Küratörlüğünü Melissa Mey’in yaptığı ‘Işık ve Gölge’ adlı fotoğraf sergisi, ışık ve gölgenin detaylar üzerindeki etkilerini sunuyor. Melissa Mey sanatçının fotoğrafları için “Işık-gölgeyi bulup çıkarma ve görüp yakalamada bir üstad olan sanatçının çalışmaları dikkatle incelendiğinde; Barok dönemin karanlık resimlerinden kopmuş birer detay gibidirler” diyor.”Osman Demiri’nin fotoğrafları bu anlamda inanılmaz bir sihire sahiptir. O, büyük ve bütün olarak algılananların detaylarını ışık ve gölge oyunları içinde fark eder, seslerini duyar, onlarla yaşar, sonrasındaysa bizlere sunar. Işık-gölgeyi bulup çıkarma ve görüp yakalamada bir üstad olan sanatçının çalışmaları dikkatle incelendiğinde; Barok dönemin karanlık resimlerinden kopmuş birer detay gibidirler. Tüm bu küçük parçalar, “sanatçının içsel arayışını” ve ‘tasarıyı’ çağrıştırır. Bu oluşumda Schopenhauer’un “dünyanın yarısı istençse yarısıda tasarıdır”, sözünü akla getirir. Bu çalışmalar ayrıca Osman Demiri’nin ‘kavram içi’ hesaplaşması olarak ta görülebilir. Bu “ışık - gölge oyunları” içindeki detay çalışmaları, onun ruhsal yapısının birer yansıması ve aynı zaman da istemidir.

Onun özellikle karelediği bir obje yoktur. Demiri, sesini duyduğu her ışığa, her gölgeye, her açıya gider ve fotoğraflar. Bu onun içsel yolculuğu, meditasyonu ve ibadeti gibidir. Zaten her bir fotoğraf ile de bunu anlatmak ister izleyiciye. Kendi aradığı, bulduğu ruhsal bir öğretiyi paylaşır fotoğraflayarak. Sanatçının “ışık ve gölge” sergisi de bunlardan biridir. Soğuk bir kış günü Balkanlar’dan İstanbul’a uzanan varoluş”
Melissa MEY- İstanbul

“Osman Demiri, sanatçı ruhuyla, özel sanat anlayışı ve yaklaşımıyla bütün bu zariflikleri keşfetmeyi, bulup dökümünü yapmayı ve nihayetinde bir sanat eseri olarak bize sunmayı başarmaktadır. Osman’ın fotoğraflarının yüksek seviyedeki kompozisyon anlayışı, mekânın organize edilişinde, boşlukların değişik tekstürlerle doldurulmasında ve aynı zamanda kompozisyona ferahlık katan sakin boşlukların öngörmesinde, onu büyük bir üstad olarak karşımıza çıkarır.”
Akademik Ressam- RESHAT Ameti - Makedonya

“Demiri tanınandan, bilinenden hareket edip, fotoğraflarında görüntüye bütünlük sağlayarak, bir anda bütünden koparılan parçayı bağımsızlaştırıp yeni kimlik kazandırır ve yeni bir görüntü sergiler. Öyle ki bütünden koparılan küçük parça artık yeni bir bütün olarak karşımıza çıkıp var olmaya devam etmektedir. Ana motifin özellikleri bir anda değişime uğrayarak, gerçekdışı, çoğu zaman metafizik unsurlara dönüşmeye yüz tutar. Bu durumda realizm denen kavram geometrik, lirik maneviyatı boyutunu alır veya enformel(biçimsel olmayan) boyutuna dönüşür. Bu kademede bulmaca denen bir oyuna sevk eden bir hal alıyor fotoğraf, yani “bu nedir?” sorusunu ortaya koyan bir durumla yüzleştirir. Daha doğrusu yapılan kadronun temel aslı nasıl bulunacağını?, fotoğrafın nasıl yorumlanacağını düşündürür. İşte bu durum seyirciyi etken bir eleman durumuna sokuyor. Bu, üstadın fotoğraf marifetlerini, strüktür hakkında hassaslığını, tekstür uygulanmasını, incelikleri, zıtlıkları, gölgelemeleri gibi teknikleri büyük bir ustalıkla kullanmasını bildiğini göstermektedir. Ressamın fırçasını kullanmasını bildiği gibi, foto objektifini kullanmayı bilmektedir. Üstadın yapmış olduğu bütün bu çekimleri “ışık - gölge oyunları” zirveye ulaştırmaktadır, Hatta bu fotoğraflara öyle bir estetik değer kazandırır ki, bunları dünya çapında ünlü Japon üstadı Sugimoto’nun resimleriyle benzerlik sağlar.”
Sanat Eleştirmeni - Sonya ABACİEVA - Makedonya

Antalya Ansan Sanat Galerisi

15-30 Haziran 2009

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1534
favori
like
share