Orhan Kaynar kimdir - Orhan Kayna Hakkında - Orhan Kayna Resimleri - Orhan Kayna Biyografi - Orhan Kaynarın Hayatı
1948 yılında Trabzonda doğdu. Gazeteciliğe doğduğu yer olan Trabzonda başlayan Kaynar, çeşitli gazetelerde spor yazarı olarak çalıştı. 1979 yılında TSYD üyesi oldu. Hürriyet ve Spor gazetelerinde meslek yaşamını sürdürdü.
Orhan Kaynar 18 Haziran 2001 Yılında vefaat etti
ORHAN KAYNAR’IN BİYOGRAFİSİ
SEMİNER ÇALIŞMASI
BÜNYAMİN DEMİRTAŞ
DANIŞMAN:ÖĞR. GÖR. UĞUR YENİDOĞAN
TRABZON 1998

ÖNSÖZ
HAYATI
A. AİLESİ VE GENÇLİĞİ
1. Ailesi
2. Yetiştiği Çevre ve Çocukluğu
3. Tahsili
B. GAZETECİLİĞİ
1. Gazeteciliğe Başlaması
2. Çalıştığı Gazeteler ve Görevleri
3. Üye Olduğu Gazete Cemiyetleri ve Sosyal Kuruluşlar
4. Aldığı Ödüller
C. ESERLERİ VE MAKALELERİ
D. ŞAHSİYETİ
1. Gazeteciliği
2. Sosyal Kişiliği
3. Politika ile İlişkisi
4. Spor ile İlişkisi
5. Sanat İle İlişkisi
6. Aile Babası
E. BİBLİYOGRAFYA
EKLER

ÖNSÖZ

Gazeteci Orhan KAYNAR ‘ın biyografisi konulu seminer çalışması KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Ortaöğretim Sosyal Alanlar Eğitimi bölümünde hazırlanmıştır.
Ayrıca çalışmamızda bize yardımcı olan değerli hocamız Uğur Yenidoğan’a , saygıdeğer Orhan KAYNAR beye,Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Murat Taşkın’a ve fotoğrafları çoğaltmamızda yardımcı olan Milliyet Gazetesi Trabzon Muhabiri Enis Yıldırım’a teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

Trabzon 1998 Bünyamin Demirtaş

HAYATI
A. AİLESİ VE GENÇLİĞİ
1. Ailesi:
Orhan KAYNAR , 01.03.1948 tarihli Trabzon doğumludur. Babası Trabzon’da “Foto İpek” adlı ilk fotoğraf stüdyosunu açan kişidir. Annesi ev hanımıdır. Orhan KAYNAR, yedi kardeştir. Ancak abisi 03.06.1963 tarihinde vefat ettiğinden altı kardeş kaldılar. Kardeşlerin en büyüğü Orhan KAYNAR’dır. Kız kardeşi ODTÜ mezunu ve şu anda F-16 uçaklarında üst düzeyde yöneticidir. Erkek kardeşi- Mustafa KAYNAR- Trabzon Anadolu Lisesi’nde müdür muavinidir. Bir diğer erkek kardeşi ise Alanya’da turizmle uğraşmaktadır. Geri kalan iki kız kardeşi ise ev hanımıdır.
Orhan KAYNAR’ ın ailesi ile ilişkileri sıcak ve aile bağları oldukça kuvvetlidir.

2. Yetiştiği Çevre ve Çocukluğu
Orhan KAYNAR ‘ın çocukluğu doğduğu mahalle olan Sotka ile faroz mahallelerinde geçmiştir. Bu dönemde futbolla ve özellikle basketbolle yatıp kalkan Kaynar iyi bir basketbolcu ve kurdukları basketbol takımı da oldukça kalitelidir.
Orhan KAYNAR mahalle ortamının güzelliklerini deniz kenarına inmek, geceleyin balık avlamak, yazın denize girmek gibi etkinliklerle yaşamıştır. 15-16 yaşlarına geldiğinde ise Gazipaşa mahallesi Uzun Sokak mevkiindeki apartmanlarına taşınmış bundan sonraki yaşantısı burada devam etmiştir. Şu anda ise şehrin gürültüsünden iyice usandığı için günlerini Arsin’deki Hürriyet Basın Tesisleri’nde geçirmektedir.

3. Tahsili
İlk okulu , Cumhuriyet İlkokulu’nda tamamlayan Orhan KAYNAR ortaokulu ise Trabzon Lisesinin orta kısmında tamamlamıştır. Daha sonra ise sınavla Trabzon Lisesi’nin lise kısmına geçmiştir. Lise döneminde oldukça aktif olan Kaynar okulda duvar gazetesi çıkarmakta ve yine bu gazetede yazılara yazmaktadır. Ancak lise 2. Sınıfta hocasıyla kavga edince disiplin kuruluna verilip okuldan atılma kararını beklemeden kendi isteğiyle okuldan ayrılmıştır.

B. GAZETECİLİĞİ

1. Gazeteciliğe Başlaması
Orhan KAYNAR lise yıllarında çıkarmış olduğu duvar gazetesiyle ve buraya yazdığı yazılarla gazeteciliğe ve yazarlığa merakı olduğunu göstermekte ve ilk adımını da bu şekilde atmaktadır.
1968 yılında askere giden Kaynar burada zamanın çok ünlü, Türkiye’de yaygın , Avrupa’ya bile servis yapan Türk Haberler Ajansının sahibi Kadri Kayabal’ın oğlu Bedri Kayabal ile tanışır. Bedri Kayabal ile iki yıl beraber olan Kaynar Kayabal’ın tavsiyesi ile askerlik dönüşünde Türk Haberler Ajansı Trabzon bürosunda çalışmaya başlar. Büro şefi de Kaynar’ın çocukluk arkadaşı Mehmet Tan’dır. Ayrıca Kaynar ilk teleksi Mehmet Tan’ın yanında öğrendiğini gururla ifade etmektedir. 1970 yılında Türk Haberle Ajansında çalışmaya başlayan Orhan KAYNAR gazeteciliğe de ilk adımını atmış oldu.

2. Çalıştığı Gazeteler ve Görevleri
Orhan KAYNAR Türk Haberler Ajansında çalıştıktan sonra bir ara Tercüman gazetesinde çalışmıştır. 1974 yılında Trabzon’un eski yerel gazetelerinde Hizmet Gazetesinde çalışmaya başlamış burada “Madalyonun Öbür Yüzü” adlı köşesinde yazdığı yazılarla yazar ailesine de dahil olmuştur. Bu dönemde bahseden Hizmet gazetesi sahibi Ayhan Kıyak: “Orhan sporu seven, yazmayı seven bir arkadaşımızdı. O zaman cıvıl cıvıl, hareketli bir gençti. Ben her defasında kendisini daha sert olması için teşvikte bulunurdum. Yazdığı yazılar ses getirsin, ses versin diye hakikaten de yeni başlamasına rağmen yazdığı yazılar ses getiriyordu.”
1977 yılına kadar Hizmet gazetesinde çalışan Kaynar 1977 yılında sonra yine Trabzon’da haftalık çıkan yerel Karadeniz gazetesine girdi. Bu gazetede çalışmaya devam ederken 1978 yılında Hürriyet Haber Ajansı Trabzon muhabiri oldu. Bu dönemde hem haftalık Karadeniz gazetesinde yazılar yazmakta , hem de Hürriyet haber ajansında muhabirlik yapmaktadır. Bir müddet sonra haftalık Karadeniz gazetesi günlük olarak çıkmaya başlamıştır. Yine Karadeniz gazetesinin %50 hissesi Hürriyet Gazetesinindir. 1981 yılında Karadeniz gazetesi sahibi Şamil Ekici ile bazı problemler yaşayan Kaynar Hürriyet Gazetesi yönetiminin takdiri ile Karadeniz Gazetesinden ayrılmıştır.
1983 yılına kadar Hürriyet Haber Ajansında çalışan Kaynar zaman zaman istihbarat şefliği görevinde de bulunmuştur. Bu görevi esnasında çeşitli etkinlikleri ile daha fazla tanınan ve sevilen Kaynar 1984 sonunda Hürriyet Gazetesinin Trabzon bürosu açılınca büro şefi olarak görevlendirilmiştir. Yanına ise şimdiki büro şefi Turgay Mürtezaoğlunu foto muhabiri olarak almıştır.
Bu aşamadan sonra tırmanışı yüksek ve süratli olmuştur. 1986 yılında Hürriyetin Erzurum matbaası kurulunca, Orhan KAYNAR Erzurum’a Hürriyet’in doğu temsilcisi olarak atanmıştır. Ancak Trabzon’u çok sevdiğinden ve denizsiz bir memlekette yaşamayacağını bildiğinden ailesini Erzurum’a götürmemiştir ve 9 sene Erzurum’dan Trabzon’a gidip gelmiştir. Erzurum’daki görevi esnasında iki sene Hürriyet Karadeniz ilavesini çıkarmıştır. Bu ilave bir başlangıç olmuş. Diğer bölgelere de örnek olmuştur. Bundan etkilenerek Hürriyet İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya ilaveleri de çıkmaya başlamıştır.
Orhan KAYNAR zor şartlar altında Erzurum’ a gidip gelmekte iken bir taraftan da matbaanın Erzurum’da olması yanlış şeklinde Hürriyet yönetimine raporlar yazmaktadır. Bir defasında Erzurum’dan Trabzon’a gelirken iki-üç saat çığ altında kalan Kaynar, Hürriyet yönetimine bir daha Erzurum’a gitmeyeceğini, Trabzon büro şefliği görevine geri dönmek istediğini yazar. Orhan KAYNAR 1994 yılında Trabzon’daki büro şefliği görevine tekrar döner. Ancak Hürriyet gazetesince künyede “Karadeniz Temsilcisi: Orhan KAYNAR” diye ifade edilmekle kendisine bir jest yapılmıştır. 1994 yılında daha önce Orhan KAYNAR tarafından Hürriyet gazetesi için alınan arsada Hürriyet gazetesi Trabzon matbaası inşaatı başlamıştır. İnşaat 3-4 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır. Kaynar inşaatta geçen günlerini hayatımın en güzel günleriydi, diye ifade etmektedir.
Hürriyet’in Erzurum matbaasının 1994 yılında Trabzon’a taşınmasıyla Orhan KAYNAR Karadeniz temsilcisi olarak görevine başlamıştır. Hürriyet matbaasından sonra Sabah Gazetesi’nin matbaası Trabzon’a kuruldu. Trabzon’da medya alanında atılan bu ilk adımlardan sonra sırasıyla Medya Park, Zaman Gazetesi, Türkiye Gazetesi matbaalarının inşaatları Trabzon’da başlamıştır. Böylece Trabzon, İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’dan sonra Türkiye’nin beşinci medya ve basın merkezi olmuştur. Trabzon’un medya merkezi olmasında Orhan KAYNAR öncü ve örnek olmuştur.

3. Üye Olduğu Gazete Cemiyetleri ve Sosyal Kuruluşlar
Orhan KAYNAR , Türkiye Spor Yazarları Derneği, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti, Trabzon Gazeteciler Cemiyetine üyedir.

4. Aldığı Ödüller
Hürriyet Gazetesi’nin Orhan KAYNAR ‘a 10. Yılını doldurması münasebetiyle vermiş olduğu ödül, yine Hürriyet gazetesinin 1 Mayıs 1999 tarihinde 20. Yılını doldurması münasebetiyle vereceği ödül. Ayrıca TRT Genel Müdürlüğünün etkinliklerinden dolayı vermiş olduğu ödül, Trabzon Gazeteciler Cemiyetinden aldığı ödül.
Orhan KAYNAR prensip olarak ödül için yarışmalara katılmamıştır. Almış olduğu yukarıdaki ödüllere de kendisi talip olmamıştır. Ona göre en büyük ödül Erzurum’daki matbaayı kaldırıp Trabzon’a getirmek ve Trabzon’un medya merkezi olmasında bir şeyler yapabilmiş olmaktır.

C. ESERLERİ VE MAKALELERİ

Orhan KAYNAR ‘in şu anda yazılmış kitabi bulunmamakta ancak ileride oluşturmuş olduğu arşivinin yardımıyla bir eser kaleme almayı düşünmektedir.
Ayrıca bugüne kadar birçok makale, araştırma, röportaj ve incelemeleri olmuştur. en önemli araştırmalarından birisi “Trabzon-Soçi Hattı” adlı araştırmasıdır. 1991 yılında bir ekiple Trabzon’dan Rusya’nın Karadeniz kıyısındaki Soçi kentine giden Orhan KAYNAR , Soçi’de dört gün kalarak Hürriyet gazetesi aracıcığıyla bu şirin kenti tüm Türkiye’ye tanıtmıştır.
Bir diğer incelemesi de, Araklı Belediyesi’nin denizi doldurup parsellemesi sırasında bir vatandaşın Orhan KAYNAR ‘ı arayarak arsasının kıyıdan 700-800 metre ileride denizin içinde kaldığını söylemesi üzerine Araklı’ya giden Orhan KAYNAR arsanın gerçekten kıyıdan 700 - 800 metre içerde kaldığını görerek hayretler içinde kalır ve ertesi gün bu ilginç haber Hürriyet’te birinci sayfadan manşetten verilir.
Ayrıca Orhan KAYNAR Hürriyet gazetesi’nde Trabzonspor’la ilgili köşe yazıları yazmaktadır.

D. ŞAHSİYETİ

1. Gazeteciliği
Orhan KAYNAR , daha ziyade araştırmaya dönük, spora yönelik yazılar yazmaktadır. Yazdığı yazılar herkesi memnun etmediğinden bir çok defa fiili saldırıya da uğramıştır. ``Yazılarının ağırlığı Trabzonspor üzerine olduğu için, Trabzonsporda da kutuplaşmalar yıllardan beri var olduğundan yazdığı yazılara tepkilerde sevgilerde olmuştur.”
“Orhan KAYNAR gazeteciliği çok sever , gazetecilik heyecanı ilk günkü kadar tazedir. Hayatında varsa yoksa her şeyi önce ailesidir elbette ama onun için gazetecilikteciliktir.” Orhan KAYNAR gazeteciliğin daha ziyada polisiye yani araştırma yönlerinden hoşlanır.

2. Sosyal Kişiliği
Orhan KAYNAR ‘ın sosyal yönü çok güçlüdür. Zaten bir gazetecinin sosyal yönü zayıfsa tam anlamıyla gazeteci değildir. “Orhan KAYNAR ‘ı tehdit ederseniz veya birisi onu tehdit ederse daha çok üzerine gider. Tehdit onu coşturur diyebiliriz. Yani taviz vermez. Başarısının nedenlerinden bir tanesi de odur yani tavizsiz olur şu yanlış kimin yanlışı olursa olsun buldu mu yazar onun için Trabzon’da belli bir yere gelmiştir.”
“Orhan KAYNAR, hassastır. Erken kırılır ama kimseye zararı yoktur. Her iki yönde de seveni sevmeyeni fazlacadır.” “Sosyalitesi çok kuvvetlidir. Bu yüzden evi ile diyalogu bile az olmaktadır. Sabit fikirli değildir.”

3. Politika ile İlişkisi
Orhan KAYNAR , 1973-1974 yıllarında CHP Gençlik Kolları’nda bulunmuş bir ara sekreterliğini bir ara da başkan vekilliğini yapmıştır. 12 Eylül öncesi olaylı zamanlarda da bu görevinden dolayı epey sıkıntılar çekmiştir. Orhan KAYNAR bu dönemde başından geçen bir anısını şu şekilde anlatmaktadır. 1980 öncesi usuldü o zaman Gençlik Kolları genel başkanın kapısında nöbet tutardı. Bir gün sıra bana geldi. Kapıda nöbet tutuyordum. Bülent Bey aşağıdan üç tane çay söyledi. Meğer üçüncüyü bana söylemiş. Rahşan Hanım’la beraber içerdeler. Sağ olun efendim dedim. Tam içeri gererken Rahşan Hanım dedi “Amaaan !!! Bırak ya ne işimiz var bırak otursun kapıda” dedi. Odur budur yaşamım içerisinde Bülent Bey’e O kadar değil ama eşine karşı hala içim nefret doludur. Bu olaydan itibaren de Bülent Ecevit’in içinde bulunduğu bir siyasi partiye oy vermiş değilim.
Orhan KAYNAR şu anda kadrolu bir eleman olduğundan herhangi bir siyasi partide aktif rol almamaktadır. Yapı olarak sosyal demokrat bir insandır. Ancak günümüz siyasi yapısında hangi partinin daha iyi hizmet edeceğine inanırsa o partiyi tercih edeceğini ifade etmektedir.

4. Spor ile İlişkisi
Orhan KAYNAR çocukluk ve gençlik yıllarında futbol ve Basketbol oynamıştır. Ayrıca gazeteciliğine ve yazarlığa ilk adımını atmasından itibaren Trabzonspor’u takip etmekte ve Trabzonspor hakkında yazılar yazmaktadır. Trabzonspor ‘un kuruluşundan beri içerisindedir. Ayrıca kulübün divan kurulu üyesidir.

5. Sanat ile İlişkisi
Orhan KAYNAR ‘ın sanat ile ilişkisini kardeşi Mustafa Kaynar şu şekilde anlatmaktadır. “Abim çok iyi resim yapar tablosu hala annemin evindedir. Resme aşırı bir yeteneği vardır. Ayrıca tiyatroya da ilgisi ve yeteneği vardır. İlk tiyatro kurucularından birisidir. Ben mesela Haluk Ongan Sahnesinde Logonun müfettişini oynuyorlardı izledim, abim müfettiş rolündeydi, gerçekten mükemmel bir performans sergiledi. İyi bir sanatçı ve güzel sanatlara ilgisi ve yeteneği olan birisidir.”

6. Aile Babası
Orhan KAYNAR ailesine aşırı düşkündür. Zamanında kendi yapmış olduğu bir hatadan dolayı tahsilini yarım bırakmak zorunda kalması, çocuklarının eğitimini en iyi şekilde almaları için hiç bir fedakarlıktan kaçınmamasına yol açmıştır.
Orhan KAYNAR biri erkek bir kız olmak üzere iki çocuk sahibidir. Kızı 14 yaşında ve kolejde okumaktadır. Oğlu ise 17 yaşındadır. İngiltere’nin İzbon kentinde kolejde okumaktadır. Bu koleji bitirdikten sonra Brayt Üniversitesine girmeye hak kazanacaktır. İyi derecede İngilizce bilmekte Almanca ve İspanyolca üzerinde çalışmaktadır. Hedefi, okulu bittikten sonra Türkiye ‘de 5 yıldızlı bir oteli en iyi şekilde yönetebilecek bir seviyeye gelmektir.



E. BİBLİYOGRAFYA

KAYNAR Orhan ile 08.11.1998 tarihinde yapılan röportaj
KIYAK Ayhan ile 20.11.1998 tarihinde yapılan röportaj
KARAAĞAÇLI Refik ile 20.11.1998 tarihinde yapılan röportaj
KAYNAR Mustafa ile 06.12.1998 tarihinde yapılan röportaj
MÜRTEZAOĞLU Turgay ile 07.12.1998 tarihinde yapılan röportaj

EKLER

EK.1: RÖPORTAJLAR

1. Orhan KAYNAR hakkında eski Hizmet gazetesi şu andaki Türksesi gazetesi sahibi Ayhan Kıyak ile 20.11.1998 tarihinde yapılan röportaj:
Soru 1: Orhan KAYNAR ile tanışmanız nasıl olmuştur?
Hatırladığım kadarıyla 1974-1975 yıllarında Hizmet gazetesini çıkardığım dönemlerde tanıştım. Orhan KAYNAR o zamanlar rahmetli babasıyla Foto İpek adlı fotoğraf stüdyolarında çalışırdı. Sporu seven yazmayı seven bir arkadaşımızdı. Cıvıl cıvıl , hareketli bir gençti. Ben de gazetede köşe açarak spor yazarlığına başlamasına vesile oldum. Her defasında kendisini daha sert olması için teşvikte bulunurdum. Yazdığı yazılar ses getirsin , ses versin diye. Hakikaten de yeni başlamasına rağmen yazdığı yazılar ses veriyordu. 1975-1976 yıllarında Hizmet’te spor yazarı olarak başladı ve fevkalade de başarılı oldu. Derken bilinen süreçten sonra bugünlere geldi. İyi de bir konumdadır. Orhan KAYNAR Trabzon’da babı aliye atlayan ender arkadaşlarımızdan bir tanesidir.
Soru 2: Şahsiyeti hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Orhan KAYNAR hassastır. Erken kırılır. Ama kimseye zararı yoktur. Sevmeyeni fazlacadır. Çünkü yazdığı yazılarda hep sivri kalmış, sivri görülmüştür. Ağırlığı Trabzonspor üzerinedir. Trabzonsporda kutuplaşmalar yıllardan beri olduğundan yazdığı yazılara tepkiler de sevgiler de olmuştur.

2. Orhan KAYNAR hakkında Türksesi gazetesi köşe‚yazarı Refik Karaağaçlı ile 20.11.1998 tarihinde yapılan röportaj:

Soru 1: Orhan KAYNAR ile tanışmanız nasıl olmuştur?
Orhan KAYNAR ile 1981 yılında birlikte çalıştık. Şöyle ki; ben Ziraat Bankasından erken emekli olarak Karadeniz gazetesinin yönetimine geçtim. Orhan KAYNAR da bu esnada Karadeniz gazetesinde çalışmakta idi. Daha önceden de ben Orhan KAYNAR ‘ı idmangücündeki sporculuğundan tanırım. Ayrıca aile dostluğumuz da vardır.
1981 yılında ben Karadeniz gazetesinde göreve başladıktan sonra Orhan KAYNAR da hem Hürriyet Haber Ajansında hem de Karadeniz gazetesinde çalışmakta idi. Karadeniz gazetesinin de Hürriyet gazetesi ile ortaklığı bulunmakta idi. Hürriyet gazetesi Karadeniz gazetesinin %50 sahibi idi. Yine bu dönemde Orhan KAYNAR Karadeniz’in sahibi Şamil Ekici ile ters düşünce Hürriyet’in genel müdürü Nezih Demirkent beni İstanbul’a çağırarak ransivman istedi. Hatta Orhan KAYNAR gazetecilik yapar mı şeklinde de bir sorusu oldu. Ben , Orhan KAYNAR genç, hareketli, atak, girgin, ama heyecanları bazen aşrı olabilir , iyi gazeteci olur, olacağına inanıyorum dedim.

3.Orhan KAYNAR hakkında Trabzon Anadolu Lisesi Müdür Muavini ve Orhan KAYNAR ‘ın kardeşi Mustafa Kaynar ile 06.12.1998 ‘de yapılan röportaj:

Soru 1: Mustafa Kaynar’ın bakış açısıyla Orhan KAYNAR ‘ı anlatır mısınız?
Abim, çok iyi resim yapar. Tablosu hala annemin evindedir ki kendisi resim eğitimi almamıştır. Resme aşırı bir yeteneği vardır. Sportif birisidir. Tiyatroya da ilgisi ve yeteneği vardır. Trabzon’da ilk tiyatro kurucularındandır. Seneler önce Haluk Ongan sahnesinde logonun müfettişini müfettiş rolünde harika bir şekilde oynamıştır.
Ayrıca gençliğinden itibaren yazı merakı vardır. Benim branşım Türkçe -Edebiyat olmasına rağmen abim kadar kalemim güçlü değildir. Gazetecilikte de daha çok polisiye yani araştırma yönlerini sever. Bir partinin körü körüne taraftarı veya destekçisi olmaz. Yani sabit fikirli değildir. Kim daha iyi hizmet edecekse ona yönelir. Tam anlamıyla Trabzon şovenistidir. Bunun dışında hiçbir olguyu kabul etmez. Varıyla yoğuyla Trabzon’a bir şeyler yapmaya çalışmaktadır. Abimin kızdığım yönleri de vardır. Ancak şu Trabzon için yaptıklarından dolayı heykeli dikilecek bir adamdır diyebilirim.

4. Orhan KAYNAR hakkında Hürriyet Gazetesi Trabzon Büro şefi Turgay Mürtezaoğluyla 07.12.1998 tarihinde yapılan röportaj:

Soru 1: Orhan KAYNAR ile tanışmanız nasıl olmuştur?
Ben Orhan KAYNAR’ın çocukluk arkadaşıyım. Gazetecilik arkadaşlığımız daha sonradır. Orhan KAYNAR’ı bildim bileli basının içindedir. Gazetecilikte ilk günkü heyecanını hala muhafaza etmektedir. Bitmez tükenmez bir gazetecilik heyecanı vardır. Hayatında varsa yoksa her şeyi ilk önce ailesidir elbette ama ondan sonra gazeteciliktir diyebilirim.
Soru 2: Orhan KAYNAR ‘ın şahsiyeti hakkında düşünceleriniz nelerdir?
Ben onun arkadaşıyım. Belki taraflı bakabilirim. Ancak çok sevdiğim bir kişiliği vardır. Tehdit onu coşturur diyebilirim. Tehdit edilirse daha çok motive olur ve kesinlikle taviz vermez. Başarısının nedenlerinden birisi de tavizsiz oluşudur. Yanlış kimin yanlışı olursa olsun çekinmeden yazar. Bundan dolayı Trabzon’da belli bir yere gelmiştir. Türkiye’nin en büyük gazetelerinden birinin temsilciliğine kadar yükselmiştir. Trabzon’u çok sevmesinden dolayı İstanbul’a gitmemiştir. Eğer İstanbul’a gitseydi, çok daha başarılı olurdu. Şahsiyetinin iyiliği onu hak ettiği yere getirmiştir.

Kaynak:
TC
KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ
FATİH EĞİTİM FAKÜLTESİ
ORTAÖĞRETİM SOYAL ALANLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ
Spor Ansiklopedisi Cilt 4

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1233
favori
like
share