Bilgisayarlı Sanat - Dijital Sanat

Dijital sanat, genel anlamda üretilişinde bilgisayarın rol aldığı, fiziksel olmayan nesnelerin üretilmesiyle gerçekleşen sanat biçimine denir. Bu süreçte bilgisayar geleneksel anlamda bir yardımcı araçtan vazgeçilmez bir ortak yaratıcı konumuna kadar uzanan tayfın herhangi bir yerinde bulunabillir. Sürecinde bilgisayarın sadece alışılageldik kullanımının rol aldığı işler genelde bu sınıflandırmaya alınmazlar. 1990'lardaki dijital devrim sonrası sayıları artan dijital ressamlar ve baskıcılar sanat çevreleri ve müzeleri tarafından fazla kabul görmeseler de internet sanatı ve yazılım sanatı gibi dallar sanat müzelerine girmiştir.
Dijital tekniklerin sağladığı imkanların çeşitliliği, sanatçılara bunları araç, ortam veya konu olarak kullanabilme seçimi yaratmıştır. Dijital sanata temelde bu seçimler doğrultusunda bakabiliriz:

1. Dijital teknolojilerin araç olarak kullanılması
Üretimin bütünü veya bir kademesinde dijital teknolojiler kullanımı, sunum biçiminin geleneksel ortamlardan yapılması:
Fotoğraf ve Baskı
Heykel

2. Dijital teknolojilerin ortam olarak kullanılması
Üretilmesinden sunumuna kadar dijital teknolojileri kullanıp olanaklarının irdelenmesi:
Yerleştirme (Enstalasyon)
Film, video ve animasyon
Internet ve ağ sanatı
Yazılım sanatı (Software art)

Sanal gerçeklik (virtual reality) ve genişletilmiş gerçeklik (augmented reality)
3. Dijital teknolojilerle bağlantılı konuların kullanılması
En etkili şekilde dijital teknolojiler tarafından ifade edilebileceği düşünülen konuların kullanılması:

Yapay Yaşam
Veritabanları ve veri görsellemesi
Metin ve anlatı ortamları
Oyunlar
Aktivizm ve 'Hacktivism'
Dijital Sanat Eseri

Dijital sanat eseri, dijital olarak kaydedilmiş bir resim verisi, bir hiper-metin (hypertext), bir veritabanı veya bir program olabilir. Geleneksel sanat eserinin aksine insan tarafından algılanan biçimiyle sanat objesi aynı şey değildir. Temel biçim teknik bir ortam yoluyla insan tarafından görülür/duyulur/hissedilir hale getirilir. Bu tekrardan temsilin biçimi sanat eseriyle değil onu insana ileten teknik ortamla bağlantılıdır. Bu bakımdan dijital sanat ile gösteri sanatları arasında bir benzerlik vardır; bir tiyatro oyunu için yazılan senaryo ile salonda oynanan oyun arasındaki farka benzer bir ayrım burda da söz konusudur.

Grafik tasarımcı, yaratıcı düşüncelerini bir kâğıt parçası ya da bilgisayar ekranı üzerinde gösterir. Baskı ustası da bu düşünceleri kitlesel kullanıma sunulmak üzere değişik işlemlerle çoğaltır. İşte bu çoğaltılma süreci, grafik sarıma bir iletişim sanatı özelliği kazandırmaktadır. Bir tasarımın çoğaltılarak basılı bir ürün haline gelmesiyle; tasarımcının işi (sayfa düzeni, fotoğraf, illüstrasyon, yazı karakteri ve kağıt seçimi) geniş bir kitlenin gözleri önüne serilir. Tasarımcı, ortaya çıkacak ürünün kalitesini ve maliyetini denetleyebilmek için, baskı teknolojisi konusunda bilgi sahibi olmalıdır.
Siyah-Beyaz Baskıda Kullanılan Görsel Unsurlar
Tek renkli baskı süreci içinde kullanılan yazı, fotoğraf, illüstrasyon vb görsel unsurlar iki ana kategori içinde ele alınabilir:

a) Çizgisel (Tire) Unsurlar:
Bünyelerinde hiçbir ara ton ya da gri renk tonu taşımayan ve bir rengin (genellikle siyah) kullanımıyla oluşturulan görsel malzemelerdir. Çizgiler, noktalar, çerçeveler, tipografik unsurlar, tarama ve noktalamalarla yapılan illüstrasyonlar vb. çizgisel ya da yaygın kullanımı ile tire unsurlardır.

B) Ara Tonlu Unsurlar:
Bu tür görsel unsurların içinde en açıktan en koyuya kadar uzanan bütün ara tonlar bulunmaktadır. Siyah-beyaz fotoğraflar, yağlıboya tablolar, karakalem çizimler ve desenler ara tonlu görsel unsurlardır. Fotoğraf kâğıdı üzerine basılmış bir fotoğraf yakından incelendiğinde, dizi oluşturan ara tonların birbiri içinde eriyerek yumuşak geçişler oluşturduğu farkedilebilir. Ton geçişlerinin fotoğraf kâğıdı üzerinde izlendiği kalitede baskıya geçirilmesi günümüzün teknikleri ile olanaksızdır. Bir renk, baskı presinde ancak kendi sabit tonu ile basılabilir. Bu nedenle; ara tonlu görsel unsurları baskı kalıbına aktarabilmek için, bunları öncelikle çizgisel (tire) unsurlara dönüştürmek gereklidir. Bunun tek yolu; ara tonlu görüntülerin tramlanarak filme alınmasıdır.

Repro Kamera

Baskı kalıbının hazırlanması işleminde ilk basamak; pikajın ve diğer görsel malzemelerin repo kamera aracılığıyla film üzerine aktarılmasıdır. Tasarıma film aşamasında değişik görsel özellikler (kontrast tonlar/yumuşak tonlar) kazandırmak mümkündür. Kameraman, ara tonlu siyah-beyaz ve renkli görüntüleri doğru pozlandırmak için densitometre adı verilen ve yoğunluk ölçen bir araçtan yararlanır. Masaüstü yayıncılık teknolojisi repro kamera kullanımını büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır. Bilgisayarda çizilen ya da tarayıcı ile aktarılan görüntülerden doğrudan film ya da renk ayrımı çıktısı alınabilmektedir.

Tramlar

Tek renkli baskıda ara tonlar elde etmek için tramlardan yararlanılır. Tramlar, basılı malzemelere yakından bakıldığında ayırdedilebilen küçük noktacıklardır.
Baskı teknolojisinde kullanılan tramlar iki grupta toplanırlar: Cam tramlar ve kontakt tramlar. Cam tramların üzerinde düz çizgilerden oluşan ızgaraya benzer bir doku bulunur. Bu tramlar, kamera objektifi ile filmin arasına yerleştirilirler. Birbirlerini dama taşları gibi izleyen noktacıklardan meydana gelen kontakt tramlar ise pozlandırma sırasında doğrudan film yüzeyine çakıştırılırlar. Tramın temel işlevi; ara tonlu görsel unsurları binlerce küçük noktacığın meydana getirdiği çizgisel (tire) görüntülere dönüştürmeleridir. Bu küçük noktacıkların seyrekleşip-sıkışmasıyla optik olarak ara ton etkisi sağlanır.
Bütün tramlar, 1 inch aralığında bulunan nokta sayısı ile ölçülür ve sınıflandırılırlar. Bu ölçüye “tram yoğunluğu” adı verilir. Tramlar, nokta sıklığına bağlı olarak farklı yoğunluklarda üretilmektedir. Baskı teknolojisinde en çok kullanılan tramlar kalından inceye doğru; 55, 65, 85, 100, 120, 133, 150, 175 ve 200 nokta/inch yoğunluğunda olanlardır. Tram yoğunluğu arttıkça, yani noktalar küçülüp sıklaştıkça; yarım-ton imgelerdeki keskinlik ve ton zenginliği de artar. Örneğin, 55 nokta/inch yoğunluğundaki bir tramda inch-kare içine düşen nokta sayısı 3025 iken, 150 nokta/inch yoğunluğundaki bir tramda bu sayı 225 000’e çıkmaktadır. Ülkemizde ise tramlar santimetre başına düşen nokta sayısı ile ölçülür.

Tram yoğunlukları ise; 22, 26, 34, 40, 48, 54 ve 60 nokta/santimetre olarak sıralanırlar.
Baskıda kullanılacak tram yoğunluğunu belirlemede şu etkenler gözönüne alınmalıdır: 1-Kâğıt yüzeyi, 2-Baskı kalıbı, 3-Baskı presinin ve mürekkebin teknik özellikleri.
Tram yoğunluğunu saptamadaki en önemli etken, baskıda kullanılacak kâğıdın cinsi ve kalitesidir. Örneğin; iyi cins kâğıda basılan bir dergide 120, 133, 150 nokta/inch yoğunluğunda tramlar kullanılırken, düşük kalitede kâğıtlara sulu mürekkeple basılan günlük gazetelerde yer alan yarım ton imgeler en fazla 55 ile 65 nokta/inch yoğunluğunda tramlanabilirler. Tram yoğunluğu, baskıda kullanılan kâğıt cinsine ve baskı teknolojisine uyum sağlamalıdır. Tram noktacıkları büyüteçle incelendiğinde, seçilen tram yoğunluğunun baskıda nasıl sonuç verdiği izlenebilir. Alışılmış nokta biçimli tramların yanısıra, değişik görsel efektler yaratmak amacıyla çizgisel, çakıl-taşı ya da kum dokulu, dairesel ve dalgalı tramlar da üretilmektedir.
Yarım tonlu (tramlanmış) imgeler, gerektiğinde fonlarından arındırılarak siluet biçiminde kullanılabilirler. Ülkemizde bu işleme “dekupaj” adı verilmektedir.

Baskı Kalıbının Hazırlanışı

Bütün baskı kalıplarının ortak işlevi; basılacak yüzey ile baskıya girmeyecek olan yüzeyi birbirinden ayırmaktır. Baskı yüzeyini diğer yüzeylerden ayırmanın üç temel yolu vardır. Bunlar; baskı yüzeyinin yükseltilmesi, baskı yüzeyinin çukurlaştırılması ve aynı düzlemde bulunan iki yüzeyin kimyasal yolla birbirlerinden ayrılması biçiminde sınıflandırılabilir. Bu üç yöntem; tipografik baskı, tifdruk baskı ve ofset baskı olarak adlandırılan üç temel baskı tekniğinin dayandığı ilkeleri de belirler. Tipografik, tifdruk ve ofset baskı tekniklerinde kullanılan kalıplar arasında büyük farklılıklar bulunmasına karşın, hazırlanmış biçimleri birbirine oldukça benzer. Her üç teknikte de, baskı kalıbının hazırlanması aşamasında negatif filmler, ışığa duyarlı metal plaklar ve kimyasal maddeler kullanılmakta ve benzer fotografik yöntemlerden yararlanılmaktadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 472
favori
like
share