[FONT="Arial Narrow"]Nelerden korkmuyoruz ki... Kimimiz uçağa binmekten, kimi yanlış bir kelime sarf ederim endişesiyle konuşmaktan, kimi yüksek bir yere çıkmaktan, kimi başarısız olurum diye kendini işinde iyi ifade edememekten korkuyor. Ama öyle korkular var ki; “Bundan da korkulur mu?” denecek türden. Türk insanının karakteristik özelliği olan “utangaçlık” son zamanlarda birçok kişide “hastalık seviyesine” yükseldi. Her 10 kişiden birinin sosyal fobisi var.

Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, psikiyatrik bir hastalık olan “sosyal fobi”ye sahip kişilerin, normal seviyede utangaç olanlara oranla iletişim kurmakta daha da zorlandığını ve bu sırada vücut fonksiyonlarının değiştiğini belirtti. Bu kişiler bir toplulukta kendilerine söz verildiğinde ya da tanımadığı insanlarla iletişim kurarken terler, heyecanlanırlar. Konuşurken tutukluk, kekeleme, yüz kızarıklığı ve seste titreme olur ve sosyal fobik kişiler bu endişeleri yüzünden kendilerini girdikleri tüm ortamdan soyutlarlar. Bu tür şikâyetleri olanların bir hekime mutlaka başvurması gerektiğini söyleyen Dr. Mehmet Yavuz, “Kendi kendini ne kadar tedavi etmek isteseler de bunu başaramaz ve kötü sonuçlarla karşılaşırlar” diye konuştu.

Kariyerinizdeki etkisi

Sosyal fobisi olan kişilerde yöneticileriyle ya da yetkilileriyle konuşmada ve haklarını savunmada güçlük çekme, hayır diyememe, aşağılanma ve başaramama düşüncelerinin sıklıkla görüldüğünü söyleyen Dr. Mehmet Yavuz, “Sosyal fobi kişinin mesleki ortamında başarılı bile olsa gerçek performansını devamlı hata yaparım endişesi ile yapamamasına ve başarısız olmasına sebep olur.” dedi.

Özgüveninizi chat yaparak kazanın

Sosyal fobinin çok rahatlıkla giderilebilecek bir hastalık olduğunu belirten Dr. Yavuz, şu önerilerde bulundu: “Bu kişiler, eğer hekime başvurmak istemiyorlarsa, kendi kendine yapabilecekleri bazı çalışmalarla, bu sorunu en az düzeye indirebilirler. Toplum içinde konuşmaya çekinen bu kişiler, aynanın karşına geçip kendine kendine konuşabilir, en yakın arkadaş ve güvendiği kişilerin önünde hikâye, fıkra ve anılarını anlatabilirler. Spor, tiyatro, sinema gibi sosyal ve kültürel faaliyetlerle ilgilenebilirler.”

Nöroloji uzmanı Mehmet Yavuz, sosyal fobiyi yenmenin diğer bir yolunun da internette chat yapmak olduğunu vurguladı. “İnternette chat yapılması da bu insanların üzerinden bir nebze de olsa çekimserliğin güvensizliğin atılmasına yardımcı olacaktır” diyen Dr. Yavuz, insanların sanal ortamda sohbet ederken kendilerini daha rahat hissettiklerini, düşüncelerini ve hissettiklerini özgürce ifade edebildiklerini hatırlattı. Dr. Yavuz, “Bir süre sonra sanal ortamda kazandığı rahatlık ve özgüvenle iletişim kurmaları daha kolay olabilir’’ diye konuştu.

Güzel kadınlar da fobi unsuru
Erkeklerde de sıkça rastlanan ‘Sosyal fobi rahatsızlığı’’ erkeklerin en çok güzel kadınlardan korkma, terk edilme, acı çekme gibi endişelere yol açtığını söyledi. Yüzlerce fobi türü arasında ilginç olanlardan bazıları şöyle: Ablütofobi (Yıkanmadan korkma), Amnezifobi (Hafızasını kaybetmekten korkma), Arakibutirofobi (Yer fıstığı ezmesini yerken damağa yapışmasından korkma), Batrakofobi (Kurbağa, semender gibi amfibyen hayvanlardan korkma), Bibliofobi (Kitap korkusu), Eisoptrofobi (Aynalardan korkma), Filemafobi (Öpmekten ya da öpüşmekten korkma), Filofobi (Sevmekten, âşık olmaktan korkma), Geliofobi (Gülme korkusu), Haptofobi (Dokunulmaktan korkma), Koulrofobi (Palyaçodan korkma), Ksantofobi (Sarı renkten korkma), Lökofobi (Beyaz giymekten korkma), Peladofobi (Kel insanlardan veya kel olmaktan korkma), Pogonofobi (Sakaldan ya da sakallı kişilerden korkma), Pteronofobi (Kuş tüyünden korkma), Politikofobi (Politikacılardan korkma), Pupafobi (Kuklalardan korkma), Triskaidekafobi (13 sayısından korkma), Venüstrafobi (Güzel kadınlardan korkma).

REEM NÖROLOJİ MERKEZİ

Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 393
favori
like
share