Bundan yaklaşık 2500 yıl önce Mayalar, “ağlayan ağaç” (Caa-o-chu -kauçuk- ağacı) özsuyunu kaplarda toplar, ayaklarını bu kapların içine sokar, sonra güneşte kurumasını bekler, ayaklarını vahşi ormanın tehlikeli böceklerinden koruyacak kauçuk ayakkabılar yaparlardı. Aztekler de “tlachtli”adı verilen geleneksel oyunlarını kauçuk ağacı özsuyundan yaptıkları topla oynarlardı. Kristof Kolomb’un nasıl zıpladığına akıl erdiremediği bu topu İspanya’ya getirmesiyle Avrupa lateks ile tanışmış oldu”

Kauçuk, yani lateksin öyküsü böyle başlamıştır. Bundan çok sonra, 1823 yılında Macintosh kumaşı kauçukla kaplayıp su geçirmez yağmurluğu üretti. 1839 yılında da Goodyear, lateksin sülfür varlığında ısıtılması ile elastisite ve termostabilitesini artıran vulkonizasyon yöntemini buldu ve o günden sonra lateks (doğal lastik) hayatımıza her alanda girmeye başladı. 1980 ‘li yıllarda Hepatit B ve hemen sonrasında da HIV (AIDS virusu) enfeksiyonlarının artmaya başlamasıyla, tıbbın her alanında lateks eldivenlerin kullanımı dramatik bir şekilde arttı. Ve Allerji bilimi sıklığı gittikçe artan bir hastalık ile uğraşmaya başladı: Lateks allerjisi.

Lateks nedir?

Lateks, doğal lastik(ya da kauçuk) olarak tanımlanır. Afrika ve Güneydoğu Asya’da yetişen Hevea brasiliensis adlı ağacın özsuyundan elde edilen ve birtakım işlemlerden geçtikten sonra günlük hayatımızda kullandığımız birçok malzemenin yapısına giren bir maddedir. Doğal kauçuk, bütil ya da petrolatum türevi sentetik lastikten farklı bir maddedir.

Lateks ne tür allerjik reaksiyonlara neden olur?

Temas allerjisi (Kontakt egzama)

Lateks içeren ürünlerin temas ettiği deri yüzeyinde kızarıklık, kaşıntı, sulanma ve kabuklanma şeklinde belirtiler veren bir allerjidir. Bu tür allerjilerde, lateks proteinleri değil, doğal lateks maddesinin işlenmesi sırasında (örnek: lastik eldiven üretimi) kullanılan merkaptobenzotiazol, tiuram ve karbamat gibi maddeler sorumludur.

Ama temas egzaması nedeniyle cilt bütünlüğü bozulduğundan, bu hastalarda lateks proteinlerinin cilt çatlaklarından emilmesiyle zaman içinde gerçek lateks allerjisi ortaya çıkabilmektedir.

Tip I lateks allerjisi

Tip I ya da erken tip aşırı duyarlılık olarak ta adlandırılan bu hastalık, lateks allerjisinin en ciddi şeklidir. İlk cümlede belirttiğimiz gibi hayati tehlike oluşturacak kadar ağır allerjik reaksiyonlara neden olabilir. Burada doğrudan lateks maddesi içindeki proteinlere karşı allerji gelişmesi sözkonusudur. Allerjiye yatkın bünyeli (atopik) kişilerde görülür.

Allerjik nezle, göz allerjisi, allerjik astım ve anafilaksi (allerjik şok) bulgularına neden olur. Hava ile yayılan çok küçük lateks partikülleri solunum yollarına girdiğinde, aynı polen veya ev tozu allerjilerinde olduğu gibi allerjik reaksiyonları başlatır:

Gözlerde kaşıntı ve sulanma, Burun akıntısı, Burun kaşıntısı, Hapşırma, Nefes darlığı, Hırıltılı ve hışırtılı solunum, Öksürük Göğüste sıkışma hissi, Deride kaşıntılı kabarıklıklar (ürtiker) ve şişlikler (anjioödem), ve tüm belirtilerin birarada olduğu, ayrıca kan (tansiyon) basıncı düşüklüğünün de eşlik ettiği anafilaksi.

Kimlerde ne oranla görülür?

Toplumun genelinde % 2.5
Doktor ve hemşirelerde % 9-15
Diş doktorlarında % 4
Laboratuvar çalışanlarında % 3
Doğumsal idrar yolları anomalisi olan çocuklarda % 65

Kimler risk altındadır?

Atopik (allerjik) bünyeli kişiler
Tekrarlayan ameliyat geçiren kişiler (doğumsal idrar yolları anomalisi, şant ameliyatları gibi)
İdrar tutamama nedeniyle idrar yolu kateteri kullananlar (serebral palsy, felçli hastalar)
Lateks üretiminde çalışan kişiler
Doktor, diş doktoru, hemşire ve hasta bakıcılar







Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 401
favori
like
share