İştahsızlığa Neden Olan Mide-Bağırsak Hastalıkları

Hamile olduğumuzu anladığımız o unutulmaz andan itibaren adeta bir yük biner omuzlarımıza… Bilgili ve bilinçli olmanın bir gereği olarak yaşarız bunu… Artık ben değil biz olarak düşünmeye ve davranmaya başlarız… Özellikle de biz onu canımızın içinde saklasak da, ona en huzurlu ve en güvenli ortamı sağlasak da, onu kanımızla beslediğimizi bilsek de yüreğimiz hep titrer…

Onu daha iyi beslemek için gayretlerimiz işte bu dönemden itibaren başlar… O güne kadar hiç tercih edip yemediğimiz besinleri bile tüketmeye başlarız… Kendi tedavimiz için daha önceki dönemde ilaçlarımızı unutabildiğimiz halde, bebeğimizi eksiksiz beslemek için artık vitaminimizi unutmadan içeriz… Unutursak suçluluk kaplar içimizi… Biz onu beslemeyi anne karnından itibaren görev bilincine taşır, görev bilinciyle sürdürürüz.
Doğuma yakın emzirip emziremeyeceğimiz korkularına kapılırız… Ya sütümüz olmazsa…Ya beslemezse bebeğimizi… Onu anne sütüyle adeta kutsamaktır tek istediğimiz… Bunu o kadar çok isteriz ve bunu o kadar dert ederiz ki kendimize çoğu zaman doğumdan sonra bir engel gibi dikiliverir karşımıza… Bu konudaki endişelerimiz emzirmemizi bile olumsuz etkileyebilir. Zaman ilerledikçe kendimize, sütümüze ve bebeğimize güven duymaya başlarız yavaş yavaş… Ama bu defa da altıncı aya yaklaşmanın heyecanı sarar bizi…Ya ek besinleri sevmezse, ya öğürürse, ya yutmayı öğrenemezse…

İşte bu telaşla başlarız ilk ek besine… Kimi zaman meyve püresi olur kimi zaman sebze çorbası veya kahvaltı karışımı… Ama telaş hep içimizdedir. Bebeğimizin yutma becerisinin sınırları hep zorlar bizi… Bazı anneler şanslıdır. Bebeklerde sorun yaşanmaz, kolay olur ek besinlere geçiş… Bebek verileni yani annenin ona verdiğini kolayca kabul eder, sorun çıkmaz. Yedikten sonra da kusmaz, sağlıkla büyür. Ama her çocuk bir mi? Bazen tadına bir türlü alışamaz bebeğimiz yeni besinlerin… Kimi de kolay yese bile bir süre sonra kusar… Kararır dünyamız…

Bir daha deneriz, yılmadan, yorulmadan… Gittikçe dertlenerek, gittikçe artan endişelerimiz ve kaygılarımızla…

Kimi zaman bir de dışkı sorunları eklenir bu tabloya… Belki kabızlık belki de cıvık kaka yapma veya ishal… Zaman zaman mukus görürüz dışkıda kimi zaman da kan… Elimiz ayağımız birbirine karışır, telaşlar sarılır yüreğimize korkularla yarışır… İlk aylarımız, yıllarımız işte böyle geçer ne olduğunu anlamadan, kabus gibi hatırlanmak üzere sonradan… İştahsızlık, kusma, kabızlık ve ishal üzer bizi… İlle de iştahsızlık büker belimizi…

İşte bu nedenledir ki bugün biraz bu konular hakkında sizleri bilgilendirmek istiyorum…

Çocukluk yaş grubunda görülen bazı mide-bağırsak sistemi hastalıkları ile iştahsızlık arasında yakın ilişki vardır. Bunlardan en sık görülen reflü adını verdiğimiz hastalıktır. Aslında reflü her zaman bir hastalık olmayabilir. Normal sınırlarda da reflü olabilir. Reflü mide içeriğinin zaman zaman yemek borusuna yükselmesidir. Mide içeriği yemek borusunda değişik yüksekliğe ulaşabilir. Üst düzeylere kadar yükselirse çocuk kusar. Bu nedenle kusan özellikle de sık kusan küçük çocuklarda reflüden şüphe edilir. Aslında reflü özellikle hayatın ilk iki yılında fizyolojikdir.

Yenidoğan döneminden itibaren görülür. Bebek büyüdükçe oturmaya, otururken beslenmeye ve daha sonra da ayağa kalkıp yürümeye başlar. Reflü da daha hafifler. % 80 den fazlası bu gelişimi gösterir. Daha az bir kısmı ise yıllar içinde kendiliğinden düzelmez ve çocukta bazı belirtiler ortaya çıkar. Büyüme geriliği gelişebilir. Uzun süreli öksürük, sık tekrarlayan ve uzun süren solunum yolu enfeksiyonları gelişebilir. Bazı çocuklarda soluk alır-verirken hışıltı nedeni olabilir. Astım benzeri tablo ortaya çıkabilir. Ancak iştahsızlık ile ilgili olan, fizyolojik olarak görülen reflüdür. Bu bebekler kolay ve sık kustukları için anne bebeğin beslenmesinde çekingen davranır. Beslenme becerileri geri kalır. Buna bağlı olarak da iştahsızlık yaşanır. Erken dönemde belirlenip, anneye destek olunmalı ve bebek yakından izlenmelidir.

Bir başka mide-bağırsak hastalığı ise, besin allerjileridir. Bir nedenle çocukta besin allerjisi söz konusu olmuş ise anne yine ek gıdaları başlarken ürkek davranır. Çocuğa anne-babanın bu konuda geliştirdikleri endişe ile uygun besinler verilmez, bebek beslenme becerilerini ve/veya damak lezzeti geliştiremez. Besin allerjisi genellikle iki yaşından sonra azalır ve geçer. Bu nedenle pek çok yeni besin iki yaşından sonra denenir. Ama çocuk iki yaşından sonra başlanan yeni besinleri sevmez, alışamaz ve bu durum iştahsızlık olarak yaşanır. Bu nedenle besin allerjisi teşhisinde çok özen gösterilmeli, aileler gereksiz yere korkutulmamalıdır. Burada hekimlere düşen sorumluluk büyüktür.

Mide-bağırsak sisteminin iştahsızlığa neden olan bir başka hastalığı ise kabızlıktır. Kabızlık da çocukların beslenme ve yemek yeme ile ilişkisini olumsuz etkiler. Çocukların hergün veya iki günde bir dışkı yapmaları için gerekli öneriler doğru verilmeli, aileler tarafından da özenle uygulanmalıdır. Lifli besinlerin arttırılması, bol sıvı almaları çok önemlidir.

Mide-bağırsak sisteminin fonksiyonel hastalıklarında da iştahsızlık görülür. Bu grupta midenin sindirim için gerekli hareketliliğinde sorun vardır. Özel bir yöntemle kolayca ortaya konup, teşhis edilebilir. Bir kısmında mide boşalması da gecikir. Çocuk acıkmaz. Gün boyu acıktığını söylemez. Buna rağmen bir-kaç lokmadan sonra doyduğunu söyler. Çabuk doyar. Yemeklerden sonra şişkinlik, geğirme sık görülür. Ağız kokusu da olabilir. Bu durum çoğu kez anneyi çok bunaltır. Gittiği çocuk doktorları da üstüne düşme deyip, geçmişlerdir.. Özel bir uzmanlık alanı olduğu için çoğu zaman tanımlanıp, teşhis edilip, tedavi edilemez… Sorun kronikleşir. Anne de bebek de bundan çok çeker… Ailenin korkulu saatleri haline gelir öğün vakitleri… Oysa ki teşhis edildikten sonra tedavisi de mümkündür. Uygun tedavi ile sorun çözülebilir.

Mutlu ve sağlıklı günler dilerim hepinize… Huzurla kucaklayın isterim bebeklerinizi…

Prof. Dr. Benal AVCI BÜYÜKGEBİZ
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Uzmanı

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 465
favori
like
share