Isırgan Otu - Isırgan Tohumu - Isırgan Hakkında - Isırgan Resimleri - Isırgan Yetiştiriciliği
[FONT="Franklin Gothic Medium"]Familya: Urticaceae
Cinsi: Urtica
Tür: dioica



Genel Bilgi
Isırgan otu Avrupa, Asya ve Amerika'nın ılıman bölgelerinde bütün yıl boyunca olur. 30-150 cm kadar büyüyebilir. Bitki, basit, zıt ve keskin dişli (5-10 cm uzunluklu) ve batan yapraklara sahiptir. Gövdeyi ve yaprakları kaplayan tüyler akışkan ile doludur ve dokunulduğunda kırılır. Bir iğne gibi deriye girerek sıvıyı akıtır ve deri yüzeyinde kızarıklığa sebep olur. Bunlara sebep olan kimyasalların histamin ve asetilkolin olduğu düşünülmektedir.
Çiçekler yeşilimsidir ve gövdenin düğümlerindeki saktan kümelerden çıkarlar. Çiçekler tek cinsiyetlidir, sadece erkek organları vardır, veya sadece dişidir veya bazen de karışıktır. Bitkiler baharın sonlarında veya yaz başlarında çiçek açar ve Ağustosun sonunda veya eylülün başlarında da tohumlanır. Meyvesi küçük ,katı şeklinde bir tohumdur. Bitki tohumla büyüyebildiği gibi, rizamatos olarak ta çoğalabilir.Bitkinin kökleri sarı ve çok dallıdır. Gövde, baharda düğümlerden kök salar.
Isırgan genellikle açık ormanlık alanlarda, nehir kıyılarında, kullanılmayan alanlarda ve kirliliğin bulunduğu bölgelerde yetişir. Avrupa' da çok geniş iklim şartlarına uyum göstermiştir.
Bu bitki, Avrupa'da tıbbi özellikleri nedeniyle çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılır. Bitki ( yaprak ve gövdesini işlenmemiş madde olarak) artan talep nedeniyle yetiştirilmeye başlanmıştır. Sadece kesme ile yetiştirildiği düşünülür. Isırganın hem erkek, hem de dişi formlarının yetiştirilme potansiyeli vardır.
Bilinen 3 alt türü vardır: Urtica dioica ssp. Dioica en yaygın olanıdır. Diğer iki bilinen alt tür Urtica dioica ssp gracilis ve holosericea ' dır.



Kalite Karakterizasyonunun Ayrıntıları
Isırgan bitkisi ağırlığının %17 ' sini oluşturan yüksek kalitede liflere sahiptir.Lif gerilmeye oldukça dirençli, zarif, düşük ağırlıklı ve ortalama 4 m uzunlukludur. Bu özellikleri nedeniyle ince kumaş üretimine ve teknik uygulamalara uygundur.Isırgan bitkisinin lifleri % 86,5selüloz içerir. Ürünün yüksek protein içeriği endüstri uygulamalarında kullanılabilir.
Erkek ve dişi bitkiler çeşitli kalite ve kompozisyonlardadır. Yaprak ve gövdedeki polifenolik asit içeriği erkek bitkide daha fazladır. Bununla birlikte dişi polifenolik asit kompozisyonu daha karmaşıktır.
Dişi bitkiler yüksek asimilasyon pigment içeriğine sahiptir. Diğer yandan, erkek bitkiler özellikle çiçeklenme aşamasında yüksek flavonal ve polifenolik asit içeriğine sahiptir.
Isırgan bitkisinin havaya bakan kısımlarında kafeik asit, rutin, quercetin, hyperin, izoquercitrin, lignan ve beta-sitosterol' den oluşan 6 bileşik vardır.
Isırgan A, C, ve D vitaminleri açısından yüksek besin değerine sahiptir. Ayrıca demir, mangan, potasyum ve kalsiyum mineralleri içerir. %21-23 oranında işlenmemiş protein ve %9-21 oranında da işlenmemiş lif içermektedir.
Bir beslenme bileşeni olarak ısırgan oldukça değerlidir.Sebze aşamasında bitkiler %4 protein ve lif, 50 mikrogram/gram karoten, 4 mikrogram/ gram riboflavin ve 10 mikrogram/ gram E vitamini içermektedir. Kümes hayvanlarının beslenmesinde protein alımını %15-20 ve vitamin alımını %60-70 oranında artırabilir, ayrıca yeşil sebze beslenim gereksinimi %30 düşürebilir.

Mevcut Üretim ve Verim

Urtica dioica şu anda bilimsel olarak ilgilenilen ısırgan türüdür. Ve Avrupa'nın Avusturya, Almanya, Finlandiya ve İngiltere ülkelerinde geliştirme çabaları vardır. Bitki özellikle Almanya ve merkezi Avrupa' da lif üretiminde gelecek vaat etmektedir. Genellikle erkek bitkiler dişi bitkilere oranla biraz daha fazla üretilir. Üretimin ilk yetişme sezonunda sınırlı olduğu görülürken, ikinci yılında kurutulmuş formda hektar başına 6-9 t / ha olabilir. Bitkiler bir kez dikildikten sonra 10 yıl boyunca üretim sağlanır.

Mahsulün olgunluğu lifin kalitesini etkiler ve optimum verim ve kaliteli ekim elde etmek için her yıl birden fazla mahsul toplamak gerekebilir. Tohum üretim döngüsü ideal şartlarda altı hafta gibi kısa süre olabilir.
Isırgan çok fazla gübrelenmiş topraklarda yapılan tarımda karşılaşılan problemlere çözüm olabilir. Bu bitki azotlu topraklarda başarıyla büyür.

Üretimdeki Sınırlamalar

Bitki yabani ot gibi büyür. Bir kez büyüdükten sonra bitki azgındır ve bitki öldürücü ilaçlarla kontrol etmek zorlaşır. Diğer taraftan yabani ot kontrolü problem değildir. Daha büyük problem mahsul toplama döneminde tanzim ile ilgilidir. Ürünü kaldırmak kolaydır, ancak daha fazla verim için yüksek düzeyde azotlu gübrelere ihtiyaç vardır. Sistemi oluşturma maliyeti halihazırda yüksektir ve ısırgan otu yetiştirmede göz önüne alınması gereken önemli bir faktördür.
Kesme ile bitkisel yayılma basit olmasına rağmen,süreç özellikle büyük miktarda üretim durumunda çok yoğun iş gücü gerektirir. Bitkiler , iyi lifler oluşturmasına rağmen, bunların ticari olarak yeterince ince ve yüksek kalitede elde edilmesi henüz başarılamamıştır. Mekanik elde etme yöntemleri Almanya' da şu an mevcuttur, ancak bunlar döndürülme için yeterince iyi lifler şeklinde değildir.
Isırgan bitkisinin üretim artışına başka bir sınırlama kimyasal dönüştürme aşamasıdır. Enzim yünü oluşturmaya teşebbüs edilmiştir ancak daha dikkatli çalışma gerektirir. Yeterince yüksek konsantrasyonda kullanıldığında veya çok uzunlar için selüloz çözülmeye başlar ve lif direnci düşer. BU süreçte göz önüne alınması gereken önemli faktör enzim konsantrasyonu, sıcaklık, pH değeri ve muamele süresidir. Bunların hepsi doğru kullanılmazsa lif kalitesine etki eder. Suda ıslatmanın başarılı olduğu görülmüştür. Ancak, bu her zaman pratik değildir.

Pazar ve Pazar potansiyeli

Isırganın çok sayıda potansiyel uygulamaları vardır. Bunların birçoğu kenevir, ve ketene benzerdir. Kullanım potansiyelleri arasında lif, protein,tıbbi, biyokütle, yağ ve su geçirmez kumaş gibi özellikler vardır. Yakan ısırgan çok geniş kullanım alanlarına sahip ürünün ekonomik olarak en düşük değere sahip olduğu 2000 'de önerilmiştir. Teknik problemler çözülürse , ısırgan uzun lif hamuru oluşturma ve tekstil pazarları için çok büyük bir potansiyele sahiptir

Bir lif kaynağı olarak ısırgan doğal ürünler olarak kenevir, keten ve pamuğa tamamlayıcı veya alternatif bir üründür. Önümüzdeki 5-7 yıl içinde artan bir rolü olacaktır. Isırgan lifi 2000 yıllarında iplik ve kumaş yapımında kullanılacağı düşünülmekteydi. Ancak, şimdi ısırgan otu, ramie olarak bilinen ipeksi kumaşların üretiminde kullanılmaktadır. Isırgan kumaşı bazı İtalyan moda evlerinde halihazırda kullanılmaktadır. Isırgan bitkisinden elde edilen liflerin diğer bazı uygulamalarının halat, giyecek ve kağıt yapımı olduğu söylenebilir.
Isırganın birkaç tıbbi özelliği vardır. Bunlar, doku ve damarları büzücü ilaç, kuvvet ilacı, astım tedavisi ve diüretik özelliklerdir. Avrupa' da gut hastalığı, vücutta fazla su birikmesi, romatizma ve kilo kaybı tedavilerinde kullanılmaktadır. Isırgan kökleri saç ürünleri olarak egzama ve kepeğe karşı kullanılarak saç büyümesini uyarma özelliği ile de yaygın olarak kullanılır.
Yukarıda bahsedildiği gibi, ısırganın bir çok uygulamasının yanında ısırgan suyu salatalığın boyunu kontrol etmede de başarıyla kullanılmaktadır.

Diğer Bilgiler

Isırganın yayılması ya tohumla yada fide dikimiyle gerçekleşebilir. Fide dikimiyle yetiştirme basittir, ancak yoğun işçilik ister. İşlem lahana dikme yöntemiyle gerçekleştirilebilir. Stok zengin dikim alanları ile büyütülmelidir. Alternatif tohumlar, sonbaharın sonlarına doğru dikilerek, takip eden bahar ve yaz dönemlerinde tohumlanma gerçekleşebilir. Tohumlanma 25-15 °C sıcaklık aralığında ılık ortamda, üç ay kuru ortamda bekletilmiş tohumların ışıklı ortamda stratificationu ile alternatif olarak gerçekleşir. Mahsul kaldırma şimdilik kenevirden çok daha zordur.
Isırgan bitkisinin yumuşak toprağı tercih ettiği bilinmesine rağmen, ısırgan ürünlerinin yetiştirilmesi ile ilgili bilgiler sınırlıdır.
Bitki azota cevap verici özelliği olmasına rağmen, hızlı büyüme oranları için yüksek fosfat düzeylerine ihtiyaç duyacaktır. Tarla bir kez oluşturulduğunda azgın olan bitkiyi ilaçlarla kontrol altına almak zordur. Dolayısıyla yabani ot kontrolü problem olmaz.

Belli tiplerinin öncellikle daha uzun olanlarının, birçok yabani ot kısmına ve böcek öldürücü ilaçlara karşı dirençli oldukları düşünülmektedir. Dolayısıyla büyüme süresince kimyasal kullanımı düşürülür.
Bununla birlikte pestisitlerin ve hastalıkların ürüne ne kadar zarar verdiği henüz bilinmemektedir. Şu anda bilinen sadece 28 böcek türü ve önemli bir başka 18 tür daha ısırgan üzerinde yaşar.

Araştırma

Isırgan ürününün agronomik özelliğini artırıcı teşebbüslerde vardır. Bu alanlarda iyi ürün için azot gereksinimi, bakım ve mahsul toplama tekniği önemlidir. Özütleme (ekstraksiyon), döndürme, gibi işleme teknikleri gözden geçirilmeli ve daha etkin yöntemler bulunmalı. Ürünün daha yaygın kullanılmasından önce, su direnci, lifin inceliği ve deriye etkisi üzerine daha fazla bilgi toplanmalı. Isırgan üretim potansiyeli, gözden geçirildikten sonra, tohumdan tarla oluşturma yöntemi üzerine araştırma yapılmalıdır. Ayrıca yabani ot kontrolünün ürünün rekoltesini nasıl etkilediği de araştırılmalıdır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2108
favori
like
share
punch Tarih: 07.12.2009 18:00
çok işime yaradı

teşekkürler..
selenkeskin Tarih: 18.06.2009 14:29
teşekkürler paylaşım için