AKP'nin "a"sı zaten çürük!


Obama protestosu sırasında şiddete maruz kalan ÖDP üyeleri hakkında 5 yıl hapis ve siyaset yasağı istenmesi, adalet duygusu yok edilen Türkiye'de, hukukun ne hale geldiğini gösterirken tuhaf örnekler giderek çoğalıyor.

6 Nisan 2009 tarihinde, ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyaretini protesto eden ÖDP üyeleri için 5 yıl hapis ve siyaset yapma yasağı istendi.

Obama Meclis'te konuşmasını yaparken, ÖDP üyesi 21 gencin Akay Kavşağı’nda toplanarak, Meclis önünde gerçekleştirdikleri protesto eylemine polis müdahale etmişti. Çevik kuvvet polisinin şiddetli saldırısı sonucu 21 ÖDP üyesi, gözaltına alındı. Gözaltı işlemi sürecinde şiddete maruz kalan ÖDP’liler bindirildikleri otobüste de dövülerek yaralandılar. Olayın sonucunda ise polis dayağına maruz kalanlar hakkında, 'polise mukavemet' nedeniyle dava açıldı.

İddianamede 21 ÖDP üyesi hakkında; 2911 sayılı yasanın 32/3 maddesi gereği (Dağıtma sırasında cebir veya şiddet veya tehdit veya saldırı veya mukavemette bulunanlar fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır) 5 yıla kadar Hapis ile T.C.Y'nin 53.maddesi gereğince (seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan; vekalet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan; vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi ve denetçisi olmaktan, bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten yoksun bırakılır) Siyaset yapma yasağı isteniyor.

Şiddet uygulayan polislerin değil yaralanan ÖDP'li gençler hakkında ceza istenen Türkiye'de "şaşırtan" olaylar ilk değil...

Taş atan çocuklar

Adana 6. 7. ve 8. Ağır Ceza Mahkemeleri’nde 8-9 ve 11 Haziran’da görülen davalarda dokuz çocuğa ‘örgüt adına suç işlemek, örgüt propagandası yapmak ve polise mukavemette bulunmak’ suçlarından 86 yıl 11 ay hapis cezası verildi. Böylece son bir yıl içinde 82 çocuğa toplam 373 yıl hapis cezası verilmiş oldu.

Anayasayı hatırlatan öğretmene ceza

Ankara Polatlı’da 13 Eylül İlköğretim Okulu’nda sınıf öğretmeni olarak görev yapan Mehmet Kaval’a, öğrencilerine Anayasa’nın 42’nci maddesinde “Eğitim ve öğretimin ücretsizdir” yazdığı için aidat ödememeleri gerektiğini söyleyince, maaş kesim cezası verildi.

Baklava çalan çocuklar

10 Ağustos 1997 gecesi, Gaziantep’te bir tatlıcının kapısını kırarak giren ve baklava ile antepfıstığı çalan dört çocuğa 9 yıl hapis cezası verilmişti. Çocuklardan üçü olay tarihinde 18 yaşından küçük oldukları için cezaları 6 yıla indirilmişti.

Üzmez’i protesto edenler

Bursa'da 14 yaşındaki B.Ç. adlı kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla yargılanan Vakit Gazetesi Yazarı Hüseyin Üzmez'e, adliye girişinde ve çıkışında protesto eden 31 yaşındaki Pınar Koyuncular ve 19 yaşındaki Nergiz Şişek hakkında dava açıldı. Koyuncular ve Şişek hakkında dava açıldı. İki kadın hakkında 7.5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Üzmez'in raporunu eleştirene de ceza

Üzmez’i tahliye ettiren Adli Tıp Kurumu raporunu eleştiren üç Adli Tıp çalışanının Adalet Bakanlığı tarafından cezalandırılmıştı. Adli Tıp Uzmanları Derneği ve ATK 1. İhtisas Kurulu Başkanı Doç. Dr. Serhat Gürpınar, görevden alınıp Gaziosmanpaşa Şubesi’nde uzman olarak gönderilirken, açıklamalara katılan iki kişiye de idari cezalar verildi.


AKP'ye AKP diyene ceza

Bitlis Yatılı Bölge İlköğretim Okulu'nda öğretmen olarak görev yapan Eğitim-Sen Bitlis Şube Başkanı Kemal Gültekin hakkında, bir konuşmasında AKP'ye "AKP" dediği için Milli Eğitim Müdürlüğü İl Teftiş Kurulu tarafından soruşturma başlatıldı. Sendika binasında konu hakkında basın toplantısı yapan Gültekin, "Adalet ve Kalkınma Partisi yerine AKP dediğim için hakkımda soruşturma başlatıldı. Konuşmamda 10 yerde AKP demiş ve eleştirmişim. Bir sendikacının, şube başkanının iktidarda olan partiyi eleştirmesi, eksik ve yanlışlarını dile getirmesi en doğal hakkı ve görevidir" dedi.

Bisküvi çalan çocuklar

19 Ocak 2002’de karınlarını doyurmak için çikolata, bisküvi ve çokokrem çalan üç çocuk hırsızlık gerekçesiyle tutuklanıp, haklarında 8 yıl hapis cezası istemiyle dava açılmıştı. Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği’nde sorgulanan Ali T., Rahman G. ve Ersin Ü., Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı’nca tutuklanarak, Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi’ne kondu.


Meclis’te pankarta 96 yıl

Meclis'te pankart açarak paralı eğitimi protesto ettikten sonra 'çete' iddiasıyla toplam 96 yıla mahkûm edilen ancak temyize giden 12 gençten dokuzu, 'silahsız örgüt üyeliği'nden ceza almıştı. Haklarındaki ceza kararı Yargıtay'ca bozulan gençlere bu kez toplam 48 yıl 7 ay hapis ve 7 milyar 796 milyon lira ağır para cezası verilmişti.


Renkli yazmaya hapis cezası

2006'daki Newroz kutlamalarında, etkinlik alanına başına kırmızı-sarı-yeşil yazma takarak katılan 16 yaşındaki Ö.G., "yasadışı örgüt propagandası yapmak" suçlamasıyla 6 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmıştı.


Gül'ü protesto edenlerin bursları kesildi

30 Ekim 2008 günü Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nin kuruluşunun 75. yıldönümünde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Tarım ve Köyişleri Bakanu Mehdi Eker’in okula gelişini protesto eden öğrenciler Çevik Kuvvet ve sivil polisler tarafından şiddete maruz kaldıktan sonra haklarında soruşturma başlatılmış, okul yönetimi tarafından da bursları kesilmişti.

Felç bırakana değil felç kalana yüksek ceza

"Yürüyüş" dergisi satarken polis tarafından vurulan ve felç kalan Ferhat Gerçek'in duruşması yarın Bakırköy Ceza Mahkemesinde görülecek. Açılan davada Ferhat Gerçek'i vuran polisler hakkında 9 yıl hapis cezası istenirken, Ferhat Gerçek ile kendisine acil müdahalede bulunan diğer kimseler hakkında ise 15 yıl hapis cezası istenmişti.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 442
favori
like
share
firari16 Tarih: 29.06.2009 13:31
Malesef polisin gücü artık mazlumlara yetiyor o sarı kırmızı yeşilli bayrak taşıyanlara gıkını bile çıkartamıyo polis ancak ünv öğrencisini döver memuru döver işçiyi döver çiftiyi döver ama sıra sarı kırmızı yeşilli bayraklılara gelince sessiz kalmayı uygun görür olayların büyümemesi için müdahele etmez türk bayrakları yakılır bir kaç kendini bilmez yakmış olur üstü örtülür çocuk denilen şahıslar polisin kafasını yarar ama polis onlarla maç yapar top oynar velhasıl kelam bu memlekette sarı kırmızı yeşilli bayrakla her türlü eylem serbest yaparsan öyle yapacaksın yoksa polis amcaların döver hee !!! ( Sözüm polislere değil polisleri komuta eden zihniyete )
nichole Tarih: 26.06.2009 22:44
Polis ne yapacaktı yasa dışı eylem yapanlara aferinmi diyecekti. Mahkemeler neyapacaktı yasa dışı eylem yapanlara aferin hükümete millete devlete karşı gelmişsiniz devam edinmi diyecekti. Herkes yaptığının hesabını kanunlar önünde vermeli soysuzluk yapıp sarı, kırmızı, yeşil bandaj,eşarp, poşu vb ile devlete karşı eylem yapanlarada elbette hesap sorulacak bundan ocunacak gocunacak bir durum yok yerli yerinde durana bu devlet hiç bir zaman zulum etmemiştir etmezde !!!
HENDEK54 Tarih: 22.06.2009 11:00
hakeden hakettiği cezayı almalı fakat protesto yaparken maksat üzümü yemek değil bağcıyı dövmek olamamlıdır. gercekten gündeme gelmek için masumlara zarar veren pretestolar geçmişteki kadıköy 1 mayıs olayları gibi ibretlik bir olaydır.