Genel Hikaye:

Bahar her şey için acele ederken Nazım hiç bir şey için kılını kıpırdatmaz. Bahar hep geleceği düşünür, Nazım bugüne şükreder, “an”a inanır. Bahar kuralcıdır, Nazım kural yıkıcı… Yine de onları bir arada tutan çok güçlü bir yapıştırıcı vardır; aşk. Nazım, Bahar’a üniversite yıllarında aşık olmuştur. Bahar’ın vakitsiz hamileliği sonucunda Nazım okulu yarım bırakıp iş hayatına soyunmuş, baba mesleği tesisatçılığa başlamıştır. İkizlerin doğumundan sonra, karısının okula devam etmesini desteklemiş, hem çocukların bakımını hem de ev geçimini üstlenmiş ama bundan hiç pişman olmamıştır.

Bahar büyük bir şirkette mimarlık yaparken, Nazım evlerinin altındaki dükkânda işleri büyütmüş, tesisatçılık yanı sıra inşatların da işlerini ihaleyle almaya başlamıştır. İkizler lise çağında, gençlik sorunlarıyla boğuşurken bir yandan da seneye girecekleri üniversite sınavının stresiyle sürekli tartışmaktadırlar. Umut yeni ergen gelgitleri yaşasa da bunları ortaya dökmez. Ama koşulsuz evin en mutlusu ve akıllısı Sonay’dır. Ailenin emektar bakıcısı Fevriye’nin göz bebeği olduğu kadar, anneanne Tülin’in de prensesidir. Bahar ve Nazım, çocukları arasında ayırım yapmasalar da evin en küçüğü Sonay söz konusu olduğunda kurallar sanki biraz daha esnemektedir. Bahar’a göre Sonay onun tecrübeli zamanına denk geldiği için bu kadar zekidir. Nazım ise Sonay’a büyümüş de küçülmüş gözüyle bakar.

Aile kalabalık olunca haliyle evin içinde sürekli bir karmaşa, herkesin birbirinden öncelikli ve önemli istekleri, çocuklar arasında olduğu kadar karı koca arasında ve hatta bakıcı Fevriye ve anneanne Tülin arasında bile bir iktidar mücadelesi sürüp gitmektedir. Ama bir o kadar da eğlenceli bir hayatları vardır. Her sıkıntının sonunda mutlaka gülünecek bir şey bulunur.

Aile alışılmış Türk ailelerinden biraz daha farklıdır. Genelde çalışan, toplantıda olan, iş seyahatine çıkan Bahar’dır. Çocukların dersleriyle, hastalıklarıyla ve evin düzeniyle ise gönüllü uğraşan Nazım’dır. Her ailede olduğu gibi bizim ailemizin de kurallar silsilesi vardır. Mesela çocuklar isteklerini bir liste olarak sunmalıdırlar Bahar ve Nazım’a. Ama bu isteklerin listeye girebilmesi için kardeşlerininkinden pahalı olmaması ve gerçekten ihtiyaçlarının olması gerekmektedir. Ama alınan hiçbir şey çocukların şahsi mülkiyetine giremez. Hatta alınan bir oyuncaksa önce Nazım oynayıp, sözde güvenliğini test etmelidir. Buna benzer kuralların olduğu liste o kadar uzun ki. Kimi kurala Bahar inanmaz, kimi kurala Nazım. Tabi bunu asla çocukların yanında tartışmazlar. Ama asıl ilginç olan, onca kavga gürültü ardından, her gece evde, huzur veren bir sessizlik olur. Ve sabah kalktıklarında, sanki bir gece önce birbirlerini gırtlaklayan ikisi değilmiş gibi gülümserler. Nazım’ın hayatında çocuklarından sonra en önemli unsur işidir. Hal böyle olunca dükkânda çalışan Mesut da aileden biri gibi olmuştur yıllar içinde. Tabii bir de kim olduğu Nazım dışında herkes için bir muamma olan Mahmut’u unutmamak lazım. Betül ile Aybars da ailenin müdavimlerindendir. Betül Bahar’ın iş yerinden arkadaşıdır. Aybars ise Betül’ün bir dediğini iki etmeyen kocası. Betül sürekli Nazım ve Aybars’ı kıyaslar durur. Nazım çok kıskanç, Aybars aksine çok rahattır. Nazım sorun çıkarıp durur oysa Aybars çözüm üretir. , Nazım geri kafalıdır ama Aybars modern…

[COLOR="pink"]Yakinda Star TV de..

Etiketler:
Beğeniler: 1
Favoriler: 1
İzlenmeler: 1090
favori
like
share