Kötü kalpli perinin yaptığı büyüyle yüzyıl uyur güzel prenses.. Masal bu ya! Yakışıklı prens onu bulduğunda yüz yirmi yaşında değil yirmi yaşında bir genç kızdır uyanan ve hayatına kaldığı yerden devam eder..

Onlar erer muradına ama biz kerevetine çıkamayız..

Şöyle bir bakarız hayatımıza.. Yıllarca süren uykumuza, uyutuluşumuza.. Hani bildiğimiz uyku değil; kendimizin, bize has güzelliklerin farkına varmadan gecirdiğimiz
zamanlara.. Aslında biz uyurken etrafımızdakilerin uyanıklığına ve bizi uyandırmamak için nasıl ayaklarının ucuna basarak yürüyüşlerine.. Eğer uyanır da farkına varırsak uzaklaşacağımızdan korkuyorlar belki de..

Ve bir gün -hani prensesin uyandığı gün gibi- biri gelir, giriverir hayatımıza.. Uyanırız.. Ve farkına varırız;maalesef prenses gibi yirmi yaşında değilizdir artık. Güne başlamanın heyecanını sararız yüzümüze, ayaklarınız yerden kesilir..

Kesilir kesilmesine de çevremizdekiler şaşkındır.. Yeniden masallar okunur, yeniden uykuya dalmalıyızdır.. Oysa şaşkınlık iki taraflıdır, eskisi gibi olamaz, aynı rüyaları göremeyiz.. Yitip giden zamanın üstüne bu çatışmayı da ekleriz. İkilemlerimiz yine yol ayrımlarını getirir ve işte yine seçim zamanıdır !

Sıcak yatağımıza geri dönüp uyumaya devam edebiliriz. Masalcılarımız mutlu olur..
Veya uyanmışlığımıza şükredip yeniliklerimizi ve hayatın güzelliklerini yudumlamaya başlayabiliriz..
Seçim masalı okuyan kişi ile masalda uyuyan kişi arasındadır belki de..

Günaydın !!
Veya;
İyi geceler !!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 392
favori
like
share