Ne düşündüğünü bilmek istemiyorum çünkü bana ne olup bittiğini hiçbir zaman söylemez." Tanıdık mı geliyor? Yakınlarda yapılan bir ankette katılımcıların yüzde 42'si partnerleriyle duygularını paylaşmak konusunda zor zamanlar geçirdiklerini söylüyor. Bu olduğunda, kapanmış hissediyorlar ve karşılarındaki de yanlış anlaşılmış. Dr.Brenda Shoshanna şöyle diyor: "Terapist ve yazar olarak tecrübelerimle kadınların farkına varmadıkları bir şey keşfettim. Erkekler konuşmak ister. Doğru şartlar altında, bütün bir gece konuşabilirler. Bir çok erkek umutsuzca kendilerini saklamak zorunda hissederler."

Öyleyse erkeğinizin paylaşmasını sağlayacak yol ne?

1) Gerçek Erkekler Reddedilmeyi Hisseder, Gerçekten!

Bu doğru. Bir çok kadınların onları eleştirdiğini hisseder ve bu yüzden açılmaktan, birilerinin onlara gülmesinden, onları reddedilmiş ve aşağılanmış olarak bırakmasından korkarlar. Kadınlar bir erkeğin egosunu ve kimlik duygusunun kendilerininkinden daha kırılgan ve daha kolay tamir edilebilir olduğunu anlamalıdır. Bu özellikle mahrem bir ilişkisi olduğunda geçerli: bilmek ve geri bildirim almak, sizin hoşunuzua gidip gitmediğini bilmek ister. Eğer bir erkek onu yargılayacağınızı, söylediklerinden ötürü ona farklı bakacağınızı hissederse kesinlikle konuşmaz.

Partnerinizi yargılamamak aklındakini söylemesini sağlamak ve onu duymak istemek değildir. Bu sizin aynı seçeneğe sahip olmadığınızı ya da ona aynı şeyi teklif etmeyeceğiniz anlamına da gelmez. Onun size açılmasını sağlamak için, her kim olursa olsun tamamen kabul edildiğini hissetmek ister, sizin istediğiniz adam olduğu için değil. Onunla sabırlı olun. Eğer onun düşüncelerine başka bir bakış açısıyla anında yanıt verirseniz, mesela " hımm, bence yanlış. Katılmıyorum." ya da “Bu çılgınca düşünceyi de nerden buldun?" bütün erkekler rahatlayacaktır. Çok kişisel olup olmadıklarından, bunun verdikleri imaja uygun olamamasından ya da kendilerine biçtikleri imaj olmasından korkarlar.

Bir erkek hayatının farklı evrelerinde farklı şeylerdir, bazen aynı hafta ya da gün içinde bile. Size bütün farklı yönlerini göstermesine izin verin. Eğer beklentilerinizden vazgeçemiyorsanız ve gerçekten kimliğini bulmasını istiyorsanız, bunu hemen hissedecek ve rahatlayacak, sizinle konuşmaktan zevk alacaktır.

2) [COLOR="darkred"]Kendinizi Açığa Çıkarın.

Partnerler arasında karşılıklı güven olmalı. Herkesin sorunları, dolaptaki iskeleti ve korkuları var. Bir çok erkek "Bunu onunla paylaşırsam beni terk eder." Diye düşünür. Kendiniz hakkında sizin de ona güvendiğiniiz gösterecek bir şeyi açık etmelisiniz.
Açılmaya başladığında, ne söylediğini dinleyin ve bir adım geri atıp şöyle bir şey söyleyin. "Bu o kadar da kötü değil. Ben daha kötüsünü yaptım." Ve hikayenini içinden sevdiğiniz bir bölümü çıkarın. (Yine de uydurmayın. Çok gereksiz kaçacak ve yönelendirmeye dönüşecektir. İnsanlar belli bir dereceden sonra yönlendirildiklerini anlarlar ve işler iyi gitmez.)

Ona geri bildirim yaptığınızdan emin olun ve onun tarafını tutun. Bazı kadınlar hikayeleri dinler ve sadece ne kadar yanlış olduğunu söylerler. Başkalarının tarafını tutarlar. İşle ilgili bir hikayede mesela iş arkadaşlarının yanındadırlar. Onun bakış açısından bakmanız önemlidir. Bu onu eğitme bir şeyler öğretme zamanı değil, "arkadaş olma" zamanı. İki insan arkadaş olurken karşılıklı olarak kendi deneyimlerini paylaşırlar ve bunun sayesinde yakınlığı ve rahatı tadarlar. Burada bir ilişki yaratıyoruz, aynı dünyayı paylaştığınız ve benzer bir yerde yaşadığınız hissini...

Erkeklerin nasıl acınası bir şekilde yalnız hissettiklerine şaşırırsınız. Sadece sessiz olmak için eğitilmemişlerdir, aynı zmaanda ne yaptıklarını söylemenin erkekliğe ters olduğunu düşünürler. Çünkü erkeklerden hiç geri bildirim almazlar. Sizin dürüst ve olumlu geri bildiriminiz hayatidir. Bu yolda ilerlerseniz, erkek arkadaşımız orada kendini anlayan birinin olduğunu farkedecek ve daha da açılacaktır.

3) [COLOR="darkred"]Geçmişe Yol Verin.

Eğer erkek arkadaşınızla bitmeyen ve geçmişin bütün eski şikayet nedenlerini geri getieen bir tarışma yaptınız mı? Yanlışları, sizi incitmesi, size sahip olma şekli hakkında? Nereneyse her ilişkide bir noktada bu olur ve gerçek ortaya çıkar: erkeklerin aklına bu geldiğinde sinerler.

Eğer bir erkek sözleriniz değiştirileceğini, yanlış anlaşılacağını, başkalarına söyleneceğini ya da kendisine karşı kullanılacağını farkederse, açılması mümkün değildir.

İletişim açığını kapatmanın en kolay yolu ona geçmişte ne söyledi ya da yaptıysa sizin de bunda payınız olduğunu hissettirmektir. Bütün ilişkiler dansa benzer hiç kimse mükemmel ya da berbat değildir. Aslında, birbirini iyi ya da kötü olarak görmektense, oynanan oyunları farketmek ve çıkamadığınız konularda nasıl sıkışık kaldığımızı anlamak daha iyidir.

Örneğin, bazı kadınlar kurbanı oynamaya bayılır. Kendi duygularınız değerlendirmek ve partnerlerinden daha güçlü hissetmek için ilişkiyi suçlamak zorundadırlar. Aslında, bir erkeği kendilerine bu yolla bir süre bağlayabilirler. Ama iletişimin tamamen kapandığı ve ilişkinin sallandığı açıktır.

Eğer bu özür durumunu değiştirip sizi tamamen açılmasını istiyorsanız, şunu deneyin. Bu hale gelmenize neden olan olayların kendinize ait olan kısımlarının sorumluluğunu alın ve neden böyle olduğunu anlamaya çalışın. Bu kendinizi suçlamak da değildir. Sadece duruma dikkatlice bakmak. Onun bütün “doğru”larına odaklanın, “yanlış”larına değil. Daha fazla yardım istiyorsanız, bir gazete alın ve bu ilişkiden kazandıklarınızı ve bu ilişkiye verdiklerinizi liste yapın. Sizin de mükemmel olmadığınız zamanları ve beraber büyüyüp gelişme yollarınızı not edin.

Affetme yeteneği bir yıl öncesinde onda nelerin doğru olduğunu düşünmenin yanlış olduğunu farketmek kadar kolaydır. (tabii kendinizde de) Şimdiye odaklanın. Doğru iletişim bu zamanda kalmayı gerektirir ve geçmişi geçmişte bırakır.

4) [COLOR="darkred"]Sert - Emin Dinleyici Olun.

Dürüst ilişkiler mümkün mü? Varsayım herkesin dürüst olduğu şeklinde. Gerçek şu ki çok az insan dürüst. Dürüst olmamalrının sebebi ise sonuçlarının çok can alıcı oluşu. Bir çok erkek kadınlara yalan söylenmesi gerektiğini düşünürler çünkü kadınlar gerçeği kaldıramaz. Bir çok kişi karılarıyla hayatlarında neler olup bittiğini ve nasıl hissettiklerini söylemekten korkuyorlar çünkü bunun onları kızdıracağını düşünüyorlar. Aslında bir çok kadın duygularını erkekleri ve ilişkileri kontrol etmek için kullanır. Erkeklerden belirli cevaplar isterler ve alamazlarsa da yıkılırlar. Sonra erkek kapandığında ve konuşmadığında şaşırırlar.

Ne yazık ki, bir çok kadın erkeklerin ne hissetmesi ve düşünmesi gerektiği konusunda kafalarında belirli imajlar taşırlar. Bu tür fanteziler gerçeği yıkıcı hale getirir ve bir çok gizlenmiş yolla erkeğe bunu duymak istemediklerini ima ederler. Tanıdık geldi mi? Bundan hepimiz zaman zaman suçluyuz ancak onun ne demek zorunda olduğunu dinlemeyi istemek olgun bir ilişkinin başlangıcıdır. Bu erkeğe her ne olursa olsun yanında olacak sağlam bir ilişkisi olduğunu düşündürür.

Bu gerçekçi olmayan yoldan çıkmak istiyorsanız, kendinize üç şey sormanın vakti geldi:

Gerçeğin ne kadarını sindirebilirsiniz?

Gerçekten ne kadar istiyorsunuz?

Erkeğinizin sizin için bir fantezi olmasını mı yoksa gerçeğe dönüşmesini mi istiyorsunuz?

Belki bütün bir gerçeği tek bir seferde alamazsınız ama sindirme kaslarınızı biraz geliştirip bu yolda ilerleyebilirsiniz.

Yeteri kadar acayip bir şekilde, fantezilerin bizi mükemmel hissettirdiğini düşünürüz. Aslında, ne kadar gerçekle tanışırsak o kadar güçlü büyürüz. Başkalarının dürüstlüğünü kabul etme yeteneği gerçek güvenliğin başkalarının onayını almada değil, kendi kendimize dürüst olmada olduğunu anladğımızda artar.

5) [COLOR="darkred"]Kendinize Dürüst Olun, Farkında Olun.

Bu eski bir soru ama iyi bir soru. Kendimize dürüst olmazsak başkalarına ne kadar olabiliriz? Bir erkeği açmanın en iyi yolu kendinize karşı dürüst, doğal ve gerçek olmak ve sıcaklık ve kabul atmosferi yaratmaktadır. Hayatta gördüklerimiz bizim aynalarla yansıtılmış farklı yanlarımızdır ve başka kısımlarımızı sevmemize yardım etmeleri için insanlardan hoşlanırız.

İşte burada bahsedilen beş başlığı sadece erkeklerimize değil kendimize de uygulamamız gerektiğinin önemi burdadır. Örneğin, kendinizi yargılamaktan vazgeçebiliryor musunuz? Eskiden yaptığınız hataların şikayetlerine boş veriyor musunuz? Yoksa beceremediğiniz şeyler ya da yaptığınız hatalar üzerine geri dönüp duruyor musunuz? Kendinize böyle davrandığınızda, partnerinize de böyle davranmanız çok doğal.
Çocukken sürekli azarlandıysanız ya da herhangi bir şekilde kendinizi kötü hissettiyseniz, erkeğinize de böyle davranmanız mümkün.

Farkındalık burada çok önemli. Eğer partnerinizle aranızda daha açık bir dinamik yaratmak istiyorsanız, kendinize nasıl baktığınız ve davrandığınız ve diğerlerine de nasıl baktığınız ve davrandığınızla ilgili bir envanter yapın. Eğer incindiyseniz, hayatınızı geçmişin otomatik pilotunda yaşamaya devam etmek istememeniz çok normal. O zaman dönün. Kibar ve anlayışlı olmaya karar verin, hem kendiniz hem de etrafınız için.

Bazen verdiğimizde karşılık beklentisi içinde de oluruz. Bu gerçekleşmediğinde sessiz öfke büyümeye başlar. Bu bir takvime bağlı yaşamak, karmaşık mesajlar vermek ve bu başkalarına ya da kendinize doğru davranmamaktır. Kendinizi doğru bir şekilde vermek için, verdiğiniz kadar aldığınızı da farketmelisiniz. Başkasına koşulsuz saygı ve bakış verdiğinizde, bunu kendinize veririsiniz. En iyi şekilde davranmaya çalışıyosunuz ve bunun geri dönüşü kesin olacak. Diğerleri size saygılı davrandığında, bir değer yaratıyorsunuz. Eğer partneriniz karşılık vermiyorsa, bunu sizin başarısızlığınız ya da kaybınız olarak düşünmeyin. Aksine, sizin gibi olan birine daha kolay yöneleceksiniz.

[COLOR="darkred"]Son kısım: Kendinize doğru olun ve bunun bulaşıcı olduğunu göreceksiniz. Sizinle beraber olan insanlar sizin gibi davranmaya başlayacaklar. Belirli bir takvim olmadan, yönlendirip kontrol etmeden doğal olarak ve açıkça iletişim kuracaklar. Eğer böyle davranmazlarsa, doğal olarak hayatınızdan çıkacaklar ve bunu takdir eden birileri gelecek.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4214
favori
like
share
eecem Tarih: 21.07.2009 10:05
teşekkürler...
selenkeskin Tarih: 22.06.2009 01:44
Teşekkürler Sylar