- kas güçsüzlüğü

Eğer bu semptomlar varsa doktor direkt göğüs grafisi ve bilgisayarlı tomografi görmek isteyebilir.

Prognoz ve tedavi seçeneği kanserin evresinekanserli hücrelerin tipine ve hastanın genel durumuna bağlıdır

TEDAVİ

Bugün kullanılan 3 adet tedavi protokolü vardır:

-cerrahi

-radyoterapi

-hormon tedavisi

Cerrahi ile tümörün alınması en çok kullanılan tedavi yöntemidir.

Myastenia graves(MG) ve timektomi

MG hastalari doktora genellikle yorgunluk ve bir grup özel kaslarin zayiflamasi sikayetiyle basvurur. MG istemli hareketleri yaptiran her kasi etkileyebilecek bir hastalik oldugundan kimi kaslar özellikle de göz kapaklarini hareket ettirenler; konusma çigneme yutkunma öksürme ve yüz ifadesine yardimci olan kas gruplari en *** etkilenenlerdir.


Göz kapaklarinda düsme hastalik için çok tipik bir belirti olmakla birlikte; konusmada güçlük çekme nefes almakta zorlanma yeme ve içme güçlükleri sürekli bir yorgunluk hissi de bu tabloya eslik eden bulgular olarak görülebilir.




Kollardaki kaslarda etkilenme her zaman simetrik olmayabilir. Ancak hastalarin çogu saçlarini taramakta tras olmakta makyaj yapmakta ya da sampuan ile saçlarini yikamakta oldukça zorlu anlar yasamaktadir. Kavanozlari ya da ilaç kapaklarini açmakta zorlanmalari da tutmayi saglayan kaslardaki zayifligin göstergesidir.


MG hernekadar agrisiz bir hastalik olarak bilinse de boyun kaslarindaki zayiflamayla bas agrilari ve boyunda kasilmalar gözlemlenebilir.


Hastalarda yasanabilecek en büyük sorun nefes alip vermemizi saglayan kaslarin etkilenmesiyle olur. Nefes almada ya da öksürmede zorlanan hastalar myastenik kriz adi verilen ve mekanik nefes yardimini gerektiren son derece ciddi sorunlarla karsilasabilirler. Konusma ve yutkunmada zorlanan hastalar bu riske en yakin olanlaridir.


Hastalarin büyük çogunlugunda kas gruplarindaki zayiflik ve dolayisiyla yorgunlugun sidddeti gün boyunca dalgali bir seyir izler. Sabah saatlerinde çok siddetli olmayan bulgular o kas gruplarinin ilerleyen saatlerde sürekli kullanimlari sonucunda hastaya oldukça zor anlar yasatabilir.


Hastalik ilerleyici bir karaktere sahip olup erken dönemde yapilacak tedaviler büyük oranda basariya ulasarak bu ilerlemeyi durdurur. Ancak geç kalinan vakalarda özellikle çok ilerlemis dönemlerde çok daha siddetli bir hal alabilir (aktif dönem) ve bu daha sonra bir iyi bir kötü hissedilen ve yorgunluga hala açik olan hale gelir (inaktif dönem) ve daha sonra 15-20 yil süren vakalarda sabit hale gelerek hastanede uzun süre kalmayi gerektirebilir (patlama dönemi).


Hastaligin seyrini kötülestiren faktörler arasinda ruhsal gerginlik ve stres durumlari adet dönemleri gebelik sistemik hastaliklar (özellikle de viral solunum yollari hastaliklari) ve nöromusküler (sinir-kas müsterek çalismasiyla ilgili) iletimi azaltan ilaçlarin kullanimi sayilabilir.


Gerçekte MG için bilinen hiçbir tedavi bulunmamakla bereber hastalarin yasamlarini bu hastalikla birlikte sürdürmelerini saglayabilecek ve her hasta için farkli cevap vermesi söz konusu olan yöntemler mevcuttur.


Bilinen en yaygin metodlar ; kisa dönemli olarak ilaç uygulamasi uzun dönemli olarak ilaç uygulamasi immunoterapiler (bagisiklik düzenleyen yani plasmapheresis veya intravenöz immun globin verilmesi gibi ) ve uzun dönemli immunosupressif (bagisiklik baskilayici) ilaç uygulamalari ile thymectomy (timus bezinin ameliyatla çikartilmasi) dir.

MG hastalarında timektomi uygulaması tedavi planının çok önemli bir kısmını oluşturur. Çünkü genel olarak hastalığın normal tablosuna ek olarak çıkan bulguların çoğu timomalarca oluşturulmaktadır ve ayrıca her zaman için malign (kötü huylu) tümör olasılığı düşünülmelidir.

Timektomiye hastadan hastaya faklı yanıtlar alınabilir. En iyi yanıt genelde operasyondan iki ile beş yıl sonra alınabilmektedir. Altmış yaşından sonra hastalıkları tespit edilmiş olanlar için timektomi hiç yanıt vermeyebilir. En iyi yanıt ise hastalıkları erkenden teşhis edilmiş genç hastalarda alınır.

Önceleri timektomi sadece 25 yaşın altındaki hastalara yapılırdı fakat son zamanlarda yaş sınırı 50' ye yükseltilmiş ve genel bir kural koymaktansa her hastaya özel bir plan uygulanmaya başlanmıştır.

Timektomi hakkında diğer bir nokta operasyonun tekniğidir. Pekçok cerrah göğüs kemiğini yararak transternal (göğüs kemiği byunca) timektomiyi tercih ederken kimi cerrahlar son zamanlarda goyundan girilen ve transservikal timektomi denilen daha az travmatik olan bir tekniği kullanmaktadır.

Hangi teknik uygulanırsa uygulansın büyük bir dikkat gerektirmektedir. Hastaların pek çoğunda operasyon sonrasında MG tablosunda gerileme ya da durma gözlenmiştir. Ancak bunun her hastada olmasını beklemek yanlış olacağı gibi bu iyileşme operasyondan aylar sonra bile görülebilir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1732
favori
like
share
CA-CHALLENGE Tarih: 16.06.2009 14:06


Paylaşımın için teşekkürler